Gönderen Konu: Hazır cevaplar  (Okunma sayısı 23230 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Lika

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 3884
    • Herkonudan.com
Ynt: Hazır cevaplar
« Yanıtla #15 : 27 Nisan 2008, 14:50:07 »

Teşekkürler karadeniz05  :)

HER KOYUN

Her koyun kendi bacağından asılır.
.


Bu söz sanırım yahudi kökenli atasözü..Biz müslümanlarda ise kardeşlik duygusundan ötürü çok şükür bu şekilde bir nemelazımcılık kültürü yok :)
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Çevrimdışı ruy-ı zemin

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1109
  • Seher vakti bereket vakti...
Ynt: Hazır cevaplar
« Yanıtla #16 : 27 Nisan 2008, 14:51:33 »
OLMADIĞI YERİ GÖSTERİN

 Materyalist öğretmen, öğrencisine:
 - Söyle bakalım, demiş. Allah nerede? Eğer bilirsen portakal
vereceğim.
 Öğrencinin cevabı şu olmuş:
 - Siz bana O'nun olmadığı yeri gösterin, ben size bahçe dolusu
portakal vereyim
پاى مار      چشم مور      نان منلا      كس نديد

Çevrimdışı ruy-ı zemin

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1109
  • Seher vakti bereket vakti...
Ynt: Hazır cevaplar
« Yanıtla #17 : 27 Nisan 2008, 14:52:12 »
SELÂMDAKİ İNCELİK

 Muzaffer Ozak Hoca'nın sahaflar çarşısındaki dükkanına giren bir genç:
 - Selâmunaleyküm babalık... diye selâm verince, hazret selâmı alır:
 - Aleykümselâm kurukalabalık...

پاى مار      چشم مور      نان منلا      كس نديد

Çevrimdışı ruy-ı zemin

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1109
  • Seher vakti bereket vakti...
Ynt: Hazır cevaplar
« Yanıtla #18 : 27 Nisan 2008, 14:54:15 »
Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarinda
ilerlerken, kesfe gönderdigi askerlerden biri huzuruna gelip telasla:
- 300 bin kisilik düsman ordusu bize dogru yaklasiyor, der.
Alparslan hiç önemsemeyerek söyle der:
- Biz de onlara yaklasiyoruz.

NE ALIRSINIZ?

Yahya Kemal bir yokuşu çıkıncaya kadar nefes nefese kalır. Yokuşun sonundaki lokantadan bir garson seslenir:
-Buyrun beyim ne alırsınız?
Yahya Kemal tebessümle:
-Evlat,müsaade edersen bir nefes alacağım.
« Son Düzenleme: 27 Nisan 2008, 15:04:56 Gönderen: karadeniz05 »
پاى مار      چشم مور      نان منلا      كس نديد

Çevrimdışı ruy-ı zemin

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1109
  • Seher vakti bereket vakti...
Ynt: Hazır cevaplar
« Yanıtla #19 : 27 Nisan 2008, 14:57:21 »
Teşekkürler karadeniz05  :)

HER KOYUN

Her koyun kendi bacağından asılır.
.


Bu söz sanırım yahudi kökenli atasözü..Biz müslümanlarda ise kardeşlik duygusundan ötürü çok şükür bu şekilde bir nemelazımcılık kültürü yok :)

öyle olduğu için mübarek o sözün söylenmesini kerih görmüş olabilir.
پاى مار      چشم مور      نان منلا      كس نديد

Çevrimdışı duha

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 5143
  • ѕησωƒℓαкє
Ynt: Hazır cevaplar
« Yanıtla #20 : 27 Nisan 2008, 19:29:28 »
YIKA DA GETİR

Süleyman Nazif ve Abdülhak Şinasi birlikte yemek yerken, Şinasi garsonu çağırır ve su ister. Şinasinin kirden ve mikroptan eldivenle el sıkacak derecede korktuğunu bilen Süleyman Nazif garsona seslenmeden edemez:
-Oğlum, beyefendinin suyunu yıka da öyle getir.
« Son Düzenleme: 12 Eylül 2010, 00:34:48 Gönderen: moderatör »
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Çevrimdışı setre

  • Moderatör
  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1146
  • Hâzâ Tezülü
Ynt: Hazır cevaplar
« Yanıtla #21 : 28 Nisan 2008, 19:48:50 »
 Sultan 2. Abdülhamit Han'ın Anber ağa adında bir müsahibi vardı.Bir gün saraya gelen biri, müsahibin yerini ararken karşısına çıkan adama:
-Paşam Anber ağanın  odası neresidir?diye sorar.Hazır cevap olan bu zatta lafı oturtur.
-Anahtar deliklerini kokla ,bulursun!
« Son Düzenleme: 12 Eylül 2010, 00:35:13 Gönderen: moderatör »
Hep ertelediğim zaman,bir türlü varamadığım diyardı...

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7472
Ynt: Hazır cevaplar
« Yanıtla #22 : 27 Mayıs 2008, 05:47:08 »
Kanaat

Bir talebe, hikmet sahibi bir zât ile sohbet ederken:

- Cennet'te küçük bir yerim olsa bana yeter deyince, o zât şu cevabı verdi:

- Âhiret için ettiğin kanaati, keşke dünya için de etseydin.

Çevrimdışı setre

  • Moderatör
  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1146
  • Hâzâ Tezülü
Ynt: Hazır cevaplar
« Yanıtla #23 : 01 Haziran 2008, 18:50:14 »
Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar: Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz? Doktor: Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç sey veriyoruz. Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. Siz NE yapardınız? Adam: OOO ! Anladım. Normal  bir  insan kovayı tercih eder. Çünkü kova kaşık ve fincandan büyük. Hayır, der doktor. Normal bir insan küvetin tıpasını çeker. Ders: Sadece bize sunulanlar dışında çözüm bulmaktır akıl .

 e52))
« Son Düzenleme: 12 Eylül 2010, 00:32:36 Gönderen: moderatör »
Hep ertelediğim zaman,bir türlü varamadığım diyardı...

Çevrimdışı elzem

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 191
Ynt: Hazır cevaplar
« Yanıtla #24 : 06 Haziran 2008, 11:36:10 »
Asıl Sebeb Ne?
Yıllar önce Bingöl'de bir kış gününde hocaefendinin başındaki külahı alıp yere atan komiserin "Elalem aya gidiyor,siz hala külahla dolaşıyorsunuz.Bu yüzden geri kalıyoruz!" çıkışmasına hocaefendi şu cevabı vermiş:"Hayır beyim!Bu terörün,ahlaksızlığın,çürümüşlüğün ve geri kalmışlığımızın asıl sebebi,elalem ayın ve diğer gezegenlerin çevresinde dolaşırken sizin gibi yöneticilerimizin hala külahımızın etrafında dolaşıp durmanızdır!"
« Son Düzenleme: 12 Eylül 2010, 00:32:13 Gönderen: moderatör »
Bize Bir Nazar Oldu
Cumamız Pazar Oldu
Zaten Bize Ne Olduysa
Hep Azar Azar Oldu..

Çevrimdışı setre

  • Moderatör
  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1146
  • Hâzâ Tezülü
Ynt: Hazır cevaplar
« Yanıtla #25 : 09 Ağustos 2008, 21:36:56 »
Büyük zatlardan bir gün pencereden dışarıya bakarak yanındakilere:
''size şimdi bir yalan söyleyeceğim'' demiş. sonra da:
''Ayşe Hanım buraya geliyor'' diyerek sözlerini noktalamış.sonra herkez pencereye koşuşmuş ama hiç kimse Ayşe Hanımı görememiş.Bunun üzerine
O büyük zat şöyle demiş:
''size bir yalan söyleyeceğim dediğim halde gidip yine de hepiniz pencereden dışarı baktınız.İşte dünya da böyledir.Yalan olduğunu biline biline ona kanıyoruz.

« Son Düzenleme: 12 Eylül 2010, 00:31:41 Gönderen: moderatör »
Hep ertelediğim zaman,bir türlü varamadığım diyardı...

Çevrimdışı duha

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 5143
  • ѕησωƒℓαкє
Ynt: Hazır cevaplar
« Yanıtla #26 : 04 Şubat 2009, 16:03:40 »
Ben Çekilirim

Dünya nimetlerine önem vermeyen yasayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karsılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek olanaksızdır. Mağrur zengin, filozofa:
-Ben bir serserinin önünde kenara çekilmem.
Bunun üzerine Diyojen kenara çekilerek,gayet sakin su karşılığı verir:
-Ben çekilirim.

Sabır

Cüneyd-i Bağdadi'ye "sabır nedir?" diye sorduklarında şu cevabı vermiş.
- Yüzünü ekşitmeden, acıyı yudumlamaktır.

Tabip

Beyazıd-i Bestami Hazretleri akıl hastahanesinin önünden geçerken, bir tabibin havanda ilaç dövdüğünü görerek:
- Çok günahkarım, der. Bunun içinde ilaç var mı? Tabib daha cevap vermeden, konuşmaları dinleyen bir hasta, pencereden seslenir.
- Tövbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır. Kalb havanında tevhid tokmağı ile döv. İnsaf eleğinden geçir, göz yaşı ile yoğur. Aşk fırınında pişir ve sabah akşam bol bol ye. Göreceksin hastalığından eser kalmayacak.
Bistami hazretlerinin gözleri dolar ve :
- Ya Rabbi, der. Şu dünya hastanesinde ne tabipler var.

Biz de Onlara Yaklaşıyoruz

Sultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında
ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla:
- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.
Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:
- Biz de onlara yaklaşıyoruz.

Bal ile Sirke

Hocaya "bal ile sirke uyuşmaz" derler. Niçin uyuşmasın der ve gider yarım okka bal yer, yarım okka da sirke içer, gelir oturur. Yüzünün yemyeşil olduğunu görenler sorar:
- Bal ile sirke uyuşmadılar değil mi?
Hoca hiç erkekliği elden bırakır mı?
- Yo yo onlar uyuştular da, şimdi beni aradan çıkarmaya çalışıyorlar.

« Son Düzenleme: 04 Şubat 2009, 16:34:47 Gönderen: duha »
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Çevrimdışı duha

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 5143
  • ѕησωƒℓαкє
Ynt: Hazır cevaplar
« Yanıtla #27 : 08 Şubat 2009, 17:31:38 »
Sigorta

İngiliz Büyükelçisi, eski Türk evlerinin dış duvarlarına asılan "Ya Hafiz" (Muhafaza Eden Rabbimiz) levhalarını görünce dayanamamış ve Keçecizade Fuad Paşaya bunların ne olduğunu sormuş.
Fuad Paşa İngiliz'in tam anlayacağı dille cevap vermiş.
- O gördükleriniz, Osmanlı Sigorta Şirketinin levhalarıdır.

La Havle Vela Kuvvete

Meşhur Cimri Paşa atlarının arpa yemesi gerektiğini söyleyen seyislerine kızar ve her seferinde "La Havle" çekermiş.
Bir gün arabasının atları dermansızlıktan yığılıp kalınca, hiddetle sormuş.
- Atlarıma ne oldu?
Seyis, cevabı yapıştırmış:
- Ne olacak efendim "La Havle" yiye yiye "Vela kuvvete" oldular.

Veteriner

Bir toplantıda bir genç M. Akif`i küçük düşürmek için:
- Afedersiniz, siz veterinermisiniz? demiş. M. Akif hiç istifini
bozmadan şu cevabı vermiş:
- Evet, biryeriniz mi ağrıyordu?

İçeri Alamadığımız Günler Oldu

Mehmet Akif görevli olarak Berlin'e gitmişti. Orada tanıştığı bir Alman kadını:
- Affedersiniz, sizin şair olduğunuzu duydum. O halde merhametli bir kalbiniz olması lazım. Diyorlar ki, memleketinizde kadınları içeri kilitler, sokağa çıkmalarını engellermişsiniz. Onlara acımıyor musunuz?
Mehmet Akif şu cevabı verir:
- Yalanınız yok yanlışınız var madam. Biz kadınlarımızı içeriden dışarıya çıkarmıyor değiliz. Fakat dışarıdan içeriye alamadığımız günler çoktur.

Bülbül

M. Akif yapmacıklı jest ve mimiklerle şiir okuyanlarda hoşlanmazdı. Bir gün böyle biri, Taceddin Dergâhında Akif'in bülbül şiirini okur. Bu okuyuşa canı sıkılan Akif, şöyle söylenir:
- Bu bülbül bizim Bülbül'e benziyordu ama, adam ne kanadını bıraktı, ne kuyruğunu!..

Eldivenim Yoktu

Şu edepsize neden bir tokat vurmadın derler Cenap Şehabettine. O da, eldivenim yoktu iğrendim der...

Kendimize Benzettik

Bir sohbet sırasında Arif Nihat'a;
- Eğilir, bükülür, katlanır, istenilen şekle kolayca sokulur bir cam keşfedilmiş, derler.
Arif Nihat buna şöyle cevap verir:
- Desenize eninde sonunda camı da kendimize benzettik.
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Çevrimdışı Gül_Sultan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2139
Ynt: Hazır cevaplar
« Yanıtla #28 : 19 Şubat 2009, 23:52:40 »
Merhum osman serdengeçti ile İnönü aynı mekanda bulundukları bir anda inönü serdengeçtiye:

- "Serdengeçti senin için alevi diyorlar, dogrulugu varmı" diye sataşır.

Serdengeçti hemen cevabı yapıştırır.

-Aman paşam sizin içinde Müslüman diyorlar, her söylenene inansaydık halimiz nice olurdu.  g2)) fg1))
Dünya geçer, İnsan göçer ancak kurtuluş Müttakîlerindir.

Çevrimdışı duha

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 5143
  • ѕησωƒℓαкє
Ynt: Hazır cevaplar
« Yanıtla #29 : 20 Nisan 2009, 21:05:13 »
Şeker

Dostlarımızdan Ahmet hoca, mesainin fazlalığından, fırsatını buldukça ufaktan kestirirdi. Birgün sohbet sırasında birisi, şeker hastalığının uyku yaptığından söz açtı ve “Ahmet hocanın şekeri olmasın?” diye sordu.
Söze giren Ali Suad, gülerek şöyle cevap verdi:
— Ahmet hocada şeker yok ama, şekerleme çok.
« Son Düzenleme: 12 Eylül 2010, 00:31:16 Gönderen: moderatör »
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]