Ölünün Arkasından Kuran-ı Kerim Okunur mu?

Başlatan muhibban, 25 Ekim 2008, 22:15:53

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

muhibban

Ölen kişinin arkasından Kuran-ı Kerim okunur mu? çünkü bazı yerlerde bazı hocalar zatlar yok okunmaz falan diyorlar.

Okunan bu Kuran-ı Kerim'den ölen kişi sevap alır mı? Bir de illa ki kabri başında mı okunması gerekir yoksa evden uzaktan filanda okunabilir mi?

CEVAP:
OKUNABİLİR

Konuyla alakalı kaynaklar alttaki mesajlarda.
Elimize, dilimize, gözümüze ve kalbimize sahip olalım...

Mahi

Ehli sünnet velcemaat mezhebine göre, ölüler, ziyaretçilerini bilir, seslerini işitir ve verdikleri selâmları alırlar. Ziyaret eden yakın olsun, uzağında olsun fark etmez. Ancak, hapsolunan ruhlar ziyaretçilerini göremez ve onlarla görüşemezler. Cezalanırlar. îyi ruhlu olanlar ise, hem ziyaret edenleri tanır, hem de onlarla konuşurlar, sevaplarıyla ferahlanırlar ve onlardan evvel ölenlerle karşılaşırlar ve tanışırlar. Arkalarından verilen sadakadan ve okutulan Kur'an'dan iyi ruhlular ferahlanır ve sevinirler. Haklarında kötü söz söyleyen ve ölüleri oturtturup kaldıranlar da onları rahatsız ve huzursuz ederler. Ölenin oğluna veya babasına sövüp, saymanın ona eziyet verdiği muhakkaktır. (Berika)

muhibban

Şimdi bir araştırma yaptım sanırım böyle ölülere sevabı gitmez okunmaz falan diyenler ehli sünnet dışı akımlar.Özellikle Vehhabiler bu görüşü savunuyormuş.

Peki  illa ki kabri başında mı okunması gerekir yoksa evden uzaktan filanda okunabilir mi?
Elimize, dilimize, gözümüze ve kalbimize sahip olalım...

Tuğra

Yanılmıyorsam Bidat diyorlar,

Hiç kimse, işlediği kötülüğün günahını başkasına veremez. Fakat mümin ibadetlerinin sevabını ölü diri herkese hediye edebilir. Kendi sevabından da hiç eksilme olmaz. (Hidaye)

''Bir müslüman(din) kardeşine gıyabında dua etmesi müstecaptır.Baş ucunda bir melek görevlendirilir,o dua ettikçe görevli melek şöyle der:''Aynısı senin için olsun''  '' (Mecmaul Adap)



〰〰〰〰🐠

muhibban

Elimize, dilimize, gözümüze ve kalbimize sahip olalım...

Mahi

Kabrin başında okumak şart değil evden okuduğunuzdada sevabı kişiye yetişir.

Tuğra

Ölünün arkasından ya kabir başında okumaya bidat diyorlar Ehl-i Sünnet dışı akımlar yanılmıyorsam.
〰〰〰〰🐠

muhibban

Alıntı yapılan: Mahi - 26 Ekim 2008, 00:37:55
Kabrin başında okumak şart değil evden okuduğunuzdada sevabı kişiye yetişir.

evet o zaman peki neden Kabir ziyareti hep tavsiye ediliyor evimizden de okusak yeterli değil mi?
Elimize, dilimize, gözümüze ve kalbimize sahip olalım...

muhibban

Alıntı yapılan: Tuğra - 26 Ekim 2008, 00:42:08
Ölünün arkasından ya kabir başında okumaya bidat diyorlar Ehl-i Sünnet dışı akımlar yanılmıyorsam.

Ha anladım
Bize gitmek  nasip olmadı ama sanırım arabistanda da kabirlerin başında, Ravzai Mutahharada çok fazla durunca Suudi polisler Hacı şirk hacı şirk diye kovalıyorlarmış.

Elimize, dilimize, gözümüze ve kalbimize sahip olalım...

ferdi

#9
Konuyu dirilerin amelleri ölülere ulaşırmı ?ve ya faydası varmı? başlığı altın araştırmak daha doğru olur.

"Onlardan sonra gelenler derler ki: "Rabbi-miz bizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla."[Haşr sûresi, (59/10)].Demek ki hayatta olanların istiğfarları ölülere fayda veriyor.(1)

Resulullah (sav) buyurdular ki:"Bir insan ölünce üç kişi hariç herkesin ameli kesilir: Sadaka-i cariyi (bırakan), veya istifade edilen bir ilim (bırakan) veya kendine dua edecek salih evlat (bırakan)."’(2)

Bunları yanında da şöylede  hadisler vardır Üseyd Mâlik İbnu Rebî’a es-Sâidî RA anlatıyor: “Bir adam: “Ey Allah’ın Resûlü, anne ve babamın vefatlarından sonra da onlara iyilik yapma imkânı var mı, ne ile onlara iyilik yapabilirim?” diye sordu. Resûlullah(sav)  :“Evet vardır” dedi ve açıkladı: “Onlara dua, onlar için Allah’tan istiğfar (günahlarının affedilmesini) taleb etmek, onlardan sonra vasiyetlerini yerine getirmek, anne ve babasının akrabalarına karşı da sıla-i rahmi ifa etmek, anne ve babanın dostlarına ikramda bulunmak.”(3)

Büreyde RA anlatıyor: “Bir kadın: “Ey Allah’ın Resûlü, ben anneme bir cariye tasadduk etmiştim. Şimdi annem öldü” dedi. Resûlullah AS: “Sadaka yapmış olmanın) ecrini mutlaka alacaksın. Miras yoluyla cariye sana geri gelecek (tekrar senin olacak)” buyurdu. Kadın: “Ey Allah’ın Resûlü annemin bir aylık oruç borcu vardı, onun yerine tutabilir miyim?” diye sordu. “Annene bedel tut!” dedi. Kadın: “Ey Allah’ın Resûlü, annem hiç hac etmedi, onun yerine hac yapabilir miyim?” diye sordu Resûlullah AS: “Evet, ona bedel hac et” buyurdu.”(4)

"Kim iyi bir çığır açıp o çığırdan giderse, açtığı çığırın sevabı yanında o çığırdan gidenlerin al¬dıkları sevapları azalmaksızım bir o kadar daha sevap alır( 5)...benzeri hadisleri delil gösterebiliriz.

İbni Hacer’e sorulan şu soruda ;Kur’an okumanın sevabı ölüye ulaşır mı? Cevap olarak;Ben bu konuda Hanbeli mezhebinin şu görüşünü tercih ettim,Okuyucu,ölü için niyet edip okumaya yöneldiğinde okuduğu Kur'an ölüye fayda verir ve sevabıda ona ulaşır(6)Aynı eserde Ahmed bin Hanbel’in de buna cevaz verdiğini nakleder.

"Peygamber (s.a.v.) efendimiz ölüyü defin işinden fariğ olunca, baş ucunda ayakta durur ve şöyle buyururdu: "Kardeşiniz için mağfiret dileyiniz ve onun için tesbit (sükûnet, sebat ve doğru cevap vermek) isteyiniz. Çünkü o şu anda (melek tarafından) sorguya çekilmektedir." (7)

İbni  Ömer RadıyAllahu anhuma’dan merfuan; “Sizden biri Öldüğü zaman onu bekletmeyin, kabrine derhal götürün. Başı؛nın yanında Bakara suresinin ba؛şını, ayaklarının yanında sonunu okuyunuz.”[8)

(1)İbnu'l-Kayyım'ın Kitâbu'r-Rûh'(Hayatta olanların yaptıkları amellerin,ölülere faydalı olurmu başlığı)
(2)Müslim, Vasiyyet 14, (1631); Ebu Davud, Vesaya 10, (2880); Tirmizi, Ahkam 36, (1376); Nesai, Vesaya
(3)Ebu Dâvud, Edeb 129, (5142); İbnu Mâce, Edeb 2, (3664).
(4 )Müslim, Sıyam 157, (1149); Tirmizî, Zekât 31 (667); Ebu Dâvud, Vesâyâ 12, (2877), Zekât 31, (1656).
( 5 ) Müslim, Zekât 69. Ayrıca bk. Nesâî, Zekât 64 Ahmed ve Hakim rivayet eder. Hakim der ki: "Senedi sahihtir." Bu Elbanî'nin de görüşüdür. bkz._Sahîhü't-tergîb,c. 1, s. 29.
(6)İbn Hacer el-Askalanin akaid konusundaki fetvaları 4.soru Hak yay.
(7) [ Ebu Davud/cenaiz: 69)
(8) [230] Deylemi(1115) Beyhaki(4/56) Beyhaki قuab(9294) Cem’ül Fevaid(2628) فbni Hacer Askalani Fetava(s24) Kenz(42390) Zübeydi فthaf(10/370) Mecmuauz Zevaid(3/44) فbni Teymiye Fetava(24/317) فbni Teymiye Ziyaretil Kubur(s102) Hayatus Sahabe(4/1641) Saati Fethur Rabbani(4/194) Nevevi Ezkar(s230) قa’rani Tezkire(s85) Ramuzül Ehadis(63/3) قerhus Sudur(s437) فbni Müflih Füru(2/304) قa’rani Hukukil Uhuvvet(s89) فbni Kayy‎m Ruh(s18)Taberani(19/220) فbni Müflih Maksadul Er‏ed(2/488) فbni Hacer EdDiraye(1/341) Telhisu Habir(2/130) Nasbur Raye(2/302) Tarihu فbni Maiyn(4/449) Neylul Evtar(4/127) فbni Kudame Muًni(2/224)

kutup yıldızı

#10
muhibban, hacı şirk deyince aklıma takıldı. araplarda, kabristanda defn edilenlerin mezar taşı olmaz yani bizim ülkemizdeki alışkanlık onlarda yok, dolayısıyla defnedilen bir kişinin mezarını bulmak mümkün olmaz şeklinde yazılar okumuştum yakın zamanda. bu geldi aklıma.

şimdi bu soruyu okuyunca, aklıma bu geldi. bizdeki kabristana gidip birisinin kabri başında dua, kuran okunması, toprak üzerinde temizlik yapılması, işte gül ekilmesi vs. bu tarz alışkanlıklar bizde var onlarda yok. bundan da bahsedilebilir mi burada. bir de şöyle düşünüyorum doğru mu yanlış mı bilmiyorum tabi. yer olmaması nedeniyle, insanlar yakınlarını artık daha uzaktaki kabristana defn etmek zorunda kalıyorlar. bu nereye kadar devam edecek böyle.

yani her yer kabristan mı olacak? bir de takdir edersiniz ki; daha önce defn edilmiş bir yere işte belli bir süre geçtikten sonra aynı aileden vefat edenler de tekrar bu kabre defn edilebiliyor. bence bu da yeterli olmayacak. yeri gelmişken, aynı düşünce ile bugün adım başı cami yapılıyor diye ağlayanlar, şüphesiz en doğrusunu Allah bilir ama belki de o! zamanda mevcut camilerin sayısı yetmeyecek?

bu da aklıma takıldı geçenlerde. günümüzde bile iki sefer denk geldi, camiye varacağım diye epey yol yürüdüm. o yürüdüğüm alan içerisindeki insanların cami alışkanlığı olsa mevcut camiler yetmeyecek. bu cami konusunda bir düşüncem daha var bugün çok param olsa idi türkiye cumhuriyetimizin! en büyük, görkemli, en şaheser camisini istanbul' a kondururdum ya bakalım belki de çok zenginlerimizden birine nasip olur bu. bize olmayacağı kesin. ömür yetmez :) ancak şans oyunlarına yöneleceğiz de anca öyle..

muhibban

Ellerinize sağlık çok açıklayıcı oldu...

Bu arada kutup yıldızı şans oyunları deyince umarım latife ettiniz gerçi latifesi bile hoş değil ama.Malum o tür parayla hayır işlemek pisliği kanla temizlemeye benzer derler...
Elimize, dilimize, gözümüze ve kalbimize sahip olalım...

ferdi

Ebu Eyyup el- ENSARİ Resulullah'ın (s.a.s)kabrinin taşına yüzünü koymuş,Mervan Bu hareketinin sebebini sorunca,o ne yaptığının farkında olduğunu belirtmiş '' Ben Resulullaha geldim ,taşa değil çünkü Resulullah Din işlerini ehil olanalar üstlendimi 'Din için ağlamayın,ama ehil olmayanlar Din işini üstlendimi o zaman ağlayın
' buyurmuştur.''
(Ahmed b. Hanbel V,422)

cvt38

#13
selamün aleyküm
biz muhammed (s.a.v) ümmetiyiz
peygamber efendimizin mezar ziyaretine bakarız
ölünün arkasından dua varmıdır
Senin babanda benim babamda ateşte: Müslüm; 203, Ebu Davud; 4718
varsa efendimizin duası ile babası ateşten çıkarılmazmıydı
konu başlığı :Ölünün Arkasından Kuran-ı Kerim Okunur mu?

kuranı kerimin hangi ayetinde ey ölüler diye bahseder
biz diri iken kuranı anlamıyorsak ölü nasıl anlayacak
99. Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında: "Rabbim! der, beni geri gönder;"

100. "Ta ki boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım." Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.
MUMİNUN SURESİ

Tuğra

Cahiliye dönemi insanları çoğunluk itibariyle putperest müşrik olmalarına rağmen İslamın da kabul edeceği itikadi, ameli bir çok güzellikleri de devam ettirmişlerdir. İslamın zuhuru sırasında bu müsbet yaşantıyı sergileyen bir çok insan vardı. Bunlara "Hanifler" denilmekteydi.

Hanifler, Hz. İbrahim aleyhisselamın Hanif Dininden geriye kalan hak bilgilerle Allah'ı biliyorlar ve bazı ibadetleri de yapıyorlardı.

Efendimiz s.a.v.'in annesi ve babası Hanif dinindendir.

Çocuklar, ölmüş ana babaları için, kurban keserse, Fatiha okursa, sadaka verirse, yemek yedirirse, yahut dua ederse ana babasının günahları affolur, amel defterlerine sevap yazılır.Mesela İbrahim aleyhisselam;

''Ey Rabbimiz! Herkesin hesaba çekileceği günde beni, ana-babamı ve müminleri bağışla!"
(S.İbrahim Ayet-41) diye dua etmiştir.

"Okunan Kur'anın sevabı ölüye gitmez" diyenlerin yanlış söyledikleri açıktır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

Kabristandan geçen kimse 11 ihlas okuyup, sevabını kabirdekilere hediye ederse, ölü adedince sevap verilir. [İ.Ahlakı]


Dirilerin de ölülere hediyesi, onlar için dua ve istiğfar etmektir.[Deylemi]

Defnedilen kardeşiniz, şimdi sorguya çekiliyor, ona dua edin![Ebu Davud]

Hiç kimse, işlediği kötülüğün günahını başkasına veremez. Fakat mümin ibadetlerinin sevabını ölü diri herkese hediye edebilir. Kendi sevabından da hiç eksilme olmaz. (Hidaye)
〰〰〰〰🐠