Nefsimizi terbiye etmek için riyazet yapabilir miyiz? *

Başlatan İsra, 19 Şubat 2005, 05:26:43

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

İsra

Nefsimizi terbiye etmek için riyazet yapabilirmiyiz? Beni bu konuda bilgilendirirseniz çok sevinirim

müteallim

Nefsinizi terbiye icin oruc tutabilirsiniz.Eskiden riyazatla nefis terbiyesi yapmislar.Amma hakiki nefis terbiyesi zamanin mürsidi kamilini bulup onun himayesine girmekle nefsi terbiye en kisa yoldur.tabiki zamanimizda mürsidiz deyenlerde cok bunlarin sahteside var hakikisinibulmak lazim.

genis malumat ile alakali sadakat sitesinin tasavvuf bölümünü okumayi veya tasavvufla ilgilenenleri tavsiye ederim.
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

İsra

#2
verdiğiniz bilgi için teşekkürederim hocam

İsra

#3
Kendimiz yapabilir miyiz?

müteallim

#4
Alıntı yapılan: israKendimiz yapabilir miyiz?

kardesim Evinin kösesine cekileceksin ibadet ve taatla mesgul olacaksin calismayacaksin günde bir iki zeytin veya bir iki  kuru ekmek parcasi ile idare edeceksin bu sebeble zayif düsüp güc ve kuvvetden düseceksin ve nefs sana te´sir edemeyecek . bu zamanda bunu yapabilirmisin.  :?:  :?:

Amma yukarida bir yazimda dikkatini cekdi ise nefsi terbiyede en kolay yolu tarif etmisdim. herhalde gözünüzden kacdi.

Allah kolaylik versin.
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

müteallim

#5
Alıntı yapılan: isra"Oezsoy67"
Kaç gün yapmamız gerekiyor?

Nefis ölünceye kadar.Nefis ölmeyecegine göre Allah gecinden versin imandan ayirmasin darilmayin siz ölünceye kadar.
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Fatihan

Sual:Tasavvuf ehli mesafe katedeceğim diye kendisini aç bırakıp, riyazet yapmalı mıdır?

Cevap:

Muhammed Masum (k.s.) Hazretleri'nin oğlu olan Şeyh Seyfeddin Arif (k.s.) Hazretleri Silsile-i Sâdât'ın yirmi beşinci halkasıdır. Hz. Ömer'in neslinden olduğu için nisbesi Fârûkî'dir. Hicrî 1055 (m. 1645 /1646 ) senesinde Serhend'de dünyaya geldi.

Ders okuyacak yaşa gelince önce Kur'ân-ı Kerîm'i ezberledi. Sonra muhterem amcasından aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. Sonra tarîkat-ı nakşibendiyye'yi babası

Muhammed Masum (k.s.) Hazretlerinden öğrendi ve yüksek manevi derecelere kavuştu.

Her gün huzuruna dervişlerden bin dört yüz kişi istifadeye gelir, her birine yemek ikram ederlerdi. Riyazet yapmamalarına ve bu kadar çok nimetler içinde bulunmalarına rağmen müridleri, yüksek makamlara ve kerametlere kavuşurlardı.

Dervişlerden biri, az yemek istese "Yemeği kısmaya lüzum yoktur. Üstazlarımız kaddesallâhü esrârehüm, yolumuzu vukûfu kalbîye devam ve şeyhin sohbetlerinden ayrılmamak esasları üzerine kurmuşlardır. Zühd ve şiddetli mücâhedenin neticesi, kerâmet ve tasarruftan ibarettir. Biz bunları işten bile saymayız. Bizim maksadımız sadece zikre devam, Allâhü Teâlâ'ya teveccüh, sünnete tabi olmak ve daha çok nur ve bereketlere kavuşmaktır." buyururlardı.

Kaynak

Fatihan

Alıntı yapılan: Mücteba - 10 Ocak 2012, 13:02:10
Sahte Şeyhler Kedi Gibidirler

Sa'dî bu tür şeyleri yererken şöyle buyurdu.

Zaman zaman, işitirsin...
O kedi yüzlüleri...
Onlar fareleri avlamak tamahına ve sevdasına kapıldılar...
Fareleri avlamak için attıkları nâraler ötelerden işitilir...
Onların riyazet çekmeleri isim ve gurur içindir...
Asla Allah için değil...
Boş davulun sesi yüksek çıkar...
Ta uzaklarda işitilir...


Ruhü'l Beyan Tercümesi C:3 S:575)

azizistanbul

herkesin mizacı farklı olabilir. Bazıları Allahın nurunu kalbine indirmekte zorlanıp  zikir yolunda sebat edemeyebilirler. Bunlarında riyazet yapmasında mahsur yoktur.

Amma nurla meşgul olan biri olarak bu soru soruluyorsa en güzel riyazet çok oruç tutmak ile beraber Allahın nuru ile meşgul olmaktır.

جُلُوسُكَ سَاعَةً عِنْدَ حَلَقَةٍ يَذْكُرُونَ اللهَ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ اَلْفِ سَنَةٍ