Depresyona Tefekkür Diyeti

Başlatan İsra, 10 Kasım 2012, 04:19:58

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

İsra

Doğal Tıp Derneği'nin Genel Başkanı olan Ender Saraç, çıkardığı yeni kitabında "Artık Ruhunu Da Besle" diyor ve 40 günlük tefekkür reçetesi veriyor.

"DNA'mızda Allah'ın isimlerinin yer alıyor"

Saraç, insanlara sadece fiziksel sağlığıyla değil, ruh sağlığı ile ilgili tavsiyelerde bulunuyor. DNA'mızda Allah'ın isimlerinin yer aldığını söyleyen Saraç, "Bu esmaların hepimizde farklı oranlarda tecellileri var. Ben de kendimizi daha iyi tanımamız için bunun ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalıştım. Ruhun vitaminleri gibi. Nasıl vücudumuzun B12 ya da C vitaminine ihtiyacı varsa ruhumuzun da vitaminlere ihtiyacı var. Zayıf olan enerjileri güçlendirmek, hiperaktif olan enerjileri dengelemek için bir enerji çalışması yapılmalı."

"Siz hiç obez bir derviş gördünüz mü?"

"Aşırı yemek yemek, ağır beslenmek, alkol, sigara, yoğun kimyasal ilaç tüketimi geç vakitlerde yemek insanı aşağıya çeker. Siz hiç obez bir derviş gördünüz mü? Peygamberimiz döneminde insanların obez olduğunu düşünebilir misiniz? Hepsi fit, kendi işini kendisi gören insanlardır. Ulu ve bilge kişilerin daha edepli ve kontrollü beslendiklerini görürsünüz"

40 Günlük reçetenin şartları

"Kırk gün boyunca yalan söylemek, gereksiz ve boş konuşmak, kul hakkı yemek, hırsızlık, hayvanlara ve bitkilere eziyet etmek gibi şeylerden uzak kalmanız gerekiyor. Bu beslenmeye dikkat etmekten çok daha zor"

"Sağ elle yemek enerji açısından daha iyidir."

"Beslenme ile ilgili araştırmalar yaparken Hint kültüründen tasavvufa kadar uzanan yelpazeye baktığımda belli bir beslenme adabı gördüm. O yüzden yemek yerken hangi elimizi kullanmamız, gerektiğine kadar yazdım. Sol yanımız daha çok enerji alan, sağ yanımız ise enerjiyi veren yönümüzdür. Bu nedenle sağ elle yemek enerji açısından daha iyidir."

"Bütün canlılar için değişmeyen iki hakikat var"

"İnsan olarak egomuzu çok fazla şişirdik. Kendimize çok önem atfetmeye başladık. Aslında biz bize verildiği kadarız. Bunu söylemekten utanmamalıyız. Benliğimizi mütevazileştirmemiz lazım. Bizi yaratanın bizden istediği kurallara en azından saygı göstermemiz lazım. Bütün canlılar için değişmeyen iki hakikat var: doğum ve ölüm. Benim bu kitabı yazmaktaki amacım bu yolculukta biraz daha edepli olmamız"