Tartışmasını bilenler, sorunlarını da çözebilir

Başlatan Devri Âlem, 21 Aralık 2008, 07:50:24

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Devri Âlem

Yeni evlisiniz, bulutlar üzerinde uçuyor, mavi düşler görüyorsunuz. Sihirli halı sizi alıp başka ülkelere götürüyor. Aradan günler geçtikçe mavi düşleriniz bölünmeye, halınızın sihri bozulmaya başladı.

Eşinizi daha yakından tanıdıkça hoşunuza gitmeyen davranışları ortaya çıktı. Siz için için kendinizi yiyorsunuz. Ama eşiniz bunun farkında bile değil.

Meselâ bir pazar sabahı birlikte vakit geçirmeyi hayal ediyorsunuz. Karlı bir pazar öğlesi beraber yürümeyi hayal ederken eşiniz,

"Sen ortalığı toplayıp yemeği yapana kadar ben gelirim." deyip çekip gidiyor. Evi topluyor, yemeği yapıyor, sofrayı da hazırlıyorsunuz. Saatler ilerliyor. Vakit akşamı çoktan geçiyor. Ama gelen giden yok. Kulağınız zilde, gözünüz saatte, öylece bekliyorsunuz. Sinir kat sayınız yavaş yavaş yükselişe geçiyor.

İçinizden neler neler geçerken kapı çalıyor. Eşiniz hiçbir şey olmamış gibi: "Aaa, hayatım na'ber arkadaşlarla çok eğlendik, bakalım sen ne yaptın?" diyor. Ve siz olduğunuz yerde taş kesiliyorsunuz. Kelimeler dilinizin ucuna sıralanıyor ama yutuyorsunuz. "Neyse önümüzde daha çok pazarlar var." diyorsunuz. Fakat pazarlar eşinizin hobileriyle geçmeye devam ediyor.

Filmi tersine sarıyoruz. Şöyle pazar pazar koltuğunuza yayılarak çayınızı ya da kahvenizi yudumlayıp gazetenizi okumayı hayal ediyorsunuz. Fakat!.. Eşiniz bütün ev işlerini sanki pazar gününe saklıyor. Süpürge gürültüsüyle beyniniz uğulduyor. Siz sessizlik özlerken süpürgenin sesini bastırmak için TV'nin de sesini açıyor, tam ses kesildi derken pat kapı çalıp eşinizin kuzenleri bağıra çağıra içeriye doluyor.

Sessizlik özleminiz başka pazara kalırken size de tırnaklarınızı avuçlarınızın içine batırmak düşüyor. Pazarlarınız curcunayla geçmeye devam ediyor.

Peki ne yapmayı düşünüyorsunuz? Kavga mı? Hayır!

'Evlilik kitabı'nda 'kavganın' yeri olmamalı. İnsanın hatasını pat diye yüzüne vurmak da hoş değil. 'Ben senin şu huyundan hoşlanmıyorum.' demek karşı tarafı rencide ederken; içe atılan problemler de insanı hasta eder. Yapılması gereken şey; eşlerin kendilerini rahatsız eden durumları nazik bir dille yani tartışarak halletmeleridir.

Ne var ki, eşler, tartışmayı bilmiyor. Susuyor ya da kavga ediyor. Empati sandalyesi yerine savunma sandalyesine geçip bir hâkim edasıyla eşinin kalemini kırıyor.

Tartışma, bir şirketin yönetim kurulu toplantısındaki gibi olmalıdır. Nasıl ki, toplantıya katılanlar, 'Şirketimizin verimini nasıl artırıp gelir seviyesini yükselterek kâr edebiliriz?" der ve herkes fikrini söyler. Kimse kimseye yaptığının yanlış olduğunu söyleyerek bağırıp, çağırmaz. Birbirini suçlamak yerine fikir üretir.

Eşler de birbirinin şahsiyetini ve özgüvenini yaralamadan aile şirketimizin mutluluk kârını nasıl artırabiliriz diye tartışmalıdır. Daha doğrusu buna tartışma değil de fikir alışverişi desek daha yerinde olur.


Zaman
اَلْعِلْمُ يَرْفَع بُيوتًا لاَعِمَادًا لَهَا وَالْجِهلُ يَهْدِم بِيُوتَ اْلعِزَّ وَلْكَرَمِ

Fatihan


Tuğra

Teşekkürler Devri Alem,nedense tartışma kelimesi kavga başlangıcını hatırlatıyor hep,bazı insanlarda luzumsuz şeyleri büyütüyorlar galiba,aslında herkesle rahatsız olunan durumlar  güzel bir lisanla konuşabilmeli ama insanları kendi kafamıza göre değiştirmeye çalışmadan :)

Bu konuda Serhat Yabancı'nın (Psikolojik Danışman) analizi var.

ANALİZ:

Ø Bir tartışma bir evde veya iletişimde her gün yaşanıyorsa burada bir oyun vardır.yani eşinizle her gün tartışıyor, ve genelde de sonuç hep istenmedik şekilde bitiyor ise oyunun bir parçası olmuşsunuzdur.

Ø Eğer taraflardan biri tartışmayı başlatıyor ve sizde devam edilmesi için destek veriyorsanız % 50 duruma ortaksınız.

Ø Eğer taraflardan biri sudan bahanelerde tartışma veya gerginlik oluşturuyorsa bu bir sinyaldir. Temel beklentinin ne olduğu incelenmelidir.

Ø Devamlı olarak tartışmak ve gerginlik yaşamak(yaşatmak) eşlerin anne-babalarını da model aldığının göstergesi olabilir. Şu an hemen çocukluğunuzu gözünüzün önüne getirebilirsiniz.

Ø Bazen taraflardan biri eşinden ilgi göremediği için iletişim kurmak adına bilerek tartışma ortamı oluşturabilir. Çünkü başka iletişim kuracak yöntem bulamamıştır. Bu durumda konu her zaman suni ama iletişim gerçekçidir. Bu nedenle şuan bu makaleyi okuyup ta kendinizi bulduysanız tartışmalarınızı gözden geçiriniz.

Ø Evliklerde tartışma genelde, anlaşmak ve ortak yol bulmak adına yapılmalıdır. Tartışmaların devamının temel nedenlerinden biri “İMA” dır. Yani açık ve net ifadeler yerine imalarda bulunmaktadır. “Her şey söylenmez anlasın” yerine önemli konuların açık ve net olarak ifade edilmesi gerekir.

Ø Tartışmalarda sorun birebir ise sorunun çözümüne başkalarını katmamak gerekir. Aksi taktirde tartışmanın yönü, diğer insanları suçlayan ve savunan konumuna geçer. Bu ise sorunun çözümünü engeller.

Ø Tartışma alanında taraflardan biri, olayın büyütüldüğünü söylemek yerine “ neden bu kadar alındın, rahatsız oldun, seni üzen şey nedir?, şöyle mi düşündün? Gibi cümleler ile olayın tanımı tekrar yapılmalıdır.

Ø Tartışılan konu, baş başa ve zaman ayrılarak yapılmalıdır. Araya sıkıştırmak, söyleyip geçmek olayı önemsizleştirir.

Ø Evliliklerde tartışmalarda, kişilerin taraftar bulmamaları, eşler birbiriyle tartışıp çözmeden başkalarını devreye koymamaları gerekmektedir.

Ø Her gün tartışma var ise bu bir oyundur dedik. O halde tartışmayı başlatan tarafın neye ulaşmak istediğini, neyi amaçladığını bulursak tartışmanın şekli ve niceliğini değiştiririz.

Ø Yapılan eleştiriler ve yorumlar kişiliğe değil, olaya bağlı olmalıdır. “ sen şöylesin, böylesin değil, bu olayda şöyle davranman beni daha üzdü…..

Ø Tartışmaya başlamadan önce ne konuşulacağını amacın ne olduğunu belirlememiz lazım. Aksi taktirde tartışma amacı dışına rahatça çıkabilir.

Ø Soru sorarken bilgi almak ile hesap sormak arasındaki nüansa dikkat etmeliyiz. Her zaman açıklama beklenilmeden yargıya ulaşmamalıyız.

Ø Ortamın gergin olduğu anlarda konuyu değiştirmek veya tartışmaya ara vermeliyiz.

Ø Ortam gergin olduğunda gerektiğinde ortamı terk edebiliriz.

Sorunlu evlilikler olmaması için en temel kural sağlıklı iletişimdir. Evlilik kale gibidir, içerdekiler çıkmak için, dışarıdakiler girmek için çalışırlar. “evlenseniz de pişman olacaksınız evlenmeseniz de “ (Sokrates)

saygılarımla

"EVLİLİKLERDE TARTIŞMAK" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Serhat YABANCI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
〰〰〰〰🐠