Hem gümüşleri kabul ettim, hem de seni

Başlatan kenz, 16 Temmuz 2007, 09:16:47

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kenz

Hem gümüşleri kabul ettim, hem de seni

Bağdat’ın zeki çocuklarından Cüneyt 7-8 yaşlarında iken bir gün babasını ağlarken gördü.

“Neden ağlıyorsun babacığım?” diye sordu.

Babası, “Dayın Sırr-ı Sekatiye zekât için bir kaç gümüş yolladım, almadı. Yoksa ben ömrümü Allah adamlarının beğenmediği şeyleri kazanmak için mi geçiriyorum?” dedi ve hıçkırıklara boğuldu.

Küçük Cüneyt bu defa, “Müsaade edersen bir de ben deneyeyim” dedi.

Babası, “Alacağını zannetmem ama sen bilirsin” deyip müsaade edince Cüneyt dayısına gitti. Elinde babasının dün kabul ettiremediği gümüş kesesi vardı.

Cüneyt kabul etmesi ricasıyla gümüşleri dayısına uzattı.

Büyük velî Sırr-ı Sakati gülümsedi ve elini çekerek, “Hayır Cüneyt!” dedi.

Cüneyt, “Adaletiyle babama vermeyi emreden, lütfuyla seni de almak hususunda serbest bırakan Allah için al!” der.

Bu büyük söz karşısında Sırr-ı Sekati söyleyecek bir şey bulamadı. Kucağını açtı. Ve “Hem gümüşleri kabul ettim, hem de seni!’ dedi.

Genç Cüneyt o günden sonra dayısı Sırr-ı Sekati’nin ellerinde terbiye gördü. Kendisini Cüneyd-i Bağdadî yapan İlâhî sırları ve yüksek feyizleri bu kapıda elde etti.
İNSAN akli ile melekleşen nefsi ile iblisleşen bir aciptir İNSAN
İNSAN kendi kabahatini bilmeyen cehli ile dünyalara sığmayan bir mağrurdur İNSAN
İNSAN bütün zaaf ve acziyyetine rağmen kudrete kafa tutan taşkın bir şaşkındır İNSAN
İNSAN maziye bağlı hâle aldanmış istikbali gözler bir taştır İNSAN

nüyegeva

İki büyük Allah dostu
İki büyük Allah dostu,Cüneyd-i Bağdadi ile Ebu Bekir Şıbli aynı günde hastalanırlar...Her ikisini de aynı hekim tedavi etmektedir...Ve hekim dinsizdir... Hekim önce,Ebu Bekir Şıbliye gidip sorar: -Rahatsızlığın nedir? O: -Hiç! ,diye cevap verir. Hekim daha sonra aynı soruyu Cüneyd’e de sorar,o ise,ayrıntısıyla bütün hastalığını anlatır… Bir süre sonra iki büyük gönül ,Cüneyd ve Şıbli karşılaşırlar,Şıbli Cüneyd’e sorar: -Rahatsızlığını bir dinsizin önüne niye serdin? -Bilsin istedim dost olana böyle yapılıyor.Ya düşmana ne yaparlar! Sonra da hikmetini anlamadığı şeyi Cüneyd,Şıbli’ye sorar: -Peki,sen niçin rahatsızlığını söylemedin? -DOSTU,DÜŞMANA ŞİKAYET ETMEKTEN UTANDIM!.. dua ile[/b][/i][/color]