Gününü evde geçiren biri ne ameller işleyebilir?

Başlatan fuducuk, 16 Kasım 2008, 20:31:26

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

fuducuk

Selâmün Aleyküm kardeşlerim.

2 ay kadardır evden çalışıyorum, dışarıdan bağladığım işleri yapıyorum. Çok nadir dışarı çıkıyorum, ihtiyaç olduğunda. Dolayısıyla insan yüzü de pek görmüyorum ailemden başka. Dinimizin emri sâlih ameller işlemek, fakat ben evde yaşayan biri olarak neler yapabilirim örnek verebilir misiniz? İbadetlerden başka neler yapılabilir, bunlardan bahsederseniz sevinirim.

Teşekkürler...

Yanarkalp

Esselamün Aleyküm fuducuk-Kardesim,

En basidi: Internet baglantin oldugu icin Bilgisayarindan bu Boarddaki Sorulara cevap vermeye calismak, bence iyi Ameller yerine girer! :-)

Kolay gelsin

Tuğra

#2
Az da olsa, devamlı yapılan amel kıymetlidir. (Müslim)

Farz ibadetlerden sonra nafile namazlar daha vardır ki, bunlara Tatavvu (Nafile) namazı denir. Bunlar müstahab ve mendub namazlardır. Bunlar, Yüce Allah'a manevî yönden yakınlığa sebeb olurlar. Her birini kendine has birtakım fazilet ve sevabları vardır. Nafile namazların başlıcaları şunlardır:

1) Tahiyyetü'l-Mescid:

Bu, bir müstahab namazdır. Şöyle ki: Bir mescide sadece ziyaret için veya öğretmek ve öğrenmek gibi bir maksad için giren kimse, orada nafile olarak iki rekât namaz kılar. Bir mescide bir günde birkaç defa bu şekilde girilse, bir defasında böyle namaz kılınması yeterlidir. Bununla, Allah'a ibadet edilen bir yere gereken saygı yerine getirilmiş olur.

Tahiyyetü'l-Mescid, bir mescid veya camiye girilince, daha oturmadan kılınmalıdır. Faziletli olan budur. Oturulduktan sonra da kılınabilir. Bir mescide girip de, meşguliyetinden veya vaktin keraheti gibi bir sebebden dolayı Tahiyyatü'l-Mescid namazını kılamayacak olan bir müslümanın: "Sübhanellahi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illAllahu vAllahu ekber" demesi de müstahab görülmüştür.

Bir mescide, herhangi bir namazı kılmak için veya farzı kılmak ve imama uymak niyeti ile girmek de, Tahiyyetü'l-Mescid yerine geçer.

2) Abdest veya gusülden sonra namaz: Şöyle ki:

Abdest veya gusül alındıktan sonra vakit varsa, daha yaşlık kuruyacak kadar bir zaman geçmeden iki rekât namaz kılınması mendubdur. Bu, abdest veya gusül nimetine kavuşmanın bir şükür ifadesidir. Böyle bir temizliğe kavuşmak için manen temiz bir inanca, maddeten de temiz bir suya sahib olmak, hem de özürlerden beri bulunmak ve beden sağlığına kavuşmuş olmak lâzımdır. Artık bu şartları toplayan bir insanın Yaratıcısına şükür için iki rekât namaz kılması pek güzel olmaz mı?

Bununla beraber abdest veya gusül arkasından herhangi bir farz veya sünnet namazın kılınması ile de bu şükran görevi yapılmış olur.

3) Duhâ (Kuşluk) Namazı: Şöyle ki:

Güneş doğup bir mikdar yükseldikten sonra, istiva zamanına kadar iki, dört, sekiz veya on iki rekât namaz kılınır ki, bu mendubdur. Bu, Peygamber Efendimizin mübarek işi ile sabittir. Bunun sekiz rekât kılınması daha faziletlidir. Bunun en iyi vakti, gündüzün dörtte biri geçtikten sonradır.

4) Teheccüd Namazı:

Yatsı namazından sonra daha uyumadan veya bir mikdar uyuduktan sonra kılınacak nafile namaza Salât-ı Leyl (Gece Namazı) denir. Bunun sevabı pek çoktur. Bir mikdar uyuduktan sonra kalkılıp kılınırsa, "Teheccüd" adını alır. Peygamber Efendimiz teheccüd namazına devam ederlerdi. Bu gece namazı iki rekâttan sekiz rekâta kadardır. Her iki rekâtta bir selâm verilmesi daha faziletlidir.
Bir hadîs-i şerîfde: "Her kim geceleyin uyanır, hanımını da uyandırır, iki rekât namaz kılarlarsa, Yüce Allah'ı çok zikreden erkekler ile kadınlardan yazılırlar" buyurulmuştur.

Yüce Allah'ı çok zikreden erkekler ile kadınlara, Yüce Allah'ın büyük bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamış olduğu şu âyet-i kerîme ile müjdelenmektedir: "Allah'ı çok zikreden erkekler ve kadınlar için Allah büyük bir mağfiret ve mükâfat hazırlamıştır." (Ahzab, 35)

Bir kimse adet haline getirdiği bir teheccüd namazını özür olmaksızın terk etmemelidir. "Allah yanında amellerin en sevimlisi, az bile olsa, devamlı olanıdır."

Sabah uyanır uyanmaz ilk iş abdest alıp duha namazı kılanlar,güne Allah'ü tealaya yönelerek başladıkları iiçin biiznillah bütün işleri verimli ve bereketli olur.Aynı şekilde günde birkaç sayfa Kur-an-ı Kerim okumak haneye bereket getirdiği gibi okuyan kişiye huzur ve ferahlık verir.
〰〰〰〰🐠

Ay Iıığı

Günlük tesbih çekmeye devam edilebilir. Hergün;

100 istiğfar
100 salavatı şerif
100 ihlası şerif

İle başladıktan sonra liste uzatılabilir. Devamında faide olan dualar başlığınıda okuyabilirsiniz.

fuducuk

Çok teşekkür ederim kardeşlerim, Allah razı olsun.

Bir de komşuluğa çok önem veriliyor dinimizde. Fakat ben komşuları tanımam etmem. Annem tanır. Yani benim muhatap olacağım bir ortam ya da durum da yok. Bu halde ben nasıl davranmalıyım, durup dururken kapılarını çalıp bir eksiğiniz var mı filan demek olmaz herhalde? Komşuluk hakları konusunda üzerimde hak kalmaması için nasıl davranmam gerektiğinden bahseder misiniz? 5 katlı bir apartmanda oturuyorum.

Tuğra

#5
Ev içinde ,komşular ile iyi ilişkileri olanlar varsa (anne yada baba),çocuklarının komşulara karşı yükümlülüğü aynı derecede oluyormu acaba??

mesela biryerde şöyle geçiyor ;

Komşuya emr-i maruf yapmamak önemli bir kul hakkıdır. Mesela, alkollü içkilerin, açık gezmenin haram olduğunu, güler yüz ve tatlı dil ile komşularına anlatmalı. Komşularının günah işlediklerini görüp de, bana ne diyerek evine çekilen, uygun bir şekilde onlara nasihat etmeyen ve kendileri ile görüşmeyen, onların Cehennemden kurtulması için yardım etmeyen mesul olacaktır. Komşuları böyle bir kimseyi, kıyamette Allahü teâlâya şikayet edeceklerdir.

yıne aynı yerde bir kişi şöyle şikayette bulunmuş;

Bizimle aynı varlıkta komşu bir hanım var. Evimizde un, şeker, yağ gibi gıda maddesi veya herhangi bir kitap, bir alet görse, ödünç olarak, ariyet olarak ister. Getirme huyu da yoktur. Hani maddi durumları kötü olsa, varsın getirmesin diyeyim. Bizden aşağı tarafları yok. Beyim, "Ne isterse istesin hiçbir şey vermemeli!" diyor. Komşu hakkından korkuyorum. Vermesem günah olur mu? Komşumun her gördüğünü istemesi ve aldığını getirmemesi günah değil midir? Bu komşu, sadece bizden değil, başkalarından da böyle şeyler istiyormuş

sanıyorum şimdiki komşuluk anlayışıda değişti,gördüğüm kadarıyla insanlar en çok başkalarının hayatlarını merak ediyor.Çok rahatsız edici bir durum.
〰〰〰〰🐠

müteallim

kalben murakabaya devam et ibadetlerin en faziletlisidir tesbihide  unutma
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Budak

Allah sizlerden razıolsun inşAllah benimde çok merak ettiğim konulardı sayenizde öğrendim.Allah salih kullarından eylesin inşAllah.

fuducuk

Cevaplar için teşekkürler arkadaşlar.

Alıntı yapılan: Budak - 17 Aralık 2008, 16:09:03
Allah sizlerden razıolsun inşAllah benimde çok merak ettiğim konulardı sayenizde öğrendim.Allah salih kullarından eylesin inşAllah.

Amin kardeşim, hepimizi...

Günbatımı

Alıntı yapılan: Tuğra - 17 Kasım 2008, 00:52:45
Abdest veya gusül alındıktan sonra vakit varsa, daha yaşlık kuruyacak kadar bir zaman geçmeden iki rekât namaz kılınması mendubdur. Bu, abdest veya gusül nimetine kavuşmanın bir şükür ifadesidir. Böyle bir temizliğe kavuşmak için manen temiz bir inanca, maddeten de temiz bir suya sahib olmak, hem de özürlerden beri bulunmak ve beden sağlığına kavuşmuş olmak lâzımdır. Artık bu şartları toplayan bir insanın Yaratıcısına şükür için iki rekât namaz kılması pek güzel olmaz mı?

Gusülden sonra iki rekat namaz kılmanın sevap olduğunu biliyordum, fakat nedenlerini bilmiyordum. Allah razı olsun...
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana