"Neden vefat haberini bana duyurmadınız?"

Başlatan sıddık-birgüvi, 22 Mart 2006, 04:35:59

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sıddık-birgüvi

Hem zenci hem de yaşlı bir kadındı.

Bunlara fakirlik de eklenince tamamen içine kapanmış ve kimselerle görüşmez olmuştu.
Fakat bu haliyle de mescidi temizlemekten de geri kalmazdı.

Cemaat dağılınca hemen resulullah (SallAllahü Aleyhi vesellem)'ın mescidine gelir,
kıyıda köşede kalan çöpleri toplar ve ortalığı temizledikten sonra,
elindeki değneği yardımıyla zorlukla yürüyerek Medine dışındaki evine dönerdi.


Adeta kendini mescidin hizmetine adamış bir melek gibiydi.
Yaşlı kadın günün birinde vefat etti.
Komşuları, onu basit bir cenaze merasimiyle defnettiler.
Yaşayışından kimsenin haberi olmayan zenci kadının vefatından da fazla kişinin haberi olmamıştı.

Durumu Peygamber Efendimiz işitince sordu:
"Neden vefat haberini bana duyurmadınız?"

resulullah (SallAllahü Aleyhi vesellem)'ın etrafındaki nur halkasını oluşturan sahabeler, birbirine güvenip o yaşlı kadının vefatını duyurmamış olmalıydı.
resulullah (SallAllahü Aleyhi vesellem), oldukça üzgün bir vaziyette zenci kadının kabri başına gitti ve tekbir getirerek cenaze namazını bizzat kıldı.
kainatın efendisi (s.a.v), ashabının göz yaşları arasında o yaşlı zenci kadın için dua etti.  :gul: