Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Senin Vazifen Kayayı İtmek

Başlatan Gül_Sultan, 09 Eylül 2009, 15:52:53

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Gül_Sultan


      Senin Vazifen Kayayı İtmek

    Fakir fakat müttaki bir genç olan Hayri, gece istirahata çekildiği kulübesinde uyurken, uyku ile uyanıklık arasında odasının ışıkla dolduğunu görür. Gaipten gelen bir ses, ona şöyle seslenir;

“Bundan böyle yalnız Allah için çalışacaksın ve kulübenin önündeki büyük kayayı bütün gücünle iteceksin!”

Bunun Allah’tan gelen bir emir olduğuna inanan Hayri, ertesi sabah kayayı itmeye başlar. Bu iş daha ertesi gün ve devam eden haftalar da devam eder.Güneşin doğuşundan batışına kadar yalnız bu işle meşgul olur Hayri ve o kayayı iter, durur! Bu şekilde aylar süren gayretine rağmen, kaya yerinden bir milim bile kımıldamaz.

Hayri bir gece kulübesine yorgun argın dönerken, o kayayı itmekle geçen günlerinin boşa geçtiğini düşünür. Onun şevkinin kırıldığını hisseden şeytan da, kalbine vesveseler vermeye başlar.

“Ey adam, ne kadar zamandır bu kayayı itip duruyorsun, kaya bir karış bile kımıldamadı. Kendine bunun için ne diye yazık ediyorsun?. 0nu yerinden oynatman zaten mümkün değil. Bırak artık bu işi! ”

Böyle sözlerle şeytan, Hayri’ye bu vazifeyi yerine getirmesinin imkansız olduğunu, dolayısıyla bu işte muvaffak olamayacağı duygusunu aşılamaya çalışır.Bunun üzerine Hayri’nin şevki daha da kırılır ve ümidi de gitgide kaybolur.

“Doğru ya! Kendimi bu iş için niye bu kadar paralıyorum ki?” diye kendi kendisine söylenir Hayri.
Ve devam eder; “Bundan sonra kayayı itmeyi bırakacağım. Şimdiye kadar yaptığım yeter de artar bile! Koca kayayı yerinden kımıldatamadığıma göre, niye kendimi böylesine yorayım.”

Bu duygu ve düşüncelerle geçen bir günün gecesinde, Hayri yatar ve uyur. Rüyasında yine itmeye bir türlü muvaffak olamadığı kaya çıkar karşısına!Hayri uyur-uyanık bir halde ve de biraz da nazlı biçimde, dua ederek Allah’a(cc) yalvarır.

“Ey Büyük Allahım! Uzun zamandır durmadan dinlenmeden Senin emrettiğin gibi hareket ettim. Bütün gücümle istediğin şeyi yaptım. Her gün çok yoruluyorum, ama kayayı bir milim bile kımıldatamadım. Neden böyle oluyor?. Neden muvaffak olamıyorum?”

0 an sanki gaipten bir ses gelir. Şefkatli bir nida işitir Hayri.
“Ey kulum. Uzun zaman önce sana emrime uymamı istediğimde kabul etmiştin. Sana, görevinin kayayı bütün gücünle itmek olduğunu söylemiştim ve sen de itmeye başlamıştın. Ancak, Ben sana, hiçbir zaman onu yerinden oynatmanı beklediğimi söylemedim ki!
Senin görevin onu itmekti. Şimdi gücünün tükendiğini, muvaffakiyetsizliğe uğradığını söylüyorsun. Kendine şöyle bir bak! Kolların daha da güçlendi, pazuların gelişti. Sırtın ağırlığa dayanıklı hale geldi. Bacakların kalınlaştı ve kuvvetlendi. Taşı itmeye başladığından çok daha kuvvetlisin şimdi.Evet, kayayı kımıldatamadın. Kaya kımıldamadı ama, senden istenen şey, emre itaat etmen ve kayayı sadece itmendi.
Kayayı yerinden oynatacak olan Benim!”

Yaptığı hatayı anlayan Hayri, ertesi gün kendi görevinin kayayı yerinden oynatmak değil, onu var kuvvetiyle itmek olduğunu, neticeyi yaratmanın ise sadece ve sadece Mevla Teala’nın işi olduğunun idrakiyle, verilen vazifeyi yerine getirmek için gayret sarf etmeye devam eder.

Bu idrak ve çabalamayla, ikinci gün, üçüncü gün, derken, kaya birden yerinden kımıldar. O zaman, kayayı yerinden kımıldatanın kendisi değil, Halik-i Zülcelal olduğunu iyice anlar ve mezkur hakikatleri hakkalyakin tasdik eder.
Hatta, biraz daha uğraştığında, kaya daha da yerinden oynar ve yuvarlanır.

Evet değerli dostlarım.
Hayri’nin kıssasından alınacak hisse oldukça büyük olmalı. Bütün mesele, neticeyi elde edebilmekten önce Rıza-yı İlahiyi kazanabilmek.
Sonra da haddini bilmek!
Neticeleri tayin edenin sadece Hakim-i Mutlak olduğuna iman etmek!
Ve de Kainatın Sahibinin her verdiğini, sabırla, tevekkülle ve metanetle karşılamak.
Muhlis kulun tarifi de budur herhalde.
     
   Sami Özey
Dünya geçer, İnsan göçer ancak kurtuluş Müttakîlerindir.

lalegül

Bütün mesele, neticeyi elde edebilmekten önce Rıza-yı İlahiyi kazanabilmek.
Sonra da haddini bilmek!
Neticeleri tayin edenin sadece Hakim-i Mutlak olduğuna iman etmek!
Ve de Kainatın Sahibinin her verdiğini, sabırla, tevekkülle ve metanetle karşılamak.
Muhlis kulun tarifi de budur herhalde.


Mevla bizleri de muhlis kullarından eylesin....
Çok güzel, elinize sağlık.
Şu rahmete bakın ki,
insanlar bütün azalarıyla günah işlerken,
sadece diliyle yaptığı tövbeyle affolunuyor.

Aziz Mahmud Hüdai (k.s)

Gül_Sultan

Sizinde gözlerinize sağlık kardeşim.
Dünya geçer, İnsan göçer ancak kurtuluş Müttakîlerindir.

nirvana

çok güzel kıssa rabbim razı olsun sizden ,vesile oldunuz
Tutalım ki dikenim ...
Hem de kötü bir diken...
Ama nihayetinde güllerle bir aradayım ...
Hz. Mevlana

Gül_Sultan

Rabbim cümlemizden razı olsun inşaAllah.
Dünya geçer, İnsan göçer ancak kurtuluş Müttakîlerindir.

cennet_nuru

rabbim bize kaya gibi iman nasip etsin inşaAllah
O göremediğin koskoca derya gönlümdür...Gördüğün sahil ise dilim...Kıyılarıma vuran dalgalara şaşırma...!!Onlar aşktan gel-git'im...Beni kendinde,kendimde arama...Ben hem bende hem sende bir gizim...!!Beni Mecnun'dan Leyla'dan sorma...!!Ben sadece MEVLA'dan bir izim ... !!!

mardin

Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyül azîym
ibadetin eftali devamlı olanıdır.

azizistanbul

#7
verilen emri verildiği zaman verildiği miktarda yapmak lazım. çok fazla ilerisini veya gerisini düşünmeden.

-"Siz hizmetlere bakın gerisini bize bırakın."
جُلُوسُكَ سَاعَةً عِنْدَ حَلَقَةٍ يَذْكُرُونَ اللهَ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ اَلْفِ سَنَةٍ

azder53

yarım saate yakın bir zamandır bu sitede gezinti yaparak bazı konuları okumaya çalışıyorum.Şu ana kadaar çok memnun kaldım Allah razı olsun.Bu ve benzeri hizmetlerinizde MEVLAM başarılar versin.Çok teşekkürler hayırlı hizmetler

gulbeseker

#9
çok güzel bir menkıbe idi... emeklerinize sağlık. face de paylaştım hakkınızı helal edin.ibretlik hikayeler gurubumda...
EVVELİM SEN OLDUN...AHİRİM SENSİN...

alıntı

Ne güzel kıssa, Allah razı olsun.

Günbatımı

Allah c.c. razı olsun, çok güzel...
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

vefalim

Allah c.c razi olsun kardesim cok güzel
Namaz vaktinin önü, Allah’ın rızası, sonu da Allah’ın affıdır.