Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Hayat

Başlatan İsra, 07 Mayıs 2008, 02:39:00

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

İsra

Küçük bir beden, çoğu kez büyük bir ruha yataklık edermiş.
...
Ufak balıklar daha lezzetli olurmuş.
...
Ateşe küçük odunlar atılırsa alevler artarmış, büyük odunlar alevi söndürürmüş.
...
Sağanak dediğimiz, küçük damlalardan ibaretmiş.
...
Ufacık bir yağmur, kocaman bir toz bulutunu yok edebilirmiş.
...
Muazzam bir aydınlık, küçük bir delikten görünebilirmiş.
...
Küçük bir saman çöpü, rüzgârın yönünü gösterebilirmiş.
...
Bütün bir hasat, bir kıvılcım yüzünden elden gidebilirmiş.
...
Büyük bir geminin batmasına, küçük bir delik yetermiş.
...
Büyük makineleri küçük çarklar çalıştırırmış.
...
Bazen büyük bir aşkı başlatan, küçük bir gülümseme imiş.
...
Büyük yazıları yazmak için küçük noktalar, virgüller gerekirmiş.
...
Ulu bir çınarın veremediği kokuyu, küçük bir papatya verebilirmiş.
...
Büyük paralara alınan hediyelerin sağlamadığı mutluluğu, küçük bir bakış sağlayabilirmiş.
...
Küçük sevinçleri bilmeyenler, büyük keyifler yaşayamazmış.
...
Küçük dediklerimizin aslında ne kadar büyük olabileceklerini;
Değerini onlar yok olmadan bilebilmemiz dileğiyle...

(Anonim)

Günbatımı

Alıntı yapılan: İsra - 07 Ocak 2010, 10:11:51
...
Küçük dediklerimizin aslında ne kadar büyük olabileceklerini;
Değerini onlar yok olmadan bilebilmemiz dileğiyle...

Her zaman akılda tutulması gereken mesajlar... Bazı günahları da küçümseme bahtsızlığına düşer ya çoğumuz zaman zaman... Allah muhafaza...

Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

mardin

isra günün moderatörü seçtim sizi bügün 5 yıldız &))
ibadetin eftali devamlı olanıdır.

İsra

teşekkür ederim mardin  :)

fasulye

Benim favorimde isra,,,

İsra

teşekkür ederim fasülye :)

İsra

Bazen, başınıza gelen şeyler ilk başta korkunç, acı verici ve adaletsizce görünebilir...

Ama sonraları aksine o engelleri aşmadan potansiyelinizin, gücünüzün, iradenizin ve yüreğinizin asla farkına varamayacağınızı anlarsınız...

Hastalık, yaralanma, aşk, gerçek mükemmelliğin kayıp anları ve aptallıklar, hepsi sizin ruhunuzun sınırlarını test etmek için vardır...

Bu küçük testler olmaksızın, her ne olursa olsunlar, hayat hiçbir yere varamayan, pürüzsüzce asfaltlanmış düz, yavan bir yol gibi olurdu...

Güvenli ve rahat; ama aptalca ve tamamen anlamsız...

Tanıştığınız, hayatınızı etkileyen insanlar, tecrübe ettiğiniz başarı ve çöküşler, kim olduğunuzu ve kim olacağınızı bulmanıza yardımcı olurlar...

Kötü tecrübelerden bile bir şeyler öğrenilebilir... Aslında, bazen onlar en önemlileridir...

Yaşadığınız her günden hayata dair bir ders alın...

Bugün; dün için endişelendiğiniz yarındır...

Buna değer miydi?...

Sharon Zeff

İsra

Her yıldızın kendi yörüngesi vardır ve onunla en yakın komşusu arasında yalnız güçlü bir çekim değil,
erişilmez bir uzaklık da bulunur...

Çekimin gücü uzaklığa oranla artarsa, iki yıldız kucaklaşamayıp çarpışır ve yok olurlar...

Bizim de onlar gibi yörüngelerimiz var ve acıklı bir çarpışmayı önleyebilmek için, aramıza erişilmez bir uzaklık koymamız gerekir...

Saygılı davranmanın tüm sırrı birbirinden yeterince uzak durabilmektedir; saygının bulunmadığı toplumda hayat ne çekilebilir, ne de sürdürülebilir...

(Bernard Shaw)

İsra

#113
İyi ve kötü, keyif ve acı, beğenilmek ve beğenilmemek, başarı ve hata, şöhret ve utanç...

Kısacası her şey gelip geçecek...

Her şeyin bir başlangıcı ve bir sonu vardır ve öyle olması da gerekir...

Başınızdan geçen her olay artık bitmiştir... Aklınıza gelen her düşünce başlamış ve sona ermiştir...

Her duygu ve ruh hali değişip, yerini başka birine bırakmıştır... Mutluluk, keder, kıskançlık, bunalım, öfke, aşk, utanç, gurur ve başka akla gelebilecek her türlü insanca duygudan payınızı almışsınızdır...

Bu gerçeği hayatınıza almakla, rahatlatıcı bir serüvenin ilk adımını atmış olursunuz...

Hayal kırıklığımız iki ana nedenden oluşur...

Keyifliyken bunun hep böyle sürmesini isteriz... Ama hiç öyle olmaz...

Ya da, herhangi bir ıstırabımız varsa, hemen bitmesini isteriz... Ama çoğu zaman öyle olmaz...

Mutsuzluk yaşadığımız anların doğal akışına karşı debelenmenin bir sonucudur...

Yaşamın sadece birbiri ardına gelen durumlardan ibaret olduğunu bilmenin büyük yararı vardır...

İçinde bulunduğumuz bu anı, başka bir an izleyecektir...

Hoşumuza giden bir şey olmaktaysa, bu anın getirdiği mutluluğun tadını çıkarın, fakat unutmayın ki, o an er - geç yerini başka türlü bir ana bırakacaktır...

Eğer bunu kabul edebiliyorsanız, o an değişirken bile huzurlu kalabilirsiniz...

Eğer bir ızdırabınız varsa, ya da çok mutsuz bir dönem geçiriyorsanız, bunun da geçeceğini bilin...

Her zaman kolay olacağını söyleyemem, ama çoğu kez çok işe yarar...

(Dr.Richard Carlson)

İsra

Nazik olmak için gülümsemeyi...

Bir arkadaşın değerini anlamak için yalnız kalmayı...

Çalışmaya başlamak için en iyi işi...

Nasihatleri hatırlamak için düşmeyi...

Dua’ya inanmak için acıları...

Yardım edebilmek için zamanının olmasını...

Özür dilemek için diğerinin acı çekmesini...

Barışmak için ayrılığı...

Sevmek için sevilmeyi
BEKLEMEYİN...

Beklemeyin çünkü;
ne kadar zamanınız var bilmiyorsunuz...

(Anonim)

İsra

Eleman aranıyor...

Paylaşmanın kendini azaltmak olmadığını,

Yüz yüze konuşmanın arkasından konuşmaktan daha etkili olduğunu,

“Günaydın” demenin borç para vermek olmadığını,

“Lütfen”, demenin utanılacak bir şey olmadığını,

Yönetici olmanın emir vermek olmadığını,

Saygı duyulacak iş, saygı duyulmayacak iş diye bir ayırımın olmadığını,

Yöneticiye, duymak istediğini söylemenin iyilik olmadığını,

Eğitimin dinlenme olmadığını,

İletişim kurmanın sadece konuşmak olmadığını,

“Özür dilerim” kelimesinin yasak olmadığını,

Hayatta sevinçler kadar hüzünlerin de olduğunu,

Mutluluk maskelerinin satılmadığını bilen...

Kendisi ve bütün dünyayla barışık olan,

Ve tüm bunları çevresine anlatıp aşılayacak kişiler aranmaktadır...

(Anonim)

Emir-ül Bahr

Değişebilir yada aynı kalabilirsin. Bunun bir kuralı yoktur.

En iyisini yada en kötüsünü yapabiliriz.

Umarım, sen en iyisini yaparsın.

Umarım, seni şaşırtacak şeyler yaşarsın.

Umarım, daha önce hiç hissetmediğin şeyler hissedersin.

Umarım, değişik bakış açıları olan insanlarla tanışırsın.

Umarım, gurur duyacağın bir hayatın olur.

Öyle olmadığını anlarsan;

Umarım en baştan başlayacak gücü bulursun...

(Bu metin bir filmin sonunda geçiyordu beğendiğim için not almıştım)
Gönlünün idrakını duyacaksın
Gönlünü şiirlere, sazlara söyleteceksin
Bütün bunlara söyletemeyecek sırların varsa
Susacaksın...

Hz. Mevlana

İsra

Teşekkürler Emir-ül Bahr

İsra

Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki; dostluğumuzu ya da kardeşliğimizi hiçbir şey engelliyemiyormuş gibi görünür...

Bizi ayıran küçücük bir köprü vardır hepsi o kadar...

Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorarsam “Bu köprüyü geçip bana gelir misin?...”

İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin, sorumu tekrarlarsam öylece suskun kalırsın...

O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar bitiverir önümüzde...

Ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız...

Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde yutkunur ve şaşar kalırsın...

İlginç bir öykü şunu bir daha gözden geçirelim;

Bir kişi köprüyü geçmek üzere yani öteki kişiye yakınlaşıyor...

O anda karşındaki kişi o kişinin zaten yapmayı düşündüğü şeyi yapmaya davet ediyor...

O zaman birinci adam adım atamıyor çünkü artık yapacağı şey diğerine boyun eğmek gibi geliyor...

Belli ki yakınlaşma yolunu engelleyen şey: Güç...

Bu demek ki o kişi olumlu duygular ifade etmeyi güce boyun eğme olarak yorumluyor...

Sıra dışı bir anlayış ona yakınlaşmak böylece imkânsızlaşıyor...

Gizli yönlerimizi görenlere ve güzel duygular içindeyken bizi yakalayanlara karşı nefret beslediğimizi söylüyor...

O anda bize gereken sempati değil kendi duygularımıza hükmedecek gücü tekrar kazanmamızdır.


Friedrich Nietzsche

Emir-ül Bahr

Alıntı yapılan: İsra - 31 Ocak 2010, 20:00:05
Teşekkürler Emir-ül Bahr

Ben teşekkür ederim İsra
Gönlünün idrakını duyacaksın
Gönlünü şiirlere, sazlara söyleteceksin
Bütün bunlara söyletemeyecek sırların varsa
Susacaksın...

Hz. Mevlana