Bo$anmı$ Ailelerin Çocuklarıda Boşanıyor

Başlatan setre, 26 Mart 2008, 00:06:44

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

setre


Genellikle anne baba boşandıysa, kadın çocuğuna (özellikle kız çocuklarına) 'ben babandan çok çektim, sen oku bir mesleğin olsun. Eğer kocanla geçinemezsen güçlü ol, kimseye muhtaç olma' der. Bu durum aslında karı koca arasındaki güveni zayıflatır. Halbuki evlilikte güven çok önemlidir.

Ön kabul gerçekleşir

Psikolojide 'kendini gerçekleştiren ön kabul' diye bir yasa vardır. Bir insanın herhangi bir konuda ön yargısı varsa, bir müddet sonra ön kabul oluşan yasa kendini gerçekleştirmeye başlar. Meselâ, 'eşime güvenmiyorum, beni aldatabilir' düşüncesine sahip bir eşin güvensizliği, bir süre sonra davranışlarına yansır. Bunun üzerine eş de savunmaya geçer. Karşılıklı güvensizlik tepkisi verilir ve bağlar zayıflar. Burada anne, farkında olmadan çocuğun beynine evlilikle ilgili güvensizlik tohumu atmaktadır. Bunu yapmakla ona zarar vermekte, gelecekte boşanmasına zemin hazırlamaktadır.

Kendini tanımanın önemi

Bazen bunun tersi görüntüler de ortaya çıkabilir. Çocuk, 'annem boşandı, ben de boşanıp kendime geçimsiz dedirtmeyeyim' düşüncesiyle geçimsiz adamları düzeltmeye çalışır. Bunu başaran kadınlar az değildir. Bu davranış, kişinin hayattan alacağı dersle ilgilidir. İnsan hayatını, değişen bir varlık olduğunu bilerek ve kendini devamlı tanıyarak sürdürmelidir. Kendisini eksiksiz kabul eden insan bencildir, hayatı durgunlaştırır ve sorunlarla cesurca yüzleşemediği için hata yapar. Birçok boşanma sebebinin arkasında bencilce bazı istek ve duygular vardır.

Psikiyatrik yardım...

Boşanmış kişilerin depresyon puanı çok yüksektir. Bu sebeple boşanma düzeyinde olan kişilerin büyük çoğunluğunun psikiyatrik yardım alması gerekir. Böyle yaparlarsa daha sağlıklı karar verir, daha az hata yapar ve analitik düşünce yeteneklerinin bozulmasını önlerler.

Depresyonda beyin, sürekli stres hormonları salgıladığından hücreler arasındaki ileti ve beyindeki hücre yenileme faaliyeti yavaşlar.

Sinir hücreleri hareketli ve devamlı gelişen hücrelerdir. Depresyon, bu hücrelerin sürekli genişlemesine engel olur. Kısaca beyne zarar verir. Bozulan alana göre herkesin hedef organında (mide-bağırsak, kalp-damar, tansiyon, astım, alerji) birçok psikosomatik hastalık görülür.

Meselâ boşanmalardan 6 ay ya da bir sene sonra kansere yakalanan çok sayıda kişi vardır. Çünkü beyin, salgıladığı stres hormonlarıyla kemik iliğini, dolayısıyla vücudun savunma sistemi zayıflatır. Böylece vücuttaki uyuyan hastalıklar açığa çıkar.

Nevzat Tarhan

Hep ertelediğim zaman,bir türlü varamadığım diyardı...

tunike

öyle itaatkar bir kul ol ki,dışardan görenler deli desinler.çünkü deli olmadan,veli olunmaz!

Lika

Geçen gün bir arkadaş son yıllarda boşanma oranın %70'e yükseldiğinden bahsetmişti..Allah sonumuzu hayretsin.
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

setre

Bir söz vardır evlilik bir kaleye benzer dışarıdakiler içeriyi merak ederken, içerdekilerde dışarı çıkmak isterler diye =) Bir taraf evlenmeye giderken bir okadarıda boşanmaya gidiyor maalesef, çok dua etmek lazım...
Hep ertelediğim zaman,bir türlü varamadığım diyardı...