Kişilik ve Uyku İlişkisi

Başlatan Tuğra, 11 Ağustos 2008, 00:28:44

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tuğra


Uyku insanların zaman zaman kaçtıkları, zaman zaman da sığındıkları dünyada ki en tatlı şeylerden biridir. Bir düşünün zaman zaman gözlerinizden süzülen uykuya rağmen uyumamanız gereken zamanları. Bazen de uyumak için onca çaba sarf etmenize rağmen bir türlü uyuyamadığınızı.

Normal uyku süresinin ortalama 7 saat olduğunu hepimiz biliyoruz artık. Ama kişiden kişiye değişen ufak farklar olabilir. Kişiliğimiz ve uyku ihtiyacımız arasında bir bağ olduğunu da bilmekte fayda var sanırım.
Az uyuyanlar fazla uyuyanlara kıyasla daha enerji dolu daha etkin ve daha dışa dönük insanlardır. Kendilerinden ve hayatlarından memnun oldukları gibi dış dünya ile olan iyi iletişimleri nedeniyle dışarıdaki insanlar tarafından da sevilirler. Sosyal insanlardır genellikle.

Burada şunu da unutmayalım bu kadar faal bir insanın uyku ile zaman geçirmesi de kendine göre bir kayıp olarak değerlendirilebilir. Ve bu nedenle sınırlar zorlanarak az uyunmuşta olabilir. Her ne olursa olsun uykuyu azaltmanın yaşamın verimliliğini artırdığı da ortadadır.

Uzun uyuyanlar ise genelde; sıkıntılı gergin, kendileri ve çevre ile sürekli kavga halinde olan, en azından eleştiri oklar ile kendine ve çevreye daha fazla saldıran tiplerdir. Bununla birlikte uzun uyuyanların daha fazla REM uykusu uyudukları ve sanatçı ruhlu oldukları sanatsal yönleri daha iyi olduğu da unutulamamalıdır.

Araştırmalar kısa uyumanın öğrenilebileceğini ortaya koymuştur. Burada daha etkin bir uyumanın öğrenileceğinden bahsetmek lazım. Kaliteli ve dinlendirici bir uyku uzun ve kalitesiz bir uykudan daha faydalı olduğunu hatırınızdan çıkarmayınız.

Ancak bazen uyku ihtiyacımızı genel tıbbi durumumuzdaki bir bozukluk artırabilir. Gribal enfeksiyonlar ve diğer hastalıklar gibi. Bazen de depresyon gibi psikiyatrik rahatsızlıklar nedeniyle uyku ihtiyacı artabilir. Mani de ise azalan uyku ihtiyacı ve aşırı uyarılmışlık hali söz konusudur. Bu durumların dışında genel uyku alışkanlığımız kişiliğimizin bir aynası gibidir.


Kaynak: PSIKOTURK
〰〰〰〰🐠

Fatihan

Uykunun sağlıklı hayat için çok önemli olduğunu belirten uzmanlar, kişinin uyku sorunu yaşayıp yaşamadığını kendisinin de farkına varabileceğini belirtiyor.

Güne dinç başlamak sağlıklı bir uyku uyumaktan geçiyor. Uyku bozuklukları ve uyku üzerine araştırmalarıyla tanınan Prof.Dr. Hakan Kaymak, hayatın üçte birinin uyuyarak geçirildiğini, kaliteli bir uykunun kişinin özel ve iş hayatında verimliliğini yükselttiğini belirtiyor.

Türkiye'de yetişkin bireylerin büyük çoğunluğunun günde 7-8 saat uyuduğu bilgisini veren Kaymak, uyku sorunu yaşayanlarda yorgunluk, halsizlik, konsantrasyon bozukluğu ve hafıza kaybı gibi şikayetler görüldüğünü kaydediyor.

İş hayatındaki stres, hastalık, yaş ve diğer sebeplerin zaman zaman uyku bozukluklarına yol açabileceğini vurgulayan Kaymak, uyku sorununun sürekli hale gelmesi durumunda mutlaka sebeplerinin araştırılması gerektiğinin altını çiziyor.

Uykusuzluğun tedavi edilmediği taktirde günlük aktivite ve sosyal yaşantının bozulmasının yanı sıra çok daha ciddi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunan Kaymak, bugünkü tıbbın bir çok uyku sorununa çare bulduğunu ifade ediyor.

JAPONYA'DA ÖĞLEN UYKUSU UYUYANLARA EK ÜCRET ÖDENİYOR

Günü daha da verimli hale getirmek için öğlen uykusunun da önemli olduğunu, Japonya'da bazı işyerlerinde öğlen uyuyan çalışanlara ek ücret ödendiğini hatırlatan Kaymak, "45 dakika ya da 1 saatlik öğlen uykuları günün daha sonraki bölümünde daha zinde olmamızı, akşam daha geç uyuyabilmemizi, uyku süremizin azaltmasını sağlayabiliyor. Sıcak iklim kuşağında gelenekselleşmiş öğlen uykuları dünyanın bütün bölgelerinde da uygulanabiliyor. Bu konuda en şaşırtıcı uygulama ise Japonya'da dır. Japonya'da bazı işyerlerinde öğlen uyuyanlara ek ücret ödenmekte, böylece öğlen uykuları özendirilmektedir." şeklinde konuştu.

UYKUNUZU TEST EDİN

Kişinin sağlıklı uyku uyuyup uyumadığını kendisinin de test edebileceği bilgisini veren Kaymak, şu ifadelerin bir kaçına evet cevabı verildiği taktirde kişinin uyku sorunu yaşadığını belirtiyor.

- Haftada 2-3 gece uykuya dalmakta güçlük çekiyorum.

- Yatağa girdiğimde bacaklarımda tarif edemediğim bir huzursuzluk hissediyorum.

- Uyuyamayacağım fikri akşam saatlerinden itibaren beni endişelendiriyor.

- Yatakta sürekli bacaklarımı hareket ettirmek zorunda kalıyorum.

- Gece içinde nefes alamama hissi ile uyanıyorum.

- Horlamamın yan odadan duyulacak şekilde şiddetli olduğu söyleniyor.

- Uykuda zaman zaman nefesim durduğu söyleniyor.

- Gece içinde en az bir kez tuvalete gitmek zorunda kalıyorum.

- Geceleri baş, boyun veya göğsümde terleme oluyor.

- Sabahları yorgun ve baş ağrısı ile uyanıyorum.

- Uykululuk sebebiyle eskisi kadar uzun süre araba kullanamıyorum.

- Gün içinde zaman zaman dayanılmaz uykululuk atakları yaşıyorum.

- Çok sık rüya görüyorum.

- Geceleri uykuda bağırarak korku içinde uyandığım söyleniyor.


Kaynak:CHA

devran

Azı da çoğu da zarar!
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Arslan, uykunun bağışıklık sistemini şarj ettiğini belirterek, 8 saatten az uyuyanların bağışıklık sisteminin, 8 saat ve üzerinde uyuyanlara göre daha zayıf olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insanın ömrünün üçte birinin uyuyarak geçtiğini, uykunun ruhsal, zihinsel, bedensel sağlık için oldukça gerekli bir fizyolojik süreç olduğunu söyledi. Uykunun önemli işlevlerinden birinin bağışıklık sistemine yaptığı katkı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Arslan, ABD'deki Carnegie Mellon Üniversitesinde bu yıl başında yapılan araştırmada, 7 saatten az uyuyan deneklerin, 8 ve daha fazla saat uyuyanlara göre 3 kat daha sık enfeksiyona yakalandığını saptadıklarını bildirdi. Prof. Dr. Arslan, uykunun kalitesizliğinin, sık uyanmalar ve uyku latansındaki uzamanın, soğuk algınlığına yakalanma olasılığını 5 kat artırdığının belirlendiğini ifade ederek, ''Bu ilk bilimsel kanıt, hafif bir uyku yetersizliğinin dahi vücudun enfeksiyonlara reaksiyonunu etkileyebileceğini göstermiştir'' dedi.

-AŞI BİLE UYKU OLMADAN SONUÇ VERMİYOR-

Canlılar üzerinde uykunun önemine dikkati çeken Prof. Dr. Arslan, şöyle konuştu:

''Uyku bağışıklık sistemini şarj ediyor. 8 saatten az uyuyanların bağışıklık sistemi, 8 saat ve üzerinde uyuyanlara göre daha zayıf. Örneğin 10 gün uyumayanlarda bağışıklık sistemi zayıfladığı için bağırsaklarda bulunan endojen maddeler kana geçmekte ve enfeksiyon nedeniyle ölümlere neden olmaktadır. Bu da uykunun ne kadar gerekli olduğunu gösteren verilerden bir tanesidir. Grip, hepatit aşısı sonrasında yeterli derecede uyumayan kişilerde kanlarında bu aşılara karşı oluşan antikorların yüzde 50 azaldığı bulguları var. Yani yeterince uyumazsak, aşılansak bile bedenin bağışıklık sistemi yarı yarıya düşmektedir.''

''AZ YA DA UZUN UYUMAK ÖMRÜ KISALTIYOR''-

Uyku esnasında vücudun dinlendiğini, kan akışının yavaşladığını, toksinlerin azaldığını kaydeden Prof. Dr. Arslan, İsviçreli bilim adamlarının yaptığı araştırmalarda az ya da çok uyumanın insan ömrünü kısalttığını tespit ettiklerini bildirdi.

Prof. Dr. Arslan şöyle devam etti:

''İnsanlar ortalama 8 saat uyumalı. Dikkat edilirse geceleri uyuyamayan kişilerin hastalığa yakalanma riskinin daha yüksek olduğu görülebilir. Gece çok geç yatmak sağlığımız için oldukça zararlı. Uzun uyku da kısa uyku da insanın ömrünü kısaltıyor. Günde 5 saat uyuyanların da 8 saatten fazla uyuyanların da ömrü daha kısa oluyor. Bu İsviçreli bilim adamlarının yaptığı araştırmaların sonucudur.

Uyku tekdüze bir süreç değil. Bir derin uyku, bir yüzeysel uyku var. Derin uyku, bağışıklık sistemini destekleyen hormonların salgılandığı 23.00 ile 03.00 arasındaki uykudur. Bu arada alınan uyku, vücudun en çok ihtiyaç duyduğu uykudur. Ben saat 04.00'te yatayım 8 saat uyuyayım demek bu süreçteki uyuma kadar etkili değildir. Yüzeysel olarak 6 saat uyumaktansa 3 saat bile derin uyunsa bu daha faydalıdır.''

alıntı habertürk
Gün Olur devran döner.

Tuğra

Alıntı Yap8 saatten az uyuyanların bağışıklık sisteminin, 8 saat ve üzerinde uyuyanlara göre daha zayıf olduğunu söyledi.

Alıntı Yap, ''Bu ilk bilimsel kanıt, hafif bir uyku yetersizliğinin dahi vücudun enfeksiyonlara reaksiyonunu etkileyebileceğini göstermiştir'' dedi.

Bunlara inanmıyorum açıkçası,doğru olsaydı büyük zatlar az uyumayı tavsiye etmezdi.
〰〰〰〰🐠

Fatihan

Evet.

Uyku bir kantar
Uyudukça artar
6 Saat yeter
Yeter de artar......

ENE 67

Uykusuzluk, hafızanızdan bağışıklık sisteminize, kalp ve metabolizmanıza kadar her şeyi etkileyerek tiroid ve stres hormonu seviyenizi değiştirebilir. Hatta uykusuzluk sizi öldürebilir. Çünkü, arabanızla yolda giderken uyuklarsanız kaza yapabilirsiniz. (Her yıl tahminen 71 bin kişi direksiyon başında uyukladığı için yaralanıyor.) Günlük işlerinizi yerine getirmek ve sağlınız için en az günde 7 saat kesintisiz uyumanız gerekiyor.

Readers and Digest dergisinde yer alan habere göre, işte size derin bir uyku çekmenizi sağlayacak tavsiyeler:

1. Uykuya geçiş rutini oluşturun: Bunu her gece yatağa gitmeden önce yapın. Kedinizi dışarı çıkarın, ışıkları kapatın, ısıtıcıyı kapatın, yüzünüzü yıkayın, dişlerinizi fırçalayın. Bu ve buna benzer davranışlar sizi uykuya hazırlayacaktır.

2. Vücut siklusunuzu hesaplayın: Bazı uzmanlar uykunun sikluslarla geldiğine inanıyor. Vücut saatinizde bu ritmlerin farkına varırsanız, bunları avantaja çevirmek için kullanın. Uykunuz geldiğinde hemen yatağa gidin. Aksi takdirde, tekrar uykuya hazırlanmanız uzun bir zaman sürebilir.

3. Yeni yıkanmış yastık ve çarşaflar kullanın: Bu durum gevşemenize ve sakinleşmenize yardımcı olacaktır. Ya da oda parfümünüzü lavantalı seçin ve yatağa yatmadan önce yatağınızın üzerine sıkın.

4. Saati yatağınızın altında ya da göremiyeceğiniz bir yerde saklayın: Saatinizin ışığının sizi rahatsız etmemesi için ve gecenin bir yarısı uyandığınızda ya da uyku sorununuz olduğunda saatin ne kadar geç olduğunu görüp öfkelenmemeniz için saatinizi göreceğiniz bir yere koymayın.

5. Yastığınızı kabartın: Eğer devamlı olarak yastığınızı yumrukluyorsanız yastığınız incelecektir. Alçak yastık da uykunuzu kaçırabilir. Gardrobunuzdan yeni bir yastık alın, mis kokulu yastığınızda tekrar uykuya dalmayı deneyin.

6. Doğru yastığı seçin: İdeal olan yastık yumuşak olmalı, ancak çok yüksek olmamalı, boynunuzu desteklemeli, alerji yapmamalı ve yıkanabilir olmalı. Yastığın boynunuzu desteklemesi uyku kalitenizi yakından ilgilendiriyor ve boyun ağrınızı azaltıyor.

7. Pencerelerinize kalın perdeler takın: Hatta sokak lambalarından gelen çevre aydınlatması, dolunay ya da komşunuzun evinin ışığı uykusuz kalmamak için ihtiyacınız olan uykuyu engelleyebilir.

8. Yatak odanızı temizleyin ve yatıştırıcı adaçayı yeşiline boyayın: Ya da diğer yatıştırıcı renklere boyayın. Bu renkler, insana uykuyu hatırlatıyor, yatağınızda kitap okurken ya da uyumaya hazırlanırken sizi rahatlatıyor.

9. Yatağınızı dış duvarlardan uzağa taşıyın: Bu dışarıdan gelen gürültülerin biraz azalmasını sağlar. Eğer gürültü sizi halen rahatsız ediyorsa, vantilatörünüzü açmayı deneyin.

10. Kış aylarında ayaklarınızın arasına sıcak su şişesi koyun ya da kalın çorap giyin: Sıcak olmak vücudunuzun iç sıcaklığının uyku için en üst seviyede olmasına yardımcı olur. Aslında iç sıcaklığınız düştüğünde daha rahat uyursunuz. Ayaklarınızı ısıtarak, bacaklarınıza doğru olan kan akışını garantilersiniz ve vücudunuz serinler.

11. Uyumadan önce 600 mg kalsiyum ve 300 mg magnezyum alın: Magnezyum kemikleriniz için mineral kaynağı olmasının yanında doğal bir yatıştırıcıdır. İlaveten, kalsiyum kas hareketlerini düzenlemeye yardımcı olur. Magnezyum ayrıca bacak kramplarını önlemeye yardımcı olur.

12. Yatmadan önce bir avuç ceviz yada 1 tane muz yiyin: Ceviz iyi bir triptofan kaynağıdır. Bu aminoasit uykusuzluğa iyi gelir. Muz da triptofanın yanında uyku hormonu olan melatonin kaynağıdır. Gelenekselleşmiş olan bir bardak ılık süt de iyi bir triptofan kaynağıdır.

13. Yatmadan sadece su için: Bir araştırma, katılımcıların 1 fincan meyve suyu içtikten 20-30 dakika sonra uykuya dalabildiklerini gösterdi. Çünkü, meyve suyunun içinde yüksek oranda şeker bulunuyor.

14. Asit önleyici ilaçları akşam yemeğinden sonra alın, yatmadan içmeyin: Bu ilaçlar uykunuzu engelleyen aluminyum içeriyor.

15. Uykuya dalarken teypten kitap dinleyin: Yatmadan önceki hikayeler çocukluğunuzda sizi sakinleştirirdi. Teypteki yatıştırıcı kitap büyükler için de aynı etkiyi verebilir. Şiir ya da biyografileri dinleyin, korku romanlarından uzak durun.

16. Bir fincan suda 3-4 büyük salata yaprağını 15 dakika kaynatın: Bunu ateşten alın, 2 dal nane ekleyin ve yatmadan önce için. Salata yaprakları insanı uyumaya yönlendiren laktukarim isimli bir madde içeriyor.

17. Masaj yapın: Parmak uçlarınızı gözlerinizin çevresinde dairesel şekilde yavaşca hareket ettirin. 1 dakika sonra ağzınıza doğru hareket ettirin, sonra boynunuza ve başınızın arkasına aynı hareketi uygulayın. Gevşeyip uyumaya hazır hale gelene kadar devam edin.

18. Kaslarınızı rahatlatmak için okaliptus kullanın: Bu güçlü kokulu bitki bizi yatıştırıyor ve gevşememizi sağlıyor.

19. Yatağa yattıktan sonra günlüğünüz için 10 dakika ayırın: Gün içinde yaşadığınız olayları, hissettiğiniz duyguları aktarın. Bu uykunuzu gün içinde yaşadıklarını hatırlayıp durmanızı önler, böylece daha çabuk uykuya dalarsınız.

20. Yatağınızın yanında küçük bir defter, lamba ve kalem bulundurun: Gece yarısı kalkarsanız ve aklınıza birşeyler gelirse, hemen bunları bu deftere not edin, çünkü tekrar uykuya daldıktan sonra bu düşünceler uçup gidiyor. (zaman)

SIKINTI VE HUZURSUZLUK MUTLAKA BIR GÜNAHIN CEZASI,HUZUR ISE BIR IBADETIN KARSILIGIDIR
HZ.Mevlana