İsimler unutulur ve nesiller kesilir mi ?

Başlatan Tesniye, 28 Nisan 2008, 21:01:39

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tesniye

Müslüman olmamız ve cemaat halinde hareket etmekten gafil olmamamız hasebiyle yıllar yılı hatimlere iştirak ederiz, mevlütlere, düğünlere vs.

Klasik bir arapça duanın akabinde Türkçe duaya geçilir. Aslında Türkçe dua edilmesini pek istemez eden ama amin diyenlere nisbetle geçmek zorunda hisseder kendisini.

Hele sosyetik bir yere gittiyse arapçayı ağzına bile almaz. Hatta sayın tesniye bir keresinde hatırlar da nikah kıyma esnasında mehrin manasını bilmeyen ve soran alemi sosyeteye:

Allah korusun bir boşanma söz konusu olduğu zaman, kadının hakkını gözetmek için... li ifadelere başlayınca arka tarafta duran kaynana tarafından aldığı tepkileri de burada zikretmekte faide mülahaza eder. İlmi telhiste buna mugtezai hal denir ki, bu kaliteli bir iletişimin  lazımı ğayrı müferiğidir.

Her neyse, biz devam edelim sorumuza geçmeye, fazla da vakit almak ve budaklandırmak iyi değildir. Sorunun  açık ve net anlaşılması da adaptandır diye ifade ederler ya. Biz de açıkça ifade etmeye çalışalım sorumuzu.


Efendim başlanır Türkçe duaya Peygamber efendimiz s.a.v den. Ki adaptandır ve ondan başlanmalıdır.
Şu zatlara
Şu ekabira
Şühedaya
....
.
.
.
.
.İsimleri unutulmuş nesilleri kesilmiş  yok mu bizede bir Fatiha Üç ihlas okuyacak diye devam eder.

Bu şekilde günde belki yüzbinlerce dua yapılmaktadır. Gerçekten isimleri unutlan varsa her gün yüzbinlerce ve bir ayda mesela, milyonlarca zikredildiği halde hala gerçekten unutulmuş olabilir mi?


Bir de şöyle bir düşünce olabilir mi hatim yaptıran evde, ya da sosyetik kesimde,  Türkçe duadan sonra...

Kardeşim ben bir yasin hatmi yaptırdım. Gelmiş geçmiş bütün herkese sevabı gönderildi, bana ne kaldı ?


Sizin için gereksiz ve ilginç bir ayrıntı gibi gelebilir ama böyle dua yapılan ortamlarda bu esnada içime bu sorular gelir ve ev sahibinin yüzüne bakarım o anda.

O halde bunu ifade edelim hep beraberki sarahata kavuşsun. Bir hatimdeki sevapların derecesi ne kadar kişiye hediye edilirse edilsin değişmez. Yani 100 tane ecir kazanıldıysa istersen katrilyonlarca kişiye hediye et, herkese 100 derece gider meyanında nass var mı. Yani ayet hadis ya da ekabirin sözlerinden duydunuz mu ?


Birde Hz. Allah cömertlerin en cömertidir amenne ve saddegna ama yaptığımız ibadete göre dua etmek lazım değil mi? Yani bir ibadet yapılıyor ve geçmiş bütün günahların affı isteniyor. Ya da  "isteyeceklerimiz daha çoktur, sen hepsini birden kabul ediver Ya Rabbi !" diye toptan bir dua ne kadar caridir. Bunların hepsi bir tenkit değil, samimi bir sorudur.

Yine ilginç bir soru sormuş demeyin, ben bilinç altımızda aslında hepimizde var olan ama bir türlü sorulmayan, ya da sorulmak akıldan bile geçmeyen, ama sorduğum zaman da hakkatende ya bu sorunun cevabı nedir ki diye düşündüğünüz ve düşündüğümüz soruları ifade ediyorum.

Klasik soru sormaktansa orjinal fikir farklı kalıplarla ifade ediyorum sorumu.
Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben
Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben
Perde ardında sen ben dedikodusu var amma.
Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben..
<< Lüzumsuz Konular Atlası >>

Ferzin

Anası babası vefat ettikten sonra onlar namına hac edene Cehennemden azatlık yazılır ve onların ecrinden bir noksanlık olmadan tam bir hac sevabı verilir.) [Beyheki]

Hiç kimse, işlediği kötülüğün günahını başkasına veremez. Fakat mümin ibadetlerinin sevabını ölü diri herkese hediye edebilir. Kendi sevabından da hiç eksilme olmaz. (Hidaye)

Tatarhaniyye fetva kitabında (Sadaka veren kimse, sevabının bütün müminlere verilmesi için niyet ederse, kendi sevabından hiç azalmadan, bütün müminlere de sevabı erişir. Ehl-i sünnet mezhebi böyledir) buyuruldu. (Redd-ül-muhtar)

Müslan olan kişi diğer mü'minler içinde dua eder,
H.Ş.

''Bir müslüman(din) kardeşine gıyabında dua etmesi müstecaptır.Baş ucunda bir melek görevlendirilir,o dua ettikçe görevli melek şöyle der:''Aynısı senin için olsun''  '' (Mecmaul Adap)

jager

Büyükler şu şekilde buyurmuşlardır;

''H.Z. Allah'ın hazinesi boldur,duanız tam yapın ,yarım dua yapmayın,tam isteyin''

Bazı insanlar bana şu kadar yeter,bu olsa kafi şeklinde dua ederler,bunlar yarım dualardır.Duaları tam yapıp hayrı ile birlikte istemek gerekir.