Uykuyu haram eden rahatsızlıklar

Başlatan İsra, 07 Temmuz 2009, 05:14:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

İsra

Herkes gece yatıp sabah kalkmak, derin bir gece uykusu çekmek ister. Ancak, bazı durumlarda uykumuz bölünür, uyuyamayız ve sabahları da yataktan kalkmamız çok zor olur. Peki uykusuzluğa yol açan nedenler neler olabilir?

CBC News'te yer alan habere göre, 2002 yılında yapılan istatistiklere göre, Kanada'da yaşayan 15 yaşın üstündeki her 7 kişiden birinin (yaklaşık 3,5 milyon kişi) uyumakta zorlandığı, uykusuzluk çektiği belirtiliyor. Bu kişilerin yaklaşık yüzde 18'inin geceleri ortalama 5 saatten daha az uyuduğu açıklanıyor.

Amerikan Ulusal Uyku Derneği, yetişkinlerin 7-9 saat, gençlerin ise 8,5-9,5 saat uykuya ihtiyaçları olduğunu söylüyor. Önerilen uyku süresinden daha az uyuyan birçok insanda düzenli olarak uykusuzluk hastalığı bulunmasa da bir problem olduğu belirtiliyor.

Stres; nikotin, kafein ve alkol; endişe ya da depresyon; vardiyalı çalışma düzeni; kötü uyku alışkanlıkları; yeterince spor yapmama; tedaviler ve tıbbi koşullar gibi birçok faktör uykusuzluğa yol açabiliyor. Diğer uyku sorunları ise şöyle:

Narkolepsi: Uyuklama hastalığı olarak bilinen, birden ortaya çıkan derin uyku. Dünyada yaklaşık 3 milyon insanın uyuklama hastalığına sahip olduğu tahmin ediliyor. Hastalığın tedavisi bireysel olarak değişirken, genel olarak merkezi sinir sistemini uyaran bir grup ilaç kullanılıyor.

Huzursuz bacak sendromu: Uyku sırasında bacakta kaba kas seğirmelerinin olduğu, ayak baş parmağının ve ayağın üst kısmının kasılmalarıyla, dizin ve bacağın gövdeye doğru çekilmesiyle karakterize sendrom. Birkaç saniye süren ve her 30 saniyede tekrarlanan bu periyodik hareketler, kişinin uyanmasına ve uykunun kalitesinin bozulmasına yol açmaktadır. Bazı insanlarda gece uyurken oluşuyor, bazılarında ise gün içinde olabiliyor. Nedeni tam olarak bilinmeyen bu hastalık ilaçlarla tedavi ediliyor.

Uyku apnesi: Uyku sırasında nefes alıp vermede duraklara, horlamaya neden olan hastalığın bir sorun oluşturmayabiliyor. Ancak obstrüktif (tıkanmaya yol açan) uyku apnesi ciddi olabiliyor. Belirtileri arasında yüksek sesle horlama, huzursuz uyku ve gündüzleri uyuklama yer alıyor. Teşhisi için genellikle uyku kliniğinde bir gece geçirilmesi gerekiyor. Obezite, bu hastalık için anahtar rol oynuyor. Bazı vakalarda, kilo verme, sigarayı ve alkolü bırakma, kas gevşeticiler kullanma hastalık için yardımcı olabiliyor. Ancak daha ciddi vakalarda, hasta bir maskeyle makineye bağlanması gerekiyor ve uyurken nefes alıp vermesine yardımcı olunuyor.

Sirkadiyen ritm uyku bozukluğu: Vücudumuzun muhtelif fizyolojik fonksiyonları günün 24 saatlik süresi içinde farklılıklar gösteriyor. Bu günlük ritim değişikliklerine sirkadiyen ritim deniyor. Örneğin; uyku, uyanıklık hali, periyodik sosyal ilişkiler vb. uçaklarla kısa sürede uzun mesafeler kateden sporcularda sirkadiyen ritim bozuluyor. Yorgunluk, uykusuzluk, gastrointestinal bozukluklar, baş ağrısı, iş kapasitesinde düşmeler görülebiliyor.

Parasomni: Uyku dönemleri sırasında kabus, korkulu rüya, uyurgezerlik gibi uyku fizyolojik bozukluklarına denir.

Uyurgezerlik: Daha çok çocuklar arasında yaygın olan uyurgezerlik, uykunun hızlı göz hareketlerinin olmadığı fazın 3 ve 4'üncü evresinde görülüyor. Yorgunluk, stres, endişe ve acı uyurgezerliğe katkıda bulunan faktörlerdir. Çoğunlukla tedavi gerektirmeyen uyurgezerlik, çok ender durumlarda ciddi yaralanma riskine yol açabilir. Eğer evinizde yaşayan birisi uyurgezerse kibarca yatağına dönmesini isteyin. Onu uyandırabilirsiniz, ancak şaşırabilirler ya da utanabilirler.

Nokturnal terör: Genellikle 4-12 yaş arası çocuklarda geceleri korkulu hayal görme ya da halüsinasyonlar sonucu motor belirtiler oluşmasıyla karakterize sendrom. Bu bozukluk yarım saat içerisinde uyanmadan bitiyor. Çocuk yatağa gittikten yaklaşık 2-3 saat sonra oluşuyor. Çocuğunuz uyanmadan yatakta çığlık atabilir, yatakta oturabilir, çırpınabilir ya da odada, evde koşabilir. Bu durum normalde birkaç dakika içinde biter ve çocuk hiçbir şey hatırlamadan uyanır. Tedavi nadiren gereklidir.

Bruksizm (Diş gıcırdatma): diş gıcırdatma en yaygın görülen uyku bozukluklarından biridir. Stres, alkol, bazı ilaç tedavileri, sigara içme ya da tekrarlanan ve alışkanlığa dönüşmüş davranışlar bu soruna yol açabiliyor. Hastalığın belirtileri sabahları baş, çene ve kulak ağrısı, yüzde, boyunda, omuzlarda ya da sırtta ağrıdır. Bu sorun aynı zamanda dişlerinize ciddi hasar verebilir. Birçok insan dişlerini gıcırdattığının farkında değildir. Dişhekiminiz ağız koruyucu ya da diş gıcırdatmanızı önlemek için bir aparey önerebilir.

zaman

Tuğra

Yatmadan önce kullanılan tablet ve telefonların ekranlarından yayılan ışığın, özellikle genç yaştaki kişilerde uyku sırasında salgılanan melatonin hormonu seviyesini düşürdüğü keşfedildi.

ABD merkezli Rensselaer Politechnic Enstitüsü tarafından yapılan araştırmaya göre, elektronik aletleri uyku öncesinde iki saat boyunca kullanmak, uyku sorunlarına neden oluyor. Bu sorun, LED ve LCD ekranların, vücut saatini düzenleyen melatonin hormonu salgısını salgılamasından kaynaklanıyor ve gençler bu durumdan yetişkinlere göre faha fazla etkileniyor.

Dailymail’in haberine göre, yapılan deneylerde 13 kişiye özel gözlükler giydirilerek, film izlemek, kitap okumak ve oyun oynamak için kullandıkları tabletlerin ekranlarından yayılan ışığın etkisi gözlemlendi. İki saat boyunca ışığa maruz kalanlarda, salgılanan melatonin hormonunun ortalama yüzde 22 düştüğü görüldü.

MELATONİN NEDİR?

Melatonin, gece saatlerinde ve sadece karanlık ortamda beyindeki epifiz bezi tarafından salgılanan, vücut saatinin düzenleyicisi olan hormon olarak biliniyor. Gece ışıklı ortamda uyumak melatonin salgısını yavaşlatıp uyku düzenini bozarak diyabet, obezite ve göğüs kanseri gibi ciddi hastalıkların ortaya çıkma riskini önemli oranda artırıyor.

Araştırmalarda elde edilen sonuçlar, melatonin hormonu seviyesinin uykudan önce vücudun maruz kaldığı ışık tarafından da etkilendiğini gösteriyor. Tabletlerin ekranlarından yayılan ışıklar, bir saatlik kullanımda hormon seviyesini çok fazla etkilemezken, kullanım süresi iki saati aştığında melatonin seviyesinde ciddi bir düşüş yaşanıyor.

'GECE UYUMAMIZI ENGELLEYEN MOBİL CİHAZLAR MI?’

Araştırmacıların sonuçlar hakkında bilgilendirdiği mobil cihaz üreticileri, ekran ışığının vücudu nasıl etkilediğini araştırıyor. Bu sorunu azaltmaya yönelik bir çözüm olarak elektronik aletlerin ekranlarının parlaklığını azaltıp kullanmayı öneren araştırmacılar, sadece tablet ve bilgisayarların değil, kendinden aydınlatmalı her ekranın aynı etkiye sahip olabileceğini ifade ediyor.

Araştırmacılar, ekran parlaklığı artırılmış elektronik aletlerin, gece uykusuzluk çekenlerin sorununun temelinde yatabileceğini öne sürülüyor. Özellikle ergenlik çağındaki gençlerin bu ışıktan yetişkinlere göre daha çok etkilendiği belirtilirken, gece yatmadan önce elektronik alet kullanımının ebeveynleri tarafından kısıtlanması öneriliyor.

teknoloji
〰〰〰〰🐠