Grip İçin Ne Yapmalı !

Başlatan enfa, 10 Aralık 2007, 19:00:35

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

enfa

atsuma: (Küçük portakal) İçerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde öksürüğü ve kanlı tükürükleri keser. Ayrıca kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek olduğu için ileri yaşlarda felç ya da kalp krizi riskini de azaltır.
Tarçın: Yemeklere girmiş olabilecek E-coli bakterisinin vücutta yayılmasını engeller. Mideyi düzene sokar. Kusmayı engeller. Hatta bal ya da limon suyuyla birlikte alındığında boğazdaki yanmaları keser.
Hardal: İçindeki singrin maddesi, midenin gaz çıkarmasına yardımcı olur. Sindirim sistemini düzenler, mide ağrılarını giderir. En fazla bir çay kaşığı alınmalıdır.
Nane: İçerdiği mentol, midenin normalleşmesine neden olur. Vücuda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Nane çayı, baş ağrısı, grip, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir.

Zaman diyorum, biraz daha zaman.Dilimin ucundaki kelimeler bu kış donmazsa bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler!

Amade

TEDAVİ
Öncelikle bir doktora gitmek gerekiyor. Hastalığın yatak istirahati, bol sıvı alımı, ağrı ve öksürük kesicilerin yanı sıra ateş düşürücü ilaçlarla semptomatik tedavisi mümkün.
Yetkililer, influenza A ve B'ye karşı etkili  :P

seyyah34

Arkadaşlar grip aşısı bir şekilde olun.16 Lira para fazla değil.Bundan daha iyi bir koruma yöntemi bilmiyorum.

Fatihan

Sonbahar gelirken hep aynı soru sorulmaya başlar.Grip aşısı yapılmalı mı,yapılmamalı mı?Kimi doktorlar televizyona çıkıp “Mutlaka grip aşısı olun” derken aynı zamanda başka doktorlar konuşup “Grip aşısının içinde cıva var,sakın yaptırmayın” derler.Bir yandan da bazısı grip aşısı yüzünden hiç hastalanmadığını iddia ederken bazısı da “Grip aşısı olalıdan itibaren nezleden gripten kurtulamadım” der. Nedir bu grip aşısı?Çocuklarımıza grip aşısı yaptırmalı mıyız?

Son yıllarda grip aşısı pek çok ülkede çocukluk çağı rutin aşı takvimine girmiştir.
Grip özellikle kışın ve baharda görülen bir hastalıktır.Dünyada her yıl yüzbinden fazla kişinin ölümüne neden olur.Özellikle belli yaş grupları grip için daha fazla risk taşımaktadır.Bunlardan iki yaşından küçük çocuklar,65 yaşın üstündekiler,astımlılar,kalpte akciğerde böbreklerde ya da bağışıklık sisteminde kronik bir hastalığı olanlar ve solunum fonksiyonunda herhangi bir sebepten dolayı bozulma olanlardır.

Mevsimsel grip, Influenza A ve Influenza B isimli iki virüs nedeniyle olur.Influenza A genellikle daha önce,ocak şubat aylarında salgınlar yapar. Influenza B ise genellikle kış sonu bahar başında daha sık olmak üzere A kadar yaygın olmayan bir şekilde görülür.Gribin belirtileri; yüksek ateş,vücut ağrısı,öksürük,burun akıntısı,boğaz ağrısı vb.dir.Oldukça hızlı bulaşan bir hastalıktır.Grip enfeksiyonu sonrası vücutta zatürre,kulak iltihabı gibi ikincil enfeksiyonlara da sıklıkla neden olabilmektedir.

Grip virüsleri sürekli antijen yapılarını değiştirdikleri için bir sene gri geçirmiş ya da gribe karşı aşılanmış olmak bir dahaki seneki grip mikroplarına karşı bağışıklanma sağlamaz.

Grip aşısı her sene bahar ve yaz aylarında gelecek seneki grip virüsşeri için oluşturulur. Bu yapılırken de yazın güney yarımküre ve Asya’da görülen grip virüsleri göz önüne alınır.Kullanılan suşların bir sonraki mevsim gribe daha fazla neden olacakları öngürülmektedir.

Mevsimsel grip aşısı üçlü (trivalan) bir aşı olarak hazırlanır.O mevsim görülen iki influenza A,bir influenza B virüsünden yapılır.Etkinlik verileri her sene CDC tarafından yayınlanır ve seneden seneye değişiklik gösterir.

Grip aşısı inaktif yani ölü aşıdır.Yumurtaya,tavuk proteinine ve neomisin adlı antibiyotiğe alerjisi olanlarda kullanılmamalı ya da doktor denetiminde dikkatle uygulanmalıdır.Yeni tek dozluk grip aşılarında koruyucu olarak CIVA BULUNMAMAKTADIR.Bu ne yazık ki yanlış bilinen bir şeydir.Çok dozlu grip aşılarında cıva bulunabilmekte iken piyasadaki tek dozlu grip aşılarında cıva yoktur.

Grip aşısı 0-18 yaş çocuklar için önerilmektedir.Grip, oldukça ağır geçebilen ve sonrasında da komplikasyonları çok olduğundan aşılanmakta fayda vardır.Grip aşısının her sene tekrarlanması gerekir.Grip aşısının etkinliği %100 değildir. Her sene değişmekle birlikte farklı grip tiplerine göre %50-85 arasında değişmektedir.Grip aşısının influenza virüsü dışında,diğer solunum yolu enfeksiyonu yapan virüslere karşı da bir miktar koruyucu olabilmektedir.Mevsimsel grip aşısının kuş gribi ve domuz gribi gibi hastalıklara karşı ancak minimal bir koruma sağladığı bilinmektedir.Amerika’da burundan sprey olarak uygulanan zayıflatılmış canlı grip aşısı da mevcuttur.

Sonuç olarak söylenebilecek şey şudur.Evet grip aşısı faydalıdır.0-18 yaş arası çocukların her yıl olmasında fayda vardır.En azından yüksek risk grupları,yani iki yaşından küçükler,astımlılar ya da kronik hastalığı olan çocuklar mutlaka olmalıdır. Evde 6 aylıktan küçük bebek varsa bebeğe bakan herkes mutlaka olmalıdır.
Grip aşısı %100 çalışacak diye bir şey yoktur. Bu biraz şans işidir ve aşı hazırlanırken o senenin virüslerinin ne kadar tutturulduğuna bağlıdır.Ancak her halükarda grip aşısı tam engellemese bile hem gribin hem diğer hastalıkların hafif geçirilmesine etki edebilir. Ve hayır,kesinlikle tek doz grip aşılarının hemen hemen hiçbirinde cıva yoktur.Aşının cıva içerip içermediğini doktorunuz ve eczacınızla konuşup,prospektüsten de kontrol edebilirsiniz.

Domuz gribi
Domuz gribi son bir yıl içinde dünya yüzünde hızla yayılan bir virüs.Antijenik yapısı H1 N1,ınfluenza A virüslerinden biri olarak tanımlanıyor.Dünyada hızla yayılarak 6.derecede salgın statüsüne çıktı.Ancak klinik olarak diğer virüslerden çok da farklı değil.Domuz gribi aşısı 5 ayrı firma tarafından çalışılmakta. Ancak henüz aşı ile ilgili kesinleşmiş bir tarih bulunmamaktadır.

Kuş gribi
Kuş gribi,ya da H5N1 diğer grip virüslerine göre şiddetli seyreder.%60’a yakın vakada öldürücüdür.İlaçlara karşı da diğer grip virüsleri kadar duyarlı değildir.
Şu anda kuş gribine kerşı da bir aşı mevcuttur. Yeni aşılar geliştirilme aşamasındadır.

Dr. Beril  BAYRAK-BULUCU

Tuğra

Tüm korkutma kampanyalarına karşılık büyük bir fiyasko ile sonlanan domuz gribi virüsü (H1N1) salgınından sonra yeni bir "pandemi virüsü" oluşturma ve parlatma çalışmaları başladı.

İlk işaret fişeği de "Nature" dergisinde çıkan bir yazı ile geldi.

Önümüzdeki günlerde adından çok söz ettirecek olan yeni virüsümüzün adını şimdiden not edin:H2N2!

Bundan 50 sene kadar önce dünya çapında salgına yol açan H2N2 türü virüsün kuşlarda ve domuzlarda hastalık yapmaya devam ettiğini bildiren Aşı Araştırma Merkezi uzmanları, virüsün kolayca insanlara geçebileceğini ve 2009' daki gibi bir pandemiye sebep olabileceğini ileri sürüyorlar.

H2N2 virüsü, 1957-1968 seneleri arasında tüm dünyada 4 milyon kadar insanın ölümüne yol açmıştı.

O dönemde geliştirilen aşı salgın sona erene kadar milyonlarca insana uygulanmıştı.

50 yaşından büyük olanların çoğu bu virüsle karşılaşmış oldukları için bağışıklığa sahipler ama 50' sinden küçük olanlar için böyle bir şey söz konusu değil.

Gençler daha duyarlı

Uzmanlar, 2003-2007 seneleri arasında yaptıkları araştırmada 50 yaşından genç olanlarda H2N2' ye karşı bağışıklık olmadığını belirlediklerini açıklıyorlar.

1957' de geliştirilen aşının bugün de kullanılabileceğini söyleyen uzmanlar hükümetlerin şimdiden harekete geçmeleri ve aşıyı herkesten önce satın alma hakkına sahip olmalarını tavsiye ediyor ve aşılamaya şimdiden başlanırsa milyonlarca dolar tasarruf edilebileceğini bildiriyorlar:

"H2N2 aşısı, standart mevsimsel grip aşılamasında olduğu gibi bir seferlik bir kampanya ile dünya nüfusunun belli bir kısmına uygulanabilir.

Bu yöntem, aşı stoklamaktan veya pandemi baş gösterdiğinde üretimi artırmak şeklindeki yaklaşımlardan daha ekonomiktir."

Ünlü Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) de bir pandeminin Amerika' ya maliyetinin 71-167 milyar dolar arasında olacağını tahmin ediyor.

Imperial College İnfluenza Virolgy Başkanı Wendy Barcly de meslektaşlarına destek oluyor:

"H2N2 virüsü de diğer kuş gribi virüsleri gibi ciddi bir pandemi tehdidi oluşturuyor" diyor ama şu endişesini dile getirmekten de kendini alamıyor:

"Halkın şu anda olmayan bir salgın için aşıyı kabul edip etmeyecekleri iyi düşünülmeli."

Gelelim neticeye

Ben bu adamları anlayamıyorum:

İki sene önceki o müthiş domuz gribi korkutma kampanyalarına rağmen tüm dünyanın üstelik de bedava sunulan aşıya nasıl karşı çıktığını, milyonlarca doz aşının çöpe gittiğini unutmuş olabileceklerine de inanamıyorum.

Kayseri' liler bu tiplere "Gözümün yoğurdunu yin mi?" derler.

http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2011/03/12/yazilar/tip-yazilari/grip-tip-yazilari-yazilar/yeni-grip-asisi-pazarlama-kampanyasi-basladi/
〰〰〰〰🐠

teksir

Alıntı yapılan: selcuklu - 11 Aralık 2007, 00:55:10
TEDAVİ
Öncelikle bir doktora gitmek gerekiyor. Hastalığın yatak istirahati, bol sıvı alımı, ağrı ve öksürük kesicilerin yanı sıra ateş düşürücü ilaçlarla semptomatik tedavisi mümkün.
Yetkililer, influenza A ve B'ye karşı etkili  :P

evet ev doktorlarinda onerdigi seyler bu.
atilma dur, suhan-i ehl-i hali anlamadan
cevaba etme tasaddi suali anlamadan.
                                                 naci!

Mücteba

#6
Bol sebzeli (patates, havuç, soğan ...) helal tavuk çorbası,
Ihlamur, karanfil, tarçın, elma kabuğu çayı,
zencefilli bal.

Mücteba

#7
Karaturpun içine bal konularak elde edilen karışım, Türkiye'nin dört bir yanında öksürük şurubu olarak kullanılıyor.

Ankara'nın Beypazarı ilçesinde çiftçilik yapan İlyas Eken, karaturp yetiştirip Türkiye'nin dört bir tarafına sevk ediyor. İlyas Eken, karaturpun kış sebzesi olduğunu ve dondurucu günlerde oldukça fazla talep gördüğünü ifade ediyor. Eken "Yaklaşık 20 senedir çiftçilik ile uğraşıyorum. Havuç, marul, ıspanak turp gibi sebzeler üretiyorum.

Ürettiğim sebzeleri Türkiye'nin dört bir tarafına gönderiyorum. Kış aylarının bu soğuk günlerinde karaturp çok talep ediliyor. Çocukken hastalanıp öksürmeğe başladığımızda annem karaturpu kesip içine bal koyar içirirdi. Yapılan bu ilacı içtiğimizde öksürüğümüz hemen kesilirdi. İnsanlar karaturpun bu özelliğini bildiği için hastalanmaya müsait olunan bu günlerde fazlasıyla talep ediyor." dedi.

Çocukları ile torunlarının öksürüğünü karaturp ile tedavi eden İkbal Karabektaş ise "Çocuklarımız hastalandığında karaturpun içine bal koyup oluşan suyu içiriyoruz. Karaturp üstünü kesip bir kaşık bal koyuyoruz. Belirli bir zaman sonra konulan bal, turpu eriterek sıvı haline getiriyor. Bu sıvı öksürüğe çok iyi gelir. Biz çocuklarımızı bu şekilde tedavi ettik. İlaç hiç kullanmadık. Şimdi de torunlarımızı aynı şekilde tedavi ediyoruz." diye konuştu.

Beypazarı Devlet Hastanesi doktorlarından Özer Kasap ise karaturp hakkında şunları söyledi: "İlaçların bir kısmının kökeni bitkisel kaynaklıdır. Karaturp olayı alternatif tıp dediğimiz halk arasında yaygın kullanılan bir yöntemdir. Halkımız turpu balla karıştırarak öksürükte kullanmaktadır. Bir hekim olarak halkımıza önerimiz ilk önce doktora başvurup verilen tedaviyi uygulamasıdır. Alternatif olarak karaturp bal karışımını değerlendirebilirler."

mardin

geçen hafta markette gitmiştim.kara turpu gürüp irisini seçmiştim sonra tereddüte düştüm yanımdaki bir vatandaşa bununmu içini oyup bal koyuyorlar mı diye sordum. sordugum kişi size birşey söyleyeyimmi dedi! bunun bir faydası yok ben bitki ilmiyle derinden uğraşıyorum bu konunun uzmanıyım dedi ...siz en iyisi
bir kaşık pekmez
bir kaşık hakiki zeytinyağı
bir limonu sıkın  üçünü birden karıştırıp sabah akşam için dedi.eve gelip bu karışımı yaptım inanın ki en kuvvetli balgam sökücüsünden kuvvetli geldi içimi ferahlattı. hala 1 haftadır yapıp taze taze içiyorum içimiide çok lezzetli.arkadaşlar bu tertibi sizlerede sunmak istedim Allah tüm hastalara şifa versin.
ibadetin eftali devamlı olanıdır.

mazhar

Bildiğim kadarı ile(uygulama da yaptım)Siyah turp'un içi oyulup  içine bal koyup akşamdan  sabaha bekletilip aç karnına oluşan suyu içerseniz,böbrek taşı düşürmek için işe yarar, o su böbrek taşlarını kırar.bir kitapta okudum ve ona göre uyguladım faydasını da gördüm,O kitabın ismini İnşAllah bulup sizinle paylaşacağım.