Onlar Yalancılığın kötülüğünü ve Cezasını Bilirler

Başlatan Buka, 11 Ağustos 2008, 20:33:06

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Buka

Büyük zatlardan biri anlatıyor; “Bir karınca, yuvasından dışarı çıkmıştı. Yolun üzerinde bir çekirge ölüsüne rastladı. Onu yuvasına götürmek için çok uğraştı. Fakat buna gücü yetmedi. Yuvasına geri döndü ve biraz sonra arkadaşlarıyla birlikte geldiler. Çekirgeyi birlikte götüreceklerdi. Ben çekirgeyi onlar gelmeden görmeyecekleri bir yere koydum. İlk gelen karınca çekirgeyi bıraktığı yerde şöyle bir dolaştı fakat bulamadı. Bunun üzerine bırakıp gittiler. Onlar gidince ben bu çekirgeyi eski yerine bıraktım. O karınca tekrar geldi,götürmek için çabaladı fakat götüremedi. Gitti arkadaşlarını tekrar getirdi. Ben onlar gelmeden çekirgeyi tekrar kaldırmıştım. Geldiler,karınca çekirgeyi tekrar aradı ama bulamadı. Dönüp gittiler. Bu hadise birkaç defa tekrar etti. Nihayet son defasında bütün karıncalar o karıncayı ortalarına aldılar. Etrafında halka oldular. Her biri bir uzvunu kopararak kendilerini aldattıklarını zannettikleri arkadaşlarını   param  parça ettiler ve böylece onu cezalandırdılar. Bu olay kendisine anlatılan zat dedi ki ; Onlar yalancılığın büyük bir kötülük olduğuna ve bu kötülüğü işleyenin cezalandırılması icap ettiğine  inanırlar.

Not: Bu olay İbnül-Kayyım el-Ceziyye nin Şifaül-Alil isimli eserinden alınmıştır.           
Ey Beytullah'a sefer edenler, yol tutup gidenler,
Siz bedenlerinizle yürürken, biz yürürüz ruhlarımızla.
Kalmışsak; bizi bağlayan, özrümüz, kaderimizdir.
Özrün kalmaya zorladığı, bırakmadığı bir kimse, 
Bil ki, sefer etmiştir; o da yolcularla gitmiştir.

Tuğra

〰〰〰〰🐠