Klima ve vantilatör, yaz zatürresine sebep oluyor

Başlatan İsra, 16 Temmuz 2008, 04:30:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

İsra

Akciğerde iltihaplanma olarak görülen zatürrenin yaz aylarında da kendini gösterdiğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatri Anabilim Dalı Çocuk Alerjisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Reha Cengizlier, yaz aylarında insanların tedbirleri elden bırakmasıyla zatürre ve üst solunum yolu hastalıkları riskinin arttığına dikkat çekiyor.

Uzun süre kullanılmayan klimaların çalıştırılması, klima ve vantilatör gibi hava üfleyen cihazların önüne oturulmasının yaz zatürresini tetikleyen nedenlerin başında geldiği uyarısında bulunuyor. Cengizlier, "Yaz aylarında insanların koruyucu önlemleri azaltmasına bağlı yine sık sık solunum yolu enfeksiyonları ve zatürre de görülür." ifadelerini kullandı.

Zaman

Gül_Sultan

Elhamdülillah öyle bir sıkıntımız yok, Sivas'ın zaten kendisi fıtri klima. Akşamları sırtına hırka almadıgı zaman insan üşüyor, MaşaAllah yayla gibi. :)
Dünya geçer, İnsan göçer ancak kurtuluş Müttakîlerindir.

duha

Kapalı ortamların ısısını ve nem oranını istenilen seviyelere getirebilen klimalar, soluduğumuz havayı ve solunum yollarımızı doğrudan etkiliyor.

Klima kullanımıyla birlikte su damlacıklarıyla havaya karışarak insanlara bulaşan ve ölümlere yol açan "Lejyoner" hastalığına karşı başlıca dört önlem alınması gerekiyor.

Acıbadem Bursa Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ,  bu ciddi ve ölümcül hastalığın önlenebilmesi için, bakterilerin bulunabileceği ortamların saptanması ve uygun şekilde dezenfekte edilmesinin çok önemli olduğunu belirtiyor. Prof. Karadağ, alınacak önlemleri şöyle sıralıyor:

-    Klimalar, havalandırma sistemleri, su depoları, kapalı alanlardaki havuzlar, duş başlıkları ile bazı tıbbi aletler bulaşıcılık açısından dikkatle kontrol edilmeli
-         Enfeksiyon şüphesi oluştuğunda bakım ve dezenfeksiyon için hiç beklemeden, su 70 derecenin üzerinde ısıtılmalı
-         Musluklar, duş başlıkları, basınçlı sıcak su ile 30 dakika süreyle yıkanmalı
-         Metalik iyonizasyon yöntemiyle de dezenfeksiyon yapılabilir. Bu yöntemde özel elektrotlar tarafından havuz suyuna bakır, gümüş ve çinko iyonları aktarılır. Belirli düzeylere geldiğinde bu iyonlar dezenfeksiyonu sağlamaktadır. Bu yöntem klorla yapılan dezenfeksiyondan daha etkili bulunmuştur.

GÖKDELEN, OTEL VE İŞ MERKEZLERİNDE RİSK OLABİLİR

Lejyoner hastalığına neden olan 'Legionella pneumophila' bakterisi, durgun sularda ürüyor. Suyun havaya saçılması sırasında solunum yoluyla, akciğerlere girerek akciğer enfeksiyonlarına neden oluyor. Klima içerisinde oluşan nemli ortam, Legionella pneumophila gibi hastalık etkenlerinin yaşaması ve çoğalması için çok uygun ortamlardır. Bu etkenler su damlacıkları ile havaya karışarak insanlara bulaşıyor. Otel, iş merkezi, gökdelenler gibi büyük binaların havalandırma sistemlerinin su bölmeleri, havuzlar, su depoları gibi ortamlarda çoğalan bakteriler, o binada bulunan pek çok insanda hastalığa yol açabilirler. Ancak her klimalı ortamda bu bakteriler bulunmadığı gibi bakterilerin bulunduğu ortamda yaşayan ve bu havayı soluyan herkes de hastalanmıyor.

HASTALIK 2-10 GÜNDE BELİRTİ VERİYOR

Hastalık etkenine maruz kalan insanlarda 2 -10 gün arasında belirtiler ortaya çıkıyor. Ateş, halsizlik, kas ağrıları, iştahsızlık, baş ağrısı gibi belirtilerle başlayabiliyor. Ancak çoğunlukla ilk dikkati çeken belirti öksürük oluyor. Öksürük başlangıçta kuru ve hafif olarak başlarken, sonrasında balgam üzerinde çizgi şeklinde kan görülebiliyor. Yüksek ateş her vakada ortaya çıkıyor. Hastaların beşte birinde ateşin 40.5 derecenin üzerinde olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Mehmet Karadağ, "Bu yüksek ateş, zaman zaman şuur bozukluklarına neden olabilir. İshal  vakaların yüzde 25-50'sinde görülüyor, genellikle sulu ve nadiren de kanlı oluyor. Bulantı, kusma, karın ağrısı vakaların yüzde 10-20'sinde görülüyor. Hastalarda göğüs ağrısı olabilir ve  hastaların yaklaşık yarısında nefes almakta güçlük ortaya çıkar" diye konuştu.

EN ÇOK KİMLERİ ETKİLİYOR?

Yüksek ateş ve öksürük yakınması olan hastalar, son günlerde klimalı ortamlarda bulunmuşlarsa Lejyoner Hastalığı açısından değerlendirilmeleri gerekiyor. Tanı için hastanın balgamında Legionella bakterilerinin kültürde üretilmesi, ya da hastanın kanında Legionella bakterilerinin antijenlerinin veya bunlara karşı oluşmuş antikorların saptanması gerekiyor. Hastaların idrarlarında yapılan incelemelerle de teşhis konulabiliyor. Prof. Dr. Karadağ, hastalığın en çok etkilediği kişileri şöyle sıraladı: "Bebekler, yaşlılar, erkekler, sigara içenler, alkolikler, kalp-damar hastaları, kronik bronşit hastaları, diyabet (şeker) hastaları, böbrek hastaları, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar, kortizon kullananlar."

Hastalığın tedavisinde her antibiyotiğin etkili olmadığına değinen Prof. Dr. Mehmet Karadağ, "Tedavide doğru ilacın seçilmesi ve erken dönemde tedaviye başlanması yan etkileri önlüyor, şifa sağlıyor. Ancak tedavi süresi hastanın tüm şikayetleri ortadan kalksa bile 3 haftadan az olmamalıdır. Aksi takdirde hastalığın tekrarlaması ihtimali vardır" diye konuştu.

hürriyet
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Tuğra

Teşekkürler Duha,alerjik yapısı olanlarıda etkiliyor klima,sanırım zararı faydasından çok.
〰〰〰〰🐠

duha

#4
ben tşk ederim Tuğra,evet kesinlikle etiliyor test edip onaylanmıştır  s4))
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

devran

Klimalar kabusunuz olmasın!

Ev ve işyerlerinde kullanılan klimalardaki bakteriler tehlike saçıyor.
Yaz mevsimini karşılamaya hazırlanırken, ev ve iş yerlerindeki soğutma sistemlerinin bakımlarının yapılmasının, hayati önem taşıdığı bildirildi.

Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Levent Cem Mutlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaz sezonunu karşılama hazırlıklarının yapıldığı günlerde, ev ve iş yerlerinde bulunan klimalardaki 'ölümcül bakteri' riskine dikkati çekti.

Hem yaz, hem de kış aylarında kullanılan klimaların bakımlarının düzenli olarak yapılması gerektiğini belirten Mutlu, klimaların soğutma sisteminin içinde biriken küf mantarları ile tozların ani ve kronik alerjik hastalıkları ortaya çıkarabildiğini söyledi.

Bakımı yapılmamış klimaların kullanıldığı ortamda bu bakterilere maruz kalanlarda, alerjik nezle, astım, ani veya sinsi alerjik zatürre gibi vakaların görülebildiğini ifade eden Mutlu, ''bu, uygun olmayan havanın solunmasından kaynaklanan hastalıklar, karşımıza gribal enfeksiyon benzeri ateş, baş ve kas ağrıları ile halsizlik gibi yakınmalarla çıkabilir'' dedi.

'Lejyoner hastalığı' olarak bilinen akciğer enfeksiyonunun da, bakımı yapılmayan klimalardan kaynaklandığını ifade eden Mutlu, ''bakterinin neden olduğu bir tür akciğer iltihaplanması anlamına gelen Lejyoner, tedavi edilmediğinde 'ölümcül bir hastalık' olarak karşımıza çıkmaktadır'' diye konuştu.

Klima ile soğutulan veya ısıtılan ortamlarda uzun süreli kalan kişilerin, hastalık yapan bakteri ve enfeksiyonlara yakalanma riskinin de yüksek olduğunu anlatan Mutlu, hastalığın, sıklıkla zatürre ile karıştırıldığı için kolay teşhis edilemediğini kaydetti.

Klimaların, sürekli ve düzenli olarak bakımlarının yapılması ve hava filtrelerinin değiştirilmesi gerektiğini aktaran Mutlu, sigara tiryakiliği ve alkol bağımlılığının da bu hastalığın tetikleyicisi olduğunu sözlerine ekledi.

AA

Gün Olur devran döner.

İsra

Şu günlerde öğle saatlerinde dışarıda kalabilmek ne mümkün! Hemen kendinizi serinleyebileceğiniz klimalı bir mekana atıyorsunuz. Zira ne içtiğiniz su, ne de yediğiniz soğuk yiyecekler sizi rahatlatıyor.

Kışın elektrikli ısıtıcı satışlarında büyük patlama olduğu gibi yaz aylarında da klima satışları artıyor. 'Sıcaklarda dışarı çıkamıyorum, bari evimde rahat edeyim.' anlayışıyla yola çıkanlar, klima satıcılarına akın ediyor. Herkes sıcaktan bunalıp ter dökerken, hatta uyku bile uyuyamazken serin bir ortamda çalışmak, yaşamak elbette büyük şükür vesilesi. Klima günümüzde lüks tüketim malzemesi olmaktan çıkıp bir ihtiyaç haline geldi. Ancak burada önemli bir hususu gözden kaçırıyoruz; klima doğru seçilmezse, doğru kullanılmazsa ve bakımı yapılmazsa önemli rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta'ya göre, klimanın üflediği soğuk havanın karşısında durmak hiç doğru bir davranış değil. Hele de dışarıdan terlemiş olarak gelip klimanın önünde serinlemek isterseniz 'klima çarpması'na maruz kalabilirsiniz. Bu durumda boynunuz tutulabilir, başınızı hareket ettiremezsiniz ve nefes alırken göğsünüze bıçak batar gibi ağrılar hissedebilirsiniz. Klima çarpmasını engellemek, havanın doğrudan vücudunuza gelmemesi için klimaların ayarlanabilen kanatçıklarını sabitleyebilirsiniz.

Bir başka klima hastalığı; 'klima ateşi'. Klimaların haznelerinde üreyen çeşitli bakteri ve mantarların solunuma karışmasıyla hastalık baş gösteriyor. Ateş, titreme, eklem ağrısı, halsizlik, yorgunluk şikâyetleri, öksürük nefes darlığı ve çarpıntı ile devam edebiliyor. Bu durumda hasta hemen klimalı ortamdan uzaklaştırılmalı. Küçükusta'ya göre bu hastaların antibiyotik gibi ilaçlar kullanması gerekmez. Alerjik zatürreye ise klimaların nemlendirme bölümünde üreyen küf mantarları ve bazı bakteriler sebep olmakta. Zatürre teşhisi ancak akciğer röntgeniyle konulabiliyor. Alerjik zatürre olan ve solunum sıkıntısı çeken kişilere oksijen ve kortizon tedavisi uygulanıyor. Bu tür rahatsızlıklardan korunmak için klima nemlendiricilerinin su haznelerinin bakımı doğru yapılmalı.

Klimasız araba sürücüleri de dikkat etmeli

Aşırı sıcaklar klimasız araba sürücülerinde halsizlik, stres ve dikkatsizliğe yol açabiliyor. Aşırı terleme ile beraber sürücülerde tansiyon yükselmeleri veya düşmeleri, baş ağrıları ve baş dönmeleri görülebilir. Bu durumlarda soğuk su ve tuzlu ayran molaları verilmeli ve bünye çok zorlanmamalı, hatta gerekirse istirahate çekilmeli. Klimalı araba sürücüleri ise muhakkak yazın başında, klimayı kullanmadan önce polen filtrelerini değiştirmeli. Bir de klimalı arabada sigara içilmemesi gerekiyor. Çünkü sigara dumanı filtrelere yapışıp kötü koku ve solunum yolu hastalıklarına yol açıyor.

Evlerde klima bakımı nasıl yapılmalı?

Bu kadar önemli olan klima bakımı en sağlıklı şekilde nasıl yapılmalı? AİRFEL Trakya Bölge Sorumlusu Ayhan Doğan'a göre evdeki klimalara 6 ayda bir servis bakımı, haftada bir de filtrelerinin temizlenmesi gerekiyor. Filtreler ılık su içinde yarım saat bekletilerek veya fıskiyeli ılık su ile temizlenmeli. Herhangi bir deterjan veya katkı maddesi kullanılmamalı ve muhakkak kurutulduktan sonra yerine takılmalı. Ayda bir veya iki kez klima üstlerinin tozları alınmalı. Bunun yanı sıra filtrelerin olduğu kısma kokulu veya parfümlü spreyler sıkılmamalı, aksi halde anti bakteriyel mikroplar oluşmaya başlar. Bu da klimanın kötü kokmasının yanında solunum yolu hastalıklarına da yol açar.

Klima nasıl konumlandırılmalı?

Klimanın yol açtığı sorunların ana sebebi, onu nasıl kullanmamız gerektiği konusunda yeterince bilgiye sahip olmamamız. Öncelikle cihazı taktırırken oturma düzenine üflemeyeceği şekilde konumlandırılmalı. Mesela klima, yemek masasının ya da balkon kapısının üstüne monte edilmeli. Oda sıcaklığı 23-24 derecenin altına ayarlanmamalı ve fun ikinci kademede olmalı. Klima kullanılan odanın kapı ve pencereleri kapalı tutulmalı. Aynı zamanda 20 metrekarelik bir alan için 12 bin btu'luk (İngilizce British Thermal Unit/İngiliz Isı Birimi sözcüklerinin kısaltılmasıdır. Bir litre suyun sıcaklığını bir fahrenhayt değiştirmek için gereken ısı miktarıdır.) bir cihaz alınmalı. Aksi halde istediğiniz ideal serinliği yakalayamazsınız.

Dilek Güray