hangi durumlarda yalan söyleyebiliriz?

Başlatan maslak, 10 Nisan 2008, 18:27:13

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

maslak


Mahi

Yalan söylemek haramdır.Lakin peygamber (s.a.v.) 3 yerde yalan söylemeye ruhsat vermiştir
1-Harpte.İnsanın kendi kasıt ve niyetini düşmana söylememesidir.Harp hiledir.
2-İki müslümanı barıştırmak için.Her iki taraftan,söylememiş olsalar bile,iyi cevaplar getirmek götürmek ve hayırlı haberler nakil etmektir.
3-Hanımını idare etmek.Karı koca arasının düzelmesi için.İki hanımı olan kimsenin,herbirine gönlünü hoş etmek için,seni daha fazla severim demesi caizdir.


Tirmizî, Birr 26

Bu hadise dayanarak Kâdi Iyâd gibi alimler, bu üç yerde yalan söylemenin caiz olduğunda ihtilaf olmadığını söylemişlerdir. Ancak bu yerlerde söylenilebilecek yalanın nasıl olduğu konusunda görüş ayrılığı vardır. Bazı alimler; bu üç yerde her türlü yalan caizdir. Bunların dışında da bir maslahâta binaen caiz olabilir. Meselâ yanında saklanan birisini öldürmek isteyen bir zalime, sorduğunda bilmiyorum demesi ittifakla vaciptir. Mezmum yalan, zararlı olan yalandır. Hz. Ibrahim (as) putlar için "Onları büyükleri kırdı, ben hastayım" demişti (21/63). Karısını elinden almak isteyen zalimlere de onun kızkardeşi olduğunu söylemiş (içinden de dinde kardeşi olduğunu kastetmiş)'ti(Buhari, Enbiya 8; Müsned, NI/244) derler. Diğer bazı alimler de: Yalan hiç bir yerde caiz olmaz. Bu üç yerde de ancak tevriyeli, yani Hz. Ibrahim (as)'in sözünde olduğu gibi doğruya da ihtimalı olacak şekilde caiz olabilir. Meselâ koca, karısına elbise, mobilya vs. sözü verir, içinden de, imkân bulursam günün birinde alabilirim de" diye düşünür veya sevdigine, dünyada bir tane olduğunu söyler ve bununla içinden bu sözün doğruluk yönünü düşünür. Harpte ise düşmana meselâ, baskomutanınız öldü, der, bununla daha önce ölen komutanlarını kasteder vs... derler (Krs. E1-Mubarekfûrî, Tuhfetü'1-Ahvezi, VI/69; Davudoğlu, X/564; Tecrid, IX/112 vd.) ki, Taberi bunlardandır. Ama sözkonusu hadiselerde bir ayırım yapılmamıştır.

maslak


Asfa

İlimsiz ibadetin tadı olmaz!...

mazhar


Yalanın bile caiz olduğu yerler

Gerek aile ve gerekse toplumun huzurunu-sükunu ifsat eden-bozan illetin (yalanın) bile caiz olduğu caiz olduğu yerler vardır. İşte o yerleri Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bize şöyle beyan ediyor:

“Her yalan âdemoğlunun aleyhine yazılır; ancak üç yalan hariç:

1. Kişi harpte yalan söyleyebilir; zira harp hiledir.

2. Bir adam (kırgın ve dargın olan) hanımına (başkaca çaresi ve yolu kalmamışsa) yalan söyleyerek onu razı edebilir.

3. Bir kimse, (birbirlerine küs olan iki insanın) arasını düzeltmek için yalan söyleyebilir.” (1)

***

AÇIKLAMA

Yalan, fertlerin ve toplumun huzurunu bozduğu, ahlâkını dejenere ettiği için haram kılınmıştır. Harbin/savaşın da her türlüsü zaten doğrudan milletlerin huzur ve sükûnunu bozan; din-iman, can-mal, ırz-namus emniyetine zarar veren bir illettir...

Kırgınlıklar-dargınlıklar ise genel olarak toplumun, özel olarak eşlerin, kardeşlerin-arkadaşların, evlat ile ebeveynin... huzurunu kaçıran olumsuz huylardır.

O bakımdan, gerek düşmanla savaşta onlara üstünlük sağlayıp zararlarından emin olabilmek ve gerekse küslerin/dargınların aralarını düzeltip huzuru temin etmek için başka çare kalmamışsa, yalan söylenebilir.

İşte bu noktada yalan söylemenin caiz olduğunu, bu sözlerin yalan hükmünde olmadığını haber veriyor Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.) bizlere...

Hasılı;

Mü'minler arasında huzur, sükûn ve güvenin bozulması son derece tehlikeli olduğu içindir ki, bunun temin ve tesis edilmesinde "yalan" gibi bir yasağa dahi ruhsat vermiştir Yüce dinimiz.

Rabbim rızasına muvafakattan, Resûlünün sünnetine ittibadan, Rasûlünün varislerinin yolunu takipten ayırmasın.


DİPNOT
(1) Süyûti, Feyzu'l-Kadir, Matbaa-i Mustafa Muhammed, Mısır, 1938, V, 10.


Halis Ece