Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Yurdum İnsanı

Başlatan turab, 08 Mayıs 2008, 10:06:16

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

turab

Bunları yapanlar bir tek Türkler midir?;

- Sigarayı çoraba veya kulak arkasına koymak.
- Neredeyse herkese, herseye takma isim bulmak..
- Düğün, lokanta, vb. gibi yerlerde masaları birleştirerek oturmak.
- Otobüs, uçak, hastane, vb. gibi cep telefonu kullanmanın yasak olduğu yerlerde gizli gizli cep telefonu ile konuşmak.
- Yüzsüzce rüşvet istedikten sonra abartıp "Helal et!" demek.
- "Nerelisin?" sorusuna cevap aldıktan sonra otomatikman "içinden mi?" diye sormak.
- Yabancı dil öğrenirken önce küfürleri öğrenmek, yabancılara Türkçe öğretirken önce küfürleri öğretmek.
- Ortaokul ve lisedeki anı - hatıra defterlerine yazarken "bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için..." diye başlamak

-"Geldiniz mi?" veya "Siz mi geldiniz?" gibi gereksiz sorular sormak
-"Kim o?" sorusuna "Ben!" diye cevap vermek
-Telefonu açan kişiye kendini tanıtmadan "Orası neresi?" veya "Sen kimsin?" gibi sorular sormak...
Allahım!Ahirete mani olan dünyadan,ölümün iyiliğine engel olan hayattan ve amelin hayrına mani olan emelden sana sığınırım

duha

Alıntı Yap- Ortaokul ve lisedeki anı - hatıra defterlerine yazarken "bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için..." diye başlamak

her sayfayı bu notu kendi kendime düşelimde yaazanalra zahmet olmasın nasıl olsa yazılıcak sonuçta  :kart :hihi :hihi güzeldii saol  :D
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

müteallim

aslinda haber saatina bu haberi ekledim amma icersinde mizaha dair sözler bulundugu icin buraya eklemeyide ungun buldum,20 Mayıs 2008 21:49
'Kimsenin coşkuyla kutladığı yok'

Vatan yazarı Mutlu Tönbekici isyan etti. Milli bayramlarımız için kullanılan 'Tüm yurtta ve yavru vatan Kıbrıs’ta “coşkuyla” kutladık' başlıklı haberler için bakın neler yazdı? 

Yazı boyutunu büyütmek için               
Yalancılığı bırakın! Kimsenin coşkuyla kutladığı yok

Ah tabii ki tüm yurtta ve yavru vatan Kıbrıs’ta “coşkuyla” kutladık. (Bugünlerde güney komşusuyla haddinden fazla içli dışlı olan ikincisinden emin değilim) Elbette ki yüreğimizin en derinlerine kadar gurur duyduk. Tabii ki unutmayacağız ve unutturmayacağız..

Neyi?

Yaşlılık, anlamsız hareketler ve Atatürk’ü anamama bayramını. Zira ne gençliğin g’si, ne sporun s’si ne de Atatürk’ün a’sını görebildim ben. Karşımda bir “zombi” vardı.

Engin Ardıç dün yazmış: “Böyle kutlamalar faşistlerin ve komünistlerin işidir. Yani Mussolini İtalyası, Hitler Almanyası ve Stalin Rusyası... Biz onlardan aldık. Zaten yapılanlar da spor gösterisi değil ” stadyum ayinleridir “. Elli yıldır okuyoruz, Samsun’da neler olmuş, artık çekici gelmiyor. Hep aynı şeyler.” demiş

Bu yıl küçük bir fark var hocam! Bu yıl öküzler rol çaldı! Elif’in öküzleri! Şu kağnısı “yedip” duran Elif’in.

İnegöl’deki 19 Mayıs gösterileri sırasında temsili olarak Kurtuluş Savaşı canlandırılmak istenmiş ve dekor olarak getirilen öküzler (iki ayaklı “temsilisi” yeterince var halbuki) yüksek sesten ürkünce ortalığı birbirine katmış. Öğrencilerin arasına dalan öküzleri polisler stadyumdan zor bela çıkartmış. Üç öğrenci korkudan baygınlık geçirmiş, hastaneye kaldırılmış. Veliler ayaklanmış, Kaymakamlık soruşturma açmış...

Son seksen yılın en başarılı 19 Mayıs gösteri budur herhalde. Stadyumda öküz faciası! “Temsili” değil gerçek!

***

Gerçek bir spor bayramına, hadi daha sevilen lafla “spor festivaline” dönüşeceğine, giderek absürdleşiyor bu 19 Mayıs zırvalıkları. Stadyuma canlı canlı iki öküzü niye getirirsin? Hayatında öküz denilen hayvana 100 metreden daha çok yaklaşmamız gençlerin arasına niye sokarsın? Bu nasıl bir dibine kadar zorlanmış gerçekçi dekor anlayışıdır?

Fakat esas mesele bu değil. Bu yalancılık, bu sahtekarlık daha ne kadar devam edecek?

Hayır! Kimse “coşku” duymuyor. TRT istediği kadar bangır bangır bağırsın, gazeteler istedikleri kadar bilmem kaç yüz puntoluk manşetler atsın, hayır hiç bir genç bu törenlere çıkmaktan, o aptal kıyafetleri giymekten, öküzlü veya öküzsüz temsili komedilerde oynar gibi yapmaktan, asker gibi yürümekten, yürümediği vakit güneşin altında saatlerce ayakta beklemekten hoşlanmıyor, bundan dolayı “coşamıyor”. (Bunun bir de haftalarca süren provası var!)

Ben de nefret ederdim, şimdi lise 1’de olan yeğenim de nefret ediyor.

20 yıldır değişen hiçbir şey yok! Ama manşete bakıyoruz: Coşkuyla kutladık!

Yok böyle bir şey.

İçinde kutlama hissi olan gençler artık Anıtkabire gitmekten hoşlanıyor. Ellerinde, sırtlarında bayrak sokaklarda yürümekten hoşlanıyor. Başlarına kalpak takıp dolaşmaktan hoşlanıyor. Modernize edilmiş Onuncu Yıl Marşı’yla deli gibi dans etmekten hoşlanıyor. Beğenirsin beğenmezsin ama yaptıkları, yapmak istedikleri bu. Bu kadar basit! Bunun üzerine git, yap kocaman partiler, bak nasıl şahane bir “coşku” olur.

Kimsenin gücü yetmeyecek tabii bu “stadyum ayinlerini” kaldırmaya. Daha doğrusu herkesin gücü yeter de kimse elini taşın altına koymak istemez. Hele de adın dinci, Atatürk karşıtı partiye çıktıysa daha da beter. Kaldırmayı bırak daha da abartırsın! Stadyumdaki öküzler falan Allah bilir bu yüzdendir.

Seneye ne ile karşılaşacağız şiddetle merak ediyorum. Stadyumda bir adet Bandırma Vapuru mesela? Olabilir mi
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

turab

#3
 :)
Allahım!Ahirete mani olan dünyadan,ölümün iyiliğine engel olan hayattan ve amelin hayrına mani olan emelden sana sığınırım

turab

#4
Annemin Maceraları
Shrek'in fragmanlarını gösteren bir televizyon kanalında, el ele tutuşmuş Shrek ve Fiona'yı gören annem, 'Bunlar Süleyman ve Nazmiye Demirel çifti mi?' diye sordu! Seçememiş gözleri o mesafeden.


Alfabe
Ben de bu yıl okula başlayan torunum için kuvvetli bir moral alkışı istiyorum. Daha ikinci gün: 'Örrrtmenim, taa evden buraya tel çizmeye mi geldik, hep yumarlak mı yapcaz, harf felan öretmicen mi?' deme cesaretini gösterdiği için.


Annem!
'Bu taraf bitti.' diye CD'yi arkasına çeviren ve sonra da 'CD çalar çalışmıyor!' diye feryat eden anneme alkış az geliyor!


Modem
Yemek masamın üstünde duran modeme uzun uzun bakan anneanem 'Bu ne?' diye sordu. Ben de kolay anlasın diye 'Hani benim bilgisayarım var ya onunla internete giriyorum. İşte internete girmek için o kutu zorunlu.' diye uzun uzun açıkladım. Anneannem dinledi beni; 'Yani modem bu' dedi ve konu kapandı...


Yaz Okulu
Bir alkış da annesine yaz okulunu kazandığı müjdesini veren üniversite öğrencisine gelsin. Bu yaratıcılığa şapka çıkartılır.


Beyin göçü
Bir kızımız Beşiktaş-Taksim midibüsünde yanındaki arkadaşına dert yanmaktadır. ''Şekerim dördüncü kez girdim ÖSS'ye, ama yine kazanamadım, gidicem sonunda Amerika'ya o olucak. Böyle böyle beyin göçü oluyor işteeaa!'' Sen git, masrafları ben karşılıyorum.


Düz mantık
Eğer bir sokakta yürüyorsanız ve camında ''Bu ev kiralıktır'' yazılı bir evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka evin camında ''Bu da'' yazısını görürseniz bilin ki Trabzon'dasınız.


İngilizce yazılısı
Bir alkış da ingilizce sınavında 'Nice ........' şeklindeki boşluğu 'Nice mutlu yıllara!' şeklinde dolduran, dahi mi aptal mı olduğunu henüz anlayamadığımız öğrencime istiyorum.

Hügo'lar Beşledi
Bir alkış da lisede edebiyat kitabından bir metni tüm sınıfa sesli olarak okurken V. Hugo'ya 'Beşinci Hugo' diyen arkadaşımıza gelsin.


Ne zaman?
Kardeşim karne almıştı. Fakat birçok zayıf notu vardı. Annem, babamla beni kenara çekip uyarıları sıralıyordu; 'Sakın çocuğun moralini bozmayın, sakın kötü bir şey söylemeyin.' Uyarılar özellikle babama yönelikti; 'Hele de sen, sakın çocuğun gururunu kırma.' Babam daha fazla dayanamadı ve sordu; 'Karne için ne zaman özür dileyeceğiz?'


Havale
Bankada gişenin önünde işlemimin yapılmasını bekliyorum. Yanımdaki gişede işlem yaptıran yaşlı teyzeye, işlemini yapan kadın soruyor: 'Parayı kim alacak teyze? Alıcısına ne yazalım?' Teyzem cevap veriyor: 'Bu paranın hayrını görme İnşAllah yazalım.'


Lamba
Dün gece evime giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta geçtim. Ardından yurdum polisine alkışı hak ettiricek anons: 'Bacım o geçtiğin gece lambası değildi, çek sağa.'


Hacim nedir?
Öğretmen bir arkadaşımdan naklen; 5. Sınıfların Fen Bilgisi sınavının 2. sorusu: 'Hacim nedir? Bir örnek vererek açıklayınız.' Öğrencimizden gelen cevap: 'Hacdan gelenlere hacim denir. Örnek: Nasılsın hacim?'


Asabi Polis
Hareketli bir Bağdat Caddesi akşamında, polis abilerimiz rutin olduğu üzere devriye gezmektedir. Işıklarda müşteri bekleyen taksiye yaklaşılır ve; ''Ticari, bekleme yapma, devam et.'' anonsu yapılır. Camdan eliyle '1 saniye' işareti yapan taksiciye, ikinci ve çok manidar anons gelir ardından; ''Ticari, benne pölümüye girme! Devam et dedik!''

Banyonun lambası yanmayınca elektrikler kesik zannedip yarim saat gelmesini bekleyen. Beklerken de canım sıkılmasin diye televizyon seyreden kişiye de alkış
Allahım!Ahirete mani olan dünyadan,ölümün iyiliğine engel olan hayattan ve amelin hayrına mani olan emelden sana sığınırım

demir

hepside çok güzeldi turab kardeşim Allah razı olsun iyi güldüm   :hihi :hihi hele cd çalara öldüm gülmekten  e56))
Çok işte çırak olacağına , bir işte usta ol....