Çocuğumuzdan Önce Kendimizimi Yetiştirsek...?

Başlatan Lika, 14 Nisan 2009, 23:23:25

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Lika

Sevgili anne ve babalar; çocuklar çabuk büyüyor... Çocuklar büyüdükçe dertleri de büyüyor. Ve anne babanın şikayetleri başlıyor.

   
Şikayetler başlıyor, çünkü hızlı bir şekilde kontrolümüzden çıkıp değişikliklerini görüyoruz. Çocuklarımız, bizim gençliğimizde var olmayan bir yaşama biçiminin etkilerine giriyorlar. İstemediğimiz alışkanlıkları ediniyorlar. Yanlış arkadaşlıklar kuruyorlar.

Uyarıları, ricaları dikkate almıyorlar. Anne baba olarak bizi dinlemiyorlar. Tavırları zaman zaman saygısızlığa varıyor. Zaman zaman saldırganlaşıyorlar.
Biliyoruz ki; dünya imtihan dünyası. Bazılarımız servetle, şöhretle imtihan olurken, bazılarımız da çocuklarımızla imtihan oluyoruz.

Türkiye’de çocuk yetiştirmek zor zenaat. Annelik zor, babalık zor. Bir yerlerde yapılan küçük bir hatanın faturası çok ağır olabiliyor. Yine de işin hemen hemen bütün yükü ailelere, özellikle de anne babalara düşüyor. Anne baba olarak bu kutsal yükü kaldırmak zorundayız. Çünkü söz konusu olan hem onların, hem de bizim geleceğimiz.
Çocuğunuza belli yaşlarda namaz kılmayı, Kuran okumayı öğretebilirsiniz. Namaz sureleri ile birlikte bir sürü de ilahi, ayet, hadis ezberletebilirsiniz. Ama onlara büyükleri saymayı, küçükleri sevmeyi öğretemezseniz, milli ve manevi değerleri veremezsiniz, tarihiyle bütünleştiremezseniz, imandaki huzurun yanı sıra, inanmanın mantığını kavratamazsanız, çocuk, belli yaşlarda yalpalamaktan kurtulamayacaktır.

Bu da çocuğun geleceği açısından önemli bir tehdit oluşturur. Çünkü o takdirde çocuk, sokağın, televizyonun, gazetenin, envay çeşit müstehcen yayınların, sorumsuz politikacıların ve ‘sanatçı’denilen kimselerin etkisine girer. (Gerçek sanatçıları tenzih ederiz) Hem kıbleden, hem aileden kopar, yozlaşır, tükenir...

Çocuğunuza kendi yaşantınızla örnek olamazsanız, milli-manevi değer ölçülerini veremezseniz, batılılaşma sürecinin toplumumuza bulaştırdığı tortulardan ve tereddütlerden koruyamazsınız.

Anne-baba olarak önce biz kendimizi eğitmeliyiz. Kendimizi yeterli hale getirmeliyiz. Kendimizi sürekli olarak eğiteceğiz. Televizyondan ziyade kitapla dost olacağız. İnanın kitap okumamak için uydurduğumuz bahanelerin hiçbiri geçerli değil. Ne kitapların fiyatı, ne zaman kıtlığı, ne şu, ne bu... Okumamanın mazereti olamaz. Unutmayalım, bahanelerimiz, çocuklarımızın geleceğini kurtarmaz.

Çocuk, babasının sırrı ve hususiyetlerinin sahibidir. Hayatı boyunca onun gözbebeği, ölümünden sonra da mevcudiyetini devam ettiren bir parçasıdır. Bütün hususiyetleri (iyi ve çirkinini) ondan âdeta miras yolu ile aktarır. Zira o, kalbinin bir parçasıdır. Bundan dolayı Allah-u Teâlâ, neseplerin korunmasını, neslin tevhid inancı üzere yetişmesini emretmiştir.
Bunun için aile halkına, özellikle yeni yetişen çocuklara her şeyden önce öğretilmesi gereken şey, iman esaslarıdır. Yani Allah'ın varlığı ve sıfatlarıyla tanıtılması, hiç bir şekilde O'nun ortağı yardımcısı olmadığı, insanların O'nun hükümleri, emir ve yasaklarına uygun yaşaması gerektiği inancıdır. Yaş ve idrak yönüyle bir şeyler öğrenme durumuna gelen bir çocuğa, öncelikle bu inanç kazandırılmalıdır. Nitekim bir çok rivayetlerde Resûlullah (sallAllahu aleyhi vesellem) Efendimiz çocuk konuşmaya başlar başlamaz ona tevhîdi (Lailahe illellah Muhammedun Rasulullah) öğretmemizi buyurmuştur.

   
Çocuğun ilk öğrendiği konuların başında, Allah-u Zülcelal’in onu gördüğü, bildiği ve onunla beraber olduğu gerçeğidir. Daimi olarak çocuğu Allah ile irtibatlandıracak bu görüş ve düşünüş sayesinde, Allah’a olan imanın tohumu da kalbe atılmış olur. Ayrıca, çeşitli vesilelerle korku duyan, güvensizlik sıkıntısı çeken çocuk için Allah’ın her an onunla beraber olması, önemli bir güven merkezi ve dayanağıdır.

Ebeveynin evlâda bırakacağı en güzel mirâs, hiç şüphesiz ki, onu güzel terbiye etmesidir (Tirmizî, Birr, 33). Güzel terbiye edilen çocuk, ebeveyni için âhiret mutluluğunun sebebidir. Ölen insanın amel defteri kapandığı halde Salih/iyi evlât bırakanın defteri kapanmaz; onun yaptığı hayırlı işlerden ebeveyn de mutlak fayda görür (Müslim, V, 73; Ahmed b. Hanbel, IV, 105).


Tavsiyeler

- Çocuğunuzu kendinize düşman etmek istemiyorsanız, bir başarısızlığından sonra “Ben sana demedim mi?” demeyin.
- Çocuğunuza emir vermeyin. Ondan isteyin.
- Haksızlığa uğradığınız bir yerde, hakkınızı arayış biçiminize çocuğunuzun tanık olmasını sağlayın. Ona kavga etmeden ve bağırmadan haksızlıklara karşı çıkmanın mümkün olduğunu gösterin.
- Çocuğunuzu dinlerken, mutlaka yüzüne bakın ve onunla göz teması halinde olun. Kendisine önem verildiğini hissedecektir.
- Çocuklarla anlaşmanın en iyi yolu, onlara iyi niyetle yaklaşmaktır.
- Çocuğunuzla aranızdaki duygusal çatışma, istemediğiniz boyutlara varıyorsa, “Kimin haklı olduğunu” düşünmek yerine, varmak istediğiniz amacı düşünün ve davranışınızı gözden geçirin.
- Bir tartışma sırasında asla birkaç sorunu birlikte çözmeye çalışmayın. Sorunları teker teker ele alın.


Küçük demeyin, terbiye beşikten başlar,
Hata, kızarak değil, öğreterek düzeltilir,
Düşünceler, inandırılarak benimsettirilir,
Aile içindeki geçimsizlik, çocuğu çok sarsar,
Her kötü hareketine, hep göz yumulmaz,
Aynı harekete bir iyi, bir kötü denilmez,
Çok sertlik gibi, çok şefkat de zararlıdır,
Hiçbir zaman onlara yalan söylenmez,
Sözünden çok, yaptığına değer verilir,
Kararlı olmak, çocuğu kötü hareketten korur,
Onun yanında başkaları çekiştirilmez,
Terbiyeden anne ve baba mesuldür,
Çocuklar hiçbir zaman kötülenmez,
Çocuğa verilen sözden dönülmez,
Onlar yalancılıkla asla suçlanmaz,
Sırlar onların yanında açıklanmaz,
Kibirlenmesine göz yumulmaz,
Samimi olduğunuza inandırılır,
Konuşmaktan ziyade yaşatılır,
Başkalarına yardıma alıştırılır,
Sabırlı olmasına alıştırılır,
Hayatın zorluğu öğretilir,
Her isteği yapılmaz.


M. EMİN NEBİOĞLU
Gülistan
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

genisdost

Allah razi olsun sizlerden.,,.herseyden önce biz ebeveynlere cok büyük görev düsüyor,.ben iki cocuk babasiyim,.,inanin daha ben onlardanda cocogum gercekleri bildigimiz halde,.bu zamanda ahir zamanda,.senelerin aylar gibi.aylarin haftalar gibi,haftalarin gün gibi,.sugibi akib gecmeside ahir zamanin alametidir elbette.bereketinde bu zamanda omamasida bir alamet oldugu gibi,insanin gün ici müslüman ve geceleyin müslümanliktankopabiliyor ve buda ahir zamanda heran olabiliyor,.yüce AllahIM cümlemizi korusun diyelim.,.alametler elbette YÜCE AllahIN izniyle olacak,.tabiki gecmiste kalan geri gelmiyecek.,bende isterdim osmanli ejdadlarimizin zamaninda yasamak.o cagda otamatikmen YÜCE AllahIN izniyle ebeveynlerden tutalim tüm idarecilerne kadar.,tüm müslümanlar hayirli örnek sahibi olabiliyorlardi,.cünkü ozamanlarin ortami YÜCE AllahIN izniyle devletimiz tam bir manada YÜCE AllahIN kanununu milim milim zerre zerre uyguluyorlardi,.herseyi sirf RIZAIILAHIYYE icin yapiyorlardi.,bu nedenle devletimizin ve kendi midemizin icine haram lokma girmiyordu,.,durum böyle olunca azalirimiz,uzuvlarimiz,cocuklarimiz,vatanimiz milletimiz,.temiz,.iman dolu oluyorlardi,.ve hemen hemen tüm müslümanlar güzel ahlak sahibi oluyorlardi,.cocuklarimizda  nazaran simdiki cocuklarimiza karsi daha akilli ve daha güzel ahlakli terbiyeli oluyorlardi,.ve mübarek fatih sultan mehmet han hazreleride 14 yasinda tahta gecme imkani bulmus,.,. bu zamanda  bunlarin hepisi bize hayal gibi gelebiliyor.,.ama her seyin bir kiyamet günü oldugu icin,.osmanli imparatorlugun kiyametide geldi gecti,.YÜCE AllahIM NEYLERSE GÜZEL EYLER VE AllahIN DEDIGI OLUR.,kadere amenna diyoruz.,ama Allah razi olsun sizlerden.,,.herseyden önce biz ebeveynlere cok büyük görev düsüyor,.ben iki cocuk babasiyim,.,inanin daha ben onlardanda cocogum gercekleri bildigimiz halde,.bu zamanda ahir zamanda,.senelerin aylar gibi.aylarin haftalar gibi,haftalarin gün gibi,.sugibi akib gecmeside ahir zamanin alametidir elbette.bereketinde bu zamanda omamasida bir alamet oldugu gibi,insanin gün ici müslüman ve geceleyin müslümanliktankopabiliyor ve buda ahir zamanda heran olabiliyor,.yüce AllahIM cümlemizi korusun diyelim.,.alametler elbette YÜCE AllahIN izniyle olacak,.tabiki gecmiste kalan geri gelmiyecek.,bende isterdim osmanli ejdadlarimizin zamaninda yasamak.o cagda otamatikmen YÜCE AllahIN izniyle ebeveynlerden tutalim tüm idarecilerne kadar.,tüm müslümanlar hayirli örnek sahibi olabiliyorlardi,.cünkü ozamanlarin ortami YÜCE AllahIN izniyle devletimiz tam bir manada YÜCE AllahIN kanununu milim milim zerre zerre uyguluyorlardi,.herseyi sirf RIZAIILAHIYYE icin yapiyorlardi.,bu nedenle devletimizin ve kendi midemizin icine haram lokma girmiyordu,.,durum böyle olunca azalirimiz,uzuvlarimiz,cocuklarimiz,vatanimiz milletimiz,.temiz,.iman dolu oluyorlardi,.ve hemen hemen tüm müslümanlar güzel ahlak sahibi oluyorlardi,.cocuklarimizda  nazaran simdiki cocuklarimiza karsi daha akilli ve daha güzel ahlakli terbiyeli oluyorlardi,.ve mübarek fatih sultan mehmet han hazreleride 14 yasinda tahta gecme imkani bulmus,.,. bu zamanda  bunlarin hepisi bize hayal gibi gelebiliyor.,.ama her seyin bir kiyamet günü oldugu icin,.osmanli imparatorlugun kiyametide geldi gecti,.YÜCE AllahIM NEYLERSE GÜZEL EYLER VE AllahIN DEDIGI OLUR.,kadere amenna diyoruz.,bu devirde irademizle yaradanin dediklerini samimiyetle uygularsak.,bu zamanda sevablar nazaran gecmise karsin kat kat yüksektir.hersey kat kat daha zor oldugu icin,adeta küfür bir tornado gibi olmus biz müslümanlari mallarimizla,cocuklarimizla namuslarimizla kisacasi herseyimizi imandan inancimizdan koparmak istiyorlar,.hele hele biz müslüman ebeveynlerine cok büyük görev düsüyor,.bu dünya imtiham dünyasi oldugu icin bizlerde görevlerimizi Allah RIZASI icin yapmamiz lazim.imanin,.islamin sartlarini tüm farz vacip sünnetlerimizi yapmak icin gayret yapmaliyiz,.hele bu zamanda Allah yolunda olup kuran hizmetlerini kendilerine farz olarak gören kendilerini birbirleriyle Allah rizasi icin sevenleri bizde Allah rizasi icin sevelim,.cocuklarimizi kesinlikle kuran kuslarimiza teslim edelim,.cocouklarimiz istemesede bunun üzerinde cok büyük hassasiyet gösterelim,.,onlarin icin cok dualarda edelim.YARABBIM bizler aciziz bizler günahkariz emirlerini yerine getiremiyoruz diye göz yaslarimiz eksik olmasin.giydiklerimizde yidiklermizde haram lokma kesinlikle olmasin cok dikkat edelimümmeti muhammedin hidayeti icin bol bol aglayalimdualar edelimm.,ahir zaman cok cok tehlikeli bir zaman,.her birimiz her günümüz gaflet icindeyiz,.bir türlü cikamiyoruz, dualarimiz umutlarimiz göz yaslarimiz hic bir zaman eksik olmasin,.YÜCE AllahIM zorun yaninda  mutlaka kolayligi hafifligide veriyor.hic bir zaman umudumuzu kesmiyelim,benim dualarim kabül olmuyor evlatlarim beni dinlemiyor diye hemen pes etmeyelim,.imtiham dünyasi elbette kolay olmayacak,ama YÜCE YARADANIMIZ RAHMAN VE RAHIMDIR.bizler kalblerimizi temiz tuttukca yaradandan korktukca ONA VE HABIBINE asik oldukca bizleri cehenneme atmak istemez,.cok esirgeyen,,bagislayan ve merhamet sahibidir.kalbimizdeki gizlilikleri bile gören bilen yoktan herseyi var eden esi ve benzeri olmayan SANINLA, BÜYÜK AllahIM,günah isledigimiz zaman hemen pisman olup tövbe edeni seven AllahIM,.kiyamet sabahina kadar ümmeti muhammedin hidayetini artir,hak ve hakikatten ayirma,.dünyanin her kösesinde kuran hizmetlerimiz ihlasla devam etsin iman ve islam üzeri yasamayi ve ölmeyi nasip etsin,dualarimiz eksik olmasin AllahA emanet olun,saygilarimla aciz arkadasiniz genisdostu bagislayin.

Günbatımı

Teşekkürler bu güzel ve yararlı paylaşım için...
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana