Anadolu arısı zehiri kansere umut olacak

Başlatan selcuklu, 04 Ekim 2011, 01:05:20

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

selcuklu

Anadolu arısı zehiri kansere umut olacak

 

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ), Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümünde yapılan bir araştırmada, Anadolu ırkı arının zehrinin bazı tür kanser hücrelerinin ölümüne sebep olduğunun tespit edildiği bildirildi.

Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şevki Arslan yaptığı açıklamada, ''Anadolu ırkı arı zehrinin kanser hücreleri üzerindeki etkisi'' konulu çalışmayı PAÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Alaattin Şen'in öncülüğünde 4 öğrencisiyle birlikte yaklaşık 1 yıldır sürdürdüklerini söyledi.

Araştırmayı özellikle Anadolu ırkı arılar üzerinde yapmayı tercih ettiklerini belirten Arslan, şöyle konuştu:
''Zehrin içeriğinin diğerlerinden farklı olduğuna inandığımız için Anadolu ırkını seçtik. Arıları Denizli'de bulunan lokal arıcılardan temin ettik. İlk önce anestezi ile arıları uyuttuk ve keselerini bir cımbız yardımıyla topladık. Daha sonra bu zehirli keseleri özel bir solüsyon içerisinde çözme ve dondurma tekniğiyle önce -80 derecede yarım saat, daha sonra 37 derecede yarım saat bekleterek patlattık.''

Arslan, bu işlemle birlikte keselerdeki tüm içeriğin solüsyona geçtiğini anlatarak, sözlerine şöyle devam etti:
''Solüsyonun özelliği, arı zehrinin içerisindeki maddeyi koruması ve zarar görmesini engellemesidir. Arı zehrinin biyolojik aktivitelerini de korumaya yardım ediyor. Ardından arı zehirlerini, 3 ayrı kanser hattına uygulayarak kanser hücrelerini öldürüp öldürmediğine baktık. Bunun için çeşitli dozlarda arı zehrini kanser hücrelerine verdik. Bunların bir tanesi karaciğer kanser hücresi, diğerleri kolon kanseri ve kan kanseri hücreleriydi. Uygulama sonuncunda kanser hücre hatlarında, 11 tane genin ifade düzeylerinin değiştiğini gözlemledik. Anadolu ırkı arı zehrinin, çok düşük dozlarda bile programlanmış hücre ölümünü artırarak bu hücrelerin ölümüne sebep olduğunu gördük. Anadolu ırkı arı zehrinin kolon, karaciğer ve lösemi kanserlerinin tedavisinde kullanılabileceğini düşünüyoruz.''

Şevki Arslan, araştırmalarının ön verilerini Avrupa Biyokimya Dernekleri Federasyonunun İtalya'nın Torino kentinde düzenlediği kongrelerde 2 bildiri ile sunduklarını, bildirilerin büyük ilgi gördüğünü söyledi.

Yeterli maddi destek sağlanamadığını, projenin ön aşamasını 4 öğrencisiyle 4 bin lira maliyetle tamamladıklarını anlatan Arslan, ''Çalışmalarımız devam ediyor. Halen gen ekspresyonlarının yanında, proteinlerin değişmesi üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Eğer destek verilirse çok daha önemli sonuçları elde edeceğimize inanıyoruz. Yıl sonuna kadar araştırmamızı tamamlanmayı hedefliyoruz'' dedi.

mazhar

Kına kansere umut oldu

Asırlardır kadınların ellerini süsleyen kına, bu kez kansere umut oldu. Türk bilimadamları, 10 gün boyunca farelere ağız yolundan verdiği kınanın tümör kansere karşı mücadelede rol oynayan enzimleri arttırdığı belirledi.


Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü kınanın kanserin ilerlemesini engellediğini belirledi. Türk bilimadamları, kınanın mantarın yanı sıra kanseri önlemede de etkili olup olmadığını belirlemek için 60 fareye farklı dozlarda 10 gün süreyle ağız yoluyla kına verildi. Denemelerde 'Ehrich Ascite Corcinama' tümörün büyümesinin durduğu tespit edildi. Ayrıca kınanın antioksidan aktivite kapasitesini arttırdığı saptandı. Farelerde, kansere karşı mücadelede önemli rol oynayan enzimlerin arttığı gözlendi. Doğal toz yeşil kınanın kullanıldığı araştırma ve sonuçları, International Journal of Pharmacology dergisinde de yayımlandı. Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özaslan, çalışmanın kansere karşı yeni bitkisel kaynakların umut verici sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyduğunu belirtti. Özaslan, "Kına üzerine ileri düzeyde yapılacak araştırmalarla kansere karşı alternatif ilaç olanakları geliştirilebilecet" dedi.
Basın