Bilgisayar, Oyun Ve Epilepsi

Başlatan BAHADIRHAN, 23 Kasım 2004, 22:51:12

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

BAHADIRHAN

BİLGİSAYAR, OYUN ve EPİLEPSİ

Bilgisayar oyunlarının yüzde 80'i şiddet içeriyor. 18 yaşın altındaki çocukların oynaması yasak, fakat kimse dinlemiyor. Yurtdışından satışı yapılan oyun CD'lerinin üzerinde "Dikkat epilepsi uyarısı!" var, ama ithalatçı firmalar bu kurala da uymuyor.

Günümüzün çocukları, teknolojinin sunduğu eğlence ve oyun dünyasının içinde büyüyor. İnternetteki sanal oyunlar sayesinde, sokaktaki birçok aktivitenin cazibesi ortadan kalktı. Bir önceki kuşak "televizyon çocukları" olarak anılıyordu. Onlar sadece "seyirci" rolündeydi. "Bilgisayar çocukları" olarak anılan günümüz kuşağı ise artık "oyuncu" kimlikleriyle varlar. Şu açık ki, bilgisayar günlük yaşamımıza da nüfuz etti. Bu "sihirli kutu"yu tam olarak algıladığımız söylenemez. Aileler, özellikle çocukların kullanımına ilişkin bilinmesi gereken pek çok olgudan habersizler. Bir yandan da çocukların bilgisayarla ve internetle ilişkisini kontrol etme sorunu var ki, bu henüz Türkiye'de işlenmiyor. Çünkü anne-babaların çoğu bilgisayarı, çocuklarının sorumluluğundan kaçmak için kullanıyor ve çocuk bahçesine gönderir gibi atıyorlar onları, evdeki bilgisayarın önüne. Evde bilgisayar yoksa sorun değil, ikinci adres internet kafeler!

EPİLEPSİYE NEDEN OLABİLİR

Uzmanlara göre, bizler teknolojiyi yaşamımıza doğru biçimde katamıyoruz. Bunu bizden öğrenecek çocuklar da tehlikelerinden habersizler. Tamamen ölme ve öldürmeye endeksli PC oyunlarıyla, içlerindeki şiddeti besliyorlar. Sanal eğlencelerinde roketatar, molotof, el bombası, ışın silahı ve alev makinesi gibi onlarca sanal silah kullanıyorlar. Sorun sadece oyunlardaki bu şiddet öğesinin yarattığı ruhsal tahribat değil, fiziksel zararlar da söz konusu. Aileler de bu zararlar konusunda araştırma zahmetinde bulunmuyorlar. Oysa, CD-Rom Data Genel Müdürü Ilkay Öztürk "Bilgisayarla ve internetle tanışan çocuklara mutlaka kontrol mekanizması uygulanmalı" diyor ve önemli bir uyarıda bulunuyor: "Bir saatten fazla bu oyunları oynayan çocuk epilepsi nöbeti geçirebilir!"

Yurtdışındaki oyun paketlerinde "Dikkat,epilepsi nöbeti geçirebilirsiniz" diye bir uyarı cümlesinin bulunduğunu, ama ithalatçıların bu kurala uymadıklarını söylüyor. Peki epilepsi nasıl oluşuyor? Öztürk şöyle yanıtlıyor:

"Şiddet oyunları özellikle üç boyutlu dünyalarda geçiyor. 360 derece dönebiliyorsunuz. Ekrandaki bu üç boyutlu görüntüler zaten vücutta ciddi kimyasal bozulmalara da yol açıyor. Eğer ölçü kaçırılırsa epilepsi nöbeti geçirebilir çocuk. Bunun belirtileri de var zaten; mide bulantısı, baş dönmesi... Bu noktada çocuğun oyunu engellenmezse ileride direkt epilepsi nöbeti geçirmesi mümkün."

Çocuk ve ergen psikiyatrı Doç. Dr Bengi Semerci de Öztürk'ün düşüncelerini destekliyor. Semerci şu bilgileri veriyor:

"Çocuğun şiddetle sık ve her yerde karşılaşması, durdurulamaması, denetlenmemesi şiddeti normal kabul etmesine ve uygulamasına neden olur. Oyunlar da bunun bir parçasıdır. Bilgisayar ekranına uzun süreli bakmak (TV de aynıdır) titreşimler ve ışık nedeniyle bazı epilepsi türlerinin aktif olmasına ya da nöbet geçirilmesine neden olur. Yani bilgisayar bir epilepsi nedeni değil, epilepsiyi agreve eden ya da yatkınlığın olduğu durumlarda tetikleyici mekanizma olabilir. Ama bunun oyunlarla bir ilgisi yok, tamamen ışık ve yorgunlukla ilişkili."

İlkay Öztürk aileleri de çocuğun şiddeti içinde meşrulaştırmaması açısından yarım saatten fazla bilgisayar oyunu oynamalarına izin vermemeleri konusunda uyarıyor. Bir çocuğun bir günde bilgisayar karşısında geçirmesi gereken süreyi ise bir saatle sınırlıyor. Peki, o altını çizdiği dozaj kaçarsa ne olur?

KARDEŞİNİ BIÇAKLAYAN ÇOCUK

"Ölçüsünü kaçırırsa ve çocuk sürekli o karakterlerle iç içe yaşarsa tehlikeli. Doğal olarak şiddete bir eğilim başlıyor. Çünkü oyun oynama sırasında beyin inanılmaz bir uyaranla karşı karşıya kalıyor. Dolayısıyla her yerden gelen tehlike karşısında anında bir savunma göstermesi gerekiyor. Oyunun başarısı da buna bağlı. Dolayısıyla dışarıda da basit bir olay karşısında bile savunma reaksiyonuna geçer otomatik olarak."

Bazı aileler var ki, 7 veya 8 yaşlarındaki çocuklarını "erken yaşta teknolojiyi kavrasın, öğrensin" diye bilgisayar karşısına oturtuyorlar. Peki bunun sakıncası nedir? Henüz soyut algılamanın tam olarak gelişmediği çağ için direkt olarak çocuğunu oyun sahnelerini gerçeklikle bağdaştırabileceğini vurguluyor Öztürk ve bu konuda yaşanmış bir olayı anımsatıyor:

"Türkiye'de böyle bir olay yaşandı. 5 yaşındaki bir çocuk 2 yaşındaki kardeşini bıçakladı. Bir çocuk şiddet yüklü bir dış uyaranla aşırı bir şekilde karşı karşıya kalırsa böyle bir olay yaşanabilir."

Öztürk son beş yıldır bilgisayar oyunlarında patlama yaşandığına da dikkat çekiyor. Türkiye'de üretim çok yaygın değil, çünkü çok pahalı. "Genellikle ithal oyunlar var ve onlar da şiddet ağırlıklı" diyor. Tabii ki bu oyunların şiddet içermeyenleri de var. Bu tarz oyunların (yine günde bir saati aşmamak kaydıyla) çocuklara zekâ gelişimi açısından olumlu etkisi olabileceğini belirtiyor ve bu yararları da sıralıyor, ama "ancak" deyip ekliyor: "Anne babayı bu konuda bilinçlendirmek lazım. Keşke çocuklarla birlikte oturup bilgisayarda oyun oynasalar. Birlikte balığa çıkmak ya da parka gitmek gibi oturup onlarla oyun da oynasalar PC'de. O zaman oradaki bazı sahneler hakkında yorum yapıp zararlarını da o anda, orada anlatabilirler."

DÜNYADAKİ TARTIŞMALAR

Dünya medyasında bilgisayar ve şiddet üzerine uzun ve yoğun tartışmalar yapılıyor. Elbette sadece oyun değil sorun, çocuklar, chat odalarında tehlikelerle karşılaşıyorlar, dürtüleri ve güdüleri sömürü malzemesi haline gelebiliyor. Time dergisi yazarı Joshua Quittner'ın bu konuda bir makalesi var. Kendisi bir yetişkin olarak bu oyunları oynamaktan hoşlandığını, ancak çocukları için endişe taşıdığını söylüyor. Ancak şu soruyu sormadan da edemiyor: "Bazı oyunlar çocuklara başkalarının acı çekmesinden ve ölmesinden zevk almayı mı öğretiyor?" Arkansas Eyalet Üniversitesi'nde fahri üyelik yapan David Grossman'ın bu konudaki yorumu ise şöyle: "Şüphesiz video ya da bilgisayar oyunlarını oynayan herkes katil olamaz. Ama bu sigara içen herkesin kanser olmamasına benzer. Sigara içen insanlar kanser olmasa bile yine de sağlıkları bozulur. Dolayısıyla video ve bilgisayar oyunlarının 18 yaşın altındakilere satılması yasaklanmalı."


 Ayla Önder

Evfacan

Yazilariniz icin Allah razi olsun kardesim!
Ben sahsen daha 17 yasindayim. Bu gibi tehlikeleri daha hic bilmiyordum.  :oops:
Ama bundan sonra dikkat etmeye gayret edecegim. :lol:

NOT: bu hususda anne ve babalarin da büyük sucu var cogunlukla.
Cünki onlar dikkat etse, mesela cocuga, zararlari ve psikolojik bakimdan kötülügünü anlatsa, daha dikkatli olurlar. :x
Yiğit yaralı olur - Yine dağ gibi durur

Mstfx67

iyi oldu bunu bildigimiz. bunu ben bilmiyordum.Allah razi olsun
BA$KASININ AYIBINI SÖYLEMEYi DÜSÜNDÜGÜN ZAMAN NEFSININ AYIBINI hATIRLA!!!

dört mevsim

Çocuklar tehdit altında

Piyasaya her yıl çıkan yüzlerce yeni bilgisayar oyunu, dünya genelinde milyonlarca çocuğun ilgisini çekiyor
Eğlenceli gibi görünse de özellikle şiddet içerikli birçok bilgisayar oyununun çocukları tehdit ettiği bildirildi. Okulların açılmasına rağmen çocuklarını bilgisayar başından kaldıramayan birçok ailenin, evde uyguladığı her türlü yaptırıma rağmen bir sonuç alamadığından şikayet ederken, kimilerinin de uzmanların kapısını çalarak profesyonel yardım istediği ifade edildi.

Ailelerin en büyük şikayetinin ise ''çocuklarının derslerden geri kalması, ödevlerini yapmaması, aile bireyleriyle az vakit geçirmesi, okuldan kaçarak veya kendilerinden izin almadan internet kafelere gitmesi'' olduğu belirtildi.

BİLGİSAYAR OYUNLARININ ETKİLERİ

Psikolog Serap Duygulu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okulların açılmasıyla birlikte yaz boyu rehavete kapılmış çocuklar ile ailelerini, dersler ve ödevlerin başlamasıyla ciddi bir telaşın sardığını belirterek, günlük yaşamın bir parçası haline gelen bilgisayarlar ve bilgisayar oyunlarının yaşanan sıkıntının boyutlarını arttırdığına işaret etti.

Birçok ailenin çocuklarının bilgisayar oyunları karşısında geçirdiği zamandan dolayı şikayetçi olduğunu vurgulayan psikolog Duygulu, kimi çocukların sosyal hayattan koparak çevrelerindeki her şeyden ve herkesten uzaklaştığını söyledi.

Ailelerden büyük bir bölümünde bilgisayar oyunlarının çocuklarının eğitimini olumsuz etkilediği görüşüne hakim olduğunu ifade eden Duygulu, sorunun aslında bu kadar ''basit'' olmadığının altını çizerek, şunları kaydetti:

''Saatlerce bilgisayar başında sadece ekrana bakarak ya da bir takım hareketleri takip ederek geçiren çocuklarda ciddi hiperaktivite davranışları ortaya çıkabiliyor. Çocukların en hareketli, en enerjik oldukları bir dönemde böylesine hareketsiz kalmaları, enerjilerini boşaltamamaları, çevrelerine karşı daha saldırgan ve zarar verici eylemlere yönelmelerine sebep oluyor. Özellikle şiddet ögeleriyle dolu oyunlar, gerçek anlamda saldırganlığı, yıkıcılığı getiriyor. O nedenledir ki, son zamanlarda çevremizde kesici alet ya da silah taşıyan ve vurup kırmayı marifet zanneden çok fazla çocukla karşılaşıyoruz.''

EPİLEPSİ NÖBETLERİNE NEDEN OLUYOR

Şiddet içerikli bilgisayar oyunlarının çocukların ruhsal gelişimlerini olumsuz etkilediğini vurgulayan psikolog Serap Duygulu, ''son yıllarda çocuk suçlu sayısının artmasında bilgisayar oyunlarının etkisi mutlaka dikkate alınmalı'' dedi.

Bilgisayarların çocuklara verdiği önemli bir zararın ekrandan yayılan radyasyon ışınları olduğunu belirten Duygulu, ''bu ışınlar nedeniyle birçok çocuk epilepsi (sara) nöbetleri geçiriyor. Bundan dolayı ciddi olarak tedavi gören çocuklar var. Maalesef olayın bu yönü çok bilinmiyor. Ülkemizde binlerce çocuğun vaktinin büyük bir bölümünü bilgisayar başında geçirdiği gerçeğinden hareket edersek, tehlikenin önemini daha net bir şekilde kavrayabiliriz'' diye konuştu.

ÇOCUKLARI BİLGİSAYARLARDAN UZAK TUTMANIN BAZI YOLLARI

Ailelerin büyük bir bölümünün çocuklarını bilgisayarlardan uzaklaştıramadığını ifade eden psikolog Serap Duygulu, buradaki en önemli sorunun ilgisizlik olduğunu savundu.

Anne ve babaların çocukları ile yeterince ilgilenmediğini kaydeden Duygulu, şöyle devam etti:

''İlk olarak aile birliği kavramına saygı göstermek zorundayız. Çocuklarımıza ve birbirimize zaman ayırmak çok önemli. Ailece televizyon başında dizilere kilitlendiğimizde, çocuklarımıza niçin ders yapması gerektiğini ya da bilgisayarlar nedeniyle karşılaşabileceği sorunları anlatamayız. Birçok kişi çocuklarının gün içinde ne hissettiğini, neler yaşadığını, kaygılarını, korkularını, sevinçlerini bilmiyor. Eve geldiği anda komutlar vermeye başlıyor. Onları dinlemek, kucaklamak, dokunmak, sevdiğini söylemek aslında daha baştan pek çok sorunu çözecektir.''

Çocukları bilgisayar başından uzaklaştırmak için grup olarak yapabileceği sporlara yönlendirmenin etkili bir yol olduğunu belirten Duygulu, bu şekilde çocukların hem yeni arkadaşlar edinebileceğini hem de hem de ortak bir faaliyet içinde yer alarak, sosyal yönden gelişeceğini anlattı.

Artık psikolojik olarak tedavi edilmek üzere ''İnternet Bağımlılığı'' adıyla literatüre girmiş bir hastalık olduğunu ifade eden psikolog Serap Duygulu, bilgisayarların sadece çocukları değil yetişkinleri de ''esir aldığını'' ifade etti.

Psikolog Duygulu şöyle konuştu:

''Sırf bu nedenle ilişkileri bitme noktasına gelmiş eşler, dağılan yuvalar var. Henüz çok bilincinde değiliz ancak tehlike gün geçtikçe büyüyor. Çocuklarımızı ekranlar karşısında kaybediyoruz. Onlar sokakta oynamalı, arkadaşlarıyla görüşmeli, toplum hayatı içinde yer almalılar. Sadece okula gitmek için dışarı çıkan, geri kalan zaman ekran başından alamadığımız çocuklar büyütüyoruz. Bu kısır döngü bir yerlerden kırılmalı.''

BAZI ÜLKELERDE ''ŞİDDET OYUNLARI'' YASAK

Bu arada, şiddet içeren bilgisayar oyunları bazı ülkelerde yasaklandı.

Singapur'da ''Mortal Kombat'', Güney Kore'de ''Ghost Recon 2'', Yeni Zelanda'da ''Postal 2'', Almanya'da ''Fry Cry'', Japonya'da ise ''Grand Theft Auto'' adlı oyunlar yasaklılar listesinin başında yer alıyor.

ABD'de ve bazı Avrupa ülkelerinde de oyunların hangi yaş grubuna hitap ettiğini tespit etmek üzere kurulan organizasyonlar var. Organizasyonların amacı ise çocukları şiddetten korumak, bu tür yayınlara sadece yetişkinlerin için ulaşmasını sağlamak.

Yalova Valiliği bir süre aldığı kararla, 18 yaşından küçükleri suça özendirici mahiyette bulduğu gerekçesiyle, ''Halo'', ''Line Of Sight Vietnam'', ''Pariah'', ''Serious Sam'' ve ''Return To Castle Wolfenstein'' adlı oyunların il genelindeki internet kafelerde oynanmasını yasaklamıştı.
     internet haber