Sabun Nasıl Temizler?

Başlatan Tuğra, 05 Ekim 2008, 23:40:13

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tuğra


Aslında sabun bir antiseptik, yani mikrop öldürücü değildir. Normal bir deri üzerinde, ölü deri hücreleri, kurumuş ter, çeşitli bakteriler, yağlı ifrazatlar ve toz vardır. Sabunun özelliği, mekanik olarak derimizin üzerinden bunların alınmasını sağlamasıdır. Suyu ve yağı (ne yağı olursa olsun) aynı kaba koyarsanız birbirlerine hiç karışmazlar aksine su ve yağ molekülleri arasında birbirlerini iten bir güç vardır. Elimizi sadece su ile yıkadığımızda, derimizin üzerindeki yağ tabakası, suyun derimize temasına mani olur, onu dağıtır ve tam anlamı ile temizlik sağlanamaz. İşte burada sabun devreye girer ve aracılık rolünü üstlenir.

Sabunun bilinen tarihi 2000 yıldan da öncesine uzanır. Hatta Anadolu da 4000 yıl evvel Hititlerin yaktıkları bitkilerin külleri ile ellerini temizledikleri bilinmektedir. Sabun, tarihinin her döneminde ucuz ve kolay bulunabilen malzemelerden yapılmıştır. Romalılar sabun yapabilmek için, kireç taşını ısıtarak kireç elde etmiş, bu ıslak kireci sıcak ağaç külleri üzerine püskürtüp sonra da karıştırmışlardır. Oluşan gri çamuru sıcak su dolu bir kazana dökerek keçi yağı ile saatlerce karıştırarak kaynatmışlardır. Kirli kahverengi kalın bir tabaka oluşunca, soğumaya bırakmışlardır. Soğuma sonucu sertleşen tabakayı parçalara bölerek sabun olarak kullanmışlardır.

Her sabun kireç gibi bir alkali madde ile bir çeşit yağın karışımıdır. Günümüzde alkali olarak kireç yerine genellikle kostik soda (NaOH) kullanılıyor. Keçi yağı yerine de, sığır ve koyun yağlarından elde edilen don yağları, hurma, pamuk çekirdeği ve zeytinden elde edilen yağlar kullanılıyor.

Alkali ve yağdan meydana gelen sabun da anne ve babasının özelliklerini taşır. Yani bir taraftan yağı severken diğer taraftan suyu sever. Sabun moleküllerinin bir ucu yağı, diğer ucu da bir alkali olan suyu çeker. Ellerimizi ovuşturduğumuzda yağ ve kirler, dolayısıyla içindeki bakteriler parçalanır. Sabun molekülleri bu yağlı kirleri sararlar suyla birleştirirler ve artık çözünemez hale getirirler. Musluktan akan su ile de uzaklaşır giderler. Ellerin kurulanması ile de bakterilerin çok sevdiği nemli ortam ortadan kalkmış olur.

Günümüzün modern marketlerinde ise sabunun, bazı katkı maddeleri, boyalar, parfümler, deodorantlar, bakteri giderici maddeler, kremler, losyonlar ve reklamlarda söylenilen diğer maddeler eklenmiş hali ile karşılaşıyoruz. Şampuan, diş macunu, tıraş kremi ve kozmetikler, sabunun sodyumun değişik bileşikleri ile yapılmış diğer adlarıdır. Eğer kostik soda yerine potasyum kullanılırsa, daha yumuşak olan sıvı sabun elde edilir.

hekimce
〰〰〰〰🐠

İsra

Bugünlerde herşeyin antibakteriyal olmasını istiyoruz. Marketlerin raflarındaki sıvı sabunların yaklaşık yüzde 75'inin etiketinde antibakteriyal olduğu yazıyor ve biz de sürekli temizlik cephanemize yeni antibakteriyal ürünler ekliyoruz.

Peki antibakteriyal sabunlar ellerimizi daha mı temiz yapıyor?

Howstuffworks isimli internet sitesinde yer alan habere göre, bazı uzmanlar, bunun böyle olmadığını söylüyor. Öncelikle, sabunun kimya aşamasında nasıl çalıştığına bir göz atmak gerektiğini söyleyen uzmanlar, sabun yapmak için, asit ve bazı birleştirmemiz gerektiğini belirtiyor. Kullanılan asit, yağ asitleri ile trigliseridlerden oluşurken baz ise sodyum hidroksittir. Karışım yağ asitlerinin trigliseridlerden ayrılıp hidroksit iyonlarıyla kaynaşmasına neden oluyor ve böylece sabun adını verdiğimiz tuz oluşuyor. Sabunun iki temel fonksiyonu var:

- Suyun yüzey gerilimini azaltmak,

- Kir, yağ ya da bakterileri engellemek.

Çünkü, sabun molekülünün bir parçası (hidrofolik) suyu çeker ve diğer parçası (hidrofobik) ise su geçirmezdir. Hidrofolik parça, hidrofobik asitlerin diğer hidrofobik maddelerle temas etmesine izin veriyor. Kirler sabunun yağ asitlerine yapıştığında, su damlacıkları içinde kapsülle çevriliyor. Bu sayede, kir, yağ ve bakteriler kolayca yıkanıp uzaklaştırılıyor. Bu nedenle, sıradan sabunlar da bakterilerden kurtulmanızı sağlar.

Peki antibakteriyal sabunlar, daha fazla mı temizler?

Muhtemelen böyle olduğunu söyleyen uzmanlar, antibakteriyal modasında gözönünde bulundurmanız gereken birkaç temel nokta bulunduğunu ifade ediyorlar:

Antibakteriyal sabun bileşenlerinin (genellikle triklosan ya da triklokarbon) işe yaraması için yüzeyde yaklaşık 2 dakika kalması gerekiyor. Ancak, birçok insan bu kadar sabırlı olmadığı için, sabunun içindeki antibakteriyal içerik görevini yerine getirmeden önce insanlar tarafından durulanarak uzaklaştırılıyor.

Birçok yaygın hastalık virüslerden kaynaklanıyor ve bunlar antibakteriyal ürünlerle önlemez. Amerikan Hastalık Kontrolü ve Önleme Merkezi'ne göre, antibakteriyal sabunlar gerekli değil, fakat ellerinizi sıradan sabunla ve ılık suyla iyice yıkamak enfeksiyonlardan korunmanın en etkili yollarından biridir.

zaman

Günbatımı

"Antibakteriyal" sözü etkiliyor, fakat diğer sabunlardan farksızmış demek...

Teşekkürler İsra kardeşim...
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

İsra




Çok değil daha 7-8 yıl öncesine kadar kalıp sabunlar kullanıyorduk. Sonra birdenbire sıvı sabunlar hayatımıza girdi ve vazgeçilmezimiz oldu.

Vücudumuzu, çamaşırlarımızı yıkadığımız beyaz sabunlar, yerini sıvı sabunlara, duş jellerine bıraktı. Nedeni ise kalıp sabunların hijyenik olmadığı yönündeki yaygın görüşlerdi. Tam katı sabunların ömrü tükendi denilirken, üreticiler farklı yolları denemeye başladı. Bitki özlü rengârenk sabunlar çıktı ortaya. Özellikle alışveriş merkezlerinde bu sabunların bulunduğu stantlar açıldı.

Bitkisel sabun üreten firmalardan More Than Soap'ın satış temsilcisi Kerim Aldemir, en çok saç dökülmesine, sivilceye, siyah noktalara, egzamaya, ayak mantarına iyi gelen ya da hoş kokulu, rahatlatıcı sabunların ilgi gördüğünü söylüyor. İnsanlar, saç çıkaran sabun bulma ümidiyle geliyorlarmış Profilo Alışveriş Merkezi'ndeki standa. Merak edilen soruların başında bu sabunlarda kimyasal madde olup olmadığı ve mantar bulaştırıp bulaştırmayacağı.

Kimyagerler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Levent Kahraman, "Sıvı sabunlarda dışarıdan bir madde ile temas etmediği için bakteri oluşması zordur. Katı sabunda mikroorganizma üremesi daha zor olmasına rağmen; bakterilerle temas etme ihtimali yüksektir. Temiz bir ortamda muhafaza edilirse ve eller yıkandıktan sonra sabun da yıkanırsa sorun olmaz. Ama toplu kullanım alanlarında sıvı sabunu tavsiye ederim." diyor. Kahraman, "Normal sabunlar hayvansal yağ kullanılarak yapılır. Bitkisel sabunlar, bitki yağlarından elde edildiği için daha sağlıklıdır." diyor. Levent Kahraman, üreticilerin iddia ettiği gibi bu sabunların organik olup olmadığı konusunda endişelerini şöyle anlatıyor: "Bir ürünün organik sertifikası olabilmesi için, içinde bulunan tüm bitkilerin tarlalarda bile denetimlerinin yapılabilmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra organik sabunda kimyasal madde olmaması lazım. Bu da çok büyük maaliyet demek. Oysaki bahsedilen ürünlere katılan bitkiler organik bile olsa, işlenme aşamasında bu özelliğini kaybediyor."

Hangi sabun neye iyi geliyor?

Maydonoz, ısırgan, zeytinyağı, defne: Saç dökülmesine iyi geliyor, saçlara canlılık ve parlaklık kazandırıyor.

Biberiye: Cildin yağ dengesini ayarlıyor, yağlanmayı azaltırken kurumaya sebep olmuyor.

Meyan kökü, pelesenk: Sivilcelere ve selülite iyi geliyor.

Lavanta, sedir ağacı, titree (tropik bir bitki+), kadife çiçeği: İltihap ve enfeksiyonu azaltarak akneleri giderir.

Limon mersini ağacı: Pullanan, kuruyan, lekeli, egzamalı ciltler için öneriliyor.

Gül yağı: Kas ve adele ağrılarına iyi geliyor, vücutta hoş koku bırakıyor ve gün boyu güzel kokmanızı sağlıyor.

Okaliptus, haşhaş, ponza: Siyah noktaların azalmasına yardımcı oluyor.

Papatya: Cildi beyazlaştırıcı özelliği var ve deri kesikleri ve sıyrıklar üzerinde ağrı hafifletici etki oluşturuyor.

Mango, karite: Kir, leke ve makyaj temizlemek için kullanılıyor.

Kitre, deniz yosunu: Selülit problemi ve cilt lekeleri olanlar için ideal.

zaman

Tuğra

#4


Kimyasal katkı içermeyen, iki bin derecede kaynatıldıktan sonra tahta kalıplarda iple şekil verilen organik sabunların, çok sayıda rahatsızlığa iyi geldiği belirtiliyor.

Acı badem, ada çayı, ballı incir tozlu, çilek, defne, gül yaprağı, kivi, hamam, havuç, karanfil, katran, kekik, kayısı gibi 44 çeşidi bulunan yüzde 100 organik sabunlara özellikle kadınlar ilgi gösteriyor.

Konya'da organik sabunların satışını yapan firmanın sahibi Ayşe Aktepe, maddelerin kendi özlerinden, yoğun bir emekle üretilen organik sabunların hiçbir kimyasal madde içermediğini söyledi.

Organik sabunların TSE belgeli ve Sağlık Bakanlığından onaylı olduğunu ifade eden Aktepe, Çeşme Alaçatı'da üretilen ve her bitkinin kendi özünden yapılan organik sabunların iki bin derecede kaynatıldığını belirtti.

Aktepe, tahta kalıplarda iple şekil verilen sabunların bir çoğunun içinde, doğallığın bir göstergesi olarak, üretildiği bitkiden kalıntıların bulunduğunu kaydetti.

Sabun kültürümüzün yüzyıllar öncesine dayandığını anlatan Aktepe, adedi 5 liraya satılan organik sabunlara kadınların daha fazla ilgi gösterdiğini, kadınların bu ilgisinin organik sabun çeşitlerini de her geçen gün artırdığını söyledi.

-EN ÇOK TERCİH EDİLEN: ''BALLI İNCİR TOZU''-

Organik sabunlar içinde en fazla ''Ballı İncir Tozu''nun tercih edildiğini, bir çok ünlünün bu sabundan sipariş verdiğini ifade eden Aktepe, 44 çeşidi bulunan organik sabunların, cilt sorunlarının yanı sıra, selülit, varis, kaşıntı, sivilce, egzama, mantar, saç dökülmesi ve romatizma gibi rahatsızlığa iyi geldiğini söyledi.

Yüzde 100 organik sabunların bazıları şöyle:

Acı badem sabunu:

Acı badem yağıyla üretilen sabun bakım gerektiren ciltler için tavsiye ediliyor, özellikle yüz temizlinde kullanılıyor.

Ada çayı sabunu:

Hücre yenilenmesinde etkin olduğu belirtilen ada çayı sabunu, antiseptik, anti selülit, anti bakteriyel özelliğe sahip.... Cildi sıkılaştırıcıyla bilenen bu sabunun mantar hastalıklarına da iyi geldiği ifade ediliyor.

Alaçatı papatya sabunu:

İltihap giderici mantara ve egzamaya karşı etkili özelliğiyle satılan papatya sabunu, selülit tedavisinde kullanılır.

Ardıç katran:

Anadolu'da yüzyıllardır kullanılan bu sabunun egzama, kaşıntı, sivilce, kepek ve saç dökülmelerine karşı etkili olduğu vurgulanıyor.

Ballı zincir tozlu sabunu:

Cilt gözeneklerini temizleyerek genç ve canlı bir görünüm kattığı belirtilen bu sabunun ise içerdiği E vitamini ve gliserin ile cildi beslediği, canlandırdığı ve nemlendirdiği ifade ediliyor.

Gül yaprağı sabunu:

Her türlü cilt sorununa iyi gelmesinin yanında, çok etkili bir onarıcıdır. Cilde canlılık kazandırır ve gerginleştirir. Alerji, egzama ve açık yaralara iyi gelir. Makyaj temizler, ciltteki doğum lekelerini giderir.

Katran sabunu:

Mantar hastalıklarında cilt kaşıntılarında sedef ve egzamada varis ve ağrılarında uyuz ve benzeri cilt sorunlarında kullanılır. Egzama, kaşıntı ve sivilce ,kepeğe, dökülmelere karşı etkili olan bir sabun türüdür.

Çeşitli cilt sorunlarının çözümü ve iyi bir cilt için tavsiye edilen diğer ürünler ise Bıddım, Çilek, Defne, Havuç, Kayısı, Kivi, Okaliptüs ve Yılan yağlı sabunu olarak sıralanıyor.

iyilikgüzellik
〰〰〰〰🐠