İlaç kullanmanın incelikleri

Başlatan Kahraman, 09 Kasım 2008, 07:07:07

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kahraman

..........İlaç kullanmanın incelikleri.......

Şurup bile içmiş olsanız mutlaka üzerine bir bardak su için. Çünkü alınan ilacın etkili olabilmesi için, mide veya bağırsakta çözünerek, kana karışması gerekir.

Sizin ilaçla bereber içeceğiniz su, bu çözünmeyi kolaylaştırır, kana karışmayı hızlandırır. Özellikle antibiyotiklerin soğuk algınlığı ve grip ilacı gibi rastgele içildiğini, bunun son derece yanlış olduğuna dikkat çeken uzmanlara göre, susuz içilen ilaç, deva olmamakla birlikte yeni hastalıkların habercisi olabiliyor.

Antibiyotik türü ilaçların genellikle aç veya tok karnına içilebilen ilaçlar olduğunu belirten uzmanlar, bazı türlerinin aç karna alınması gerektiğini, ilaçların istenen etkiyi gösterebilmeleri için kanda belirli bir seviyede olmaları gerektiğini kaydediyor. Türkiye'de antibiyotiklerin doktor kontrolü olmadan adeta soğuk algınlığı ve grip ilacı gibi kullanıldığını anlatan Uzm. Dr. Mustafa Yalçın, bunun son derece yanlış bir yaklaşım olduğunu vurguladı. Ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçların genellikle tok karnına alınmasın tavsiye eden Dr. Yalçın; "Zira bir çoğu mide iç zarı üzerine tahriş edici etkiye sahiptir. Dolu mide ile alındıklarında bu yan etkileri en aza iner. En azından dolu bir bardak su ile alınmalıdırlar. Şurup bile içmiş olsanız mutlaka üzerine dolu bir bardak su için. Çünkü alınan ilacın etkili olabilmesi için, mide veya bağırsakta çözünerek, kana karışması gerekir. Sizin ilaçla bereber içeceğiniz bir bardak su, bu çözünmeyi kolaylaştırır, kana karışmayı hızlandırır ve etkinin çabuk başlamasını sağlar. İlaçları 'size özel olarak önerilmemişse' asla bölmeyin ve çiğnemeden yutun. Birçok ilaç tablet şeklinde olup üzerleri şeker (örneğin drajeler) veya film (örneğin film tabletler) kaplanmıştır. O ilacın etken maddesi ya mide ortamında bozulup etkisini kaybetmektedir veya mide mukozasını (iç zarı) tahriş edici özelliktedir ya da mideden emilimi kötüdür. O nedenle üzeri kaplanarak midede dağılmadan doğruca barsağa aktarılması sağlanır. Siz eğer böyle bir ilacı böler veya çiğnerseniz etkisini yok etmiş olursunuz. Tableti elinize aldığınızda bakın; eğer üzerinde bölünebileceğini belirtir bir çentik yoksa asla bölmeyin ve çiğnemeyin. Çiğneme tabletleri (pastiller) bu grubun dışında tutulmaktadır. Onlar, çiğnenerek alınmalıdır. Eğer ilacı kullanacak kişide gebelik ve emzirme gibi bir durum varsa mutlaka hekimi ve eczacıyı uyarın. Gebe ve emzirenlerin doktora veya eczacıya danışmadan en basit ağrı kesiciyi bile almaları, bebekleri için risk teşkil edebilir. Çalışıyorsanız; kullanacağınız ilaçlar yaptığınız işi etkileyebilir. Birçok ilaç yan etki olarak sersemlik ve uyku hali (sedasyon) yapar. Dolayısıyla dikkat gerektiren bir makine kullanıyorsanız ciddi sorunlar ortaya çıkabilir" dedi.

Bütün ilaçların buzdolabında saklanmasının gerek olmadığını belirten Dr. Mustafa Yalçın, ilaçların kutuları üzerinde nasıl ve ne şartlarda saklanmaları gerektiğinin yazıldığını, vatandaşların buna göre hareket etmesi gerektiğini kaydetti. Yalçın; "Oda sıcaklığı diyorsa evinizde direkt güneş ışığı almayan, serin ve kuru bir yerde saklayabilirsiniz. Buzdolabı diyorsa buzdolabının kapağında değil, orta raflarından birinde saklayabilirsiniz. Buzluk kısmına asla ilaç koymayın! İlaçları, ısı yayan cihazlardan uzak tutun. Bütün ilaçları kendi ambalajları içinde ve kapakları sıkıca kapatılmış olarak saklayın. Toz halinde alıp sulandırarak kullandığınız şurupları hazırladıktan sonra buzdolabında saklayın. 10 gün içinde bitmezse kalan kısmını atın. Bu şurupları her kullanımdan önce iyice çalkalayın. Bu tip ilaçları hazırlarken mutlaka kaynatılıp soğutulmuş su kullanın. Şişeye su eklemeden önce şişeyi çalkalayarak tozların ayrışmasını sağlayın. Önce şişedeki işaretli yerin bir parmak alt seviyesine kadar su doldurun. İyice çalkalayıp 5- 10 dakika bekleyin. Daha sonra işaretli yere kadar su doldurun. 5- 10 dakika daha beklettikten sonra ilacı kullanabilirsiniz." diye konuştu.

l6))
..Ey Rabbimiz! Bazı yüzlerin ağarıp,bazı yüzlerin kararacağı günde; bizi yüzleri ak,gönülleri pak olan,sevgili resülünün bayrağı altında toplanan mesut insanlar zümresine kat.O'nun(sav) yanında cennete girmeyi,mübarek Cemalini görmeyi,Senin dostlarınla komşu olmayı ve en büyük makam olan rızana ulaşmayı nasip eyle. Amin.

Kahraman

#1
Hastalıklara karşı 633 yeni ilaç yolda


Nano teknolojiden yapay protein üretimine kadar birçok farklı yöntem kullanan ilaç ve biyoteknoloji firmaları, 633 yeni ilaç üzerinde çalışıyor. Ar-Ge çalışmalarında ağırlık kanser tedavisinde.

Halen üzerinde çalışılan ilaç adaylarının 254'ü farklı kanser türlerini, 162'si enfeksiyonları, 59'u bağışıklık sistemini, 25'i kalp ve damar hastalıklarını, 19'u ise diyabeti tedavi etmeyi hedefliyor. Laboratuvarlar, araştırma sırasında en son teknolojiden yararlanıyor. Bunlar arasında virüsleri bulup yok eden nano robotlar, hasar görmüş kalp ve omurilik dokularının yenilenmesi, gen tedavisi ve laboratuvar ortamında yapay protein üretilmesi gibi teknikler yer alıyor. Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD), ilaç ve biyoteknoloji firmalarının sadece HIV/AIDS konusunda değil, insan sağlığını tehdit eden pek çok farklı hastalığa karşı mücadeleyi yoğun bir şekilde sürdürdüklerini belirtiyor. Sağlığı tehdit eden bütün rahatsızlıkların üzerine gidildiğini kaydeden derneğin genel sekreteri Engin Güner, yenilikçi ilaçların yaşam kalitesini yükselttiğini vurguluyor: "Firmalarının Ar-Ge çalışmaları yoğun bir şekilde sürüyor. Yenilikçi yaklaşımlar, sektörün küresel rekabet gücünü artırıyor. Bu atılım dalgasında yer almak ve gerek hastalarımıza gerekse de ekonomiye daha fazla değer kazandırabilmek için ülkemizde de yenilikçiliği teşvik eden ortamı hazırlamalıyız. Pek çok uluslararası ilaç firması dünyada yatırım yapacak bölge arıyor.

AİFD
..Ey Rabbimiz! Bazı yüzlerin ağarıp,bazı yüzlerin kararacağı günde; bizi yüzleri ak,gönülleri pak olan,sevgili resülünün bayrağı altında toplanan mesut insanlar zümresine kat.O'nun(sav) yanında cennete girmeyi,mübarek Cemalini görmeyi,Senin dostlarınla komşu olmayı ve en büyük makam olan rızana ulaşmayı nasip eyle. Amin.

Kahraman



Ağrı kesici ve kan sulandırıcı ilaçlara dikkat

  Başta aspirin olmak üzere ağrı kesici ve kan sulandırıcı ilaçların mide koruyucu faktörleri olumsuz etkileyerek ülser oluşumunu kolaylaştırdığı belirtildi.

Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Arif Mansur Coşar, mide rahatsızlıklarının dünyada olduğu gibi Karadeniz Bölgesi'nde de sık rastlanan sorunların başında geldiğini söyledi. Mide şikayetine çeşitli etkenlerin yol açtığını belirten Dr. Coşar, “Mide ağrısı başta olmak üzere kazınma, şişkinlik, bulantı, kusma, hazımsızlık gibi çeşitli mide rahatsızlıkları tüm dünyada ve bölgemizde oldukça sık rastlanan sorunlardır. Mevsimsel etkileri dışında mide koruyucu faktörlerin yetersiz hale gelmesine ya da mide asitindeki artışa yol açan faktörler de mide şikayetine yol açabilir. Başta aspirin olmak üzere çeşitli ağrı kesici ve kan sulandırıcı ilaçlar, mide koruyucu faktörleri olumsuz etkileyerek ülser (yara) oluşumu kolaylaştırır. Bunun sonucunda da mide delinmesi ve kanamasına varabilen sonuçlara ortaya çıkabilir” dedi.

Doktor tavsiyesi olmadan kontrolsüz kullanılan ilaçların olası zararlı etkilerine dikkat çeken Dr. Coşar, “Kişisel özelliklere bağlı olarak rahatsızlık oluşturan her türlü gıdanın tüketiminden de bireysel özelliklere göre kaçınılmalıdır. Dokunmasa da yenilen her türlü gıdanın tüketiminde iyi çiğnemek, yemek yedikten sonra yatmamak, yatmadan 2-3 saat öncesinde yemek yemeyi sonlandırmak, sofradan doymadan kalkmak, hızlı yemek yememek, yemek esnasında mümkün olduğunca konuşup gülmemek ve derin iç çekmemek gibi davranışlara özen göstermek de mide şikayetlerini azaltacaktır” diye konuştu.

Ağrı kesiciler dışında kemik erimesi, astım, diyabet gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçların da midede sorunlara yol açacağını kaydeden Dr. Arif Mansur Coşar, “Sıkıntı, stres, ruhsal rahatsızlıklar, darlık hisleri de mide asit salgısını arttırarak vücudun genel direncini düşürür ve mide bağırsak şikayetlerinin ortaya çıkmasına yol açacak etki gösterebilir. Bu sayılanlar dışında gıda ve sıvılarla, hijyen düzeyinin düşük olduğu durumlarda bulaşan ve mideye yerleşerek ülser ve buna bağlı şikayetlere neden olan Helikobakter Pilori adlı bir bakteri de mide şikayetlerine ve ülser oluşumuna neden olabilir. Özellikle son 10-15 yılda önemi yeni anlaşılan ve üzerinde yoğun çalışmalar sonucu yapılan bu mikrop yurdumuzda yüzde 60 ila 80'lere varan oranda görülmektedir. Özellikle ülserli hastalarda tedaviye direnç gösteren ve hastalığın tekrarlanmasında önemli rolü olan bu mikrop, tedavi ile mideden temizlenebilirse sonuçlar daha yüz güldürücü ve kalıcı olabilmektedir” dedi.
..Ey Rabbimiz! Bazı yüzlerin ağarıp,bazı yüzlerin kararacağı günde; bizi yüzleri ak,gönülleri pak olan,sevgili resülünün bayrağı altında toplanan mesut insanlar zümresine kat.O'nun(sav) yanında cennete girmeyi,mübarek Cemalini görmeyi,Senin dostlarınla komşu olmayı ve en büyük makam olan rızana ulaşmayı nasip eyle. Amin.

Emir-ül Bahr

Güzel bilgiler bende şu bilgiyi paylaşayım ;


Greyfurt suyu ile ilaç içmek ölüme yol açıyor


Bolu İl Sağlık Müdürlüğü diyetisyeni Naciye İla Deniz, insan sağlığı açısından son derece önemli bir besin kaynağı olan greyfurt suyuyla ilaç içiminin ölüme yol açabileceğini söyledi

Diyetisyen Deniz, kötü kolesterolü düşürücü etkisi olan, kılcal damarlarda kan dolaşımını hızlandıran, damarları hastalıklardan koruyan greyfurt suyunun, alınan ilaçların yan etkilerinin ortaya çıkmasına neden olduğunu vurguladı Greyfurtun sağlık açısından önemli bir besin kaynağı olduğuna dikkat çeken Deniz, “Yapılan araştırmalarda portakal gibi dilimlenerek etiyle birlikte yenilen greyfurtun özellikle mide ve pankreas kanserlerine yakalanma riskini önemli ölçüde azalttığı saptanmış bulunuyor Greyfurt, zengin potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu kontrol altında tutarken, kılcal damarlarda kan dolaşımını hızlandırarak damarlarımızı hastalıklardan korur' dedi

Deniz, “Greyfurt suyu bazı ilaçlarla birlikte tüketildiğinde ilaçların etkilerini artırarak ölüme bile yol açabiliyor Bir bardak greyfurt suyu, ilaçların yan etkilerinin ortaya çıkmasına yetebiliyor İlaçları greyfurt suyu ile birlikte almak, veya greyfurt suyu içtikten 12 saat sonra bile ilaç almak, yan etkilerin ortaya çıkmasına yetmektedir' diye konuştu

İlaç kullanan insanların greyfurt suyu içmemeleri gerektiğini belirten Deniz, “Tansiyon ilaçları, kolesterol düşürücü ilaçlar, greyfurt suyuyla alınması halinde anormal derecede yüksek seviyelere çıkabiliyorAntihistaminik ilaçların greyfurt suyu ile birlikte alınması kalbe zarar verebiliyor Artrit (eklem enfeksiyonu), sedef hastalığı, organ nakli, AIDS ve epilepsi tedavisi görenler greyfurt meyvesini yememeli ve suyunu içmemelidirler' dedi .
Gönlünün idrakını duyacaksın
Gönlünü şiirlere, sazlara söyleteceksin
Bütün bunlara söyletemeyecek sırların varsa
Susacaksın...

Hz. Mevlana

Tuğra

Teşekkür ederiz bu güzel bilgiler için,aynı zamanda greyfurtun sürekli tüketiminde mide rahatsızlıklarına sebebiyet verebileceğini okumuştum.
〰〰〰〰🐠

Emir-ül Bahr

Doğrudur muhtevası mide içerisinde ki asit düzenini etkileyebilir fazlasında safra sıkıntısı verebilen bir meyve dozajında tüketilmeli.
Gönlünün idrakını duyacaksın
Gönlünü şiirlere, sazlara söyleteceksin
Bütün bunlara söyletemeyecek sırların varsa
Susacaksın...

Hz. Mevlana