Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Uhud Dağından Ağır Gelen Amel

Başlatan Lika, 28 Ekim 2008, 03:18:20

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Lika

Hz.Aişe Validemiz, rüyasında kıyametin koptuğunu, insanların mahşer yerine toplandıklarını gördü. Bir kadının ameli uhud dağındanda ağır geldi.Hz.Aişe o kadını tanıyordu.Uyanınca onu çağırttı ve amelinin ne olduğunu sordu.Kadın söylemekten çekindi.Hz.Aişe ısrar edince dedi ki..



Şu yedi hususla amel etmeye çok dikkat ederim...



1-) Kendimi hep korudum.Hiçbir zaman beni mahremimden başkası görmedi.

2-) Elimde oldukca benden bir şey isteyeni hiç boş çevirmedim.

3-) Hiçbir zaman yalnız yemek yemedim.

4-) Ezan okunmadan önce namaza hazırlandım.

5-) Müezzin ezan okuyunca onun söylediklerini ben de söyledim.

6-) İstişare etmeden, danışmadan bir şey yapmadım.

7-) Akrabamdan benden alakayı kesmiş olanı, ben aradım, ziyaret ettim.



Bunun üzerine Aişe validemiz ** Senin mizanın, işte bununla ağır oldu.** Buyurdu.
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

fuducuk

Allah böyle saliha kadınları bize nasip etsin...

ay-yüzlüm

RABBİM cümlemizi böylesi güzel ammelerle amil eylesin

eline sağlık kardeşim RAHMAN razı olsun..
Yürü dünya yürü bu yol dergaha gider.
Bu yol gama,kedere,acıya,aha gider.
Çıkablirsen eyer bu yokuşu zirveye,
Hüzünlenme o zaman sonu felaha gider.

ozan

#3
mum ateşiyle nefse terbiye





Sarayda büyük bir yangın çıkmış.


Sultanın kızı kendini dışarıya zor atmış. Kendine geldiğinde gecenin karanlığında ve

ıssız biryerde bulmuş kendini. Sığınacağı ve geceyi geçirebileceği biryer aramaya

koyulmuş. Az ilerde bir kulube görmüş ve hiç düşünmeden kapısını çalmış.

Karşısına yakışıklı genç biri çıkmış. Olanları tek tek anlatmış, geceyi geçirebileceği

bir yere ihtiyacı olduğunu söylemiş. Gençde içeriye buyur edip kendi odasını ona

hazırlamış. Sultanın kızı tedirgin olmaya başlamış ve kapının deliğinden genci

izliyormuş. Genç çalışma masasında ders çalışıyo, arasırada parmağını masadaki

muma tutup bekletiyo ve o acıya dayanmaya çalışıyormuş. Bu olay sabaha kadar

tekerrür etmiş. Sabah saray görevlileri kızı almak için gelmişler.Kız dayanamayıp

gence dün geceki halini sormuş genç ise ''nefsim bana dün gece seninle ilgili

vesvese veriyordu bende parmağımı mum ateşine tutup dayanmaya çalışıyordum

ve kendi kendime ey nefis daha mum ateşine dayanamıyorsun cehennem ateşine

nasıl dayanacaksın diyor ve vazgeçiriyordum biraz sonra unutturuyor yine vesvese

veriyordu ve ben tekrar parmağımı mum ateşine tutuyordum.'' demiş. Sultan o

gencin bu güzel davranışından dolayı kızını bu gençle evlendirmiş......

ücharfbeınokta

Lika ve katkısından dolayı ozan kardeşimize teşekürler
İhmal ihanete eşittir...

Tarih yazılırken okunmaz, yazıldıktan sonra okunur...

fuducuk

Sevgili Ozan, harika bir hikâye, çok beğendim. Teşekkürler...

Emir-ül Bahr

Paylaşımınız için teşekkürler Allah razı olsun...
Gönlünün idrakını duyacaksın
Gönlünü şiirlere, sazlara söyleteceksin
Bütün bunlara söyletemeyecek sırların varsa
Susacaksın...

Hz. Mevlana