Yazmak demir almaktır

Başlatan Lika, 11 Eylül 2009, 06:32:07

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Lika

Uzaklar, vardır...
Ama, görünmez; yolcular tarafından!..



Kaptan, bilir gideceği yeri. Geçeceği denizleri, aşacağı okyanusları bilir... Rastlayacağı adaları, göreceği kıtaları bilir... Uğrayacağı limanları, ve...
Varmak için bunca hayal, emek ve ter döktüğü şehri bilir!
.....
Bilir ve işte bu bilmenin ardına takılmaları için çağırır yolcularını!



Kaptanlar en temiz ve tertipli kimseler olabilseydi keşke, ne âlâ...
Kaptanlar, etraftaki adamların en yakışıklısı ve eli yüzü en düzgün olanları olsaydı keşke...
Öyle mi?..
Bu şart mı?..
Bunlar, saraya ve sultana yakın mekânlarda, belki törenlerde vazife alanlarda aranabilir...



Kaptanın işi;
Demir almaktır...
Okyanusun ardındaki limanda salmak için!..



Kaptanlar, aramızda yaşar aslında...
İyi bakmayan, dikkat etmeyen göremez...
.....
Kaptanlar; belki tercümanlık yapar, adalardan bu yana gelen turistler arasında... Kaptanlar, belki leblebi fındık satar çerezci dükkânında... Kaptanlar; beyaz eşya, alet edevat, giyim kuşam satar belki... Kaptanlar belki gazetecilik, kitapçılık yapar cami önlerinde, otobüslerde, vapurlarda...



Kaptanlık; kılavuzluktur, kullara!



Uzaktaki limanlar, vardır. Ama görünmez yolcular tarafından!
Hayal edilir...
Karşıdaki sahilleri elbette kaptanın da gözü göremez buralardan.
Ama o bilir.
Ve bildiği limanların hatıralarıyla yıkar yolcularının hayallerini!..
.....
İş; budur!
Kaptanlık; konuşmaktır, söylemektir... Kaptanlık; yazmaktır, anlatmaktır... Kaptanlık, demir almaktır;
Aşılacak denizlerin ardındaki limanda salmak için...



Demir almak ve demir atmak, bu arada da “anlatmaktır” kaptanlık...
Çoğu zaman dümeni bile başka bir el çevirebilir;
.....
Başını yerden kaldırmayı akıl edene...
Elbette yol gösterir bütün yıldızlar!..


Stop
Muammer Erkul
29 Temmuz 2005 Cuma
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

lalegül

Başını yerden kaldırmayı akıl edene...
Elbette yol gösterir bütün yıldızlar!..


teşekkürler paylaşım için.
Şu rahmete bakın ki,
insanlar bütün azalarıyla günah işlerken,
sadece diliyle yaptığı tövbeyle affolunuyor.

Aziz Mahmud Hüdai (k.s)

mavidünya

teşekkürler güzel bi yazıydı.benim bu yazıyla ilgili yorumuma gelince;kaptanlar bazen gidecekleri yeri bilmeden de çağırır yolcularını ve yola bilmeden de çıkabilir.hatta belki gönüllü olsada aslında kaptanlık yetkisi de olmayabilir ama o kaptanlar belki İlahi Kudret sahibinn isteğiyle sadece kaptan olmuşlardır.ama bizler kendimizin kaptanları olarak inanıyor umuyor ve biliyoruz ki yola çıktığımız yolda olduğumuz ve varacağımız O'dur.