Bruksizm (diş gıcırdatma)

Başlatan İsra, 03 Şubat 2008, 19:35:53

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

İsra

Sorunlar, acılar, öfkeler, kontrol altına alamadığımız duygular, uykularımızda bizi ele veriyor. Diş gıcırdatması, bu hallerin dışa vurulmasında en yaygın olanı...

Tıpta Bruksizm diye anılan diş gıcırdatma alışkanlığı psikolojik kökenli bir sorun. Tedavinin ihmal edilmesi halinde rahatsızlık, dişlerde ve çene eklemlerinde sorunlara neden oluyor.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Diş Hekimliği Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mine Nayır, sorunlar, acılar, öfkeler ve kontrol altına alınamayan duyguların uykuda kendini ele verdiğini belirterek, tıpta Bruksizm diye anılan diş gıcırdatmasının, bu hallerin dışa vurulmasında en yaygını olduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Nayır, diş gıcırdatmasının daha çok gece uykuda meydana geldiğine işaret ederek, şunları söyledi:

Artık bir yaşam biçimi haline gelmiş olan ekonomik ve sosyal sorunlar, bireysel hayatlarımızda yarattığımız bunalımlar, uykularımızda oranı gittikçe yükselen diş gıcırdatması halinde geri dönüyor. Sorunlar, acılar, öfkeler, kontrol altına alamadığımız duygular, uykularımızda bizi ele veriyor. Diş gıcırdatması, bu hallerin dışa vurulmasında en yaygın olanı.

İhmal ediliyor

Bunun bir alışkanlık halinde yerleşmesinden sonra değiştirilmesi çok zor bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Nayır, araştırmaların özellikle dişlerin bu rahatsızlığın kurbanı olduğunu gösterdiğini vurguladı.

Prof. Dr. Nayır, Tıpta bruksizm diye anılan diş gıcırdatma alışkanlığı, psikolojik kökenli bir sorun. Tedavi edilebilir bir durum olmasına rağmen, ihmal edilmesi halinde dişlerde ve çene eklemlerinde hayli sorunlara neden oluyor dedi.

Diş gıcırdatmanın fiziksel sıkıntı ve sorunların yanı sıra kişiyi psikolojik olarak etkileyebildiğini anlatan Prof. Dr. Mine Nayır, erken dönemde tedavinin önemine dikkati çekti. Splint veya gece plağı diye adlandırılan ve geceleri uyumadan önce dişlerin çiğneyici yüzeyleri üzerine geçirilen bir plakla tedavide başarılı sonuçlar elde edildiğini dile getiren Prof. Dr. Nayır, tedavide hasta eğitiminin de önemine değindi.

hekimce.com

enfa

özellikle çocuklarda çok görüldüğünü okumuştum.

Zaman diyorum, biraz daha zaman.Dilimin ucundaki kelimeler bu kış donmazsa bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler!

İsra

Halk arasında diş gıcırdatma ya da sıkma olarak bilinen ''Bruksizm''in bir süre sonra dişlerde, yüz ve çenede ağrıya yol açarak, kronikleşmesi halinde diş kaybına neden olabildiği ve zamanla ağrının kişiyi depresyona sokabildiği bildirildi.

Gazi Üniversitesi (GÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cansu Alpaslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplumda diş sıkma alışkanlığının çok yaygın olduğunu ve kişilerin genellikle bu eylemi farkında olmadan yaptıklarını söyledi.

Diş sıkan her kişinin hasta olarak kabul edilmemesi gerektiğini belirten Alpaslan, dişlerde hassasiyet gelişmesi ve kişiye ağrı vermesi halinde ise önlem alınması gerektiğini bildirdi.

Alpaslan, diş sıkmanın dişlerde ve çevre dokularda problemlere neden olduğuna dikkati çekerek, ''En çok yüz kaslarına ve çene eklemine zarar vermektedir. Diş yüzeylerinin bozulmasına ve bir süre sonra dişlerin kökten sallanmasına yol açmaktadır. Bu etkiler sonucunda da sağlam olan dişler kaybedilebilmektedir'' diye konuştu.

''DİŞLER GENELLİKLE GECE UYKUDA SIKILIYOR''

Diş gıcırdatma ve sıkmanın genellikle gece, uyku sırasında, istemsiz olarak yapıldığını anlatan Alpaslan, ''Eylem, 3-5 saniyelik olmasına rağmen ortaya çıkan kuvvet hem dişlere hem de dokulara zarar vermektedir'' dedi.

Alpaslan, diş yüzeyinde aşınmaya bağlı ''diş ağrısı, sıcak-soğuk hassasiyeti ve kırılmalar'' ortaya çıkabildiğine dikkati çekti. Diş gıcırdatma ve sıkmaya bağlı daha ağır bulgulara ise çene ekleminde rastlandığını ifade eden Alpaslan, şunları kaydetti:

''Dişlere uygulanan fazla basınca bağlı olarak çenede zamanla kilitlenme ortaya çıkabiliyor, hasta ağzını açamıyor. Sabahları, kişide yorgunluk, gerginlik ve yüzde ağrıya neden olabiliyor.

Sebepsiz gibi görünen ağrı, zamanla kronikleşiyor ve tedavisi güç durumlara yol açıyor. Kronik hale gelen ağrı, kişide depresyona yol açabiliyor. Kişi, bu alışkanlığından kendi başına vazgeçemiyor ve sürekli ağrıyla yaşamak zorunda kalıyor. Kronikleşen ağrı başta, strese, kaygıya ve sinire neden oluyor ve kişiyi depresyona sürüklüyor. Bu da ciddi iş gücü kaybına neden oluyor.''

Alpaslan, diş sıkmaya bağlı ağrıların zaman zaman kulakta hissedildiğini, zaman zaman da baş ağrısı şeklinde kendini gösterdiğini belirterek, ''Baş ağrılarının büyük bir kısmı diş sıkmaya bağlıdır. Bu nedenle, gerek çene ekleminde gerek yüzde gerekse de dişlerde sebepsiz ağrılarda mutlaka bir çene cerrahisi uzmanına başvurulmalıdır'' diye konuştu.

''İMPLANT YAPILACAK HASTALARDA BU ALIŞKANLIK OLMAMALI''

Diş sıkma ve gıcırdatmanın en önemli sebebinin stres olduğuna dikkati çeken Alpaslan, ''Stres dönemi geçtikten sonra da olay devam ediyorsa, bir psikiyatri uzmanına başvurulmalı'' dedi.

Alpaslan, stresin yanı sıra bazı ilaçlar ile beslenme şekli ve alışkanlıkların da diş gıcırdatmaya neden olabildiğini belirterek, ''Kahve, alkol, sigara kullanımının da azaltılması gerekiyor. Çünkü, bunlar uyarıcı oldukları için sinir sistemini etkiliyor, sıkma ve gıcırdatmayı tetikleyebiliyor'' uyarısında bulundu.

Uyku bozuklukları, uyku apnesi ve horlamanın da uyku sırasında diş gıcırdatmanın nedenleri arasında olduğunu ifade eden Alpaslan, bu tür bulgulara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Alpaslan, gündüz dişlerini sıkan kişilerin, bunu fark ettikleri andan itibaren çenelerini serbest bırakılmaları gerektiğini belirtti. Uyku sırasında yaşanan olaylarda ise hekim müdahalesinin gerekli olduğunu vurgulayan Alpaslan, ''Bu hastalara 'gece plağı' diye adlandırdığımız koruyucu bir aparat yapabiliyoruz.

Uyku sırasında dişlerin birbiriyle temasını engellemek amacıyla alt ve üst çenenin arasına yerleştirilen plaklar basıncı azaltabiliyor ve böylece çevre dokularda oluşacak hasar en alt düzeye indirilebiliyor'' diye konuştu.

Prof. Dr. Alpaslan, diş eksikliklerinde en sık başvurulan tedavi yöntemlerinden biri olan implant (diş ekme) uygulamasında da bruksizme dikkat edilmesi gerektiğini dile getirerek, ''Eğer implant yapılacak hastada diş gıcırdatma ya da sıkma alışkanlığı varsa implantlar kaybedilebiliyor. Bu tür alışkanlığı olanların implant adayı hasta olmaması gerekli'' dedi.

Bugün

karanlık

Ben sinirlendiğimde yaparım genelde =)
Kâmil odur ki ; koya dünyada bir eser,
Eseri olmayanın yerinde yeller eser !...
                                     
                                               Mevlana

enfa

Diş gıcırdatmanın sebepleri nelerdir?

Bruksizmin (diş gıcırdatması) oluş nedenleri hakkında çeşitli görüşler vardır. Bazı araştırmacılar buruksizmin dişler arasındaki kapanış ilişkisinin bozulmasından kaynaklandığını, bazıları santral sinir sistemindeki bir hastalığın neden olduğunu bazı araştırmacılar da bu iki nedeni de kapsayan çok yönlü bir problem olduğunu ileri sürmektedirler.
Duygusal stresler (Herkes stresin bruksizmin nedenleri arasında en önemli faktör olduğu konusunda fikir birliği içerisindedir. Vücudumuzda stres belirtilerini ilk olarak gördüğümüz yer ağız dokularıdır. Stres bruksizmin hem oluş nedeni hem de olayın şiddetini artıran en önemli faktör olarak belirlenmiştir.)

    * Aşırı sinirli, hassas, titiz bir yapıya sahip olmak
    * Malokluzyon (dişlerin diziliş ve sıralanışındaki bozukluklar)

Diş gıcırdatması sonucu ağız ve dokularında ne tür rahatsızlıklar oluşur  ve belirtileri nelerdir?

    * Dişlerin çiğneyici yüzünde oluşan aşınma: Dişlerin birbirleri ile sürtünmesi sonucunda oluşan aşınma tüm dişleri kapsayabilirse de özellikle ön dişlerde daha etkilidir.
    * Dişlerde kırılma: Dişleri sıkma ve gıcırdatma sonucunda ön dişlerin köşelerinde arka dişlerin çıkıntılı kısımlarında mikro çatlaklar oluşur. Röntgen ile saptanamayan bu çatlaklar zamanla büyüyerek dişlerin kırılmasına neden olur.
    * Dişlerde aşırı hassasiyet: Genellikle soğuğa karşı hassasiyet gelişir. Ani diş sızlamaları başlar. (Bakınız, Diş Hassasiyeti)
    * Diş etinin geriye çekilmesi ve genellikle bununla birlikte oluşan dişin boynunda diş eti hizasında oluşan çentik şeklindeki aşınmalar: Bu durumun oluşmasına neden olarak ilerleyen yaşa bağlı diş eti çekilmesi ya da aşırı baskı uygulanarak yapılan diş fırçalama gösteriliyorsa da , bruksizm hastalığının dişlerde bu gibi oluşumlara neden olduğu bilinmelidir. (Bakınız, Dişeti Hastalığı)
    * Dişlerde sallanma: Yıllar süren gıcırdatma sonucu dişler gevşeyerek sallanmaya başlar. Aşırı basınç dişleri saran kemik desteğinin kaybolmasına neden olur. Bu durumu telafi etmek için dişlerin kökleri hizasında ekstra kemik çıkıntıları gelişir.
    * Yanaklarda iritasyon (tahriş): Özellikle dişleri birbirlerine temas ettikleri kapanış çizgisi hizasında, yanağın iç kısmında çizgi ya da kabartı şeklinde fibröz bir oluşum meydana gelir. Bu oluşum nedeni ile sıklıkla "yanak ısırma" olayı ile karşılaşılır.
    * Kas ağrısı: Özellikle şakak ve yanak bölgesindeki kasların aşırı çalışması bu bölgelerde kas ağrısına neden olur.
    * Baş ağrısı: yukarıda belirtilen kas ağrısı zaman zaman baş ağrısı şeklinde kendini gösterir.
    * Çene ekleminde ağrı : Çene eklemine aşırı yüklenilme nedeni ile eklemde ağrı, çıtırtı ve kenetlenme olabilmektedir.
       
Bu belirtiler diş gıcırdatmasının hemen başlangıcından itibaren ortaya çıkmaz. Olayın şiddetine ve süresine göre bazen yıllar sonra görülebilmektedir. Çoğunlukla belirtilerin tümü birden olmayabilir. Bazen çok az belirti gösterebilir.

Tedavi                                                   

Tedavinin amacı dişlerde çene ekleminde oluşabilecek kalıcı zararları önlemek ve ağrıyı ortadan kaldırmaktır

Diş hekimi tarafından uygulanan, uyku sırasında dişlerin birbirleri ile temasını engellemek amacı ile alt ve üst çene dişlerinin arasına yerleştirilerek kullanılan "gece koruyucuları", diş gıcırdatması semptomatik tedavisinde kullanılan en önemli araçtır. Ancak gece koruyucularının çoğunlukla tek başlarına yeterli olamayabilmektedir.

Bu nedenle hastalığın sergilediği tabloya göre gece koruyucularının yanında bazı ek tedavilerinde uygulanması gerekmektedir:
    * Stres terapisi,
    * Rahat uyumayı sağlayıcı önlemler,
    * Kas gevşetici ilaç uygulaması,
    * Hatalı yapılmış diş dolgusu ve kaplamaların yenilenmesi,
    * Eksik olan dişlerin yerine koyulabilmesi için protez uygulamaları.

Zaman diyorum, biraz daha zaman.Dilimin ucundaki kelimeler bu kış donmazsa bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler!

Emir-ül Bahr

Bir yaşında ki yeğenim dişlerini gıcırdatıyor üstelik dişleri daha yeni çıktı hala çıkmaya devam ediyor. Umarım zamanla düzelir.
Gönlünün idrakını duyacaksın
Gönlünü şiirlere, sazlara söyleteceksin
Bütün bunlara söyletemeyecek sırların varsa
Susacaksın...

Hz. Mevlana

Hâsıl-ı Kelam

Alıntı yapılan: Emir-ül Bahr - 03 Aralık 2009, 04:09:07
Bir yaşında ki yeğenim dişlerini gıcırdatıyor üstelik dişleri daha yeni çıktı hala çıkmaya devam ediyor. Umarım zamanla düzelir.

İnşAllah
Nefsinle değil, kalbinle düşün ve karar ver!

enfa

İnşaAllah, ama geçmiyor malesef. Bir uzmana gösterin en kısa zamanda, hele de yeni çıkıyorsa dişler. Ben de uzun süredir var, gece plağı kullanmama rağmen bir gün takmasam sabah sıkıntısını gösteriyor.

Zaman diyorum, biraz daha zaman.Dilimin ucundaki kelimeler bu kış donmazsa bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler!

Emir-ül Bahr

Acaba diyorum dişleri kaşındığı için mi yapıyor ama doktora göstermek şart oldu.
Gönlünün idrakını duyacaksın
Gönlünü şiirlere, sazlara söyleteceksin
Bütün bunlara söyletemeyecek sırların varsa
Susacaksın...

Hz. Mevlana

Tuğra

#9
Doktorlar stresten olduğunu söylüyor, ama 1 yaşındaki çocukta ne stresi olabilir ki?
〰〰〰〰🐠

enfa

#10
Bebeklerde bruksizmin, süt dişleri karşılıklı olarak sürdükten sonra bunların temas ettirilmeye çalışılması sonucunda oluştuğu düşünülmektedir. Ayrıca, çıkan sesin bebeklerin hoşuna gidip bu alışkanlığı ilerletmesi sonucu olduğu, aynı şekilde daimi dişlere geçiş yaşı olan 5-7 yaş civarında da bu alışkanlığın, karşılıklı süren yeni dişleri temas ettirme isteğiyle arttığı bildirilmiştir.

Ebeveynler, çocuklarında bu alışkanlığı fark ederlerse, gözlem altında tutup ne zamanlar olduğunu saptamalı ve bir dişhekimine danışmalıdır. Çocuğa bu alışkanlığı bırakması konusunda ısrarcı olunmamalıdır.

Çünkü bazen ebeveynlerin koşullandırmaları çocukta olumsuz davranışlar yaratabilir ya da anne ve babanın dikkatini çekmek amacıyla bu durumu kullanıp, inat geliştirdiği için, bu alışkanlık kırılamaz bir hale gelebilir.

İyi haber; bruksizmin çoğu zaman hiçbir şey yapılmadan ve herhangi bir zarar bırakmadan geçecek bir alışkanlık olmasıdır.

Zaman diyorum, biraz daha zaman.Dilimin ucundaki kelimeler bu kış donmazsa bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler!

Emir-ül Bahr

Bilgiler için çok teşekkürler enfa bunun hastalık olduğunu dahi bilmiyordum esasında sayende öğrenmiş olduk.

Alıntı YapAyrıca, çıkan sesin bebeklerin hoşuna gidip

Sanırım bizimkinin de hoşuna gidiyor daha çok keyifli olduğu zamanlarda yapıyor çünkü ama o ses dayanılır gibi değil o yaptıkça ben fena oluyorum.
Gönlünün idrakını duyacaksın
Gönlünü şiirlere, sazlara söyleteceksin
Bütün bunlara söyletemeyecek sırların varsa
Susacaksın...

Hz. Mevlana

Günbatımı

Alıntı yapılan: Tuğra - 04 Aralık 2009, 11:48:05
Doktorlar stresten olduğunu söylüyor, ama 1 yaşındaki çocukta ne stresi olabilir ki?

Ben de aynı soruyu 2-4 yaşındaki çocuk için doktora sormuştum. O da "olur olur!" demişti. Aslında düşününce: 1 yaşındaki çocuğa bile sık sık kaşlarınızı çatın, sert bir ses tonuyla konuşun, sürekli kavga ortamında bulundurun vs. , bırakın stresi bunalıma bile girer Allah muhafaza... Anne karnındayken bile her olaydan etkilendiğini düşünecek olursak, çok normal değil mi?  s1))

Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

Tuğra


Tıp dilinde bruksizm ismiyle bilinen diş gıcırdatma, 7' den 70' e her yaştan insanda görülebilen bir durumdur. Uyku sırasında ortaya çıkan hastalıklar içinde uykuda konuşma ve horlamadan sonra üçüncü sırada gelir.

Görülme sıklığı kesin olarak bilinmemektedir, ancak insanların yüzde 10-20 kadarında olduğu tahmin edilmektedir. Agresif, sinirli, saldırgan ve hiperaktif kişilerde daha fazla rastlanır. Seyrek olduğu zaman önemli değildir, sık ve şiddetli olduğunda çok önemli komplikasyonlara yol açabilir.

İnsanlar istemli olarak dişlerini gıcırdatabilirler, fakat daha çok sinir, gerilim ve korkuya bağlı olarak ortaya çıkar. Bruksizm, özellikle 5-6 yaşlarındaki çocuklarda ve geceleri istem dışı olarak gelişir. Kişi, aynı horlama gibi diş gıcırdattığının farkında değildir.     

Gıcırdatmanın gece olması iki bakımdan önemlidir. Birincisi, uyku sırasında gıcırdatmanın kontrol edilmesinin mümkün olmaması, ikincisi ise, uyku sırasındaki gıcırdatmanın şiddetinin daha fazla olmasıdır.

DİŞ GICIRDATMA HER ZAMAN MASUM DEĞİLDİR

Diş gıcırdatma, şiddetli olmadığı zaman dişlere herhangi bir zarar vermez, ama aşırı olduğunda çeşitli olumsuzluklar ortaya çıkar. Bunların başında dişlerde yıpranma, hassasiyet ve ağrılar gelir. Gıcırdatma sürekli ve şiddetli ise diş minelerinde hasar ve hatta ileri durumlarda diş boylarında kısalma meydana gelir. Dolguların düşmesine ya da zarar görmesine yol açabilir. Diş etlerinde hassasiyet ve kanamalar görülebilir. Bazı kişilerde, çene kaslarında gerginlik, yorgunluk, baş ağrısı yapabilir. Ayrıca gıcırtı sesi o ortamda bulunan kişileri rahatsız eder, uykusunu bozar.

DİŞ GICIRDATMANIN SEBEPLERİ

Diş gıcırdatmanın kesin sebebi belli değildir, fakat çoğu zaman stres, korku gibi psikolojik faktörlerin etkisiyle ortaya çıktığı kabul edilir. Bazı kişilerde çene yapısındaki bozuklukların ve alt ve üst dişlerin birbiriyle uyumlu olmamasının rolü olabilir. Anne veya babalarında diş gıcırdatma olan çocuklarda bu alışkanlık daha fazla görülür.

Bruksizm, bazen ağır beyin travmalarından sonra ya da yüzü ilgilendiren nöromusküler hastalıklarda da gelişebilir. Depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçların yan etkisi olarak da karşımıza çıkabilir.

Diş gıcırdatanların çoğunun aynı zamanda horlamaları da vardır ve bunlar Uykuda Solunum Durması Sendromu' na adaydırlar.

Kahve, kola gibi kafeinli içecekler, alkol ve sigara içilmesi diş gıcırdatma için risk faktörü olarak kabul edilir.

DİŞ GICIRDATMA ALERJİNİN DE BELİRTİSİ OLABİLİR

Son yıllarda yapılan araştırmalar, diş gıcırdatmanın alerjik çocuklarda üç misli daha fazla görüldüğünü göstermektedir. Gıcırdatma, saman nezlesi, sinüzit, burun kemiği eğriliği, burun polipleri olanlarda daha fazladır. Bunlar genellikle geceleri ağzı açık yatan, horlayan ve salyaları akan çocuklardır. Bu çocuklarda kulak ağrısı ve kulak iltihaplarına da çok sık rastlanır.

Alerjik çocuklardaki diş gıcırdatmalarının, Östaki Borusu' nun mukozasındaki ödemden dolayı orta kulakta negatif basınç oluşumuna bağlı bir refleks olarak geliştiği düşünülmektedir.

TEDAVİ

Öncelikle, varsa bruksizme sebep olan beyin travması, alerji gibi esas hastalık tedavi edilmelidir.

Dişlerdeki bir bozukluğa bağlı olan gıcırdatmalarda gerekli düzeltmeler yapılmalıdır. Dişlerinde harabiyet gelişen hastalar, uyku sırasında dişlerin birbirlerine sürtünmelerini önleyecek ağız içi protezlerden yararlanılabilirler.

Stresi olanlarda psikiyatristlerden yardım istenmelidir. Alkol, kahve ve sigara içilmesi önlenmelidir.

Depresyon ilaçlarına bağlı diş gıcırdatmalarda gabapentin isimli ilaçla iyi sonuçlar alındığı bildirilmiştir.

Pr.Dr.Ahmet Rasim Küçükusta

http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2010/11/07/yazilar/tip-yazilari/alerji/dis-gicirdatma-alerjinin-belirtisi-olabilir/
〰〰〰〰🐠