Ölünün Arkasından Kuran-ı Kerim Okunur mu?

Başlatan muhibban, 25 Ekim 2008, 22:15:53

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Lika

Resulullah (SallAllahu Aleyhi Vesellem ) buyurdular ki: "Ölülerinize (ölmek üzere olanlara) Ya-sin suresini okuyun."

Kaynak: Ebu Davud, Cenaiz 24, (3121); İbnu Mace, Cenaiz 4, (1448)
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

cvt38

konu başlığına dikkat edin dua edilebilir ama hangi hadisde kuran okuyun diyor

kutlu

Alıntı yapılan: cevat38 - 03 Kasım 2008, 20:51:31

kuranı kerimin hangi ayetinde ey ölüler diye bahseder
biz diri iken kuranı anlamıyorsak ölü nasıl anlayacak

bu nasıl bir düz mantıktır? Nasıl bir yorum.Kendinize mi ait? Müctehitliğe soyunanlar gibi olmuş biraz...
Ya Rabbi İsraili Kahhar ismi şerifinle kahr eyle.Filistindeki masum kardeşlerimize yardım eyle...

Lika

Alıntı yapılan: cevat38 - 04 Kasım 2008, 00:55:30
konu başlığına dikkat edin dua edilebilir ama hangi hadisde kuran okuyun diyor

Alıntı yapılan: muhibban - 25 Ekim 2008, 22:15:53
Ölen kişinin arkasından Kuran-ı Kerim okunur mu? çünkü bazı yerlerde bazı hocalar zatlar yok okunmaz falan diyorlar.

Okunan bu Kuran-ı Kerim'den ölen kişi sevap alır mı? Bir de illa ki kabri başında mı okunması gerekir yoksa evden uzaktan filanda okunabilir mi?

Kur'an-ı Kerim okunur mu diye sorulmuş.Paylaştığımız hadis-i şerfite ise Ya-sin suresinin okunması tavsiye edilmşitir.Bir tezatlık göremedim.
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

cvt38

"Ölülerinize (ölmek üzere olanlara) Ya-sin suresini okuyun."

Kaynak: Ebu Davud, Cenaiz 24, (3121); İbnu Mace, Cenaiz 4, (1448)

gardaş siz hiç yasin suresinin mealini okudunuzmu orda neden bahsediyor
orda resmen dirilere hitap var

birde ölmek üzere olan insan hala diridir

Tuğra

#20
Hallâl el-Camii kitabinda Sabi'den rivayet ettigine göre demistir:

Ensardan birisi ölünce Ensar onun kabrine gidip ona Kur'an okurlardi. Ebû Muhammed es-Semerkandi, Ihlas suresinin faziletleri hakkinda Ali (RadiyAllahû anh)'dan merfuan rivayet ettigine göte söyle demistir: "Kim kabristana girip onbir sefer ihlas sûresini okusa ve sevabini Ölülere hibe etse, ölüler sayisinca kendisine ecirler yazilir."

Kurtubî dedi ki: «Ölülerinize Yasin sûresini okuyunuz» hadisi iki mânâya muhtemeldir:

1- Sekerâta girenlere...

2- Kabirde yatan Ölülere(Yani ölmüş kişiler!)...

Hz. Ebû Bekir'in (r.a.) rivayet ettiği şu hadis-i şerif de meseleyi açıklığa kavuşturmaktadır:
"Kim babasının veya anasının veya bunlardan birisinin kabrini(Yani ölmüş kişiler!) Cuma günü ziyaret ederek orada Yasin Sûresini okursa, Allah kabir sahibini bağışlar."  İbni Mace Tercemesi, 4:274

Hanefi Kadihan'in Fetavâsinda söyle denilmistir:

«Kim kabirlerin yaninda Kur'an okusa eger Kur'an sesiyle onlara ünsiyet vermek istiyorsa okuyabilir. Eger o niyetle okumasa istedigi her yerde okuyabilir. Çünkü Allah her yerde isitir.»

Mezarlıkta Kur'an okuyup, sevabını ölülere hediye etmeli. (Fetava-yı Hindiye c.5, s.350)

Yine Feteva-ı Hindiyye'de: "-Ölü defnedildikten sonra; kabrin başında, bir deve kesilip eti dağıtılacak kadar bir müddet oturup, Kur'an-ı Kerim okumak ve ölü için dua etmek müstehaptır. Cevheretü'n Neyyire'de de böyledir. İmam-ı Muhammed'e göre, kabrin yanında Kur'an-ı Kerim okumak mekruh değildir. Alimlerimiz bu görüşü kabul etmişlerdir. Okunan Kur'an-ı Kerim ölüye fayda verir. Muhtar olan kavil budur.
〰〰〰〰🐠

Uludag

Evet okunur ve duada edilir. Nerden çıkardın derseniz...

Resulullah SAV efendimiz üç kişinin amel defteri öldükten sonrada devam eder:

1) Sadakai cariye sahibi zat
2) Salih evladı olan zat
3) Kendisiyle amel edilen ilim bırakan alim

Bu zevatın arkasından dua edildiği zaman veya bıraktıgı ilimle amel edildikçe o ilmi öğretip miras bırakan mümine ecr vardır.

Buradan yola çıkarak dirinin ölüye faydası vardır denilebilir.

Cenazelerde okunan kıraate gelince;
ölmüş kişi yıkanmış olmadıkça yanında Kuran okunmaz,
cünüb olma ihtimalı vardır.
Ancak yanında olmayıp uzaktan okunabilir.

Kabiir ziyaretleri ifrata kaçmamak şartıyla caizdir.
Bundada iki faide vardır:

1) Ziyaret eden mevtadan faziletli ise mevtanın derecesi yükselir; velevki bir salavat okunsun...
2) Mevta ziyaret edenden faziletli ise ziyaret edenin derecesi yükselir...

Hangisinin hasıl olduğu ziyaretten ayrılırken anlaşılır zaten...

Herikisindede 1 fatiha 11 ıhlas okumak müstehabdır.

Sürcü lisan olduysa Mevlam affede !

Ya rabbi, şu acizi ümmeti Muhammede hizmet etmeğe muktedir kıl.

ücharfbeınokta

Ölen kişinin arkasından Kuran-ı Kerim okunur mu? çünkü bazı yerlerde bazı hocalar zatlar yok okunmaz falan diyorlar.

Okunan bu Kuran-ı Kerim'den ölen kişi sevap alır mı? Bir de illa ki kabri başında mı okunması gerekir yoksa evden uzaktan filanda okunabilir mi?


Neden bu kadar uzamış anlamadım soru çok açık ve net


Ölen kişinin arkasından Kuran-ı Kerim okunur mu? çünkü bazı yerlerde bazı hocalar zatlar yok okunmaz falan diyorlar. Elbette okunur...
Okunduğuna göre sevapta alır

Okunan bu Kuran-ı Kerim'den ölen kişi sevap alır mı? Bir de illa ki kabri başında mı okunması gerekir yoksa evden uzaktan filanda okunabilir mi?
denilmiş
Her ikiside caiz ama şöyle bir örnek verelim
ÇOk sevdiğiniz bir arkadaşınız var uzaklarda uzun zamandan beri görmüyorsunuz bu arkadaşı telefonla görüşsenizmi daha iyi olur yoksa yüzyüze gelip hasbihal ederekmi daha iyi olur...Elbette yüzyüze konuşarak...işte bu örneğe binaen yanına gidip okumak daha efdal.Oraya gidince hem ölümü hatırlarız vesaire vesaire..Takdir sizin
İhmal ihanete eşittir...

Tarih yazılırken okunmaz, yazıldıktan sonra okunur...

muhibban

Teşekkür ederiz arkadaşlar kaynaklı izahlar iyi oldu.Arşivliyorum...
Elimize, dilimize, gözümüze ve kalbimize sahip olalım...

beyinsel

merhaba arkadaşlar,
Konuyu yeni gördüm...ben de bir yanıt yazmak isterim...

bir kısım,  dua vs..ölüye ulaşmaz der..mesela vehhabiler böyledir...peygamber efendimizin (s.a.v.) kabrine gidin, kabre dönüp dua etmek isteyin, ordaki görevli yüzünüzü başka tarafa çeviriyormuş (bir çok hacı aynı şeyi anlattı)...maalesef o bölge vehhabi..onlarda (vehhabilerde) şefaat denen şey de yoktur..kabul etmezler...

Biz ise peyamber efendimizin ve ashabının yolu olan ehl-i sünnet vel cemaat'e inanırız ve islamiyetin ayrılacağı 73 fıkradan tek kurtulacak olan fıkra budur...(inanın bana biz türkler dinimizi tam yaşayamasak da içlerinde en sağlam itikata sahiplerden bir zümreyiz Allah'a şükür ki...Allah'ın bize bu lütfunu heba etmediğimiz sürece umudumuz çok yüksek olmalıdır...

Yapılan iyilikler, Dua'lar, sadakalar vs..ölüye gider ancak ;

Hediyenin Kabulü İçin Ne Yapmalı:
Hediye'nin (ölü için edilen dua vs..) kabul edilmesi önemlidir, bunun için de dua'ya Allah'a hamd ve salavat ile başlamalı, dua bitince önce peygamber efendimize ve ehli beytine ve tüm ümmeti Muhammed'e hediye etmeli, sonra ölen kişiye hediye etmeli ve dua'nın sonunda "Allahım Habibin Muhammed (a.s.) hürmetine dualarımı ve hediyelerimi kabul eyle" denirse, inşAllah Cenab-ı Hak çok sevdiği habibi hürmetine duaları geri çevirmez....en son da yine salavat ile bitirmeli....

Tüm dualarımızda ve sadakalarımızda, bunu önce peygamber efendimize hediye edersek ve "Habibin Muhammet (a.s.) hürmetine kabul et" dersek inşAllah Cenab-ı Hak bu duaları geri çevirmiyor...Muhammed (a.s.)'ı çok sevdiği için onun hürmetine kabul ediyor duaları...

Kabir hayatı ve dua ile ilgili bir kaç bilgi de ben vermek isterim ama bunların önemi yok...sonuçta siz her yaptığınız iyiliği ve duayı ölen yakınınıza da hediye edin...sizin sevabınızdan bir şey eksilmiyor nasıl olsa...

Kabir Hayatı :

Kabirdekiler için cuma günü çok önemlidir...onlarda bizim gibi cuma gününün değerini biliyorlar...cuma günü ruhlar toplanır ve yakınlarının yaptıkları iyilikler ve kötülükler gösterilir...ayrıca bir şey daha yapılır...cuma günü yakınlarından gelen dua vs..sevaplar o ruhlara dağıtılır...onlara nur olarak teslim edilir...onlar da dünyada sevindiklerinden daha fazla sevinirler....çünkü orda garipdirler...bir hediye beklerler...hediye gelmeyenler üzülüp mahzun olurlar (kendisini unutan evlat vs..gibi)

Eğer kabri yakın olan varsa her cuma kısacık da olsa kabrini ziyaret etmesi çok değerlidir, o kişi mezarlığa girdiği andan itibaren diğer ruhlar o ruh sahibini "tanıdığın geliyor" diye müjdelerler, o kişi dua edip ayrılıncaya kadar o kişinin ruhu ünsiyet sağlar....

Biz bu dünyada nasıl para pul ile hava atıyorsak, yakınlarımız da orda evlatlarının yaptıkları hayırlı işlerle hava atarlar...bu onlar için çok değerlidir....

Her gün alışkanlık edinip 10 salavat hediye etsen, sen onlara acıdığın için Cenab-ı Hak'da sana mafiret eder...Cenab-ı Hak başkasına merhamet eden kulunu sever...ki onlara hediye'de riya da olmaz çünkü bir menfaatin yoktur onlardan....Bu en halis işlerden biridir...

lalegül

Allah razı olsun verdiğiniz kıymetli bilgiler için.
Şu rahmete bakın ki,
insanlar bütün azalarıyla günah işlerken,
sadece diliyle yaptığı tövbeyle affolunuyor.

Aziz Mahmud Hüdai (k.s)

ihvan

emeğinize sağlık.hoca kardeşlerim gereken cevabı mutlaka vermişlerdir.       okunmaz diyenlerin arkasından okunmasın bu kadar basit.    yada vehhabiler böyle yapıyor diye kabul edecek halimiz .            okuyoruz okuyacağız,okumalıyız,dağın başında olsakta o okunanlar ulaşır.

ücharfbeınokta

#27
Bir delilde isalm tarihinden arzedelim...
Müşrikler, Bedir'de öyle bir bozguna uğramışlardı ki, ölülerini bile toplayamadan kaçtılar. Peygamber Efendimiz burada, bir insanlık vazîfesi olarak, Bedir şehidlerini techîz-i tekfinden sonra, müşrik ölülerini toplatıp bir kör kuyuya gömdürttü.
Müşrikleri kuyuya doldurduklarında, kâfirlerin en mel'unlarından olan Ümmiye'tibni Halef öyle şişmişti ki, cesedi, zırhının içinde öldüğü için, kuyunun ağzından geçmedi. Zırhının içinden çekilip çıkarılınca, bedenin etleri dağıldı. Onu olduğu yerde bıraktılar. Üzerini kum ve taşlarla kapattılar.
Kuyu ağzına kadar kafir cesetleri ile dolunca, Peygamber Efendimiz kuyunun başına gelerek, şöyle hitapta bulundu: "Ey kuyuya atılanlar! (dedikten sonra içindekilerden bâzılarını adıyla ve sanıyla anarak),
Ey Utbe'tibni Rebia! Ey Şeybe'tibni Rebia! Ey Ümmiye'tübni Halef! Ey Ebû Cehl'ibn-i Hişam! (diyerek, birer birer saydıktan sonra);
Sizler, Peygamberinizin en kötü kavmi ve kabîlesi idiniz! Siz Beni yalanladınız! Başkaları ise beni tasdik edip doğruladılar! Siz beni yurdumdan yuvamdan çıkardınız! Başkaları ise bana kucak açtılar! Siz benimle çarpıştınız! Başkaları ise bana yardım ettiler! Siz Rabbiniz'in size vâdetmiş olduğu azabı gerçekleşmiş buldunuz mu? Ben Rabbim'in bana vâdetmiş olduğu zaferi gerçekleşmiş buldum!" dedi. Müslümanlardan bâzıları, bu arada Hz.Ömer; "Yâ Rasûlellah! Sen şu cansız cesetlere, kokmuş lâşelere, ne diye seslenir, söz söylersin. Ölülere konuşuyorsun, onlar duyar mı?" deyince. Peygamber Efendimiz; "Muhammed'in varlığı kudret elinde bulunan Allâh'a yemin ederim ki, benim söylediklerimi siz onlardan daha iyi duyuyor ve eşitiyor değilsiniz! Fakat, onlar bana cevap vermeğe kâdir olamazlar" dedi.
İhmal ihanete eşittir...

Tarih yazılırken okunmaz, yazıldıktan sonra okunur...

kutlu

Ya Rabbi İsraili Kahhar ismi şerifinle kahr eyle.Filistindeki masum kardeşlerimize yardım eyle...

ihvan