Kuşluk (Duhâ) Namazı kaç rekât kılınmalıdır?Kaza borcu olan nâfile kılabilir mi?

Başlatan nimesay, 15 Aralık 2012, 12:20:11

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

nimesay

Selamün Aleyküm...Hayırlı sabahlar...

Sevgili büyüklerim, kuşluk namazı kılmak istiyorum. İnternetten araştırdığıma göre bazıları iki rekatte bir selam verilirse, bazılarıda dört rekatta bir selam verilirse daha faziletlidir diyor. Hangisinin daha faziletli olduğu konusunda kafam karıştı. Sizin vereceğiniz bilgiye göre namazımı kılmak istiyorum.
Bir de benim namaz kazalarım var. Ama her namazdan sonra o namazın kazasını da kılıyorum. Bir kaç kişi kaza namazın varsa nafile namazı yada kuşluk namazı kılınmaz diyor. Bu doğru mu acaba?

Teşekkür ederim....
Yumuşak başlıysam sanmaki uysal koyunum,kesmeye gelir ama çekmeye gelmez boynum.

Mücteba

Ve aleyküm selam, hayırlı sabahlar;

Cevap 1: Daha az veya daha çok kılınabilirse de duhâ namazının ortası 6 rekâttir.

Bilhassa evrâd-u ezkâr sahipleri Duhâ, Evvâbin ve Teheccüd namazlarını arasıra kılarlarsa çok iyi olur. Vakti olanlar daha sık veya devamlı kılabilirler.

Duhâ, Evvâbin ve Teheccüd namazları altışar rek'at kılınır. Daha az veya daha çok kılınabilirse de ortası budur.

Duhâ namazının niyeti:
Duhâ namazının ilk iki rek'atine: "Niyyet ettim şükründen âciz olduğum bütün nîmetlerine teşekküren Duhâ namazına"

İkinci iki rek'atine: "Niyyet eyledim şükründen âciz olduğum İslâmiyet nîmetine teşekküren Duhâ namazına",

Üçüncü iki rek'atine: "Niyyet eyledim şükründen âciz olduğum Ümmet-i Muhammed'den olmaklığa teşekküren Duhâ namazına" diye kalbden niyet edilir. Duhâ namazının son iki rek'ati oturarak kılınır.

Evvâbin ve Teheccüd namazlarına niyyet de aynı olmakla beraber, bunlarda ilk iki rek'ate başlarken niyetlerinin tamamını birden yapmak kâfidir. Her selâmdan sonra ayrıca niyete lüzûm yoktur. Evvâbin namazı eğer akşam namazının arkasından kılınacaksa; akşamın sünnetinden sonra tesbih ve duâ yapılmadan Evvâbin kılınır. Arkasından tesbih çekilip duâ yapılır.

(Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)



Cevap 2: "Üzerinde kaza namazı bulunan bir kimse nâfile namaz kılamaz" hükmü hakkında teşvik edici Hadis-i Şeriflerin olduğu nâfile namazlar haricindedir. Akıllı şuurlu bir müslüman "Farzlarla kulum benim gadabımdan (azabımdan) kurtulur. Nâfilelerle bana (benim rızama) yaklaşır" Hadis-i Kudsi'sinin gereğini yerine getirmek için uğraşır durur.

Kaza namazlar ile uğraşmak, nafile namazlar ile uğraşmaktan daha iyi ve daha önemlidir. Fakat farz namazların müekked olsun olmasın, sünnetleri bundan müstesnadır. Bu sünnetleri terk ederek bunların yerine kazaya niyet edilmesi daha iyi değildir.

Bu sünnetlere niyet edilmesi evladır. Hatta kuşluk ve tesbih namazları gibi hakkında nakil bulunan nafile namazlarda böyledir. Bunlara da böyle nafile olarak niyet etmek evladır.

Çünkü bu sünnetler farz namazları tamamlar, bunların yerine getirilmesi mümkün değildir. Kaza namazlarının ise muayyen vakitleri olmadığı için onların her zaman yerine getirilmesi mümkündür.

Bununla beraber namazları kazaya bırakmak büyük günahtır. Bu günahtan mümkün olduğu kadar kurtulmak için sünnetleri feda etmek uygun olmaz. Böyle bir günahı işleyen kimsenin fazla ibadet ederek Hz. Allah'ın bağışlamasına sığınması gerekirken, hakkında Peygamber(s.a.v.) efendinizin şefaatinin tecelli etmesine vesile olacak bir takım sünnet ve nafileleri terk etmek nasıl uygun olabilir?

Hem bir kısım namazları kazaya bırakmak hemde diğer bir kısım vakit namazlarını, kendilerini tamamlayan sünnetlerden ayırmak iki kat kusur olmaz mı?

Buna aykırı olan nakiller geçerli değildir. Bunlar kabul edilen fetvaya aykırıdır.

Büyük İslam İlmihali s.176, Ömer Nasuhi Bilmen (Hanefi Fıkhına göre yazılmış, Ehli Sünnet Akaidine uygun muteber bir eserdir.)



Hanefî mezhebine göre, "Üzerinde kaza namazı bulunan bir kimse nâfile namaz kılamaz" hükmü beş vakit namazın evvelindeki veya sonundaki namazlar ile duhâ, tesbih, tehiyyetü’l-mescid ve evvabin namazları gibi hakkında teşvik edici hadis-i şerifler bulunan nafileler müstesna tutulmuştur. (İbni Abidin, c.1, s.688; Fetava-i Hindiyye, c. 1, s.132)

(Mehmed Emre, Eskişehir, Balıkersir-Bilecik Eski Müftüsü - Günümüz Meselelerine açıklamalı Fetvalar, 2 /162)



Musannıf İsmail Hakkı Bursevî (k.s.) hazretlerinin açıklamalarından kaza namazı olanların asla sünnet ve nafile namaz kılmamalıdır; gibi yanlış bir manası çıkmaz. Zira fıkıh kitaplarımıza göre, kaza borcu olan kişiler, beş vakit namazın sünnetlerini, teheccüd, Duhâ, Evvâbin, tesbih namazı ve mübarek gecelerde kılınan hacet namazlarını ve diğer nafileleri kılabilir.

(Ruhü’-l Beyan Tercümesi C:8 S:296)(İbni Abidin C.1.S.688)

nimesay

Yumuşak başlıysam sanmaki uysal koyunum,kesmeye gelir ama çekmeye gelmez boynum.