Evlilikte Mutluluk ve Aile Huzuru İçin Öneriler

Başlatan Lika, 21 Şubat 2009, 08:03:41

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Lika

Sevmek ve sevilmenin yanına bir de bunların ifade edilmesi eklenmelidir. Sizde eşinizle önerilerimize kulak verebilir, mutluluk için aslında minik adımların yeterli olabildiğini görebilirsiniz.



Tebessüm gösterin



Evliliklerde en çok yaşanan sıkıntıların başında eşlerin birbirlerine karşı asık suratlı ve somurtkan bir tavır sergilemeleridir. Asık bir surat, baskılanmış öfke ve sıkıntıların su yüzüne çıkmasına yardımcı olur. Asık bir surat negatif enerji yayar. Evinizi soğuk bir ortama çevirir. Halbuki güleryüz ve tebessüm, muhabbetin kaynağıdır. Muhabbet, bizi mutlu edecek yegâne ilaçtır. Eşinize karşı tebessüm göstermek zor olmasa gerek…


El ele tutuşmanın stresi azalttığını biliyor muydunuz? ABD’de evli çiftler üzerinde yapılan bir araştırmada eşlerin birbirlerinin ellerini tutmasının sinirlerin fark edilir bir şekilde gevşemesine sebep olduğu görülmüş. Siz de eşinizin elini tutun. Duygularınızın daha rahat ortaya çıktığını göreceksiniz.



Sevdiğinizi sözle ifade edin



Sevgiyi ifade etmek kadınlara oranla erkekler için çok daha zordur. Erkekler sevdiklerini söylemezler. Hanımlar da genelde bundan şikayet eder. Halbuki biz Müslümanlara Peygamber Efendimiz’in (sas), “Mü’min, mü’min kardeşini sevdiğini söylesin.” tavsiyesi vardır. Müslümanlara söylememiz gereken sözleri eşimizden niye esirgeyelim ki? Sevdiğinizi söylemek erkeklere bir şey kaybettirmez…



Birlikte dua edin



Eşinizle oturun ve ellerinizi açın, birbiriniz için sesli dua edin. İçinizden geldiği gibi sözcükleri sıralayın. Dua etmek istediğinizden emin değil misiniz? O zaman bunun yerine sahip olduğunuz nimetleri saymayı deneyin. Her gün başınıza gelen üç iyi (büyük ya da küçük) şeyi yazın ve “Bu iyi şey neden gerçekleşti?” diye sorun. Araştırmalar bunu yapanların üç ay sonra ciddi derecede daha mutlu hale geldiklerini gösteriyor. 30 yıl boyunca duanın gücünü araştıran Harvard’lı bilim adamı Dr. Herbert Benson, bütün dua etme biçimlerinin stresi yatıştırdığını, bedeni sakinleştirdiğini ve şifalı bir gevşeme tepkisi uyandırdığını söylüyor. (Ömrünüzü Uzatın, Sally Brown Optimist)



Eve gelir gelmez pijamalarınızı giymeyin



İnsanlar, işe ya da bir gezmeye giderken güzel giyiniyor ve süsleniyor. Ama eve gelince hemen rahatlamayı düşünüyor, pijamalarını giyip öyle oturuyor. Bazı eşler neredeyse uzun süre birbirlerini iyi giyimli görmüyor. Eşler, işleri, dostları için giyindikleri, süslendikleri kadar eşleri için giyinip-süslenmiyor. Erkekler, eve gelir-gelmez pijamalarınızı giymeyin. Hanımlar, eşinizin geleceği saatte siz de neden güzel giyinmiyorsunuz?



Sevgi notları bırakın



Eşinizin görebileceği yerlere sevgi notları bırakın. Evde minik kâğıtlara minik sözler yazıp kimsenin ulaşamayacağı (size özel yerler olursa iyi olur) yerlere bu mesajları bırakın. Sevginizi ifade etmek, bu duygunun beslenmesine vesile olacaktır.



Gezmeye gidiyormuş gibi giyinin, evde oturun



Eşlerin iyi giyinmesi, süslenmesi ve birbirlerine değer verdiklerini hissettirmeleri çok önemlidir. Ama bugün bu ters işliyor. İş ve arkadaşlar için iyi giyinilirken, eşler birbirlerine bu yönde değer vermezler. Siz de haftada bir gün güzelce giyinin; ama dışarı çıkmayın, evde baş başa vakit geçirin.



Emir kipiyle değil rica kipiyle konuşun



Emretmek, bütün konuşmalarda emredici bir üslup kullanmak hitap ettiğimiz kişiyi rencide eder. Bu, eşimizse daha da üzücü olur. Emir kipiyle konuşmak yerine, rica etmeyi denemek size ağır gelmemeli. Bu bizden bir şeyleri alıp götürmez. Bilakis bize daha da saygınlık kazandırır. Üstelik eşimizin bizim gerçekten hayat ortağımız olduğunu göstermiş oluruz.



Sabah kahvaltılarını beraber yapın



Evlilik hayatında eşler arasına iş ve çocuklar girdiğinde karı-kocanın görüşmeleri bile neredeyse asgariye iner. Siz bunun için ailenizin birlikte olduğu zaman dilimlerini iyi değerlendirin. Bu zaman dilimlerinden biri de sabah kahvaltılarıdır. Uyku mahmurluğunu yenip, eşinizle biraz da erken kalkıp kahvaltıda muhabbet etme fırsatı bulabilirsiniz.



Dışarıda baş başa yemek yiyin, “aynısı evde daha az maliyetli olur” diye düşünmeyin



Özellikle çocuk sahibi olan çiftlerin en önemli sorunlarından biri, kendilerine vakit ayıramamalarıdır. Bütün gün çocukla işle uğraşmak anne ve babayı yorar. Bir saat de olsa çocukları bir yakınınıza emanet edip, eşinizle dışarıda yemek yemek size güç katacaktır. Aslında ihtiyacınız olan, dışarıda yemek yemek değildir. Ama bu size farklı bir ortamda, yalnız konuşabilme, birbirinize vakit ayırma fırsatı verecektir.



Eşinizi kapıdan duayla uğurlayın



Özellikle ev hanımları sabah erken kalkmada zorluk yaşıyor ve eşlerini göndermeyi bir vazife addetmiyorsa, bunu bir daha düşünmeliler. Eşinizi kapıdan uğurlamak onun kalbinin bir yarısını evde bırakmasına vesile olur. Hele eşinize, “Biz açlığa dayanırız; ama ateşe dayanamayız. Bize helal rızık getir. Allah işini rast getirsin…” demek onu helal kazanca motive eder.



Eşinizin ailesine muhabbetle davranın



Eşlerin birbirlerinin aile yakınlarına söyledikleri hoş olmayan sözler, eşlerin duygularını da etkiler. Sizin hanımınızın amcasına ya da hanımınızın sizin ablanıza ima yollu da olsa söyleyeceği sözler, eşlerin kalplerindeki muhabbeti sarsar. Siz sevginize, başkaları yüzünden zarar vermeyin. Eşinizin ailesine gösterdiğiniz muhabbet, eşinizin size göstereceği muhabbeti de artıracaktır.


Hitap ederken güzel sözler kullanın



Eşlerin birbirleri hakkında ima edici, itham edici, yargılayıcı, denetleyici sözler sarf etmesi ve bunun davranışlarla da yapılması hep olumsuz sonuçlar doğurur. Eşlerin birbirine güvenini silip atar. Evlilikte güven kalktığı zaman da huzursuzluk başlar. İtham edici tavırlar, “sen bana göre değilsin” mesajı verir. Bu tavırlar sevgiyi öldürür.


Ayşegül Yarar

Ailem Dergisi
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Tuğra


Kötü bir evliliğin, erkeklerden ziyade kadınların sağlığına daha fazla zarar verdiği belirtildi.

ABD'de yapılan bir araştırmaya göre, gergin bir evliliğe sahip kadınların kalp hastalıkları, felç ve diyabete yakalanma riski daha yüksek ve bir kıyaslama yapıldığında erkekler benzer sorunlara karşı daha bağışıklı görünüyor.

Amerikalı psikologların araştırmasında, ortalama 20 yıl evli 276 çift incelendi. Çiftlerden evliliğin iyi ve kötü taraflarını değerlendiren soruları yanıtlamaları istendi. Çiftlerin kendilerinde gördüğü belirtilerle ne kadar depresif oldukları değerlendirilen çalışmada, ayrıca ciddi hastalık risklerini artıran metabolik sendrom belirtilerine ilişkin testler yapıldı.

Gergin evliliğe sahip kadınların daha depresif ve ciddi hastalık riskini artıran metabolik sendrom belirtilerini daha çok taşıdığı görüldü.

Mutsuz evlilik içindeki kocaların da depresyonda olduğu, ancak kocaların sağlıklarına zarar verecek kadar psikolojik belirtiler göstermediği belirtildi.

Araştırmaya başkanlık eden Utah Üniversitesi'nden Nancy Henry, ekibinin kötü bir evliliğin her iki taraf için de ruhsal ve fiziksel sorunlara dönüştüğünü bulmayı beklerken, bu öngörünün yalnızca kadınlar için doğru çıktığını söyledi.

Söz konusu araştırmanın eş başkanlarından Tim Smith de, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin kadınların metabolik sendrom riskini azaltabileceğine dair kanıtlar olduğunu hatırlatarak, kadınların evliliklerinin kalitesini ve niteliğini geliştirmesi ya da kocalarını bırakmaları halinde kalp hastalığı riskinin azalacağına ilişkin bir şey söylemek için henüz erken olduğuna işaret etti.

Haber aktüel
〰〰〰〰🐠

Tuğra

#2
.Evliliğin tuzu, biberi tartışmanın dozunu kaçırmamak ve problemleri etkili bir şekilde çözebilmek için beş sürece dikkat!...

Aile içinde problemlerin olması hayatın tabii bir gerçeğidir. Genel olarak anlaşmazlıklar, karşılaşılan problemler ile arzulanan durum arasındaki uyuşmazlıktan kaynaklanır.

İnsanoğlu için istekler sınırsız, ihtiyaçlar farklı ve imkânlar sınırlı olduğuna göre önemli olan önceliklere dikkat edilmesi, problemlerin birbirini etkileyerek içinden çıkılmaz bir hale gelmemesi ve etkili bir şekilde çözümlenebilmesidir.

Aile içi problemler daha çok şu konularda ortaya çıkar: Eşler ve diğer aile üyelerinin birbiriyle iletişim şekli. Sürekli kavga veya gerginlik. Aile üyelerinin diğer aile üyeleri ile ilişkileri, onların müdahaleleri.

Anne-babanın çocuk ve gençlerle ilgili tutum ve davranışları. Aile üyelerinin arkadaş ve dostlarının etkileri. Aile içi sorumluluklar. Ailenin ekonomik durumu. Aile üyelerinin birbirlerine sevgi ve ilgiyi gösterme biçimlerini yetersiz görmeleri.

Problemli bir durumla başa çıkabilmek için bilinçli, mantıklı bir çaba gösterip çözüm şekli için çeşitli alternatiflerin üretilmesi ve bu alternatifler arasında en uygun olanın seçilip uygulanmasına ise "problem çözme" denilmektedir.

Etkili problem çözme becerisine sahip olan kişiler stresle daha iyi başa çıkarlar. Bu kişiler bilhassa depresyon açısından daha az risk altındadırlar. Problem çözebilme yeteneklerinin geliştirilmesi ile aile içi problemler diğer sosyal problemler gibi daha kolay çözülmektedir.

Bu konuda kişisel gelişim kitapları, seminerler, psikolojik danışmanlık vb. de yararlı olmaktadır. Örneğin, üvey annesi ile iyi geçinemeyen bir genç kızın evlenmek için talip olan ilk kişiyle evlenmeyi, denk olup olmadığını düşünmeden ve yakından tanımadan, sadece arkadaşlarının tavsiyesiyle kabul etmesi aceleci ve dürtüsel bir çözüm şeklidir diyebiliriz.

Eşinin televizyon izleyip kendisiyle ilgilenmemesinden yakınan kişinin uygun çözüm yollarını denemek yerine 'ben de kendi işlerime bakarım onu böyle kabul ederim' diye düşünmesi uygun olmayan bir davranıştır.

Etkili problem çözebilme ise birbirini takip eden şu beş sürecin gerçekleşmesine bağlıdır:

Probleme odaklanın: İyi bir problem çözme motivasyonunun sağlanması için kişinin probleme karşı duyarlılığının artıp, zaman ve enerji harcamaya hazır olması gerekir. Geçmişte yaşanan olumsuz tecrübeler öğrenilmiş çaresizliğe yol açıp odaklanmayı zorlaştırabilir.

Problemi tanımlayın: Sosyal problemler de sayısal problemler gibi aşamalar halinde düşünüldüğü ve bilinenlerle bilinmeyenler net olarak değerlendirildiği zaman daha iyi çözülür. Bunların başında kişinin hem kendisinin hem de problemle ilgili diğer kişilerin duygularını ve davranışlarını, yeterliliklerini, yetersizliklerini ve sınırlarını iyi tanıyıp değerlendirmesi gelir.

Alternatifler üretin: Bütün ihtimalleri göz önüne alarak bunların arasından en iyisini seçmek demektir.

Doğru karar vermek için bekleyin: Kişi, ürettiği çözümlerin yerinde ve etkili olduğundan emin olabilmesi için çözüm için alternatifleri belirledikten sonra bir süre sakin bir şekilde bekleyip düşünmelidir.

Çözüm için genel değerlendirme yapın: Problemli durum ile uğraşılırken çözümün ne kadar etkili olduğuna bakın.

Çözümü zora sokmayın

Yeni bir durumla karşılaşılmış olması, bilgi ve tecrübe eksikliği, belirsizlik, ne istediğini bilmemek, neyin doğru olduğunu tam olarak algılayamamak, ailenin sürekli gerginlik içinde olması ve birbirini suçlaması, geçmişe takılmak, aşırı hayalcilik, olumsuz ihtimalleri düşünmek, problemi çözmek için bir gayret göstermemek çözümü zora sokar.

Aktif Haber
〰〰〰〰🐠