Doğal ürünler ve şifalı bitkiler

Başlatan Tuğra, 29 Ekim 2010, 01:05:23

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tuğra


İlaç firmaları yeni bir ilaç için onay alıp piyasaya sürebilmek için yıllar süren hayvan deneylerini ve çok merkezli klinik çalışmaları tamamlamak ve yüz milyonlarca dolarlık harcamayı gözden çıkarmak zorundadır. Üstelik ilaç çıktıktan sonra da imalat, pazarlama ve dağıtımın sürekli kalite kontrolü gerekir...

Ancak bitkisel ürünlerde bu durum farklı gelişmektedir. İsveç Uppsala Üniversitesi'nden Prof. Dr. Tom Saldeen sağlık ürünleri satan dükkanlarda balık yağı kapsüllerinin antioksidan etkilerini araştırdığında, ürünler arasında 200 kata kadar farklılık saptamıştır.

Bu şu anlama gelir: Faydalı olduğunu düşündüğünüz pek çok ürün aslında oksitleyici etkileriyle bilakis damar duvarlarını tahrip edebilmektedir. Dolayısıyla güvenilir ürünlerin seçimi önem taşımaktadır...

Balık yağı: Omega-3 yağ asitleri (EPA ve DHA) içerir; trigliseridleri düşürür; kan inceltici etkisi vardır; endotel sağlığını  korur. Kalp atışlarını düzenler ve ani kalp ölümü tehlikesini azaltır. Günlük doz 1-2 gr'dır (300-600mg'lık 1-2 kapsül). Yan etkileri arasında mide ve gaz yakınmaları bulunur.
Aspirin ve benzeri kan inceltici ilaç kullananlarda dişeti kanamaları ve vücutta çürüklere yol açabilir. 3 gr'ın üstünde aşırı kanamaya neden olabilir.

Nar suyu: Kalifornia Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada, 3 ay boyunca günde 240 ml narsuyu tüketen kalp damar hastalarında, kalp kasında az kanlanan bölgelerin daha fazla kanlanmaya başladığı görülmüştür. Narsuyunun bunu antioksidan etkisi sayesinde kalp damarlarının içini saran zarın çalışmasını iyileştirerek gerçekleştirdiği düşünülmektedir.

Oleuropein: Zeytin yaprağının içerdiği ana maddedir ve ona keskin tadını verir. Zeytinyağındaki polifenol içeriğinin de ana maddesini oluşturur. Dr. James R. Privitera, zeytin yaprağı ekstresinin, virüs, bakteri ya da mikropların barınması ve çoğalmasına yol açan amino asit üretimini engellediğini, virüslerin hücre zarına müdahalesini önlediğini ve bağışıklık sisteminin mikropları yutma özelliğini arttırdığını göstermiştir. Bunun sayesinde damarların iç yüzeyinin alev alması ve yangı oluşturması  engellenerek damar sertliğinin başlangıç safhalarında önüne geçilebilinir...

Zeytin yaprağı ekstresinin mikrop karşıtı etkisine ek olarak antioksidan etkisi de vardır. Kötü kolesterolün oksitlenmesini engelleyerek kalp damar hastalığının başlangıcını oluşturan endotel tahribatını durdurur. Ayrıca serbest radikalleri avlar. Kalbi besleyen damarları genişleterek kalbe kan akışını arttırır. Kan basıncını düşürür ve kalp atışlarını düzenler.

Sağlıklı bireyler için enerji sağlayıcı ve koruyucu etkisinden faydalanabilmek üzere alınması gereken günlük doz, biri sabah kalkınca, diğeri öğlen yemeğinden 2.5 saat sonra aç karnına alınmak üzere 500 mg'lık 2 kapsüldür. Hastalık durumunda ise doz, her 4 saatte bir ya da iki kapsül 500 mg'lık kapsül olabilmektedir.

Zehirlenmeye yol açan dozu bulunmamakla birlikte, vücutta hızlı bir şekilde çok fazla sayıda mikrop ya da bakterinin ölümüne yol açtığında, Herxheimer reaksiyonu denen, gribal ya da allerjik bir tablo yaratabilir. Ancak bu durum en geç bir hafta içinde geçer. Eğer bu tarz şikayetler gelişirse dozu azaltmakta fayda vardır.

Sarımsak: etken maddesi allisindir. Aynı zamanda kokusunu ve keskin tadını da bu madde verir. Allisin oda sıcaklığında 3 saatte ya da 20 dakikalık pişirme sonrasında parçalanır.

Kolesterolü ve tansiyonu düşürücü etkisi vardır; hafif kan inceltici etkisi de bulunur. Günlük bir diş önerilir; hap formu da mevcuttur.
M.S. ilk yüzyılda Dioscorides sarmısağın "damarları temizlediğini" söylediğine tanık oluruz. 2. Dünya Savaşı'nda mikroplara karşı direnme etkisinden ötürü "Rus penisilini" olarak adlandırılmıştır; çünkü Rus hükümeti bu dönemde ellerindeki antibiyotikler tükenince yerine sarmısağı kullanmıştır.

Sarımsak, toplam kolesterolü %9-12 oranında düşürür; ancak bunun için en az 1 ay kullanılmalıdır. Kötü kolesterolün oksitlenmesi üçte bir oranında azalır. 1-3 ay içinde 1-2 diş sarımsak tansiyonu % 8 oranında düşürür (ortalama 8/5 mmHg).

Çiğ ya da pişmiş 1-2 diş sarımsak ya da 600-900 mg sarımsak tozu günlük yeterli dozlardır.

Ihlamur (tilia europea): Çay olarak içildiğinde stres ve endişe kaynaklı kalp sorunlarına, özellikle atış düzensizliklerine iyi gelir; idrar söktürücü etkisi vardır.

Limon: Stres ve endişe ile ilişkili kalp çarpıntılarında 4 limonun suyunu 250 cc suyla karıştırıp hafif soğutun; hatta balla tatlandırabilirsiniz. Bu karışımdan günde 1-2 bardak içebilirsiniz.

Soğan: Özellikle kırmızı ve sarı soğan "Quersetin" isimli antioksidan maddeden  zengindir. Kan inceltici etkisi vardır; yağlı gıda tüketildiğinde bir dilim soğanın bile faydası olur.

C ve E vitaminleri: Antioksidan alımını arttırmanın en iyi yolu günde 7-9 değişim miktarında meyve ve sebze tüketmektir. E ve C vitaminleri kullanımı ise düşük dozlarda  tercih edilmelidir. Ayrıca bu vitaminlerin kan inceltici ilaçlarla etkileşim gösterdiği unutulmamalıdır. 

Zencefil: Kolesterolü düşürür; kan inceltici ve antioksidan etkisi vardır; sindirimi kolaylaştırır; ancak kan inceltici hapların etkisini arttırarak kanamaya yol açabilir.

Ginkgo: Kan dolaşımını düzenler; özellikle hafıza ve zihinsel işlemlerde kolaylık sağlar; ancak etkileri 3-4 ay sonra ortaya çıkar; kan inceltici hapların etkisini arttırır.

Ginseng: Yaşlanmayı yavaşlattığı, zihinsel ve bedensel kapasiteyi arttırdığı, bağışıklık sistemini güçlendirdiği tarih boyunca gösterilmekle birlikte hipertansiyonlu hastalarda kesinlikle kullanılmamalıdır.

Selenyum: Kalp krizini önlemede ek selenyumun faydası olmadığı gösterilmiştir. En iyi kaynak kabuklu kuru yemişler, tam tahıllı gıdalar ve deniz ürünleridir. Günde 55 mcg alınması yeterlidir ve bu dozu besinlerle zaten alırız. Çin ve Rusya'nın belirli bölümlerinde toprak selenyumdan fakir olduğu için buralarda yaşayanlara selenyum eklenebilir.

Alıç: Almanya'da hafif  kalp yetersizliği bulunanlarda kalp kasını güçlendirici olarak kullanılmaktadır.

Kereviz: Özellikle zihinsel stres sonrası salgılanan bazı hormonları azaltarak tansiyonu düşürür. Etken madde 3-n-bütil fitalid'dir.

Biberiye: borneol içeriğinden ötürü damar genişletici etkisi vardır. Kalbe ve beyne giden kanı arttırır. Spazm önleyici, ağrı giderici, gerginlik azaltıcı ve damar genişletici özelliklerinden ötürü  angina tedavisinde kullanılabilir.

Üzüm çekirdeği ekstresi: flavonoid (OPC) içeriğinden ötürü güçlü bir antioksidandır. Varis tedavisinde kullanılmaktadır.

Yeşil çay: flavonoid  içeriğinden ötürü güçlü bir antioksidandır. Kolesterol ve tansiyonu düşürür; kan inceltici etkisi vardır. Diş çürümelerine ve dişeti hastalıklarına karşı korur. Günde 3 fincan içilmesi önerilmektedir.

Adaçayı: Kan dolaşımını düzenler. Halsizlik ve yorgunluk giderici etkisi vardır. Hastalıklardan toparlanma döneminde iyileşmeyi hızlandırır. Günde üç fincan tüketilebilir.

Oğulotu: Vücudu saran damarları genişleterek tansiyon düşürücü etki gösterir. Spazm giderici etkisinden ötürü sindirim sistemini rahatlatır. Kalp güçlendirici etkisi bulunur. Sinir sistemini rahatlatarak uykusuzluk şikayeti olanlarda yarar sağlar.

Kalp damar hastalarına verilmemesi gerekenler:

Efedra:  Soğuk algınlığı ilaçlarında ve burun damlalarındaki efedrin ve psödoefedrin maddeleri kalp atışlarını ve tansiyonu yükseltir. Ayrıca kilo verme, enerjiyi ve dikkati arttırma gibi nedenlerle de kullanılan efedra, amfetamin benzeri etki yapar; çarpıntı, sinirlilik hali, başağrısı, bulantı ve uykusuzluğa yol açar. Ancak tehlikeli olanı nabzı ve tansiyonu yükselterek ritm bozukluğu ve hipertansiyona yolaçmasıdır.

Glisirhizik asit: Böbreklerden potasyum atılmasına neden olarak kalbin düzensiz atmasına yol açar; kalp atışlarındaki düzensizlik ani ölümle dahi sonuçlanabilir.

Meyankökü: Kalp ilacı kullananlar kesinlikle almamalıdır; tansiyonu yükseltir.

Özellikle digoksin, idrar söktürücü, şeker düşürücü, coumadin gibi kan incelticiler kullanıyorsanız, bitkisel ürünleri kullanmadan önce mutlaka kardiyoloğunuzla görüşmeniz gerekmektedir.

Doç. Dr. Ayşe EMRE
Siyami Ersek Kalp Merkezi
Kardiyoloji Şef Yrd.
〰〰〰〰🐠

Tuğra

Papatya çiçeği
BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

PAPATYA ÇİÇEĞİ
( Matricariae flos )

Papatya çiçeği Alman resmi gazetesinde 5.12.1984 tarihinde (Heftnummer:228, ATC-Code:A16AY) yayınlanarak modern bitkisel ilaç olarak yürürlüğe girmiştir. Papatya çiçeği ESCOP ve WHO monografilerinde de yer almaktadır.

Modern bitkisel ilaç kanununa göre papatya çiçeği doğal bileşiminde kullanılır, her hangi bir madde katılamaz veya bileşimindeki maddelerden bazıları ayrılamaz. Almanya’da ilaç üretimi amacıyla 1000 hektardan fazla bir alanda papatya ekimi yapılmaktadır. Çok sayıda firma tarafından ilacı üretilmektedir ( Chamo, Kamillan supra, Kamillopur, Kamillosan, Markalakt, Salus vb.).

İlaç etkili (Ecza, drog) kısmı: Papatya bitkisinin (Matricaria recutita L.) taze veya kurutulmuş çiçek başları kullanılır. Bileşiminde en az %0,4 esans,
matricin ve flavon türevleri bulunur.

Etkisi: Mikrop öldürücüdür, iltihaplanmayı önler, yaraların iyileşmesini hızlandırır, kramp gidericidir (Gevşetici), koku gidericidir, cildin beslenmesini destekler.

Kullanıldığı yerler: Dahilen: Sindirim sistemi iltihaplı hastalıklarında ve Kramplarda kullanılır.

Haricen: Ağız, dişeti ve ciltteki iltihaplı hastalıklarda uygulanır. Solunum yollarındaki tahriş ve iltihaplı hastalıklarda soluyarak kullanılır.Üreme organları ve makattaki hastalıklarda banyo ve yıkama şeklinde uygulanır.

Hastalıklar bölümündeki bilgiler dikkate alınarak tatbik edilmelidir.

Kullanılmaması gereken haller: Yok.

İstenmeyen (Yan) etkileri: Yok.

İlaçlarla uyumsuzluğu: Yok.

Kullanım miktarı: Çayı şöyle hazırlanır: Bir yemek kaşığı papatya çiçeği ( 3 gr) fincana konur üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, fincanın ağzı kapalı olarak 10 dakika demlenir, süzülür. Mide barsak hastalıklarında günde 3-4 defa çayı taze hazırlanarak yemek aralarında içilir. Ağız-boğaz ve dişeti iltihaplarında bu şekilde hazırlanmış çay ile gün boyu çok defa gargara yapılır.

Haricen: 1-3 yemek kaşığı papatya çiçeği üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, kabın ağzı kapalı olarak 10 dakika bekletilir, süzülür. Sargı bezi bu
su ile ıslatılarak hastalıklı bölgeye konur. Bu su ile bölgesel yıkama da yapılır.

Banyo: 50 gr papatya çiçeği üzerine 2 litre kaynat su ilave edilir, kabın ağzı kapalı olarak 10 dakika bekletilir, süzülür, 8 litre su ilave edilerek
banyo yapılır ( Her 10 litre banyo suyu için 50 gr çiçek kullanılır).

Uyarı: Bilinen alerjisi olanlar kullanmamalıdır.

Kaynak: Dr. Ahmet Toptaş, Alman kanunlarına göre düzenlenip izin verilen
BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ, Gonca Yayınevi, İstanbul 2009
ISBN:978-9944-790-31-4, (0212) 5285076-5286005
〰〰〰〰🐠

Tuğra

Kekik otu
BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

KEKİK OTU
(Thymi herba)

Kekik otu Alman resmi gazetesinde 5.12.1984 tarihinde (Heftnummer:228, ATC-Code:R07AX) yayınlanarak modern bitkisel ilaç olarak yürürlüğe girmiştir. Kekik otu ESCOP ve WHO monografilerinde de yer almaktadır.

Belirtilen kanuna göre kekik otu doğal bileşiminde kullanılır, herhangi bir madde katılamaz veya bileşiminde olan bazı maddeler ayrılamaz, aksi taktirde modern bitkisel ilaç değil kimyasal-sentetik ilaç grubunda yer alır. Çok sayıda firma tarafından ilaç olarak üretilmektedir (Aspecton, Biotuss, Bronchicum, Bronchipret, Hustagil, Mirfusot, Nimopect vb.)

İlaç etkili (Ecza, drog) kısmı: Kekik bitkisinin (Thymus vulgaris L., Thymus zygis) kurutulmuş yaprak ve çiçekleri birlikte kullanılır.

Bileşiminde: Esans (Thymol, carvacrol, p-cimen, 1,8-cineol, linalool), flavonoidler, triterpen ve tanen bulunur.

Etkisi: Çok güçlü bir bakteri ve virüs öldürücüdür (Bileşiminde bulunan thymol fenol faktörü üzerinden 20 değeri ile en güçlü antibakteriyel ve antiviral
maddelerlendir.). Bronşlarda kramp giderici (Gevşetici) etki gösterir ve balgam söktürücüdür.

(Tükürük ve mide salgısını artırdığı, ağrı dindirici etki gösterdiği yönünde bilimsel çalışmalar bulunmaktadır.)

Kullanıldığı yerler: Boğmaca, bronşit ve üst solunum yolları enfeksiyonlarında Kullanılır. ( Gaz ve şişkinlikte çay ve ağız içi iltihaplı hastalıklarında
gargara olarak da kullanılmaktadır.)

Kullanılmaması gereken haller: Yok.

İstenmeyen (yan, zararlı) etkileri: Yok.

İlaçlarla uyumsuzluğu: Yok

Kullanım miktarı: Bir fincan çay için 1-2 gr kekik otu kullanılır, Günde birkaç fincan içilebilir. Sargı için 100 ml suya 5 gr kekik otu kullanılır.( Çocuklar için henüz resmi doz açıklanmamıştır. Pratikte yetişkinlerin kullandığı miktarın, 1-4 yaş arası üçte biri, 4-12 yaş arası yarısı, 12 yaşından büyük olanlarda ise yetişkinler kadar kullanılmaktadır.

ESCOP monografisinde çocuklar için kullanım miktarı belirtilmiştir. Buna göre 1 yaşından itibaren günde 1-2 gr kurutulmuş kekik otu veya eşdeğeri kadar taze kekik otu kullanılabilir.)

Kullanım şekli: Çayı şöyle hazırlanır: İnce kıyılmış veya öğütülmüş 2 çay kaşığı kekik otu fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir,
fincanın ağzı kapalı olarak 10 dakika demlenir, süzülerek sıcak olarak içilir. İhtiyaca göre günde 3-4 defa çayı taze hazırlanarak mümkün
olduğunca sıcak olarak içilebilir. Öksürükte bal veya pekmezle tatlandırılarak içilir.

Buhar banyosu: Bir kaba 500 ml kaynar su konur, üzerine 1 çay kaşığı öğütülmüş kekik otu ilave edilir, büyük bir havlunun altında buharı solunur. Günde 2-3 defa yapılabilir.

Sargı olarak: 5 gr öğütülmüş kekik otu fincana konur, üzerine 100 ml kaynar su ilave edilir, fincanın ağzı kapalı olarak 10 dakika bekletilir,
süzülür. Sulu kısımla bez ıslatılarak boğaz, göğüs veya sırta konur.

Uyarı: Hamilelik ve emzirme dönemlerinde, kalp ve guatr hastalığı halinde hekime danışılmadan kullanılmamalıdır.

Kaynak: Dr. Ahmet Toptaş, Alman kanunlarına göre düzenlenerek izin verilen
BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ, Gonca Yayınevi, İstanbul 2009,
ISBN: 978-9944-790-31-4, (0212) 5285076-5286005.
〰〰〰〰🐠

Tuğra

Çağlardan beri insanlar tedavi amacıyla bitkilere yöneliyor. Son yıllarda bunun daha popüler olmasının nedeni, sağlık sigortalarının ve ilaç fiyatlarının yüksek olması. İşte doğal tedavi amaçlı kullanılan faydalı bitkiler...

1.Aloe Vera

Toplum arasında en çok bilinen ve kullanımına en çok rastlanılan bitki olan aloe vera, güneş veya kazalar sonucu oluşan yanıkların tedavisinde tercih ediliyor. Bitkinin asıl yararlı kısmı aloe vera yaprağı. Aloe vera yetiştirmek için tek gerekli şey ise su. Yaprağın içinden çıkan su yanıkların neden olduğu acıyı azaltıyor ve iyileşme sürecini hızlandırıyor.

2.Kızılcık Suyu

Kızılcık suyunun en çok bilinen yararı boşaltım sistemi sorunlarını çözmekteki etkisidir. Bakteriyel enfeksiyonu tedavi ederek sorunların çözülmesini sağlar. Kızılcık suyu, yüksek kolesterol ve kalp yetmezliği gibi sıkıntıları olan hastaların kalp sağlığını olumlu yönde etkilemektedir. C vitamini yönünden de oldukça zengin olan kızılcık suyu, dişlerin çürümesini ve plak oluşumunu engeller. Kızılcığın içinde bulunan asitler bileşikler ise böbrek ve tümör oluşumunu önler.

3. Ekinezya

Ekinezya Amerikan yerlilerinin yaraları iyileştirmekte kullandıkları ve bilinen hiçbir yan etkisi olan bir bitkidir. Ekinezyanın içinde bulunan maddeler grip ve nezle virüslerine karşı etkili olduğu için özellikle grip mevsimlerinde tercih edilmektedir. Ekinezya bağışıklık sistemini güçlendirerek daha hızlı bir iyileşme sağlar. Boğaz ağrıları, öksürük ve tıkanıklık ekinezya bitkisi sayesinde kolayca atlatılmaktadır.

4. Siyah Yılan Kökü

Siyah yılan kökü, menopoz için önerilen ve bu yönüyle bilinen bir bitkidir. Siyah yılan kökü sinirlerin gevşemesine ve dolayısıyla menopoz döneminin kolay atlatılmasına yardımcı olur. Siyah yılan kökü, menopoz döneminde oldukça sıkıntı veren ateş basması ataklarını önler. Üreme sistemi üzerinde oldukça etkili olan siyah yılan kökü hormonları dengeleyerek menopozun yanı sıra adet öncesi sendromu ve kaslarda meydana gelen kramplar gibi durumların tedavisinde de kullanılır.

5. Günlük

Anadolu Sığla ağacı olarak da bilinen günlük ağacının gövdesinden elde edilen sakız, özellikle eklem iltihabı ve bursitin tedavisinde kullanılır. Aynı zamanda ishal ve solunum yolları şikâyetleri gibi sorunların tedavisinde de oldukça etkilidir. Ayrıca yüksek kolesterol, damla hastalığı, bel ağrıları, kas yangısı, fibromiyalji, obezlik, dizanteri ve göğüs hastalıklarına da iyi geldiği bilinmektedir.

6. Papatya

Genellikle çayı yapılarak içilen papatya, bağırsaklarda oluşan sorunları rahatlatmasıyla bilinir. Ayrıca mide bulantısı ve gastroentirit tedavisinde de kullanılır. Papatyanın rahatlatıcı özelliği hem çocuklar hem de yetişkinler üzerinde etkilidir. Uyumakta zorluk çeken çocuklarda güvenle kullanılabileceği gibi stres altında hissedildiği zamanlarda da yetişkinler tarafından tercih edilebilir.

7. Hayıt Ağacı

Hayıt ağacı menstural dönemi düzenler ve kadınlarda progesteron hormonunun salgılanmasını sağlar. Hayıt ağacı meyveleri yavaş etki eden ve ancak uzun süreli kullanımda etkilerini gösteren bir bitkidir. Hamile kalma sorunu yaşayan bayanlarda 1–2 yıl süreli kullanılır ve hamilelik başladığında kullanımına son verilir. Ayrıca adet öncesi dönemle ilişkilendirilen kramplar ve göğüs bölgesinde hassaslığa neden olan prolaktin hormonu üretim seviyesini de düşürür.

8. Kahve

İçerdiği kafein nedeniyle çoğu beslenme önerisinde yer almayan kahve, bazı durumlarda olumlu etkilere de sahiptir. Acının algılanmasını bloke ederek ağrıların azaltılmasında, bronşları açarak grip, soğuk algınlığı ve astım gibi rahatsızların tedavisinde kullanılabilir. Koreli bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre kahvenin içinde bulunan kafein, fiziksel dayanıklılığı da artırıyor.

9. Çuha Çiçeği Yağı

Çuha çiçeği yağı, genellikle romatoid artiridin etkilerini azaltmada ve kolesterolü düşürmede kullanılır. Çuha çiçeği obezlik, sindirim sorunları ve solunum yolları şikâyetleri için de tercih edilen bir bitkidir. Ayrıca adet öncesi sendromunu şikâyeti olan bayanlar tarafından da kullanılır. Ancak hamilelik söz konusu olduğunda kullanılmaması gerekmektedir.

10. Gümüş Düğme

Dayanılmaz ağrıya neden olan migrenin tam nedeni bilinmiyor. Bazı uzmanlar bu sorunun nedenini baştaki kan damarlarının genişleyerek sinirlere baskı yapmasından kaynaklandığını savunuyor. Gümüş düğme beyinde bulunan kan damarlarını rahatlatarak duyulan acıyı azaltıyor. Gümüş düğme bitkisinin diğer yararları ise doku ve eklemlerde meydana gelen iltihaplar azaltması. Ayrıca yüksek ateşin düşürülmesinde de oldukça etkili olan gümüş düğme, vücutta aspirin gibi işlev görürken yan etkileri olmadığı için daha çok tercih edilebilecek bir bitki.

11. Keten Tohumu

Susam tanelerinden biraz daha büyük olan keten tohumu, Omega–9 ve Omega–3 asitleri, lif, protein, manganez, magnezyum, çinko ve diğer bir dizi mineral açısından oldukça zengindir. Keten tohumu birçok soruna çözüm getirmesi nedeniyle geniş bir kitle tarafından tercih edilir. 

12. Sarımsak

Sarımsak pek beğenilmeyen bir kokuya sahip olmasına rağmen sağlık açısından oldukça yararlı bir bitkidir. Mikroplara ve virüslere karşı vücuda direnç kazandırdığı bilinmektedir. Sarımsak kolesterol ve yüksek tansiyonun düşürülmesinde, kan şekerini dengelemede, kanserle mücadelede, bronşitin belirtilerini azaltmada ve bağışıklık sistemini güçlendirmede oldukça etkilidir. Ayrıca soğuk algınlığına da iyi gelmektedir.

hastane.com.
〰〰〰〰🐠

mazhar




Karadut Pekmezinin Faydaları

Karadut Pekmezi, Karadut Pekmezi Faydaları, Karadut Pekmezi Yararları, Karadut Pekmezinin Yararları, Karadut, Karadutun Faydaları,Karadut Şurubu, Karadut Faydaları
Karadut, Az olgun meyveleri kırmızı ve koyu kırmızı, çok olgun meyveleri siyahımsı kırmızı olan sulu, asidik-Ekşi dutlar “Karadut” olarak tanımlanır. Diğer dutlardan ayrılan en belirgin özelliği bol sulu ve eşsiz şeker asit dengesi yani aromasıdır. Karadutun yöresel isimlerinde de çeşitlilik gözlenir. Örneğin karadut; Tokat-Erbaa taraflarında “ekşiare”, Kahramanmaraş, Malatya ve çevrelerinde “urumdut”, Manisa dolaylarında “şurupluk dut” ve Hatay-Antakya civarında “tuti” olarak adlandırılır. Pakistan’da Urduca dilinde “toot” olarak, ingilizcede ise yine karadut anlamında “black mulberry” olarak adlandırılır. Karadutun taze tüketimi raf ömrünün sınırlı olmasından dolayı çok azdır. Daha çok meyve suyu, reçel, marmelat, özellikle Kahramanmaraş’da dondurma ve Şebinkarahisar’da karadut  pekmezi yapılarak değerlendirilir. Bu amaçla hasattan sonra meyveler hemen işlenmeyecekse şoklama ünitelerinde kullanılacağı zamana kadar bekletilir.
Karadut meyvesi çok güçlü bir antioksidan içer. Bu güçlü antioksidanlar serbest radikalleri etkisiz hale getirerek bağışıklık sistemini güçlendirir. İçerdiği flavonoidler sayesinde kalbi koruyucu , yaşlanmayı geciktirici etkisi bulunuyor.
Karadut Pekmezi;
Karadut bitkisi böceklenmeyen tek organik bitkidir. Betakaroten (A vitamini) ihtiva eder. Fakat mevsimi çok çabuk geçtiği için en bol olan zamanlarında kaynatılarak karadut  pekmezi yapılır. Sağlık ve gençlik iksiri olan karadut pekmezi ‘ni düzenli olarak tüketmek sağlığımız açısından oldukça önemlidir. Karadut Pekmezinin faydaları saymakla bitmez. İçerisinde yüksek miktarda Demir elementi vardır.
Karadut Pekmezinin Faydaları;
* Yüksek miktarda demir ( Fe ) içerdiğinden kansızlıkta destekleyici gıda olarak kullanılmaktadır.
* Anne sütünü artırır.
* Halsizliği, aşırı yorgunluğu giderir.
* Ağız ve boğaz enfeksiyonlarına tavsiye edilir.
* Kanı temizler anemi hastalarına tavsiye edilir.
* Kan basıncını düşürür.
* Sindirim sistemi kronik hastalığına faydalıdır.
* Mide salgılarını arttırır.
* Sindirim sistemini düzenler.
* Saçların ve dişlerin güçlenmesini sağlar.
* Kronik gastrit ve hepatit tedavisinde kullanılabilir.
* Uykusuzluğa iyi gelir.
Karadut Pekmezi, Karadut Pekmezi Faydaları, Karadut Pekmezi Yararları, Karadut Pekmezinin Yararları, Karadut, Karadutun Faydaları,Karadut Şurubu, Karadut Faydaları

Alıntı.

Kubbetüs Sahra