Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Diş Sağlığı

Başlatan Lika, 11 Temmuz 2010, 04:39:08

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Lika

Hepimizin bildiği gibi ağzımızda en son süren dişler üçüncü azı dişleridir.

Genelde 17 ila 25 yaşları arasında sürmeye başlarlar. Bu dişlerin ağızda bırakılıp bırakılmaması konusu tartışmalıdır. Eğer doğru pozisyonda sürerlerse ve çevre dokulara zarar vermiyorsa bu dişin yerinde kalmasında bir sakınca yoktur. Çene kemiğine kaynaşmış ve anormal pozisyonlu bir dişin (röntgenle tespit edilmiş) ileride yol açacağı zararlar göz önüne alınarak çekimine karar verilebilir. Diş arkındaki yer darlığı durumlarında dişin sürmesi dişeti-kemik ve diğer komşu diş engeline takılabilir.

Yirmilik dişin çekilmesini gerektiren haller nelerdir?
ÇÜRÜK: Tükürük, bakteri ve yiyecek parçacıkları yeni çıkmakta olan dişin açtığı yuvada birikerek hem yirmilik dişi hem de yanındaki azı dişini tehdit eder. Bu tip çürükleri fark etmek ve tedavi etmek oldukça zordur. Ağrı ve enfeksiyona yol açan ve apseyle sonuçlanan ağır tablolar meydana gelebiliyor.

DİŞETİ HASTALIĞI (perikoronit): Kısmen çıkmış bir yirmilik dişin dişetinde bakteri ve yiyecek artıklarının depolandığı bir enfeksiyon odağı oluşur. Bu durum ağız kokusu, ağrı, ödem ve trismusa (ağzın tam açılamaması hali) sebep olur. Enfeksiyon lenfler aracılığı ile yanak ve boyuna yayılabilir. Yirmilik dişin etrafındaki bu enfeksiyona yatkın zemin her seferinde kolayca enfekte olmaya adaydır. (Bakınız, Dişeti Hastalıkları)

BASINÇ AĞRISI: Sürme sırasında komşu dişlere de basınç uygulanıyorsa sıkışmadan dolayı da bir ağrı hissedilebilir. Bazı durumlarda bu basınç aşınmaya yol açar.

ORTODONTİK SEBEPLER: Pek çok genç birey dişlerindeki çapraşıklıkları düzeltmek için ortodontik tedavi  görmektedir. Yirmi yaş dişlerinin sürme basınçları diğer dişlere de yansıyacağından diğer dişlerde de bir hareketlilik olur, çapraşıklıklar artabilir.

PROTEZLE İLGİLİ SEBEPLER: Protez planlaması yapılan bir ağızda yirmilik dişleri hesaba katmak gerekir. Çünkü, yirmilik diş çekildikten sonra değişen ağız yapısına göre yeni bir protez yapmak gerekecektir.  KİST OLUŞUMU: Gömük bir dişin sebep olduğu kistik vakalar gözlenmiştir. Kist kemik yıkımına, çene genişlemesine ve çevredeki dişlerin yer değiştirmesine ya da zarar görmesine sebep olur. Kemik yıkımını önlemek için diş çekilmeli ve kist temizlenmelidir. Nadiren bu kist çok geniş alanlara yayılırsa tümörlere dönüşebilir veya çene kemiğinde kendiliğinden kırılmalara yol açabilir.(Bakınız, Diş Apsesi)

Hiçbir rahatsızlık vermese de kötü pozisyonlu bir yirmilik diş niçin çekilmelidir?
Dişin pozisyonunun bozuk olması enfeksiyon için tek başına yeterli bir sebeptir. böyle bir durumda bahsedilen problemler mutlaka yaşanacaktır. Üstelik bu tip problemler aniden ve beklenmeyen bir zamanda gelişirler. Yirmilik dişler, fırça ve diş ipiyle ulaşılması zor alanlarda bulunurlar. Zamanla çürümeye yol açan bakteri, asit ve yiyecek artıkları bu bölgede toplanır. Eğer diş çürür ve dolguyla restore edilmezse diş kısa zamanda iltihaplanır.

Bu dişleri temiz tutmak zor olduğundan biriken bakteri ve yiyecek artıkları kötü ağız kokusuna sebep olur.
Dişeti altında yatay (düşeyden sapmış) pozisyondaki gömük bir diş, diğer dişlerin hareketi, sıklaşması ve çarpıklaşması ile sonuçlanacak olan bir basınç oluşturur.

Gömük dişin üzerini kaplayan dişetinin altına toplanan bakteriler enfeksiyona yol açar.

Yirmilik dişlerin çekilmesi için en uygun zaman nedir?
İmpact-kötü pozisyonlu bir diş şikayete yol açsın ya da açmasın 14 ila 22 yaşları arasında çekilmelidir. Genç yaşlardaki operasyonlar teknik olarak daha kolaydır ve iyileşme daha çabuk olur. 40 yaşın üstünde operasyonlar epey zorlaşır.Ayrıca yaşın artmasıyla birlikte yan etkiler de artar ve iyileşme dönemi uzar.

Akut- aktif enfeksiyonun olduğu durumlarda (perikoronitis) diş çekilebilir mi?
Genellikle hayır. Enfeksiyonun var olduğu bir durumda müdahale edilirse enfeksiyon çevreye yayılır, yara iyileşmesi geç ve güç olur. Lokal ağız hijyeni, antibiyotikler ve bazen de karşı çenedeki yirmilik dişin çekimi ile enfeksiyon kontrol altına alınır.

Diğer diş çekimlerinden farklı mıdır?
Yirmilik dişin konum,şekil ve boyutuna bağlı olarak uygulanacak işlemin zorluk derecesi değişir. Basit bir çekimden sonra hafif bir şişlik, ağrı ve kanama olabilir. Daha özel işlemler gerektiren bazı kompleks çekimler de uygulanabilmektedir. Dişhekiminizin alacağı önlemler ve bulunacağı tavsiyeler yan etkileri minimalize eder.

Bu çekimi takiben-dry soket-denen bir iyileşme bozukluğu yaşanabilir. Çekim boşluğunda kan birikmez ve ağrı da gelişebilir. Birkaç gün içinde durum düzelir. Ayrıca dişhekiminin tavsiyelerine uyulduğu takdirde bu olayla hiç de karşılaşılmayabilir.

İleri yaşlarda kemik yapısı yoğunlaştığı ve esneklik azaldığı için çekim zorlaşır, iyileşme yavaşlar.

Operasyon sonrası bakım
Yara yeri kurcalanmamalıdır. Yoksa ağrı, enfeksiyon veya kanama gelişebilir.

İlk 24 saat boyunca o taraf ile çiğneme yapılmamalıdır.

İlk 24 saat sigara içilmemelidir. Çünkü sigara kanamayı arttırıp iyileşmeyi bozar.

Tükürülmemelidir. Yoksa kanama artar ve pıhtı yerinden oynayabilir.

Kanama kontrol edilmeli. Eğer dikiş atılmamışsa steril gazlı bezle tampon yapılır. Pıhtı oluşumu için tampon yarım saat ağızda tutulmalıdır. Tampon alındıktan sonra kanama devam ediyorsa yeni bir tane konur.

Şişkinliğin kontrolü. Operasyon sonrası bölgeye soğuk bir tampon uygulayarak dolaşım yavaşlatılır ve yüzün şişmesinin önüne geçilir. Uygulama şöyle olmalıdır: 20 dakika soğuk tampon- 20 dakika ara- tekrar 20 dakika soğuk tampon şeklindeki periyotlarla devam edilir.

İlk 24 saatten sonra her 2 saatte bir ılık tuzlu suyla ağzı gargara yapmak gerekir. Karışım 1 bardak ılık suya 1 çay kaşığı tuz koymak suretiyle hazırlanır.

hekimim
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

mazhar

Çocuklarda Diş Çürümesine Karşı Tavsiyeler




Ebeveynler, diş hekimine gitmenin cezalandırma anlamına gelmediğini ve ağrı duymayacağını çocuklara söylemelidir. 7-12 yaş arası daimi dişlerin sürmesi ve süt dişlerinin düşmesi sürecidir. Deride problemsiz daimi dişler için en önemli bulgu, süt dişlerinin sağlıklı olmasıdır. Ebeveynlerin gözden kaçırdığı çok önemli bir nokta ise altı yaşlarında çenenin en arka bölgesinden sağlı sollu toplam dört adet daimi diş sürer. Bu dişler anne ve babalar tarafından süt dişi olarak algılanır. Ancak bu dişler süt dişlerinin yerine çıkmayan daimi dişlerdir. Altı yaş dişi olarak adlandırılan bu dört diş daha sonra çıkacak dişlerin düzgün olarak sürmesi için kilit görevi yapar.

Dişlerde çürüğün ilk başladığı yer fissur dediğimiz dişin çiğneyici yüzeyindeki girintili bölgelerdir. Diş hekiminin çocuk dişlerindeki bu bölgeleri özel maddelerle kaplamasına ‘fissur örtülmesi’ denir. 20-25 dakika kadar kısa bir sürede dişlere flor ve fissur örtücü uygulayarak, çürüğe olan yatkınlığı azaltıp, direnci artırmak mümkündür. Bu tedavi yöntemi artık koruyucu diş hekimliğinde yerini almıştır.

Çocuklara 2.5-3 yaşından itibaren diş fırçalama alışkanlığı mutlaka verilmelidir. Diş fırçalama bir oyuna dönüştürülerek, eğlenceli hale de getirilebilir. Gerekirse anne gece yatmadan önce çocuğun dişini kendisi firçalamalıdır. Batı ülkelerinde çocuk dişlerinin ebeveynler tarafından fırçalanması çok yaygındır.

Bebeklerin ilk dört-beş ay anne sütü ile beslenmeleri ağız dokularının ve yüz kaslarının normal gelişimini sağlayacaktır. Anne sütü yetersizse fizyolojik başlıklı biberon ve emzikler kullanılabilir. Emziğe 2 yaşına dek izin verilebilir.
Kaynak: Sağlık bilgileri net

Tuğra

Çene eklemi rahatsızlığı çeken birçok kişinin, hangi doktora başvuracağını bilmiyor.

Çene eklemi rahatsızlığının, çene eklemlerinin “tam açılmama”, “hiç açılmama” yahut “çene açıldıkça yerinden çıkma” gibi fonksiyon bozukluklarını kapsayan bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığın daha çok genç ve orta yaşlarda görülüyor.
Semtomları Nelerdir?

Bu rahatsızlığın; baş, kulak, çene-yüz ağrıları, kulak çınlaması, çene ekleminden ses gelmesi, ağız açmada kısıtlılık, ağrı veya kaymalar şeklinde semptomlarla kendini gösterir.

Kimi kez klinik belirti vermeden yıllarca devam eden, kimi kez de insanları adeta canından bezdiren bir rahatsızlık olarak süren çene eklemi rahatsızlığının nedenleri şunlardır:

Çene eklemi rahatsızlığının oluşmasında birçok neden vardır. Farkında olmadan çene ekleminize ve yüz kaslarınıza aşırı yüklenmeye sebep olabilecek şekilde dişlerinizi sıkıyor veya gıcırdatıyor olabilirsiniz. Çene eklemi rahatsızlığına sebep olabilecek fizyolojik olmayan bir diş kapanışına sahip olabilir veya daha önceleri çene yüz bölgesinde bir travmaya maruz kalmış olabilirsiniz.
Çene Eklemi İçin Basit Test…

— Ağzınızı açtığınızda çene eklemlerinizden ses geliyor mu?

— Ağzınızı açıp kapamada, yemek yemede veya esnemede zorluk çekiyor musunuz?

— Bazen çenenizin kilitlendiğini hissediyor musunuz?

— Sabahları uyandığınızda çene-yüz kaslarında ağrı hissediyor musunuz?

—Ağzınızı kapattığınızda dişleriniz birbirine temas ediyor mu?

— Eksik dişleriniz fazla mı?

— Zaman zaman kapanışınızın değiştiğini hissediyor musunuz?

— Çiğneme sırasında zorluk çekiyor musunuz?

Çene Eklemi Rahatsızlığı Nasıl Teşhis Edilir?

Diş hekimi tarafından yapılan detaylı muayeneniz, sadece çene eklemi rahatsızlığıyla ilgili değil bütün genel sağlığınızla ilgilidir. Bu muayenede, stres altında olup olmadığınız, dişlerinizi sıkıp sıkmadığınız, dişlerinizi gıcırdatıp gıcırdatmadığınız, ailenizde çene eklemiyle ilgili şikâyetlerinizin olup olmadığına dair sorular sorulur.

Alınan cevaplar ve muayene sonuçlarıyla rahatsızlığın nedenlerinin anlaşılmaya çalışılır. Yine muayene sırasında kaslarınızı etkileyecek sinir sistemi veya ortopedik bir bozukluk olup olmadığı, çene-yüz ve boyun kaslarınızın uyum içinde çalışıp çalışmadığı anlaşılmaya çalışılır.

Doktorunuz çene eklemlerinizi çene yüz kaslarınızı parmak uçlarıyla palpe ederek ağrı olup olmadığını, ağzınızı açıp kapatarak çene eklemlerinizde ağrı olup olmadığını ve çene eklemlerinizden ses gelip gelmediğini ve alt çenenizi açıp kapatma sırasında kayma yapıp yapmadığını ve maksimum ağız açıklığınızı ölçerek muayenenizi tamamlar.


Çağdaş Kışlaoğlu

Diş Hekimi Protez Uzm.
〰〰〰〰🐠