Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Hayat

Başlatan İsra, 07 Mayıs 2008, 02:39:00

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

İsra

“En doğru yol, en dikensiz yoldur” diyenler seni aldatıyorlar.

Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır.

Aldırma... Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir.

Dikenine katlanmaktan söz edenler, âşıkmış gibi davrananlardır.

Gerçek âşık olanlarsa, dikenini de sever.

Dostum, yollar yürümek içindir.

Fakat, şu gerçeği de hiç unutma:

Yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir.

Yol boyunca; yola çıkıp da yürümeyenleri,

Yola oturup, gelen-geçenin ayağına çelme takanları,

Yoldan metafizik uyuşturucularla keyif çatanları, Tel örgülerle çevirdiği yolu kendisine zindan edip volta atanları,

Maratona 100 metre koşucusu gibi hızlı gidip, 50. metrede yola yatanları, Yürüyüşün uzun ve yolun zahmetli olduğunu görünce, yolculuk üzerine zor atanları,

Yürümeyi bırakıp, yol-yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanları,

Ayağına batan tek bir dikenin faturasını çıkarıp, ömür boyu tafra satanları, Beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için ufka bakıp bakıp dağıtanları,
Yanlış kılavuzlara kızıp yolu satanları göreceksin.

Aldırma, yürü...

Akıl pusulan, iman sermayen; amel azığın, sevgi yakıtın, ahlâk karakterin, edep aksesuarın, merhamet sıfatın, şeref ve izzet adın olsun.

H.Cibran

İsra

Dış dünyayı kontrol gücünüzün sınırlı, geçici ve hatta aldatıcı olduğunu kabul edin.
İçinize bakmaya ve içinizi kontrol etmeye çalışın.

Keyif ile mutluluğu karıştırmayın. Keyif insanı yorar, tüketir.
Mutluluk öğrenilmesi gereken bir yetenektir. Her insan bu potansiyele sahiptir.

Mutluluğu yakalamak istiyorsanız, çaba harcamanız, gelişmeniz gerektiğini kabul edin.
Hayat bir sipariş kataloğu değildir.

Öfkenizin farkına varırsanız, kendini besleyemez ve varlığını uzun süre sürdüremez, zamanla yok olur.
Öfkenizin farkına varmayı alıştırma yaparak öğrenebilirsiniz. Zamanla öfkeye grip kadar seyrek yakalanabilirsiniz.

Nefret, saplantılı tutku, kibir, kıskançlık, açıkgözlük ve gurur gibi zihinsel toksinlerden kurtulun.
Herkes dünyanın en mutlu insanı olabilir. Erişmek için bunu istemek gerek.

(Matthieu Richard)

insirah

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına.
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır.
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana. A.BEHRAMOĞLU
Hayat başladığı noktaya, bittiğinde geri döner! Hayatta her şey noktayla başlar, noktayla biter... Sümeyra Denizli

İsra

Hiçbir zaman pes etme, çünkü yapamayacağın bir şey yok...

Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsan; aklın bunun neden imkânsız olduğunu sana ispatlamak üzere çalışmaya başlar...

Ama bir şeyi yapabileceğine inandığında; aklın yapmak üzere çözümler bulma konusunda sana yardım etmek için çalışmaya başlar...


David J. Schwartz

İsra

Bugün yaşayacağım her şeyi ben seçeceğim;

Ya kızacağım yağmura etrafı ıslatıyor diye,
Ya da seveceğim onu çiçeklerimi suladığı için...

Ya sıkılacağım param yok diye,
Ya da harcamalarımı planlayıp, müsriflikten uzak kalmaya çalışacağım...

Ya sızlanacağım bozulan sağlığıma,
Ya da hayatta olmayı kutlayacağım...

Ya içli içli sitem edeceğim anne babama, beni büyütürken veremedikleri şeyler yüzünden,
Ya da onları yürekten seveceğim beni dünyaya getirdikleri için...

Ya sıkıntı basacak dikenli güllere katlanmak zorundayım diye,
Ya da dikenlerin gülleri var diyerek umut dolacağım...

Ya kaybettiğim dostlar için yas tutacağım,
Ya da yeni insanlarla yeni dostluklar peşinde koşacağım...

Ya işe gitmek zorunda olduğum için mızırdanacağım,
Ya da gidecek bir işim olduğu için sevinç dolacağım...

Ya ev işleri yapmak eziyet olacak bana,
Ya da işlerini yaptığım o evde aklımı, ruhumu ve bedenimi barındırabildiğim için minnettar olacağım...

Belki yeni şeyler öğrenmek istemeyecek canım,
Ya kızgın olacağım -öğrenmek gereken ne çok şey var- diye,
Ya da ufak tefek de olsa faydalı ne varsa öğrenmeye çalışacağım...

L.Rosten

İsra

İnsanlar ne kadar mutlu olduklarını söyleseler de asla tatmin olamaz:

Her zaman en güzel kadın ya da adamla olmayı, daha büyük bir ev almayı, arabamızı değiştirmeyi isteriz; hep elimizde olmayanı arzularız...
Bu da aslında hayatta kalma dürtüsünün ince yansımalarından biridir...
Çünkü herkes kendisini tamamıyla mutlu hissettiği an kimse daha farklı bir şey yapmaya kalkışmayacak ve dünyanın gelişimi duracaktır...

Bu yüzden, hem fiziksel ortamda (yemek, içmek) hem de duygusal ortamda (hep elimizde olmayanı istemek) insanlığın evrimi tek bir önemli ve temel kuralı öğretir:

Sürekli mutluluk olamaz...

Mutluluk hep anlar içinde yaşanan bir duygu olarak kalacak, böylece asla koltuğumuza rahatça yerleşip hiçbir şey yapmadan dünyayı seyretmeyeceğiz...

İyisi mi siz mutluluğu arama fikrinden vazgeçin ve bilinmeyen sular, yabancılar, riskli deneyler gibi daha ilginç şeylerin peşine düşün...
Ancak bu şekilde insanlığımızı tam anlamıyla yaşayabilir ve birbiriyle barış içinde yaşayan daha uyumlu uygarlıklar için katkıda bulunabiliriz...
Elbette her şeyin bir bedeli vardır, ama bu bedeli ödemeye değer...

(Paulo Coelho)

İsra

Düşünmeye vakit ayır...
Düşünce güç için kaynaktır...

Okumaya vakit ayır...
Okuma bilginin pınarıdır...

Duaya vakit ayır...
Dua, güç anlarda direnmenin desteğidir...

Sevmeye vakit ayır...
Sevme hayatı tatlı kılan şeydir...

Vermeye vakit ayır...
Verme günün aydınlığıdır...

Teşekküre vakit ayır...
Teşekkür, hayat pastasının kremasıdır...

(Charles Lever)

İsra

İnsanlar hemen her zaman, daha önce denenmiş yöntemlere başvururlar ve hemen her zaman taklit yöntemi ile hareket ederler...

Ama hiçbir zaman kendilerinden önceki kişinin yolunu aynı şekilde izleyemezler veya taklit etmeye niyetlendikleri kişinin erdemine ulaşamazlar.

Bunun için de kendilerine örnek ve kılavuz olarak büyük insanları seçmeleri gerekir, böylece her ne kadar söz konusu kişilerin büyüklük ve başarı derecelerine yükselemeseler de, hiç olmazsa bunlara biraz yaklaşmış olurlar.

(Machiavelli)

İsra

Bir köylü kadın, kocasına yemek olarak, bir parça samanı önüne koyuvermiş...

Adam, bağırarak, “Bu ne böyle saman mı yiyeceğiz, delirdin mi sen” deyince kadıncağızın cevabı şöyle olmuş:

“-Ne bileyim?... Yirmi senedir sana yemek yaparım, saman yemediğini gösteren tek bir kelime etmedin...”

Bu yüzden; size en yakın olanlardan gülümsemenizi eksik etmeyin...
Çünkü ona ihtiyacı olmayan yoktur...
Gülümseyen insan, her zaman daha iyi satar, daha iyi öğretir, daha iyi yönetir ve daha mutlu çocuklar büyütür...

(...Dale Carnegie)

İsra

-Acı çekmek iyidir. İnsanı alçak gönüllü ve merhametli yapar.

-Hâlâ düne bağlıysanız bugün hiçbir yere gidemezsiniz.

-Karanlığın ortasında durup sanki tamamen aydınlıktaymış gibi davranmak zaferdir!

-Büyük sınavlar büyük işler için gerekli hazırlıklardır.

-Dertler gelince bazı insanlar koltuk değneği satın alır bazılarının ise kanatları ortaya çıkar.

-Eğer ruhun gözyaşları olmasaydı gökkuşağı da olamazdı.

-İnatçı terslikler bazı kimselerin kaçmasına bazılarının ise rekorlar kırmasına neden olur.

-Duaların kanatlarıyla sıkıntılarımız uçup gider.

-Tünelin karanlığından şikâyet etmeden önce dağlardan geçen kestirme bir yol olduğunu hatırlayın.

-Hayat varken ümit de vardır.

G. Marquez

rahle

hepside çok güzel ,paylaşımlarınız için çok teşekkür ederiz isra hocam.

İsra

rica ederim rahle
---------------------


-Başarısızlık hiçbir şey başarmadığınız anlamına gelmez;
bir şey öğrendiğiniz anlamına gelir...

-Başaramamak sizin aptal olduğunuz anlamına gelmez;
denemek için çok fazla inancınız olduğu anlamına gelir...

-Başaramamak utanmanızı gerektirmez;
çabalamaya niyetli olduğunuz anlamına gelir...

-Başaramamak ona sahip olmadığınız anlamına gelmez;
bir şeyi daha farklı yapmanız gerektiği anlamına gelir...

-Başarısızlık sizin daha aşağı olduğunuz anlamına gelmez;
mükemmel olmadığınız anlamına gelir...

-Başarısızlık hayatınızı boşa harcadığınız anlamına gelmez;
taze yeniden başlamak için bir nedeniniz olduğu anlamına gelir.

-Başarısızlık pes etmeniz gerektiği anlamına gelmez;
daha fazla çabalamanız gerektiği anlamına gelir...

-Başarısızlık hiçbir zaman yapamayacağınız anlamına gelmez;
sadece biraz daha uzun süreceği anlamına gelir...

-Başarıyı hedef alın, mükemmel olmayı değil;
yanlış yapma hakkından vazgeçmeyin, vazgeçerseniz yeni şeyler öğrenme ve gelişme imkânını kaybedersiniz.

Unutmayın: Mükemmeliyetçiliğin arkasında korku yatar;
insan olduğunuzu hatırlayarak korkularınızı göğüsleyin. Daha mutlu ve daha etkili olursunuz...

David M.Burns

İsra

Hepimiz olaylara tahammül etmeye, alışmaya ve suçu içinde bulunduğumuz duruma atmaya meyilliyiz...

“Ah, her şey olması gerektiği gibi olsaydı, farklı olurdum” ya da “Bana fırsat verin, yapmak istediklerimi gerçekleştireyim” veya “Hayatın adaletsizliği altında eziliyorum” deriz...

Rahatsızlıklarımızdan dolayı başkalarını, çevremizi ya da ekonomik şartları suçlarız.

İnsan rahatsızlığa alıştıysa zihni körelmiş demektir...

Tıpkı insanın etrafındaki güzelliğe artık onu fark etmeyecek kadar alışabilmesi gibi...

İnsan kayıtsızlaşır, katılaşır, acımasızlaşır ve zihni gittikçe körelir...

Buna alışmazsak bir uyuşturucu madde alarak, siyasî bir gruba katılarak, bağırarak, yazarak, futbol maçına ya da başka bir eğlence yolu bularak bundan kaçmaya çalışırız.

Şartlanmanızdaki tehlikeyi sâdece zihinsel bir kavram olarak görürseniz, bu konuda hiçbir şey yapmazsınız...

Bir tehlikeyi sâdece bir fikir olarak görmek, fikirle hareket arasında bir çatışma çıkarır ve o çatışma da bütün enerjinizi alır...

Ancak şartlanmayı ve getirdiği tehlikeyi o anda bir uçurumu görür gibi gördüğünüz zaman harekete geçersiniz...

Öyleyse görmek harekete geçmektir.

alıntı

İsra

-İdeal insan iyilik yapmaktan zevk alır. Kendisine iyilik yapılırsa mahcubiyet duyar. İyilik yapmak üstünlük işaretidir...

-Karşılaşacağınız nankörlükten dolayı üzülmemek için hazırlıklı olun. Karşılık beklemeden iyilik yapın.

-Birini gerçekten dinleyin. Kesmeden, hayal kurmadan, vereceğiniz cevabı düşünmeden... Can kulağıyla dinleyin.

-Kucaklamalar, öpücükler, sırt sıvazlamalar ve el tutmalar konusunda cömert olun. Bu ufak hareketler, aileniz ve dostlarınıza olan sevginizi daha açık göstermenizi sağlayabilir.

-Basit bir “Yardımın için teşekkürler” notu, ya da belki bir şiir... Kısa, elle yazılmış bir not bazen ömür boyu hatırlanır.

-Bazen tek istediğimiz yalnız kalmaktır. Bu anlara duyarlı olun ve ihtiyacı olana yalnız kalma hediyesi verin.

-Birine tatlı bir söz söylemek gibisi yoktur. Selâm vermek veya teşekkür etmek o kadar zor mu?...

(Aristo)

İsra

Çok dinle, kuşkulandığın noktaları bir yana bırak ve sakınarak konuş...

O zaman pek az yanlışın olur...

Çok gör ve tehlikeli şeylerden uzaklaş ve davranışlarında çekingen ol...

O zaman pişman olmazsın...

Bir kimse konuşmalarında ve davranışlarında az yanlış yaparsa, bu kimse kazanç yolundadır...

Konfüçyüs