Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Kokteyl İlaçlar

Başlatan Tuğra, 03 Haziran 2011, 15:23:22

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tuğra

KOKTEYL İLAÇLAR PAZARLAMA NUMARASIDIR

BBC Türkçe sitesinde "Kalp hastalığına karşı tek hapla önlem" başlıklı haberi (1) ibretle okudum.

Haberde kalp ve damar hastalıklarını önlemek amacıyla aspirin, kolesterol ve tansiyon düşürücü dört ayı ilacın karışımından oluşan bir kokteylin 400 kişi üzerinde denendiği bildiriliyor. Habere göre bazı uzmanlar bu hapın kalp ve damar hastalığı riskini yüzde 50′ye varan oranda azaltacağını ileri sürerken, bazıları ise bunun 55 yaşın üzerinde herkes tarafından alınmasını salık veriyor. Araştırmanın sponsorluğunu yapan hayır kurumu Wellcome Trust sonucu "heyecan verici" diye nitelemiş.

Bu haberden alınması gereken pek çok ders var:

BİR: Birkaç ilaçtan kokteyl yaratmanın esas maksadı ucuz bir hap geliştirerek küresel bir sağlık kampanyasına ön ayak olmak değil ilaç satışını artırmaktır. Haberde geçen "ucuz" kelimesine kimse kanmasın. Bu bir "pazarlama numarası" dır.

Elbette 4 ilacın fiyatını ayrı ayrı topladığınızda kokteyl hapın fiyatı daha biraz daha ucuz olacaktır ama bu sayede bir veya iki ilaç yerine 4 ilaç satılmış olacak ve toplam kâr artacaktır.

Astımda da hastaların neredeyse yüzde 90' ını sadece sprey kortizonla tedavi etmek mümkün olduğu halde kortizona uzun etkili beta-2-agonistler ilave edilerek yaratılan kokteyl ilaçlar ile tüm dünyada milyonlarca astımlı göz göre göre soyulmakta ve bu duruma kimse de ses çıkarmamaktadır.

Mesela AstraZeneca artık budesonide ihtiva eden Pulmicort İnhaler isimli ilacı üretmeyeceğini ilan etmiştir ama fiyatı bunun birkaç misli olan "budesonide + formoterol kokteyli" emrinize amadedir(2). Hiç şüpheniz olmasın bunu diğer firmalar da takip edecek ve bir süre sonra içinde sadece sprey kortizon bulunan ilaçlar üretilmez olacaktır.

Aynı durum bir süre sonra kokteyl hapta bulunan ilaçların da başına gelecek ve bunları tek tek bulmak mümkün olmayacaktır.

İKİ: Kokteyl hap piyasaya çıktığında bir veya iki ilacın yeterli olduğu hastalar artık gerekli olmadığı halde 4 ilaç içmek zorunda kalacaktır.

Milyonlarca insan ihtiyaçları olmayan ilaçlara para ödedikleri bir tarafa bu ilaçların yan etkilerine de maruz kalacaklardır.

ÜÇ: Kokteyl hap içenlerde ortaya çıkacak yan etkilerin hangi ilaca bağlı olduğunun anlaşılması zor olduğu gibi, anlaşılsa bile 4 ilacın birden bırakılması söz konusu olacaktır. Bu da ilaç israfını artıracaktır; milyonlarca kutu ilaç çöpe gidecektir.

Zaten kokteyl hapı içen her altı kişiden birinde ciddi yan etkiler ortaya çıkmış.

DÖRT: Böyle bir hapın 55 yaşın üzerindeki herkese verilmesi salık verenlere ise tüm kibarlığımla "Yuh" demekte başka bir şey gelmiyor içimden.

Bunların şehir şebeke suyuna statin hapı konmasını veya hamburgercilerde statin ikramını tavsiye edenlerin amca çocuğu olduğunu söyleyip geçelim.

BEŞ: Wellcome Trust insan ve hayvan sağlığında olağanüstü iyileşmeler sağlamak için kurulmuş, hiçbir siyasi veya politik amacı olmayan küresel bir hayır kurumu imiş.

Belki kuruluş amacı gerçekten böyledir bilemem ama kurum içine başka amaçları olan hainlerin sızmış olduğunu sanıyorum. Allah bizi Wellcome Trust gibi hayır kurumlarının "hayrından korusun." demeden edemiyorum.

Gelelim neticeye

İlaç üreticileri yeni molekül bulmakta zorlanmakta ve çareyi de eski ilaçları allayıp pullamada veya böyle abuk-subuk kokteyller yaratmada aramaktadır.

Bunun örneklerini önümüzdeki senelerde daha çok göreceğimizden hiç şüpheniz olmasın.

Tüm meslektaşlarımı ilaç üreticilerinin oyunlarına karşı uyanık olmaya davet ediyorum.

Pof.Dr.Ahmet Rasim Küçükusta

http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2011/05/28/yazilar/elestirel-yazilar/ilac-endustrisi/kokteyl-ilaclar-pazarlama-numarasidir/
〰〰〰〰🐠

Tuğra

Kardiyologlara tokat gibi cevap

Dün Habertürk gazetesinde Ceyda Erenoğlu' nun "Kolesterol düşüren ilaçlar damar sertliğini gideriyor" başlıklı haberinde bizim statin meftunu kardiyologların yorumlarını gülerek okudum.

Habertürk' ün sağlık editörü Ceyda Erenoğlu da bu açıklamalara benim gibi şaşırmış olmalı ki Murat Tuzcu ile tekrar görüşmüş ve gerçek bir gazeteciye yakışan sorularla yüksek doz statin yazmayı kardiyologluk yapmak sananlar için harika bir "rehber" hazırlamış.

Röportajın şu bölümlerini kardiyologların sabah akşam birer defa okumalarını hararetle tavsiye ediyorum:

"Sözünü ettiğiniz araştırmada yüksek doz kolesterol düşürücü ilaç kullanılmış. Plakları tehlikeli hale getirip kalp krizini kolaylaştıran sadece kolesterol yüksekliği mi?

Kesinlikle değil. Risk faktörleri dediğimiz sigara, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon da en az yüksek kolesterol kadar katkıda bulunuyor bu soruna. Genetik zeminin de önemi var. Kaldı ki şeker hastalığı olan veya gizli şeker dediğimiz, ensülin ve kan şekeri dengesinin bozulduğu, fazla kilolu ve yüksek tansiyonlu hastalarda kalp krizi yükselmiş olsa da birçoğunun kan kolesterol değerleri çok yüksek değildir.

İLAÇTAN DAHA ETKİLİ

O halde niye sadece kolesterol ilaçlarından söz ediliyor?

Tam aksine, ilaçtan çok önce, kalp için sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve bu yolla ideal kiloyu korumaktan söz ediyoruz. Şimdiye kadar bulunan ilaçların hiçbiri sözünü ettiğim bu 3 nokta kadar yararlı değil. Üstelik çok ileri kalp hastası olup da beslenmelerinde çok köklü değişiklik yapanların damar sertliklerinin gerilediğini gösteren araştırmalar da var.

Keza yüksek tansiyonunu ilaç ve hayat tarzı değişiklikleriyle tam anlamıyla kontrol altına alanlarda da plakların küçüldüğü gösterildi. Bunun yanında gerektiğinde kullanılması halinde kolesterol düşürücü ilaçların çok etkili olduğunu unutmamalıyız. Eldeki güçlü statin ilaçlarının kalp krizi geçirenlerde, inme hastalarında, bacak damarları dar olanlarda yeni dertleri ve erken ölümleri önlediğini de öyle. Sözünü ettiğim son araştırma da bu zincirin bir parçası."

"İyi ama statinlere methiye de var" diyenlere

Tuzcu' nun son iki cümlesine de açıklık getirmek isterim. Tuzcu "statinler gerektiğinde kullanılması hâlinde çok etkili" derken bizim kardiyologların hararetle savunduğu primer profilaksiyi değil kalp krizi ve inme geçirenleri kast ediyor.

Tuzcu' nun bir anda "statinlere işe yaramıyor" demesi asla mümkün değil ama o günlerin çok da uzak olmadığını söyleyebilirim.

Sözü fazla uzatmadan iki hususu daha hatırlatmak istiyorum:

BİR: New England' da yayınlanan makalenin sonunda yer alan ve araştırmaya katılan uzmanların ilaç firmaları ile olan ilişkilerini açıklayan bölümü mutlaka okuyun.

İKİ: İlahi bir tesadüf: Bugün Medimagazin' de bir zamanların "statin kadar gözde olan" ilacı Vioxx ile ilgili bir haber de yer aldı:

"Amerikan ilaç devi Merck, ağrı kesici Vioxx' u piyasaya sürdüğünde, kamuoyunu yanıltıcı hareket ettiği gerekçesiyle açılan davada, toplamı 1 milyar dolara yaklaşan bir ceza ve tazminat ödemeyi kabul etti.

Bir dönem gözde bir ilaç olan Vioxx, kalp krizi ve felç riskini artırdığı bulguları üzerine, 2004 yılında piyasadan çekilmişti.

Merck şirketine yöneltilen suçlama, Vioxx'un Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nden resmi onay almadan kronik eklem iltihabı tedavisi için piyasaya sürülmesinden kaynaklanıyor. Merck, Vioxx vakasında kabahatli davrandığını da kabullendi.

Merck 2007 yılında da, Vioxx'dan olumsuz etkilenen hastalara ya da yakınlarına 5 milyar dolara yakın tazminat ödemeyi kabul etmişti."

Gelelim neticeye

BİR: Aterosklerozun ve kalp-damar hastalıklarının sebebi kolesterol değildir. Dolayısıyla da bu kişilerde kolesterol düşürücü ilaçların yerinin olmaması gerekir.

İKİ: Ateroskleroz ve bunun komplikasyonları statinlerle değil yüksek tansiyon, diyabet, obezite, hareketsizlik, sigara, beslenme yanlışları gibi risk faktörlerinin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabilir.

ÜÇ: Kardiyolog meslektaşlarıma "Büyüklere kolesterol masalları" başlıklı yazılarımı takip etmelerini tavsiye ediyorum.

Ahmet Rasim Küçükusta-iyilikgüzellik
〰〰〰〰🐠