En Tuhaf Tedavi Yöntemleri

Başlatan Tuğra, 30 Aralık 2009, 13:31:25

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tuğra


Geleneksel sağlık uygulamalarının, Türk toplumunun çoğunluğunda, özellikle de köylerde yaygın olduğu belirtildi.

Çok eski devirlerden gelen ve bugün daha çok yaşlı kesim tarafından uygulanan geleneksel tedavi yöntemleri tıbbi açıdan riskler de içerebiliyor.

Uluslararası İnsan Bilimleri Dergisi'nin bilimsel çalışmasıyla konuya ilişkin çeşitli araştırmalara göre, sağlık hizmetlerinden ve teknolojik yeniliklerden yeterince yararlanamayan, maddi imkansızlık veya başka sebeplerle doktora gidemeyen veya gitmek istemeyen kırsal alandaki ağırlıkla yaşlı kesim, nesiller boyunca aktarılan geleneksel tedavi yöntemlerini sürdürüyor.

Çalışmalara göre, kırsal alandaki yaşlıların önemli kısmı mide ağrısı, soğuk algınlığı, kabızlık, yüksek ateş, öksürük, arpacık, diş ağrısı, böcek ısırığı, siğil, yanık ve baş ağrısında geleneksel yöntemlere başvuruyor.

Mide sorunlarında süt, ayran, nane, şerbet gibi soğuk içecekler ile papatya, ıhlamur, maydanoz kaynatılması tercih edilirken, bal ve yoğurt da tüketiliyor. Mide sorununa geleneksel tedavilere dünya ülkelerinde de rastlanıyor.

İtalya'da defne yaprağı ve şekerle karıştırılmış su, Jamaika'da karahindiba ve zencefil çayı, Hindistan'da ayran, Hırvatistan'da papatya, Yunanistan'da ballı nane, Polonya'da nane, İngiltere'de anason ve çilek sapından çaylar tercih ediliyor.

Böcek ısırığına tükürük

Siğil için yakma, böcek ısırması için ısırılan bölgeye tükürme, şeker, yoğurt, kolonya, çamur ve paslı demir sürme, geleneksel tedavi yöntemleri arasında bulunuyor. Yanıkta diş macunu, yoğurt gibi uygulamalar yer alırken, baş ağrısında başı sıkıca bağlama, alnı jiletle kesip kan akıtma, diş ağrısında ise diş üzerine ispirto, kolonya, tütün, uygulamalarına rastlanıyor.

Boyna anahtar asma

Öksürüğü olan kişiye gaz yağını şekere damlatıp yedirme, sırta ve göğse bal ve nanenin yanı sıra toprak sarma, ispirto ve gaz yağı sürme, ısıtılmış havlu ve gazete koyma, boyuna anahtar asma gibi geleneksel uygulama yapılması da bilim adamlarınca saptanan yöntemler arasında bulunuyor.

Arpacığa nişan yüzüğü sürme

Yaygın sağlık sorunlarında başvurulan geleneksel yöntemler arasında arpacığa müdahale dikkati çekiyor. Isıtılmış odun, hamur koyma, köpek dışkısı şeker, sarımsak ve nişan yüzüğü sürme şeklindeki tedavi yöntemleri, arpacık için tercih ediliyor.

Soğuk algınlığı için uygulananlar

Soğuk algınlığında terleme ve nane limon kaynatma en belirgin tedavi yöntemi olarak öne çıkarken, yüksek ateşte limonlu çay, sırta bardak çekme, sirkeli bez tedavi yöntemi olarak uygulanıyor. Bal, et ve ceviz içi yeme kabızlık için kullanılıyor.

21'inci yüzyıl Türkiye'si

Avrupa Acil Tıp Birliği Başkan Vekili Dr. Ülkümen Rodoplu, geleneksel tedavi yöntemlerine, ilk kez Niğde Aksaray'a bağlı Topakkaya beldesinde mesleğe yeni başladığı sırada rastladığını, yeni doğan bebeğin bezine sıcak tutması için konulan kil nedeniyle tetanos olduğunu belirlediklerini kaydetti.

Nesilden nesile aktarılan geleneksel tedavi yöntemlerini, doğruluk payı bulunan ve sağlık açısından zararlı olabilecek şeklinde ikiye ayırdıklarını ifade eden Dr. Rodoplu, yüksek ateşte nane, limon gibi sıvı kaybını giderici müdahalenin yerinde olduğunu söyledi. Dr. Rodoplu, yanık için yoğurt, diş macunu, kabızlıkta sabundan fitil, böcek ısırığında yaraya tükürülmesi gibi uygulamaların sağlık için önemli riskler yaratabileceğini belirtti.

aktif haber
〰〰〰〰🐠

tercüman

1-Çok eski devirlerden gelen ve bugün daha çok yaşlı kesim tarafından uygulanan geleneksel tedavi yöntemleri tıbbi açıdan riskler de içerebiliyor. (Doktorlara çok şey söyleniyor...)

2-Avrupa Acil Tıp Birliği Başkan Vekili Dr. Ülkümen Rodoplu, geleneksel tedavi yöntemlerine, ilk kez Niğde Aksaray'a bağlı Topakkaya beldesinde mesleğe yeni başladığı sırada rastladığını, yeni doğan bebeğin bezine sıcak tutması için konulan kil nedeniyle tetanos olduğunu belirlediklerini kaydetti. ( Nereden biliyor acaba? İlaç sektörünün menfaate yönelik gitmesi için ne yalanlar söyleniyor...)


Kimse tıp ve bilimin gerilemesinden yana değil ama maalesef kötü emellere maruz kalıyor. Tartışmaya açık bir mevzu.

Önerme: Eskiden tıp ve bilim yoktu, hastalık ve ölüm azdı. Günüzmüde tıp ve bilim var, hastalık ve ölüm çok?

NOT: Yakinen yaşadığımız olaylar var...Bir yakınımın kolu ağrıyor diye ameliyata alacaklardı ama doğal yöntemlerle iyileşti. Daha açık bir örnek vereyim, yengem kanser hastası ve denemediği tıbbi yöntem kalmadı ve defalarca ameliyata girdi ama sonuç yok. Şu an doğal şifalı bitkilerle yola devam ediyoruz. Bu şifalı bitkileri veren ünlü doktorumuz kemoterapiye girmemeyi ima etti. Buyurun....
All I know is that I know nothing.
Tüm bildiğim hiçbir şey bilmediğim.
-Sokrates-