Gönderen Konu: İhya-i Ulumiddin'den seçme hadisler  (Okunma sayısı 9008 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
İhya-i Ulumiddin'den seçme hadisler
« : 23 Aralık 2008, 23:12:14 »

   
DİN ÂLİMİ’NİN ÜSTÜNLÜĞÜ
1.   Dinde âlim olanı Allah korur ve ummadığı yerden rızklandırır. (İhya C.1 S. 19)
2.   Allahü Teâlâ kime iyilik dilerse onu din âlimi yapar ve dinine zarar verecek şeyleri ona bildirir, doğruyu gösterir. (İhya C.1 S. 16)
3.   Âlimler peygamberlerin vârisleridir. (İhya C.1 S. 16)
4.   Yer ve gök ehli âlim için Allah’dan mağfiret diler. (İhya C.1 S. 16)
5.   Muhakkak hikmet şerefi artırır, köleleri padişahlar seviyesine yükseltir. (İhya C.1 S. 17)
6.   İki şey var ki bunlar münâfıkta bulunmaz; güzel ahlâk ve din ilmi... (İhya C.1 S. 17)
7.   İnsanların en üstünü din âlimidir ki. Lâzım gelirse yardım eder, lüzum etmezse kendi kendine kalır. (İhya C.1 S. 17)
8.   Îman çıplaktır. Elbisesi takvâ, süsü utanmak, meyvesi ilimdir. (İhya C.1 S. 18)
9.   Bir kabîlenin ölümü, bir âlimin ölümünden ehvendir. (İhya C.1 S. 18)
10.   Kıyâmet günü âlimlerin mürekkebi, şehitlerin kanıyla tartılır. (İhya C.1 S. 19)
11.   Ümmetime ulaştırmak için sünnetimden kırk hadis ezberleyene kıyâmet günü şâhit ve şefâatçı olurum. (İhya C.1 S. 19)
12.   Âlim yeryüzünde Allahü Teâlâ’nın güvendiği kimse-dir. (İhya C.1 S. 19)
13.   Dininizin hayırlı tarafı kolaylığıdır. İbâdetlerin hayır-lısı da din âlimi olmaktır. (İhya C.1 S. 21)
14.   Âlim olan mü’min, ibâdet eden müminden yetmiş derece üstündür. (İhya C.1 S. 21)
15.   Âlimle âbid arasında yüz derece fark vardır. Her de-rece arası besili koşu atı ile yetmiş senelik mesâfedir. (İhya C.1 S. 22)
*
   
   
İLİM ÖĞRENMENİN FAZİLETİ
16.   İlim yolunu tutana Allahü Teâlâ cennet yolunu açar. (İhya C.1 S. 27)
17.   Melekler ilim talebesinden memnun olduklarından kanatlarını üzerlerine gererler. (İhya C.1 S. 27)
18.   Bir sabah bir mesele öğrenmen, yüz rekat namaz kıl-mandan hayırlıdır. (İhya C.1 S. 27)
19.   İlimden bir mesele öğrenmek bütün varlığı ile dünya-dan hayırlıdır. (İhya C.1 S. 27)
20.   İlim Çin’de bile olsa öğreniniz. (İhya C.1 S. 27)
21.   İlim öğrenmek her Müslüman'a farzdır. (İhya C.1 S. 27)
22.   İslâmiyet’i yaşatmak için ilim öğrenirken ölen talebe  ile peygamberler arasında bir derecelik fark vardır. (İhya C.1 S. 27)
* *
   

İLİM ÖĞRETMENİN FAZİLETİ
23.   Seninle Allahü Teâlâ’nın bir kişiyi hidâyete erdirmesi senin için dünyadan ve dünyada olanlardan hayırlıdır. (İhya C.1 S. 32)
24.   İnsanlara öğretmek için ilimden bir mesele öğrenen kimseye yetmiş sıddık sevabı verilir. (İhya C.1 S. 32)
25.   Kim öğrenir, öğrendiği ile amel eder ve insanlara öğ-retirse semâvâtta tâzimle anılır. (İhya C.1 S. 32)
26.   Öğrendiği ilmi saklayan âlime kıyâmet günü ateşten gem vurulmak sûretiyle cezâlandırılır. (İhya C.1 S. 33)
27.   En güzel hediye hikmetli bir sözü iyice anlayıp, din kardeşine anlatmaktır. Bu bir senelik ibâdete bedeldir. (İhya C.1 S. 33)
28.   Dünyada, Allah’ı hatırlatan, Allah'a yaklaştıran cihe-tiyle öğreten ve öğrenenden başka her şey lânetlenmiştir.
29.   Hayra delâlet eden onu yapan gibidir. (İhya C.1 S. 36)
30.   Kıyâmet  günü en ağır azap görecek olan Allahü Teâ-lâ’nın ilminden kendisini faydalandırmadığı âlimlerdir. (İhya C.1 S. 3)
31.   Allahü Teâlâ bu dini, dinde nasîbi olmayan kimselerle de kuvvetlendirir. (İhya C.1 S. 123)
32.   Faydalı ilmi gizleyen kıyâmet günü ateşten bir gem vurularak gelir. (İhya C.1 S. 145)
33.   İstediğiniz kadar okuyun, bildiğinizle amel etmedikçe Allahü Teâlâ size mükâfât vermez. (İhya C.1 S. 163)
34.   Âdemoğlunun her sözü aleyhinedir. Ancak; iyiliği emretmesi, kötülükten nehy etmesi ve Allahü Teâlâ’yı zikretmesi müstesnâ... (İhya C.1 S. 180)
* *
AKIL
35.   Allahü Teâlâ akıldan daha kıymetli bir şey yaratma-mıştır. (İhya C.1 S. 216)
36.   İnsanlar çeşitli iyiliklerle Allah'a yaklaşırken sen de akılla yaklaş. (İhya C.3 S. 37)
37.   Allahü Teâlâ’nın ilk yarattığı şey akıldır. Allahü Teâlâ akla: “Bana dön” buyurdu, akıl döndü, “Öbür tarafa dön” buyurdu, yine döndü. Allahü Teâlâ’nın her emrine uydu. Sonra Allahü Teâlâ “İzzet ve Celâlim hakkı için nazarımda senden kıymetli bir şey yaratmadım; seninle alır, seninle veririm, senenle mükâfâtlandırır, seninle cezâlandırırım” buyurdu. (İhya C.1 S. 211)
38.   İnsanın akıl gibi yüksek bir kazancı olamaz. Akıl sa-hibini iyiliğe ulaştırır, fenâlıktan uzaklaştırır. Aklı kemâle ermedikçe insanın dîni müstakîm, îmanı tamam olmaz. (İhya C.1 S. 212)
39.   İnsan güzel ahlakıyla, gündüz oruç tutup, gece namaz kılanlar seviyesine ulaşır. Aklı tamam olmadıkça, ahlakı güzelleşmez, Aklı olgunlaşınca iman da kemâle erer; Rabbi’ne kulluk, düşmanı olan şeytana isyan eder. (İhya C.1 S. 212)
* *
KADERE RIZA
40.   Allahü Teâlâ buyurdu: Bütün olacakları tedbir ve takdir ettim. Açık sanatlarımı tahkim ettim. Bunlara razı olandan ben de razı olurum. Bunları kabul etmeyenlere de azap ederim. (İhya C.4 S. 622)
41.   Allahü Teâlâ buyurdu: Hayrı ve şerri yarattım. Hayır için yarattığım ve hayır yaptırdığım kimseye müjdeler olsun. Şer için yarattığım ve kötülüklerle meşgul olana da yazıklar olsun. Tekrar tekrar veyl “Niçin ve Nasıl” diyene olsun. (İhya C.4 S. 622)
42.   Allahü Teâlâ rahatlığı rıza ve yakîne, gam ve kederi de şüphe ve gazaba vermiştir.  (İhya C.4 S. 624)
43.   Kader Allah'ın sırrıdır, onu ifşâ etmeyin. (İhya C.4 S. 630)
* *
İMAN
44.   Üç şey kimde bulunursa onun imanı kemâle ermiştir: Allah rızası uğrunda kötüleyenlere aldırmamak, ameliyle riyâkârlık etmemek, biri dünya diğeri âhiretle alâkalı iki şey arz edildiğinde, âhiretle alâkalı olanı seçmek. (İhya C.4 S. 644)
45.   Kendisinde şu üç haslet bulunmayan kişinin imanı kemâl bulmaz. Kızdığında haktan ayrılmamak, memnun olduğu zaman bâtıla dalmamak, gücü yeterken hakkı ol-mayanı almamak. (İhya C.4 S. 644)
46.   Mü'min medh edildiğinde kalbindeki îmanı artar. (İhya C.1 S. 638)
47.   Kişi Mü'min olduğu halde zinâ etmez. (İhya C.1 S. 313)
48.   İman 333 yoldur. Bu yollardan birine girip şehâdetle Allah'a ulaşan, cennete girer. (İhya C.1 S. 1013)
49.   Mü'min’in kalbi Rahman olan Allahü Teâlâ’nın iki parmağı arasındadır. (İhya C.1 S. 257)
50.   Kalbinde zerre kadar îmanı olan cehennemden çıkar. (İhya C.1 S. 304)
51.   İkrar ettiği şeyleri diliyle inkâr etmeden kimse kâfir olmaz. (İhya C.1 S. 305)
52.   Ebûbekir’in imanı bütün âlemin imanıyla tartılsa, ağır gelirdi. (İhya C.3 S. 308)
* *
NİYET
53.   Ümmetimin şehitlerinin çoğu başı yastıkta ölenlerdir. Nice savaş alanında öldürülenler var ki, niyetlerini ancak Allah bilir. (İhya C.4 S. 653)
54.   Kim bir iyilik yapmağa niyet eder de bir mâni sebe-biyle yapamazsa, ona tam bir sevap yazılır. (İhya C.4 S. 655)
55.   İki Müslüman kılıçlarıyla karşılaştıklarında ölen de, öldürülen de cehennemdedir. “Ölenin suçu ne?” diye sordular. “O da onu öldürmek istemişti” buyurdu. (İhya C.4 S. 656)
56.   Nikah parası vermemeğe niyet ederek ölen zina et-miştir. Borç alırken ödememeye niyet eden de hırsızdır. (İhya C.4 S. 656)
57.   Allah için koku süren kıyâmet günü misk gibi kokarak mahşer yerine gelir. Başka niyetlerle kokulanan da leşten daha kötü kokarak gelir. (İhya C.4 S. 656)
58.   Mü'min’in niyeti amelinden hayırlıdır. (İhya C.4 S. 666)

* *
MESCİDLERE RAĞBET  VE CEMAATIN FAZİLETİ
59.   Ümmetimin ruhbaniyeti, mescitlerde oturmaktır. (İhya C.4 S. 667)
60.   Allah'ı zikretmek veya onu hatırlamak maksadıyla mescide giden, Allah yolunda cihat etmiş gibidir. (İhya C.4 S. 667)
61.   Deri ateş üzerinde büzüldüğü gibi, mescit de tükürük ve benzeri şeylerden öylece büzülür. (İhya C.1 S. 356)
62.   Sakın (mescitlerde) kimseyi yerinden kaldırıp kendi-niz oturmayın, yalnız sıklaşın ve genişletin (herkes otur-sun). (İhya C.1 S. 505)
63.   Mescit ile ülfet edeni Allahü Teâlâ himâyesine alır. (İhya C.1 S. 415)
64.   Biriniz mescide girdiğinde, oturmadan evvel iki rekat namaz kılsın. (İhya C.1 S. 415)
65.   Cemâatle kılınan namaz münferit kılınan namazdan yirmi yedi derece üstündür. (İhya C.1 S. 404)
66.   Cemâatle bir vakit kılan kişi, gününü ibâdetle dol-durmuştur. (İhya C.1 S. 405)
67.   Câmiye devam edenin îmanına şahâdet ediniz. (İhya C.1 S. 415)
68.   Camilerde dünya kelâmı konuşmak -hayvanların kuru otu yediği gibi- sevapları mahveder. (İhya C.1 S. 417)
69.   Bir zaman gelecek. Mescitlerde dünya işlerini konu-şacaklar. Allah indinde onların bir değeri yoktur. Sakın onlarla düşüp kalkmayın. (İhya C.1 S. 503)
 :onlysadakat
« Son Düzenleme: 23 Aralık 2008, 23:19:13 Gönderen: Miftahulkuluub »
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Ynt: İhya-i Ulumiddin'den seçme hadisler
« Yanıtla #1 : 23 Aralık 2008, 23:17:42 »
İBÂDETTE DEVAMLILIK
70.   Allah indinde amellerin en sevimlisi, az da olsa de-vamlı yapılanıdır. (İhya C.1 S. 563)
71.   Mutadı olan (devamlı yaptığı) ibâdeti sonra tembellik yüzünden terk edenlere Allahü Teâlâ gazap eder. (İhya C.1 S. 495)
* *

DİNDE OLMAYANI İCAD ETMEK
72.   Dinimizde olmayan bir şeyi îcat eden merdüttür. (İhya C.1 S. 204)
73.   Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti ümme-timi gaşyeden (gölgeleyen) kimse üzerine olsun. “Ümme-tin gaşyi nedir?” diye sordular. “Dinde olmayan bir şeyi icat edip insanları oraya sürükleyendir” buyurdu. (İhya C.1 S. 204)
74.   Allahü Teâlâ’nın yarattığı bir melek her gün “Sünne-tinden ayrılana Resûlüllah’ın şefaati ulaşmaz” diye nidâ eder. (İhya C.1 S. 205)
75.   İlerleyenlerin oraya döneceği, geri kalanların da yine oraya yükseleceği orta derecede kalmaya gayret edin. (Dinde ifrat ve tefritten kaçının...) (İhya C.1 S. 205)
* *
 
TEMİZLİK ve MİSVAK
76.   Din temizlik üzerine kurulmuştur. (İhya C.1 S. 333)
77.   Namazın anahtarı temizliktir. (İhya C.1 S. 333)
78.   Temizlik imanın yarısıdır. (İhya C.1 S. 334)
79.   Hiç biriniz yıkandığı yere su dökmesin. Çünkü vesve-senin çoğu bundandır. (İhya C.1 S. 350)
80.   Ağızlarınız Kur’an yoludur, onları misvak ile temiz-leyin. (İhya C.1 S. 353)
81.   Misvak kullandıktan sonra kılınan namaz, misvaksız kılınandan yetmiş beş derece üstündür. (İhya C.1 S. 353)
82.   Ümmetime ağır gelmesinden korkmasaydım her na-mazda misvak kullanmalarını emrederdim. (İhya C.1 S. 354)
83.   Niçin sararmış dişlerinizle huzûruma geliyorsunuz? Misvak kullanın... (İhya C.1 S. 354)
84.   Misvak kullanmaya devam edin. Çünkü o ağzı temiz-ler, Allah'ın rızâsına sebep olur. (İhya C.1 S. 354)
85.   Yâ Ebâ Hüreyre! Uzayan tırnaklarını kes, zira şeytan uzayan tırnaklar üzerinde oturur. (İhya C.1 S. 379)
86.   Erkeklere peştemalsiz, kadınlara da nifas ve hastalık-tan başka hallerde hamama girmek haramdır. (İhya C.1 S. 376)
87.   Saç büyüten saçına iyi baksın. (İhya C.1 S. 369).
* *
 
NAMAZ
88.   Muhakkak beş vakit namaz kebâirden kaçınmak şar-tıyla aralarındaki günâhlara kefârettir. (İhya C.1 S. 398)
89.   Namazı zâyi ettiği halde Allah'a kavuşan kimsenin diğer iyiliklerine Allah değer vermez. (İhya C.1 S. 399)
90.   Namaz dinin direğidir. Onu terk eden şüphesiz dinini yıkmıştır. (İhya C.1 S. 399)
91.   “Hangi amel daha efdaldir?” diye Resûlüllah Efendi-mizden sordular. “Vaktinde kılınan namazdır” buyurdu. (İhya C.1 S. 399)
92.   Tahâretini ikmâl ve vakitlerine riâyet ederek beş vakit namazını kılan kimseye (o namaz) kıyâmet gününde nur, hüccet ve delil olur. Kim namazı kılmazsa Firavun ve Hâmân ile haşrolunur. (İhya C.1 S. 399)
93.   Namaz. Cennetin anahtarıdır. (İhya C.1 S. 400)
94.   Kasten namazı terk eden Muhammed A.S.’ın zimme-tinden çıkmıştır. (İhya C.1 S. 400)
95.   Yâ Ebâ Hüreyre, âilene namazla emret, muhakkak Allahü Teâlâ ummadığın yerden rızkını gönderir. (İhya C.1 S. 401)
96.   Kıyâmet günü kulun ilk bakılacak ameli namazdır. Namazı tamamsa hem namazı hem diğer amelleri kabul olunur. Namaz noksansa diğer amelleri de reddedilir. (İhya C.1 S. 401)
97.   Kul namaza kalkınca nefsi, yüzü ve kalbi Allahü Teâ-lâ’ya teveccüh ederse, yeni doğmuş gibi günahlardan arınmış olarak namazdan çıkar. (İhya C.1 S. 450)
98.   İnsanların en fena hırsızı, namazından çalandır. (İhya C.1 S. 404)
99.   Sâhibini fenâlıktan alıkoymayan namaz Allah’tan u-zaklaştırmaktan başka bir şeyi artırmaz. (İhya C.1 S. 412)
100.   Nice namaz kılanlar var ki, namazdan nasibi yor-gunluk ve zahmettir. (İhya C.1 S. 436)
101.   Farzların noksanları, nafilelerle tamamlanır. (C.1 s466)
* *
NAMAZI VAKTİNDE KILMAK
102.   Vaktin son cüzünde kılan kimsenin namazı kazaya kalmış değil, fakat ilk vakitten kaybettiği (fazilet) bütün varlığıyla dünyadan hayırlıdır. (İhya C.1 S. 473)
103.   Vaktin ilk cüzünün son cüzüne fazîleti, âhiretin dünyaya fazîleti gibidir. (İhya C.1 S. 473)
* *
 
GECE NAMAZLARI
104.   Gece kılınan iki rekat namaz, bütün varlığı ile dünyadan hayırlıdır. Ümmetime ağır geleceğinden kork-masaydım, bu iki rekat namazı onlara borç kılardım. (İhya C.1 S. 1022)
105.   Gece kıyamına (namazına) devam edin Zira bu sizden önceki sâlihlerin ibâdetidir. Allah'a yakınlık ve günâhlara keffarettir. İnsanı bedenî hastalıklardan korur ve günâhlardan uzaklaştırır. . (İhya C.1 S. 102)
106.   Gece kalkıp namaz kıldıktan sonra yüzüne su ser-perek âilesini de namaza kaldıran kimseye Allah rahmet etsin. . (İhya C.1 S. 1025
107.   Farz namazlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır. (İhya C.1 S. 1025


* *
SECDENİN FAZİLETİ
108.   Kul gizli secdelerinden daha üstün hiç bir şeyle Allah'a yaklaşamaz. (İhya C.1 S. 407)
109.   Bir Müslüman Allah'a secde edince Allahü Teâlâ onun bir günâhını mahveder ve kendisini bir derece yük-seltir. (İhya C.1 S. 407)
110.   Kulun Allah'a en yakın olduğu, secde hâlidir. (İhya C.1 S. 408)
111.   Âdemoğlu secde âyetini okuyup secde ettiğinde, şeytan uzaklaşır ve Bana yazıklar olsun bu adam secdeyle emr olundu secde etti, cenneti kazandı. Ben secdeyle emr olundum, isyan ettim cehennemi boyladım diye ağlar. (İhya C.1 S. 408)
* *
NAMAZDA HUŞU
112.   Gönlüne dünyalıktan bir şey geçmeden huzur ile iki rekat namaz kılan kimsenin geçmiş günâhları mağfiret olunur. (İhya C.1 S. 410)
113.   Namaz kıldığın vakit, (hayatına) vedâ (ve Mevlâsına teveccüh) eden gibi namaz kıl. (İhya C.1 S. 411)
114.   Muhakkak namaz, hac, tavaf ve menâsik (Haccın rükunları) Allah'ı unutmamak için farz kılınmıştır. (İhya C.1 S. 411)
115.   Kişinin beden ve kalbini hazırlamadığı (huşû ile kılmadığı) namaza Allahü Teâlâ bakmaz (kabul etmez.) (İhya C.1 S. 413)
116.   Peygamber Efendimiz sakalıyla oynayan bir kişi gördü ve “Eğer bu namaz kılanın kalbinde huşû olsaydı, âzâlarında da olur ve sakalıyla oynamazdı” buyurdu. (İhya C.1 S. 413)
* *
   
   
CUMA GÜNÜ VE FAZİLETİ 
117.   Şüphesiz Allahü Teâlâ her Cuma günü cehen-nemden altı yüz bin kişiyi âzat eder. (İhya C.1 S. 486)
118.   Cuma günü günâh işlenmezse diğer günler mua-hezeden salimdir. (İhya C.1 S. 486)
119.   Cuma günü ve gecesi ölenlere Allah bir şehit sevâbı yazar ve onları kabir azabından korur. (İhya C.1 S. 487)
120.   Cuma için abdest almak güzel; fakat yıkanmak daha makbuldür. (İhya C.1 S. 492)
121.   Muhakkak Cuma gününde makbul bir saat vardır. Duasını bu saate denk getiren Müslüman’a Allah diledi-ğini verir. (İhya C.1 S. 505)
122.   Muhakkak Allahü Teâlâ ve melekleri Cuma günü sarık saranlara  salât ederler. (İhya C.1 S. 493)
123.   İnsanlar şu üç şeyin faziletini bilseydi, onları elde etmek için develer gibi yarışırlardı: Ezan okumak, birinci safa yetişmek ve Cumaya erken gitmek. (İhya C.1 S. 494)
124.   Cuma günü melekler ellerinde gümüş sahifeler ve altın kalemler olduğu halde mescitlerin kapısına oturur ve sıra ile ilk gelenleri kaydederler. (İhya C.1 S. 495)
125.   Kim Cuma günü elbisesini temizler, yıkanır, ca-miye erkenden gider, imama yakın oturur ve (okunan Kur’anı veya yapılan vaazı) dinlerse, iki Cuma arasındaki günâhlarına, hatta üç gün de ziyâdesiyle kefâret olur. (İhya C.1 S. 499)
* *
 
NAMAZ KILANIN ÖNÜNDEN GEÇMEK
126.   Kırk sene beklemek, namaz kılanın önünden geçmekten hayırlıdır. (İhya C.1 S. 497)
127.   Bir insanın un gibi ufalıp rüzgar önünde savrul-ması, namaz kılanın önünden geçmesinden ehvendir.
128.   İnsanların gelip geçtiği yerde namaz kılan (ihmal-kâr) ile namaz kılanın önünden geçen (dikkatsiz kimse) bu halin ne kadar aleyhlerine olacağını bilselerdi, kırk sene beklerlerdi. (İhya C.1 S. 498)


* *
   
NİKAH VE EVLİLİK
130.   Nikâh sünnetimdir. Sünnetime rağbet etmeyen benden yüz çevirmiştir. (İhya C. 2 S. 60)
131.   Dünyanızdan üç şey sevdim: Güzel koku, kadınlar ve gözümün nûru namaz. (İhya C. 2 S. 82)
132.   Sizler, şükreden kalbe, zikreden dile ve âhiret husûsunda sizlere yardımcı olacak sâliha bir kadına mâlik olmaya çalışın. Dünyanızdan üç şey sevdim: Güzel koku, kadınlar ve gözümün nûru namaz. (İhya C. 2 S. 83)
133.   Evlenin çoğalın. Zira doğan çocuk -düşükte olsa- kıyâmet günü sizin çokluğunuzla iftihar ederim. (İhya C. 2 S. 61)
134.   Geçim korkusu sebebiyle evlenmeyen bizden de-ğildir. (İhya C. 2 S. 61)
135.   Allah için evlenip, Allah için evlendiren Allah'ın dostluğunu kazanır. (İhya C. 2 S. 62)
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Ynt: İhya-i Ulumiddin'den seçme hadisler
« Yanıtla #2 : 25 Aralık 2008, 23:54:23 »
   
KADINLARIN FİTNESİ
136.   Erkeklere, kadınlardan daha zararlı bir fitne bı-rakmadım. (İhya C. 3 S. 228)
137.   Dünyanın bilhassa kadınların fitnesinden sakının. Zirâ İsrâil oğullarında ilk fitne kadınlar tarafından oldu. (İhya C. 3 S. 228)
138.   Hicrî ikinci asırdan sonra insanların en hayırlısı gâilesi az ve çoluk çocuğu olmayan kimsedir. (İhya C. 2 S. 66)
139.   Allah'ım kulağımın gözümün ve kalbimin kötülüğü ile şehvetimin heyecânından sana sığınırım. (İhya C. 2 S. 77)
140.   Allah'ım kalbimi temizlemeni ve edep yerimi ko-rumanı senden dilerim. (İhya C. 2 S. 78)
* *
   
KADINLARIN YANINA GİRMEYİN
141.   Kocaları  dışarıda olan kadınların yanına girmeyin. Zira kan damarda işlediği gibi şeytan insanın vücûduna işler. (İhya C. 2 S. 79)
* *
ADALET
142.   Bir gün adâletle vâlilik yapmak, yetmiş senelik (nâfile) ibâdetten hayırlıdır. (İhya C. 2 S. 85)
143.   Âdil hükümdarın bir günü (bir gün adâletle hük-metmesi) bir adamın kendi kendine altmış sene (nâfile) ibâdet etmesinden hayırlıdır. (İhya C. 3 S. 693)
144.   Cennete ilk girecek üç sınıftan biri de âdil hü-kümdarlardır. (İhya C. 3 S. 694)
145.   Duâsı reddedilmeyen üç sınıftan biri de âdil hü-kümdarlardır. (İhya C. 3 S. 694)
146.   Kıyâmet günü meclisime en yakın olanlar, âdil hükümdarlardır. (İhya C. 3 S. 694)
147.   Hiçbir aşiret reisi yok ki, kıyâmet günü eli boynu-na bağlı olarak gelmesin; sonra kendini ya adâleti kurtarır yada zulmü helâk eder. (İhya C. 3 S. 694)
148.   Üç kadı (Hâkim)den ikisi cehennemde, birisi cen-nettedir. (İhya C. 3 S. 697)
149.   Kadılık mevkiine getirilen kimse, bıçaksız boğaz-lanmıştır. (İhya C. 3 S. 697)
150.   Siz emirliğe harissiniz, halbuki o, kıyâmet günü hasret ve nedâmettir. Ancak onu hakkıyla ele alanlar bu hasret ve nedâmetten kurtulur. (İhya C. 3 S. 697)
151.   Bir âmir emrine verilen memurlara nasihatte bu-lunmazsa, Allahü Teâlâ ona cenneti haram kılar. (İhya C. 2 S. 844) 
152.   Bir vali yanında çalışanlara hıyanet ettiği halde ölürse, Allahü Teâlâ ona cenneti haram kılar. (İhya C. 2 S. 847)
153.   Emirlerin en kötüsü “Hutame” (kendisine hâkim olamayan emirler)dir. Bunların yalnız kendileri helâktedir. (İhya C. 2 S. 852)
* *
YURT EDİNME
154.   Bir şeyde bereket ve huzur bulan ondan ayrılma-sın. Bir memlekette geçim teemin eden kimse de geçimi bozulmadan oradan ayrılmasın. (İhya C. 1 S. 698)
155.   Memleketler Allahü Teâlâ’nın yarattığı yerlerdir. İnsanlar da Allah'ın kulları... Nerede huzur bulursan orada otur ve Allahü Teâlâ’ya hamd et. (İhya C. 1 S. 697)
* *
   
AKILLI İNSAN NE YAPAR
156.   Aklı başında olan kimse zamanını üçe bölmeli; bir kısmını ibâdet, bir kısmını nefis muhâsebesi diğer kısmını da şahsî işlerle geçirmeli... (İhya C. 2 S. 81)
157.   Akıllı insan ancak üç şey için harekete geçer. Âhiret azığı, dünya maîşeti ve haram olmamak şartıyla zevk almak için... (İhya C. 2 S. 82)
158.   Amel eden herkesin bir gayreti vardı; Benim sün-netimi işleyerek yorulanlar hidâyete ermiştir. (İhya C. 2 S. 82)
159.   Dikkat edin! Hepiniz çobansınız ve hepiniz sürü-nüzden mes’ülsünüz. (İhya C. 2 S. 85)
160.   Kişinin âile fertlerine infak ettiği sadakadır. Kişi âilesinin ağzına koyduğu lokmadan muhakkak ecir alır. (İhya C. 2 S. 85)
161.   Namazı güzel kılan, malı az, çoluk çocuğu kala-balık ve Müslümanları çekiştirmeyen kimse cennette be-nimle şöyle berâberdir. (İhya C. 2 S. 86)
162.   Çoluk çocuğu kalabalık; iffet sâhibi fakirleri Allah sever. (İhya C. 2 S. 86)
163.   Kişinin günâhları çoğalınca, Allahü Teâlâ onu ge-çim sıkıntısıyla iptilâ eder. (İhya C. 2 S. 86)
164.   Öyle günâhlar var ki, ona ancak maişet için çekilen zahmet keffaret olur. (İhya c:2 S. 87)
165.   Kişi ehlinin câhilliğinden daha büyük günâhla Allah'a kavuşmaz. (İhya C. 2 S. 89)
166.   Kişiye tekeffül ettiği kimseye bakmaması günâh olarak yeter. (İhya C. 2 S. 90)
167.   Kadın malı, güzelliği, asâleti ve dindarlığı yüzün-den nikâh edilir. Sen dindar olanı seç ki, elin toprak tut-sun. (İhya C. 2 S. 100)
168.   Allahü Teâlâ sizden her hangi birinizin kalbine bir kadın ile evlenmeyi düşürdüğü vakit o kadına baksın. Zira bu sâyede aralarında daha iyi ülfet olur. (İhya C. 2 S. 103)
169.   Kadınlarınızın hayırlısı kocası yüzüne baktığında onu sevindiren, emrettiği zaman itâat eden ayrıldığında da malını ve iffetini koruyandır. (İhya C. 2 S. 105)
170.   Kadınlarınızın hayırlısı yüzü güzel, ve mihri az olandır. (İhya C. 2 S. 105)
171.   Tez evlenmek, tez doğurmak ve mihri az olmak kadının bereketindendir. (İhya C. 2 S. 105)
172.   Çöplükte biten gülden sakının. (İhya C. 2 S. 107)
173.   Nutfenizi temiz kaba koyun Çünkü kan anaya da çeker. (İhya C. 2 S. 107)
174.   Yakın akrabadan evlenmeyin. Zira çocuk cılız olur. (İhya C. 2 S. 108)
175.   Kızını fâsık kimseye veren, onunla alâkasını kes-miş (onu ateşe atmış)tır. (İhya C. 2 S. 108)
176.   Müminlerin iman yönünden en kâmili, ahlâkı güzel ve âilesine en çok lütufkâr davranandır. (İhya C. 2 S. 115)
177.   Kadınlar arasında sâliha kadın, yüz tâne siyah karga arasında alaca karga gibidir. (İhya C. 2 S. 117)
178.   Kadın tarafından idâre edilen millet felâh bulmaz. (İhya C. 2 S. 118)
179.   Kadın iyeği kemiği gibidir. Onu doğrultmak ister-sen kırarsın. Onu kendi hâline bırak ve eğriliği ile ondan faydalanmaya çalış... (İhya C. 2 S. 119)
180.   Kadınları Allah’ın mescitlerinden men etmeyiniz. (İhya C. 2 S. 122)
181.   Kim yeni doğan çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kaamet okursa Ümmü sıbyan denilen hastalıktan korunmuş olur. (İhya C. 2 S. 139)
182.   Allah indinde en sevimli isimler Abdullah ve Abdurrahman’dır. (İhya C. 2 S. 140)
183.   İsmimi alın, fakat künyemi almayın. (İhya C. 2 S. 140)
184.   İsmimle künyemi bir arada toplamayın. (İhya C. 2 S. 140)
185.   Sizler kıyâmet günü kendinizin ve babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız. O halde güzel isimler verin. (İhya C. 2 S. 141)
186.   Kocası kendisinden râzı olduğu halde ölen her Müslüman kadın cennete girer. (İhya C. 2 S. 147)
187.   Cehennemi gördüm; halkının ekserîsini kadınlar teşkil ediyor. (İhya C. 2 S. 149)
188.   Cennete muttali oldum; çok az kadın vardı. Ka-dınlar nerede diye sordum. “Onlar altın ve zağferan gibi zîynet eşyâsı meşgul etti dediler. (İhya C. 2 S. 149)
189.   Erkek tepeden tırnağa cerâhat olsa, kadın da dili ile yalasa yine erkeğin hakkını ödeyemez. (İhya C. 2 S. 149)
190.   Eğer bir ferdin başkasına secde etmesini emret-seydim, kocanın karısı üzerindeki hakkından dolayı kadı-nın kocasına secde etmesini emrederdim. (İhya C. 2 S. 150)
191.   Kadın nâmahremdir. Dışarı çıktığında onu şeytan takip eder. (İhya C. 2 S. 151)
* *
ÖDÜNÇ VERME
192.   Cennetin kapısında sadakaya on misli, ödünç veri-lene on sekiz misli mükâfat verileceğinin yazılı olduğunu gördüm. (İhya C.2 S.212)
193.   Borç para veren günü gelinceye kadar her gün bir sadaka sevabı alır. Vade sonunda ödenmezse her gün için o paranın tamamını sadaka vermiş gibi mükâfat görür. (İhya C.2 S.212)
194.   En hayırlınız borcunu zamanında en güzel şekilde ödeyendir. (İhya C.2 S.213)
195.   Gafiller arasında Allah’ı zikreden, harptan kaçan-lar arasında, harp eden ve ölüler arasındaki diri gibidir. (İhya C.2 S.214)
* *
ÇARŞI PAZARDA OKUNACAK DUA
196.   Kim çarşı, pazarda “Lâ ilâhe illAllahü vahdehû lâ şerîke leh lehülmülkü velehül hamdü yühyî ve yümît ve hüve hayyün lâ yemût biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadir” derse kendisine milyonlarca sevap yazılır.
197.   Bir mecliste lüzumsuz sözler konuşan kimse kal-karken: “Sübhâneke’llahümme ve bihamdike eşhedü en lâ ilâhe illa ente estağfiruke ve etûbü ileyk” derse oradaki hataları bağışlanır. (İhya C.2 S.474)
* *
   
HELAL KAZANMAK
198.   Helâl nafaka temini için çalışmak her Müslüman’a farzdır.
199.   İyi mal iyi kimse için ne güzeldir. (İhya C.4 S.195)
200.   Allah’a karşı takvâya yardımcı olan mal ne güzel-dir. (İhya C.4 S.195)
201.   Çalışın, herkes niçin yaratılmışsa ancak onu bi-lir(İhya C.4 S.169)
202.   Helâli aramak, farz üzerine farzdır. (İhya C.1 S. 307)
203.   Kırk gün helâl yiyenin kalbini Allahü Teâlâ nur-landırır ve kalbinden gözlerine hikmet pınarları akıtır. (İhya C.1 S. 307)
204.   Allahü Teâlâ Beyt-i makdis de bir melek vazife-lendirmiştir. Bu melek her gece “Haram lokma yiyenin farzı ve nâfilesi kabul olmaz” diye çağırır. (İhya C.2 S.235)
205.   Haramdan meydana gelen vücûda yaraşan ateşte yanmaktır. (İhya C.2 S.235)
206.   Helâl kazanmak için yorulup akşamlayan günâhları bağışlanmış olarak yatar, Allah kendisinden râzı olarak kalkar. (İhya C.2 S.237)
* *
   
ŞÜPHELİLERDEN SAKINMAK
207.   Şüphelilerden sakınarak Allah’a kavuşana, Allahü Teâlâ bütün Müslümanların sevâbı kadar mükâfât verir. (İhya C.2 S.237)
208.   Kul tehlikeli olana düşerim endişesiyle, tehlikesizi terk etmedikçe, mütteki olamaz.
209.   Sana kuşku vereni bırak, kuşku vermeyene bak. (İhya C.2 S.247)
210.   Helâl da haram da bellidir. Aralarında şüpheliler var ki, insanların çoğu bunları bilmez. Şüphelerden sakı-nan dînini ve ırzını korumuş olur Koru etrafında yayılan koyun koruya düşme tehlikesi olduğu gibi şüpheliye sarı-lan da harama düşmesinden korkulur.
211.   Benden sonra şirke döneceğinizden korkmam, mala meyil ve rağbet etmenizden korkarım. (İhya C.2 S.342)
* *
ZALİME YARDIM VE DUA ETMEK
212.   Zâlime bekâsı için dua eden yeryüzünde Allah’a isyan edilmesini seven kimsedir. (İhya C.2 S.226)
213.   Fasığa ikram eden islâmiyeti yıkmağa cür’et et-miştir. (İhya C.2 S.226)
214.   Allahü Teâlâ zâlimlerle düşüp kalktıkları için İsrâil oğullarının âlimlerine lânet etmiştir. (İhya C.2 S.226)
215.   Kıyâmet alâmetlerinden biri de ellerinden sığır kuyruğu gibi kamçılar bulunan (zâlim) bazı erkeklerin türemesidir. (İhya C.2 S.228)
216.   İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, hediye nâmı altında rüşvet kabul edilecek, ibret olsun diye adam öl-dürmek mubah sayılacak, insanları korkutmak için suçu olmayan kimseler öldürülecek.
217.   Hayâ perdesini kaldıranın gıybeti olmaz (aleyhin-de konuşulanlar gıybet değildir.) (C.1 S.597)
218.   Sadaka sâilin eline geçmeden Allahü Teâlâ’nın kabza-i kudretine düşer. (C.1 S.599)
219.   Mennân’ın (hayra mâni olanın) sadakasını Allahü Teâlâ kabul buyurmaz. (İhya C.1 S.602)
220.   Bir hurma da olsa sadaka verin. Çünkü bir hurma açlığı giderir ve su ateşi söndürdüğü gibi hataları yok e-der. (İhya C.1 S.625)
* *
ORUÇ
221.   Her hasene on mislinden 700 misline kadardır. Yalnız oruç bana mahsus onun mükâfâtını da ancak ben veririm. (İhya C.1 S.644)
222.   Cennetin bir kapısı var, adı Reyyan’dır. Oradan ancak oruçlular girebilir. (İhya C.1 S.644)
223.   Oruçlunun iki sevinci var, biri iftar zamanındaki sevinci, diğeri de Allah’a kavuştuğu andaki sevincidir. (İhya C.1 S.645)
224.   Her şeyin bir kapısı var; ibâdetin kapısı da oruçtur. (İhya C.1 S.645)
225.   Oruçlunun uykusu ibâdettir. (İhya C.1 S.645)
226.   Kan damarda dolaştığı gibi şeytan Âdemoğlunun vücûdunda dolaşır. Onun yollarını oruçla daraltın. (İhya C.1 S.648)
227.   Şeytan Âdemoğlunun kalplerinde dolaşmasaydı, onlar gökler âleminin gizliliklerini görürlerdi. (İhya C.1 S.649)
228.   Ramazanda gece yemeğine kalkınız. Çünkü onda bereket vardır. (İhya C.1 S.97)
229.    Nice oruç tutanlar var ki, tuttukları oruçtan, açlık ve susuzluktan başka kârları yoktur. (İhya C.1 S.664)
230.   Şüphesiz oruç bir emânettir. Her biriniz bu emâneti korusun. (İhya C.1 S.667)
231.   (Oruç tutmak için) Ramazandan sonra en makbul ay Muharrem ayıdır. (İhya C.1 S.669)
232.   Bütün seneyi oruçla geçiren için cehennem daralır, (cehennemde ona yer kalmaz) ve üzerine doksan düğüm vurulur. (İhya C.1 S.672)
233.   En makbul oruç, kardeşim Dâvud A.S.’ın orucu-dur. O bir gün yer, bir gün tutardı. (İhya C.1 S.673)
234.   Oruç sabrın yarısıdır. (İhya C.1 S.643)
235.   Recebin 27. Günü oruç tutan kimseye Allahü Teâ-lâ 60 aylık oruç sevabı verir. (İhya C.1 S.1040)
* *
ZEKAT VE SADAKA
236.   Allahü Teâlâ kime mal verir de, zekâtını vermezse, kıyâmet günü o malı, iki yanında. iki boynuzlu ve zehirli bir yılan sûretinde olur. İki gözleri üzerinde iki siyah noktası olduğu halde, kıyâmete kadar boynuna dolanır ve dudaklarını ısırıp “İşte ben senin malın ve istif ettiğin paralarınım” der. (İhya C. 4 S. 9561)
237.   Kâbe’nin Rabbine yemin ederim ki, onlar büyük hüsrandadır... “Ebû Zer R.A. “Onlar kim Yâ ResûlAllah?” dedi. “Bol mal ve servete sahip olan zenginlerdir. Ancak önden, arkadan, sağdan ve soldan verenler hâriç... Onlar da azdır. Zekâtı verilmeyen koyun, sığır ve deve gibi hayvanlar kıyâmet günü daha semiz ve besili olarak gelip sâhibini boynuzuyla süser ve tırnaklarıyla çiğner. Biri gidince diğeri gelir. Hesap bitinceye kadar böyle devam eder. (İhya C.1 S. 577)
238.   Allah’ın rahmet gölgesinden başka gölge bulun-madığı günde Allahü Teâlâ yedi kimseyi gölgelendirecek: Bunlardan birisi de sağ elinin verdiğini sol eli duymayan-dır. (Sadakayı gizli verin) (C.1 S.595)
239.   Seneyi doldurmayan malın zekâtı yoktur. (İhya C.1 S. 580)
240.   Her iyilik bir sadakadır. Hatta kişinin kendi nefsi-ne, âile efrâdına infak ettiği de sadaka olarak yazılır. (İhya C.3 S. 545)
241.   Gizli sadaka Allah’ın gazabını söndürür. (C.1 S.595)
242.   Her iyilik sadakadır. Hayra delâlet eden o hayrı işlemiş gibidir. (İhya C.3 S. 546)
243.   Sadakanın efdali, fakirin gücü nisbetinde, başka bir fakire verdiği sadakadır. (İhya C.1 S. 594)
244.   Üç şey iyilik hazinelerindendir. Bunlardan biri de, verdiği sadakayı gizlemektir. (İhya C.3 S. 594)
245.   Hêlâlinden kazandığı malından infak edene müj-deler olsun. (İhya C.3 S. 603)
246.   Yarım hurma ile de olsa cehennem ateşinden ko-runun. Onu da bulamazsanız tatlı ve güzel söz söyleyin. (İhya C.1 S.624)
247.   Sadaka yetmiş şerrin kapısını kapatır. (İhya C.1 S.626)
248.   Gizli sadaka aziz ve celîl olan Allahü Teâlâ’nın gazabını teskin eder. (İhya C.1 S.626)
249.   Kıyâmette hesap görülünceye kadar herkes sada-kasının gölgesinde olacak. (İhya C.1 S.626)
250.   Faydalandığınız her ferdin fıtır sadakasını verin. (İhya C.1 S.585)
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Ynt: İhya-i Ulumiddin'den seçme hadisler
« Yanıtla #3 : 25 Aralık 2008, 23:57:31 »
DİLENCİLİK

251.   Dilenci hakîkaten muhtaçsa, onu kovan felâh bulmaz. (İhya C.1 S.627)

HEDİYE

252.   Size bir hediye verildiğinde ona bir misliyle mukâbele edin. Eğer buna gücünüz yetmezse onu karşıla-yacak derecede kendisine duâ edin. (İhya C.1 S.619)
253.   Bir kimseye hediye verildiğinde yanında bulunan-lar o hediyeye ortaktır. (İhya C.1 S.633)
254.   Kişinin kardeşine verdiği hediyenin en efdali gü-müş (para) vermek veya ekmek yedirmektir. (İhya C.1 S.633)

HACI

255.   Kendisine hac farz olup da haccetmeden ölen, ister Yahûdî, ister Hıristiyan olarak ölsün. (İhya C.1 S.679)
256.   Kim hac eder, kötü söz konuşmaz ve istikâmetten ayrılmazsa, anasından doğduğu gibi günâhlardan sıyrılır. (İhya C.1 S.683)
257.   Öyle günâhlar var ki, onları ancak Arafat’ta vakfe yapmak mahveder. (İhya C.1 S.683)
258.   En büyük günâhkâr Arafat vakfesinde bulunup da Allahü Teâlâ kendisini affetmediğini zannedendir. (İhya C.1 S.684)
259.   Şu beyte her gün 120 rahmet iner: altmışı tavaf edenlere, kırkı namaz kılanlara, yirmisi de beyte bakanlara bölünür. (İhya C.1 S. 685)
260.   Kâbe’yi çok tavaf edin. Zira kıyâmet günü sahife-lerinizde bulacağınız amellerin en kıymetlisi ve en çok heves edilenlerdendir. (İhya C.1 S. 685)
261.   Beyti tavaf edip iki rekat namaz kılan, bir köle âzat etmiş gibidir. (İhya C. 1 S. 721)
262.   Allah’ım! Hacıları ve hacıların mağfiret dilediği kimseleri affet. (İhya C.1 S.686)
263.   Ramazanda umre yapan, benimle haccetmiş gibi-dir. (İhya C.1 S.690)
264.   Kim onun (Medine’nin) güçlük ve darlığına kat-lanırsa, kıyâmet günü ona şefâatcı olurum. (İhya C.1 S.695)
265.   Beyti (Kâbe’yi) tavaf edip iki rekat namaz kılan, bir köle âzat etmiş gibidir. (İhya C.1 S.720)
266.   Zemzem suyu ne maksatla içilirse, ona şifadır. (İhya C.1 S.735)

RESÛLÜLLAH’I ZİYÂRET

267.       İrtihâlimden sonra beni ziyâret eden, sağlığımda ziyâret etmiş gibidir. (İhya C. 1 S. 737)
268.   Hali müsâit olup da beni ziyâret etmeyen, bana eziyet etmiştir. (İhya C. 1 S. 737)
269.   Yalnız beni ziyâret maksadıyla gelenler, Allahü Teâlâ’nın izniyle şefâatımı hak etmişlerdir. (İhya C. 1 S. 697)
270.   Kabrimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir. Minberim havuzumun üzerindedir. (İhya C.1 S.742)
271.   Evinden çıkıp Kuba’ya giden ve orada iki rekat namaz kılan bir umre yapmış sevabı alır. (İhya C.1 S.743)
272.   Medine’nin darlık ve sıkıntısına katlanana kıyâmet günü şefâatçı olurum. (İhya C.1 S.743)
273.   Gücü yeten ölünceye kadar Medine’de kalsın. Kim Medine’de ölürse kıyâmet günü ona şefâatçı veya şâhit olurum. (İhya C.1 S.743)
274.   Resûlüllah S.A.V. medene-i Münevvere’yi gördü-ğünde: “Allah’ım! Bizi buraya yerleştir ve bize hayırlı rızıklar ihsan buyur” diye niyaz etmiştir. (İhya C.1 S.744)

KURBAN

275.   Kurbanların en hayırlısı boynuzlu koçtur. (İhya C.1 S.732)
276.   Müjdeler olsun! Kurbanın derisindeki her tüy sa-yısınca size sevap, kanının her damlası kadar mükâfât vardır. (İhya C.1 S.742)
277.   Kurban kesecek kimse, Zilhicce ayı girince kur-banın tüyünden  ve tırnağından bir şey kesmemelidir. (İhya C.1 S.552)
278.   Kurbanlarınıza iyi bakın, zirâ onlar kıyâmet günü binitlerinizdir. (İhya C.1 S.756)

ZİKİR ve DUÂ

279.   Zikrin efdali Lâ ilâhe illAllah, Duânın efdali Elhamdü lillah’dır. (İhya C.4 S.157)
280.   Sabahın ilk vaktinden gün doğuşuna kadar Allah’ı zikredenlerle bir arada bulunmak benim için dört köle âzat etmekten daha sevimlidir. (İhya C.1 S.85)
281.   Cennet bahçelerine uğradığınızda faydalanın.“-Cennet bahçeleri nerelerdir?” suâline: “- Zikir meclisleri” buyurdular. (İhya C.1 S.90)
282.   Ey Âdemoğlu, sabah ve ikindi namazlarından sonra birer saat beni zikret; bu iki vakit arasına ben kefîlim. (İhya C.1 S.975)
283.   Gafiller arasında zikreden, kuru çalılar arasında yeşil ağaç gibidir. (İhya C.1 S.847)
284.   Kulum beni zikredip dudakları benim için kıpır-dadığı müddetçe kulumla beraberim. (İhya C.1 S.847)
285.   Ademoğlu, zikrullahdan daha ziyâde kendini Al-lah'ın azabından koruyacak bir amel işlememiştir. (İhya C.1 S.847)
286.   Allah'ı akşam sabah zikretmek, Allah yolunda kılıçların kırılmasından ve saçarcasına mal infak etmekten hayırlıdır. (İhya C.1 S.849)
287.   Allah rızâsı için toplanıp zikredenlere, göklerden bir münâdî: “Yerinizden mağfiret edildiğiniz halde kal-kın, Muhakkak günâhlarınız sevaba çevrildi” der. (İhya C.1 S.851)
288.   Salihlerin (zikir) meclisinde bir defa bulunmak, bir milyon kere kötü meclislerde bulunmanın hatalarını bağış-latır. (İhya C.1 S.852)
289.   Gizli yapılan ameller, açıktan yapılan amellerden yetmiş derece üstündür. (İhya C.1 S.789)
290.   Her gece Allahü Teâlâ birince kat semâda rahmet sıfatıyla tecellî eder ve “yok mu duâ eden, icâbet edeyim” buyurur. (İhya C.1 S.20)
291.   H.K..: Bana mülâkât için iyilerin arzû ve istekleri çoğaldı. Halbuki benim onlara iştiyakım daha kuvvetlidir. (İhya C.1 S.20)
292.   H.K..: Bana bir karış yaklaşan kimseye ben bir arşın yaklaşırım (İhya C.1 S.21)
293.   Ezanla kaamet arasında yapılan duâ reddolunmaz. (İhya C.1 S.878)
294.   Bir kimse kardeşine gıyâbında duâ ettiğinde bir melek “Allah sana da duâ ettiğin gibi versin” der. (İhya C.2 S.461)
295.   Mezarındaki ölü, suya düşüp de her şeye sarılan kimse gibidir; evlâdından, anne ve babasından, kardeşin-den ve bütün yakınlarından duâ bekler. Hayattakilerin duâlarından her gün mezârına dağlar gibi nurlar yağar. (İhya C.2 S.462)
296.   Allah’a kabul olunacağına inanarak  duâ edin. Bilin ki gafletle yapılan duâyı Allah kabul etmez. (İhya C.1 S.885)

SALAVAT-I ŞERİFE GETİRMEK

297.   Kim üzerime salâvat getirirse, Allahü Teâlâ ona on rahmet irdirir. (İhya C.1 S.768)
298.   İnsanların bana en yakın olanı, üzerime çok salâvat getirenidir. (İhya C.1 S.892)
299.   Yanında ismim anıldığında, bana salâvat getir-memek, kişiye cimrilik olarak yeter. (İhya C.1 S.892)

İSTİĞFAR

300.   Kim çok istiğfar ederse, Allahü Teâlâ her sıkıntı-dan kurtuluş, her darlıktan genişlik verir ve ummadığı yerden rızıklandırır. (İhya C.1 S.892)
301.   Ben de günde yetmiş defa Allah’a tevbe ve istiğ-far ederim. (İhya C.1 S.897)
302.   Günahlarından istiğfar edenler günde yetmiş defa günâha düşse yine israr etmiş sayılmaz. (İhya C.1 S.901)
303.   Yaptığı günâhı Allahü Teâlâ’nın bildiğine inanan (ve içinde bu korkuyu taşıyan kimse) günâhından tevbe etmese de Allahü Teâlâ onu affeder. (İhya C.1 S.902)
304.   Allah’ım bizi gazabınla öldürme, azabınla helâk etme ve bize âfiyet ver. (İhya C.1 S.948)

YEMEK ÂDÂBI

305.   Yaslanarak yemek yeme! Ben ancak Allah’ın bir kuluyum; köleler nasıl yerse öyle yer, kullar nasıl oturursa öyle otururum. (İhya C.2 S.13)
306.   Âdemoğlunun doldurduğu kapların en kötüsü tıka basa doldurduğu mîdesidir. Âdemoğluna belini doğrulta-cak bir kaç lokma kâfîdir. Eğer bu kadarı yetmezse mîdesini üçe bölmeli; bir kısmını yemek; bir kısmını su; üçte birini de nefes alması için ayırmalıdır. (İhya C 2 S.13)
307.   Bir arada yemeniz sizin için bereketli ve mübârektir. (İhya C.2 S.14)
308.   Yemeğin hayırlısı kalabalıkta yenilen yemektir. (İhya C.2 S.15)
309.   Ekmeğe hürmet edin, Allahü Teâlâ onu göklerin bereketlerinden indirmiştir. (İhya C.2 S.16)
310.   Birinizin lokması düşerse onu alıp üzerindeki toz toprağı gidersin sonra yesin; onu şeytana bırakmasın ve parmaklarını yalamadan (el bezine) sürmesin. İnsan ye-meğin hangi cüzünde bereket olduğunu bilemez. (İhya C.2 S.16)
311.   Suyu yudum yudum ve ağır ağır için; birden iç-meyin. Zira bundan ciğer hastalığı meydana gelir. (İhya C.2 S.16)
312.   Allahü Teâlâ’ya hamd olsun ki, suyu kendi fazlıy-la tatlı ve temiz yarattı. İsyanlarımız sebebiyle acı ve tuzlu yaratmadı. (İhya C.2 S.17)
313.   Düşen ekmek kırıntılarını yiyen darlık görmez, çocuğu da ahmak olmaz. (İhya C.2 S.18)
314.   Haram gıdâdan hâsıl olan et, ateşe lâyıktır. (İhya C.2 S.19)
315.   Birinizin yemek sofrası misâfirinin önünde bu-lundukça melekler onun için istiğfar eder. (İhya C.2 S.25)
316.   Kul dostlarıyla yediğinden, hesâba çekilmez. (İhya C.2 S.26)
317.   Mü’minin himmeti, namaz, oruç ve diğer ibâdetler, münâfıksa hayvan gibi yemek, içmek derdinde-dir. (İhya C.3 S.160)
318.   Mîdesini dolduran kimse melekler âlemine yükse-lemez. (İhya C.3 S.185)
319.   Çok yiyip içmekle kalplerinizi öldürmeyin. Zira kalp bir ekin tarlası gibidir. Fazla su basınca tohumu keser ve çürütür. (İhya C.3 S.186)
320.   Yün giyin, paçaları sıvayın, mîdenizi yarıya kadar doldurun, bu sâyede göklerin esrârına vâkıf olursunuz. (İhya C.3 S.188)
321.   Tok karnına yemek baras (miskinlik ve ala-ca)hastalığı getirir. (İhya C.3 S.189)
322.   Mü’min bir kaptan yer, karnını doyurur; münâfık yedi kaptan yer. (İhya C.3 S.189)
323.   Geğirmeyi azalt (az yemek ye) Zirâ kıyâmette en çok aç kalacaklar, dünyada çok yiyenlerdir. (İhya C.3 S.189)
324.   Musa A.S. Medyen ırmağına uğradığı zaman za-yıflıktan midesindeki fasulyelerin yeşilliği belli olurdu. (İhya C.4 S.411)
325.   Sıcak yemekte bereket olmaz. Allahü Teâlâ bize ateş yedirmez; yemeği soğutunuz. (İhya C.2 S.883)
326.   Yemeğin sonu daha bereketlidir. (İhya C.2 S.885)
327.   Yalnız müttekîlerin yemeğini ye, senin yemeğini de yalnız müttekîler yesin. (İhya C.1 S.605)
328.   Yemeğinizi müttekî kimselere yedirin, sadakaları-nızı da mü’minlere verin. (İhya C.2 S.606)
329.   Yemeğinle Allah için sevdiğin kimseye ziyâfet ver. (İhya C.2 S.606)
330.   Yemek yediren ve şükreden, oruç tutup sabreden gibidir. (İhya C.4 S.158)
331.   İnsanlara teşekkür etmeyen, Allahü Teâlâ’ya da şükretmemiş olur. (İhya C.2 S.619)
332.   Kalplerinizi az gülmek ve az yemekle ihyâ edip temizleyin. (İhya C.2 S.606)
333.   Midesini aç bırakan kimsenin düşünce kabiliyeti artar ve zekâsı açılır. (İhya C.3 S.194)
334.   Ümmetimin kötüleri buğdayın özünü yiyenlerdir. (İhya C.3 S.208)
335.   Yediğiniz yemeği namaz ve zikirle eritin; sakın tok karnına uyumayın; sonra kalbiniz katılaşır. (İhya C.3 S.215)
336.   Kişi bir çok şeyden -hatta yediği ve âilesine yedir-diği lokmadan bile- ecir alır. (İhya C.2 S.9)
337.   Yemekten evvel eli yıkamak yoksulluğu, yemek-ten sonra yıkamaksa günahları giderir. (İhya C.2 S.11)
338.   Altın ve gümüş kaplardan içen kimsenin midesin-de cehennemin ateşi bağırır. (İhya C.4 S.174)
339.   Kul üç yemekten mesul değildir: sahur, iftar ve dostlarıyla yediği yemekler... (İhya C.2 S.26)

MİSAFİRE İKRAM

340.   Size ziyâretçi geldiğinde ona ikram edin. (İhya C.1 S.27)
341.   Hayırlınız yemek yedireninizdir. (İhya C.2 S.27)
342.   Dâvet edilmediği sofraya giden kimse fâsık oldu-ğu gibi yediği de haramdır. (İhya C.2 S.28)
343.   Din kardeşinin arzû ettiği yemeği kendisine yedi-ren kimsenin günâhları bağışlanır, din kardeşini sevindiren Allah’ı sevindirmiş olur. (İhya C.2 S.32)
344.   Misâfir ağırlamayan kimsede hayır yoktur. (İhya C.2 S.33)
345.   Yemeğin en fenâsı zenginlerin dâvet edilip fakir-lerin çağırılmadığı düğün yemeğidir. (İhya C.2 S.35)
346.   Kim dâvete icâbet etmezse, Allah’a ve Rasûlüne  âsî olmuştur. (İhya C.2 S.39)
347.   Allah’a ve âhiret gününe iman eden misâfirine ikram etsin. (İhya C.2 S.42)
348.   Misâfirlik üç gündür, bundan fazlası sadakadır. (İhya C.2 S.48) 
349.   Allahü Teâlâ nimet ihsan ettiği kimsenin üzerinde o nimetin eserini görmeyi sever. (İhya C.1 S.634)
350.   Bir kavmin büyüğü size geldiğinde ona ikram edin. (İhya C.1 S.638)
351.   Biriniz bir dostunun iyiliğini bilirse onu doyursun. Zira bu hal onu teşvik eder ve iyiliğe olan hevesini artırır. (İhya C.1 S.638)


NİKAH

352.   Nikâh sünnetimdir. Sünnetimden yüz çeviren benden yüz çevirmiştir. (İhya C.2 S.60)
353.   Geçim korkusundan evlenmeyen bizden değildir. (İhya C.2 S.61)
354.   Sâliha bir kadın, dîne ne güzel yardımcıdır. (İhya C.4 S.195)
355.   Allah için evlenip Allah için evlendiren Allah’ın dostluğunu kazanır. (İhya C.2 S.62)
356.   Erkeklere kadınlardan daha zararlı fitne bırakma-dım. (İhya C.3 S.228)
357.     Dünyanın bilhassa kadınların fitnesinden sakının. Zira İsrail oğullarında ilk fitne kadınlar tarafından oldu. (İhya C.3 S.228)
358.   Allah’ım kalbimi temizlemeni ve edep yerimi ko-rumanı senden dilerim. (İhya C.2 S.78)
359.   Kocaları hâriçte bulunan kadınların yanına girme-yin. Zira kan damarda dolaştığı gibi şeytan insanın vücûdunda dolaşır.(İhya C.2 S.79)
360.    (Hicrî) ikinci asırdan sonra insanların hayırlısı âilesi az ve çoluk çocuğu olmayandır. (İhya C.2 S.66)
361.   Şükreden kalbe, zikreden lisâna ve âhiret husûsunda size yardımcı olan sâliha mü’min bir kadına sâhip olmaya çalışın. (İhya C.2 S.83)
362.   Allah’ım! Kulağımın, gözümün ve kalbimin kötü-lüğünden ve şehvetimin heyecânından sana sığınırım! (İhya C.2 S.77)
363.   Aklı başında olan zamanını üçe ayırmalı; bir kıs-mında ibâdet, bir kısmında nefis muhâsebesi, diğer kıs-mında şahsî işler yapılmalıdır. (İhya C.2 S.81)
364.   Her çalışanın bir gayreti, her gayret edenin de bir yorgunluğu vardır. Benim sünnetimi ihya için yorulan hidâyete ermiştir. (İhya C.2 S.82)
365.   Adâletle bir gün vâlilik yapmak yetmiş sene (nâfile) ibâdetten hayırlıdır. (İhya C.2 S.85)
366.   Dikkat edin! Hepiniz çobansınız, her çoban da sürüsünden mes’üldür. (İhya C.2 S.85)
367.   Kişinin âile fertlerine infak ettiği sadakadır. Kişi âilesinin ağzına koyduğu lokmadan dolayı ecir alır. (İhya C.2 S.85)
368.   Namazını güzel kılan, malı az, çoluk çocuğu ka-labalık olan ve Müslümanları çekiştirmeyen kimse cen-nette benimle şöylece berâberdir. (İhya C.2 S.86)
369.   Âilesi kalabalık, iffet sâhibi fakirleri Allah sever. (İhya C.2 S.86)
370.   Kişinin günâhları çoğaldığında (günâhlarına keffâret olmak üzere) Allahü Teâlâ ona geçim sıkıntısı verir. (İhya C.2 S.86)
371.    Kişi ehlinin câhilliğinden daha büyük günâhla Allah’a kavuşmaz. (İhya C.2 S.89)
372.   Kişiye, bakması üzerine borç olanlara bakmaması, günâh olarak yeter. (İhya C.2 S.90)
373.   Kadın, malı, güzelliği, asâleti ve dini için nikah edilir. Sen dindar olanı seç ki, elin toprak tutsun. (İhya C.2 S.100)
374.   Allahü Teâlâ sizden birinizin kalbine bir kadınla evlenmeyi düşürdüğünde o kadına baksın. Bu sâyede aralarında ülfet olur. (İhya C.2 S.103)
375.   Kadınlarınızın hayırlısı, kocası yüzüne baktığında onu sevindiren, emrettiğinde itâat eden, evden ayrıldığın-da iffetini ve kocasının malını koruyandır. (İhya C.2 S.105)
376.   Kadınlarınızın hayırlısı, yüzü güzel ve mihri (nikâh parası) az olanıdır. (İhya C.2 S.105)
377.   Tez evlenmek, tez çocuk doğurmak ve mihri az olmak kadının bereketindendir. (İhya C.2 S.105)
378.   Nutfenizi temiz kaba koyun (temiz kadınlarla ev-lenin) Zira kan anaya da çeker. (İhya C.2 S.107)
379.   Kızını fasık (günâhkâr) kimseye veren onunla alâ-kasını kesmiş (ve onu ateşe atmış) olur. (İhya C.2 S.108)
380.   Mü’minlerin kâmil îmana erenleri, ahlâkı güzel ve âilesine lütufkâr davrananıdır. (İhya C.2 S.115)     

DÜNYAYA GELEN ÇOCUĞA

381.   Duâlar nurdan tabaklar üzerinde ölülere arz olu-nur. (İhya C.2 S.72)
382.   Kıyâmet günü kendi isminiz ve babalarınızın is-miyle çağırılacaksınız. Çocuklarınıza güzel isimler verin. (İhya C.2 S.141)
383.   Allah katında en sevimli isimler: Abdullah ve Abdürrahman’dır. (İhya C.2 S.122)
384.   İsmimi alın fakat künyemi almayın. (İhya C.2 S.140)
385.   İsmimle künyemi bir arada toplamayın. (İhya C.2 S.140)

DÜŞÜK VE KÜÇÜKKEN ÖLEN ÇOCUK ŞEFÂAT EDER

386.   Düşük bir çocuğu öne geçirmem, benim için Allah uğrunda bin atlı askeri geride bırakmaktan daha se-vimlidir. (İhya C.4 S. 871)
387.   Küçük(ken ölen) çocuk ana babasını cennete çe-ker. (İhya C.2 S.72)
388.   İki çocuğu ölen kimse, cehennem ateşinden bir duvarla perdelenmiştir. (İhya C.2 S.72)
389.   Bâliğ olmadan üç çocuğu ölen kimseyi Allahü Teâlâ çocuklara rahmetinden dolayı cennete koyar.
390.   İki çocuğu ölürse ne olur yâ RasûlAllah? diye so-rana: “İki çocuğu ölürse de aynıdır” diye cevap verdi. (İhya C.2 S.74)

KARI KOCA HAKLARI

391.   Kocası kendinden razı olduğu halde ölen her Müslüman kadın, cennete girer. (İhya C.2 S.147)
392.   Cehennem halkının ekseriyetini kadınların teşkil ettiğin gördüm. (İhya C.2 S.149)
393.   Cennette kadınların azlığını görüp “Kadınlar ne-rede?” diye sordum. “Onları altın ve zağferan gibi ziynet eşyası meşgul etti” diye cevap verdiler. (İhya C.2 S.149)

TİCÂRET

   
394.   Dürüst tüccar kıyâmet günü sıddıklar ve şehitlerle haşrolunur. (İhya C.2 S.163)
395.   Allahü Teâlâ sanatkâr olan mü’min kulunu sever. (İhya C.2 S.163)
396.   Size ticâret tavsiye ederim. Zira rızkın onda doku-zu ticârettedir. (İhya C.2 S.164)

ZİRAAT

397.   Ziraat ve meyvecilikle uğraşan kimsenin mahsul ve meyvesinden insan olsun kuş olsun kim yerse sâhibine mükâfât vardır. (İhya C.2 S.327)

HELÂL HARAM

398.   Kişinin en helâl yiyeceği, el emeği ve meşru alış verişten kazandığıdır. (İhya C.2 S.163)
399.   Helâl yemek ye, duân kabul olsun. (İhya C.2 S.235)
400.   On kuruşa elbise alan kimsenin parasında bir kuruş haram bulunsa, o elbise üzerinde oldukça namazı kabul olunmaz. (İhya C.2 S.236)
401.   Alış veriş ederken, alacağını isterken ve borcunu öderken kolaylık gösterene Allahü Teâlâ rahmet etsin. (İhya C.2 S.193)
402.   Yalan yemin, malın sürümünü artırırsa da kazancın bereketini giderir. (İhya C.2 S.196)
403.   Üç sınıfa Allahü Teâlâ kıyâmet günü rahmetle bakmaz. Kibirli fakir,  verdiğini başa kakan ve yemin ile mal satan... (İhya C.2 S.196)
404.   Bir malı kusurunu söylemeden satmak kimseye helâl değildir. (İhya C.2 S.196)
405.   Allah’ım yardımı birbirine hıyânet etmeyen iki ortak üzerinedir. Hıyânet ettiklerinde yardımı kaldırır. (İhya C.2 S.196)
406.   İbâdet on cüzdür; dokuzu helâl nafaka aramaktır. (İhya C.2 S.239)
407.   Allahü Teâlâ abdestsiz namazı ve hırsızlıktan alı-nan mal ile verilen sadakayı kabul etmez. (İhya C.2 S.343)
408.   Allahü Teâlâ’nın en çok buğzettiği âlimler, âmirleri ziyârete gidenlerdir. (İhya C.2 S.352)
409.   Âmirlerin hayırlısı ulemâyı ziyâret eden, âlimlerin de en şerlisi âmirleri ziyârete gidenlerdir. (İhya C.2 S.352)
410.   Âlim ilmiyle Allah rızâsını murat ederse ondan her şey korkar. Fakat ilmiyle dünyalık yığmayı kast ederse, kendisi her şeyden korkar. (İhya C.2 S.360)
411.   Allah’ım kötüleri bana ikram ettirme ki, kalbim onlara meyletmesin. (İhya C.2 S.369)
412.   Okuyucular (âlimler) âmirlere meyletmedikçe bu ümmet Allah’ın himâyesindedir. (İhya C.2 S.372)

GÜZEL AHLAK

413.   Muhakkak kişi güzel ahlâkı sâyesinde gündüz oruç tutan gece ibâdet eden derecesine yükselir.
414.   Muhakkak kişi güzel ahlâkı sâyesinde gündüz oruç tutan gece ibâdet edenlerin derecesine ulaşır. (İhya C.2 S.47)
415.   İnsanların cennete girmelerine en çok yardımcı olan takvâ (Allah korkusu) ve güzel ahlaktır. (İhyâ C. 2 S. 391)
416.   Ben, güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim. (İhyâ C. 2 S. 392)
417.   Mizana konulacak en ağır amel güzel huydur. (İhyâ C. 2 S. 392)
418.   Meclisime en yakın olanınız, ahlakı en güzel olan ve etrafındakilerle hoş geçinendir. Onlar herkesi sever, herkes de onları sever. (İhyâ C. 2 S. 393)
419.   Mü’min sever ve sevilir, sevip sevmeyen (hoş geçinmeyen ve kendisiyle geçinilmeyen) insanda hayır yoktur. (İhyâ C. 2 S. 394)
420.   Allahü Teâlâ hayır murat ettiği kimseye iyi bir dost verir ki unuttuğu zaman hatırlatır, hatırlarsa yardım eder.(İhya C.2 S. 394)
421.   Mizana ilk konacak amel güzel ahlak ve cömert-liktir. (İhya C. 3 S. 116)
422.   Malınızla insanlara yardıma malınız yetmez; onları güzel huyla hoşnut etmeye gayret edin. (İhya C. 3 S. 115)
423.   Sirke balı bozduğu gibi kötü huy ameli bozar. (İhya C. 3 S. 117)
424.   Allah’ım senden sıhhat, âfiyet ve güzel ahlâk iste-rim. (İhya C. 3 S. 118)
425.   Güneş donmuş suyu erittiği gibi, güzel ahlâk da günâhları eritir. (İhya C. 3 S. 119)
426.   Tedbir gibi akıl, güzel huy gibi asâlet olmaz. (İhya C. 3 S. 120)
427.   Bir şey yapmak istediğinde sonunu düşün, şeriata uygunsa yap, değilse vazgeç. (İhya C. 3 S. 416)
428.   Biri sende bulunan bir kusurla seni ayıpladığında, onda bulunanla da sen onu ayıplama! (İhya C. 3 S. 402)
429.    Dünyada zulme uğrayanlar kıyâmette mutlaka felâha kavuşacaklar. (İhya C. 3 S. 409)
430.   Allah için kardeşlik eden kimseye Allahü Teâlâ cennette hiç bir amelle ulaşamayacağı yüksek dereceye yükseltir. (İhya C.2 S. 393)
431.   Allah için sevişen iki kişinin Allah indinde en se-vimlisi kardeşini daha çok sevendir. (İhya C.2 S. 395)
432.   İmanın en sağlam kulpu, Allah için sevmek, Allah için buğzetmektir. (İhya C.2 S. 398)
433.   Ruhlar bölüklere ayrılan askerler gibidir; havada karşılaşır ve koklaşarak anlaşırlar. (İhya C.2 S. 404)
434.   İki mü’minin ruhu bir günlük yolda buluşur. Hal-buki bu âna kadar sâhiplerini görmemişlerdir. (İhya C.2 S. 405)
435.   Allah’ım! Dünyanın mihnet ve meşakkatinden ve âhiret azâbından beni koru! (İhya C.2 S. 409)
436.   Kişi dostunun dini (ahlâkı) üzeredir. Dostluk ede-ceğin kimseye dikkat et. (İhya C.2 S. 423)
437.   Dikkat et! Allahü Teâlâ’nın yer yüzünde kapları var, onlar kalplerdir. Bu kapların  Allah indinde en se-vimlisi (günâhlardan) temizlenmiş, (dinde) salâbetli, ve (kardeşlerine karşı) yumuşak olanıdır. (İhya C.2 S. 437)
438.   Gördüğü iyilikleri gizleyip, kötülükleri teşhir eden kötü komşudan Allah’a sığının. (İhya C.2 S. 440)
439.   Kötü söz ve edebiyat yapmak, nifaktan bir şûbedir. (İhya C.2 S. 440)
440.   Sû-i zandan son derece sakının; Zira sû-i zan söz-lerin en yalanıdır. (İhya C.2 S. 441)
441.   Kusur araştırmayın, sözünüzle kusur aramayın, ayrılmayın, birbirinize arka çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları kardeş olun! (İhya C.2 S. 442)
442.   Din kardeşinin ayıplarını örten kimsenin Allahü Teâlâ dünya ve âhirette kusurlarını örter. (İhya C.2 S. 443)
443.   Kardeşinle mücâdele etme!  Onunla alay yapma! Ona verdiğin sözden dönme! (İhya C.2 S. 448)
444.   Allahü Teâlâ’nın en çok buğzettiği, mücâdelede direnen kimsedir. (İhya C.1 S. 107)
445.   Biriniz kardeşini sevdiğinde, sevgisini ona duyur-sun. (İhya C.2 S. 449)
446.   Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Onu terk ve ihmal etmez. (İhya C.2 S. 450)
447.   Ey Ebû Hüreyre! Komşunla güzel komşuluk et ki, Müslüman olasın; arkadaşınla iyi arkadaşlık yap ki, mü’min olasın. (İhya C.2 S. 451)
448.   Mü’min Mü’minin aynasıdır. (İhya C.2 S. 452)
449.   Âlimin yanılmasından sakının ve (yanıldığında) onunla münâsebeti kesmeyip düzelmesini bekleyin! (İhya C.2 S. 455)
450.   Allahü Teâlâ’nın en kötü kulları, kovuculuk yapıp dost ve ahbapları birbirinden ayırandır. (İhya C.2 S. 457)
451.   Sevdiğin kimseyi ölçülü sev, bir gün buğuz ettiğin biri olabilir, Buğuz ettiğin kimseye karşı da ihtiyatlı dav-ran; bir gün sevdiğin biri olabilir. (İhya C.2 S. 461)
452.   Bir kimse kardeşinin gıyâbında duâ ettiğinde bir melek: “Allah sana da aynısını versin” der. (İhya C.2 S. 461)
453.   Kişinin kendi hakkında kabul olmayan duâları, başkası hakkında kabul olur. (İhya C.2 S. 461)
454.   Kişi kardeşinin gıyâbında yaptığı duâ red olun-maz. (İhya C.2 S. 462)
455.   İnsan öldüğü zaman; vârisleri “ne bıraktı?” me-lekler “ne getirdi” derler. (İhya C.2 S. 457)
« Son Düzenleme: 26 Aralık 2008, 00:57:17 Gönderen: Nefer »
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Ynt: İhya-i Ulumiddin'den seçme hadisler
« Yanıtla #4 : 14 Kasım 2010, 20:49:12 »
Çok teşekkürler ellerinize sağlık
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354
Ynt: İhya-i Ulumiddin'den seçme hadisler
« Yanıtla #5 : 23 Ekim 2014, 16:18:42 »
Çok teşekkürler ellerinize sağlık