Topuk Dikeni Hastalığı

Başlatan Tuğra, 17 Ağustos 2008, 01:28:50

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tuğra

Alıntı yapılan: eyyüp - 13 Mart 2010, 03:05:39
selamün aleyküm arkadaslar
benim topugumda 4 yildir agrilar var ama topugun altinda degil hemen arka tarafta bir parmak yukariya dogru tendona dogru
acaba bu topuk dikenimi? belirtileri okudum topuk dikeninin cok benziyor ama agrilar altda degil
yardimci olursaniz cok sevinirim

İlk mesajdaki resme göre ağrı tendona doğruda hissediliyor, öncelikle iyi bir doktora teşhis koydurun, sonra tedavi için araştırma yapın.

Eğer topuk dikeni ise bu tedavinin işe yaradığını deneyen birinden duydum;

Sıcak suda 5 dak, soğuk suda 1 dak
Sıcak suda 4 dak, soğuk suda 1 dak
Sıcak suda 3 dak, soğuk suda 1 dak
Sıcak suda 2 dak, soğuk suda 1 dak
Sıcak suda 1 dak, soğuk suda 1 dak

15 gün sabah akşam.
〰〰〰〰🐠

mardin

teşekkürler tugra .Allah eksikliginizi vermesin bu siteden
denemeye deger bir tedavi sagol...
ibadetin eftali devamlı olanıdır.

aydeniz

#17
radyoda bir bitki uzmanından, topuk dikeni hakkında, çok ilginç bir yöntem duymuştum,  bir kaç kişiye söyledim, buna annemde dahil, kimse denemedi bilemiyorum belkide çok fazla mantıklı gelmedi ama söyleyen çok iddalıydı denemek isteyenler için
tarla domatesini ortadan kesip topuklarınıza sarıyorsunuz tabii bunu yatarken yapıyorsunuz en fazla bir hafta devam ediyorsunuz, sabah kalktığınızda topuktan çıkan dikenleri cımbızla çekiyorsunuz
biraz şaşırtıcı,  ama deneyen olursa sonucu paylaşmasını rica ederim,
sağlıkla kalın

Tuğra

ESWT: Topuk Dikeni Tedavisi ESWT Yüksek enerjili ses dalgalarıyla tedavisi zor fiziksel hastalıklarda modern cerrahi olmaksızın anesaaisiz ilaçsız ve kısa sürede yüzde 85-86 oranında kalıcı bir iyileşme sağlanan en güncel elektroterapi tekniğidir. Türkiye'de sayılı kurumda verilen bu hizmet sertifikalı ve özel eğitimli fizyoterapistler tarafından uygulanmaktadır.

Uygulandığı alanlar:

• Impingement: En yaygın omuz şikâyetidir. (kol 90 derece kaldırıldığında hissedilen ağrı) • Eklemlerde görülen genel ağrılı şikâyetler • Topuk dikeni • Tenisçi dirseği ve golfçu dirseği • Omuz kireçlenmesi

• Uzun süreli kaynamayan kırıklar I. ESWT nedir? ESWT, ingilizce adıyla "Extracorporeal ShockWave Therapy", türkçe tercümesiyle "Vücutdışından Uygulanan ŞokDalga Tedavisi" veya kısaca "Şok Tedavi"; spark gap teknolojisi prensibi ile vücut dışında oluşturulan şok dalgalarının elipsoid şeklindeki bir çelik çanak vasıtasıyla vücudun istenilen bir bölgesinde odaklanmasına dayanan yeni bir "non-invazif" tedavi şeklidir. Ayrıca bu tedavi Avrupa'da "Ossa-Therapy" ve Amerika'da ise "OrthoTripsy" adlarıyla da anılmaktadır. Veterinerlikte bilinen adı ise "EquiTripsy"dir.

Şok Tedavi, oluşturulan şok dalgalarının yüksek enerjili veya düşük enerjili olmasına göre ikiye ayrılır. Ultrasonik, elektromanyetik ve piozoelektrik enerji prensibine dayanan ve düşük enerjili diye adlandırılan cihazlara nazaran, elektro-hidrolik enerji prensibine dayanan ve yüksek enerjili diye adlandırılan cihazlar bir kaç kat yüksek basınç ve on kat yüksek enerjiyi çok kısa bir süre içerisinde (1 mikro-saniye) uygulama imkanı vermektedir. Yüksek ve düşük enerjili cihazların klinik uygulamadaki en belirgin farkı, yüksek enerjili cihazların daha az sayıda tedavi seansı ile daha yüksek enerji miktarı uygulama olanağı vermeleri ve daha yüksek başarı oranı sağlamalarıdır

II. ESWT Endikasyonları? Şok Tedavi uygulanan endikasyonlar;

Sert Doku ve Yumuşak Doku diye ayrılmaktadır: Sert Doku uygulamaları:

• Psödoartroz & Non-unions; Uzun Süreli Kaynamayan Kırıklar ve Kaynama Gecikmeleri: 6 ayı (Amerika için 9 ay) geçmiş olduğu halde halen kemik dokusu oluşmamış ve kaynamamış kırıklar. Psödpartroz atrofik yada hipertrofik olabilir.

• Gevşemiş Sementsiz Protezlerin Fikse Edilmesi: Gevşemiş sementsiz protezlerin revizyon ameliyatına gitmeden önce tekrar fikse edilmesi yönünde başarılı çalışmalar yapılmıştır. Ayrıca Sementli protezlerin de revizyondan önce sement-kemik bağının parçalanması için denemeler yapılmıştır. Yumuşak Doku uygulamaları:

• Tendinosis Calcarea; Omuz Kireçlenmesi: Kalsifiye olmuş bir tendinit tipi olup omuz eklemine yakın tendonlarda oluşan kalsiyum depozitlerinin, "bursa" adı da verilen eklem içinde yarattıkları sekonder enflamasyonun neden olduğu omuz ağrısı şikayetidir.

• Plantis fasciitis with heel spurs; Topuk Dikeni: Aşırı zorlanmaya bağlı olarak kendini ayak topuk kemiğinin altında sertleşme olarak gösteren ve üzerine bastıkça ağrı hissedilen bir şikayettir. • Epicondylitis humeri radialis ve ulnaris; Tenisçi Dirseği ve Golfçu Dirseği: Aşırı kullanıma bağlı olarak ortaya çıkan dirsek ağrısı şikayeti. • Impingement syndrome: En yaygın omuz şikayeti. Kol 90 kaldırıldığında hissedilen ağrılı şikayet

• Tendonitis veya Tendinitis; Çeşitli tendinit tipleri: Tendon kılıfında veya tendonda meydana gelen enflamasyonlarla ilgili genel ağrılı şikayetler.

• Tendopathy; Çeşitli Tendopati tipleri: Non-bakteriyel enflamasyonlar. • Patellar tip syndrome • Trochanter major • Achilodyna • Plastic induration of the penis Güncel Şok Tedavi uygulamaları kısıtlı görünse de halen teorik ve klinik bilgi birikiminin göreceli olarak yeni ve limitli olması dolayısıyla sözkonusu tedavinin gelecekte ne gibi yeni uygulamalara olanak sağlayacağı bilinemez. Ancak son yıllarda önce Avrupa'da şimdilerde de Amerika'da kabul gören Şok Tedavi'nin yaygınlaşmasıyla yeni endikasyonlarda da uygulama alanları bulacağına muhakkak gözüyle bakılmaktadır.

III. ESWT Kontra-Endikasyonları? Göğüs kafesine yakın bölgelerde bulunan kemiklere Şok Tedavi uygulanmaz. Henüz gelişimini tamamlamamış kemiklerde Şok Tedavi uygulanmaz. Ayrıca enfeksiyon kapmış kırıklarda azdırıcı etkisi olabileceği düşüncesiyle uygulama yapılmaz. Boyun bölgesi, baş ve sinirlere yakın bölgelere uygulanmaz. Hamileler, Kalp pili kullananlar ve tümörlü hastalar da tedavi dışı tutulur. Contra-indications

• Open growth plates • Thrombopathy

• Acute infection • Adjacent lung tissue

• Body of a vertebra and cranial bones

• Cardiac pacemaker

• Pregnancy • Tumour IV. ESWT Nasıl Uygulanır?

Şok Tedavi'de Sert Doku ve Yumuşak Doku uygulamaları için ayrı ayrı enerji seviyesi, şok sayısı, ve frekanslar uygulanmakta ve dolayısıyla tedavi süreleri farklılık arzetmektedir.

Tedavi parametleri aşağıdaki tabloda ayrıntılı olarak verilmiştir:

Sert Doku Yumuşak Doku Tedavi Süresi: 45 – 120 dk 15 - 60 dk Şok Sayısı: 2000 - 6000 SW* 1000 - 2000 SW Tekrar: 1 veya 2 seans** 1, 2 veya 3 seans** Anestezi: Genel, Spinal, Plexus Lokal, Epidural Dalga Hızı: 40- 160 SW/dk 40- 160 SW/dk *SW: Shock Wave (Şok Dalgası) **Bu tekrar sayısı genel olarak yüksek enerjili cihazlar için geçerli olup düşük enerjili cihazlar için seans sayısı 6'ya kadar çıkabilir.

Şok Tedavi'de sert doku uygulamaları seans başına en fazla iki saat içinde, yumuşak doku uygulamaları seans başına ortalama yarım saat içinde tamamlanmaktadır. Bir tedavi altı seansa kadar sürebilmekte ve lokal veya genel anestezi altında klinik uygulamalar yapılmaktadır. Hastanın ve anestezi uzmanının tercihine göre epidural anestezi de kullanılabilmektedir.

Yüksek enerjili cihazlarla tedaviler sert doku uygulamalarında en fazla 2 seans, yumuşak doku uygulamalarında en fazla 3 seans olarak gerçekleştirilmektedir. Düşük enerjili cihazlarla yapılan uygulamalarda bu seans sayıları artmaktadır. Şok Tedavi uygulamasında amaç geçici olarak ağrının giderilmesi değil, hastanın kalıcı ve kesin tedavisinin yapılmasıdır.

Uygulama için, şok dalgaları C-Kollu veya U-Kollu bir röntgen yardımıyla tedavi bölgesine üç boyutlu olarak odaklanmakta ve vak'anın durumuna göre enerji seviyesi, şok sayısı, frekans, ve penetrasyon derinliği tespit edilerek kısa bir sürede tedavi tamamlanmaktadır. Tedavi sonrasında, Sert Doku uygulamalarında 4 ila 6 hafta içerisinde kallus (kemik dokusu) oluşumu gözlenmekte ve osteoblostik aktivite artmaktadır.

Tedaviden sonra en az 3 ay içinde yeni kemik dokusu oluşmakta ve 6 ila 12 ay içinde tam iyileşme sağlanmaktadır. Yumuşak Doku uygulamalarında ise yine 4 ila 6 hafta içinde çoğu sayıdaki hasta ilk uygulamadan sonra tüm şikayetlerinden kurtulmaktadır. Bir kısım hasta ise iki ve az oranda hasta üç ve daha fazla seans sonrasında şikayetlerinden kurtulmaktadır. ESWT Başarı oranları Şok Tedavi uygulamalarında halen yüksek bir başarı oranı elde edilmiş olsa da bu oranın daha da yükseleceği muhakkaktır.

Çünkü zamanla bu konuda eğitilmiş doktor sayısı artacaktır ve dolayısıyla bu doktorların uygulamalarından elde edilecek bilgi birikimi tedavi sonrası iyileşme mekanizmalarının tam olarak anlaşılmasına yol açacaktır. Buna bağlı olarak doktorlar hem hasta seçiminde hem de uygulamada daha doğru hareket edeceklerdir ki bu da tedavinin başarı oranlarını çok daha yukarılara çıkaracaktır.

Aşağıda halen Dünya'da son 5 yıl içerisinde tedavi edilmiş olan yaklaşık 50,000 hastaya ait literatürde verilmiş olan genel tedavi başarı oranları özeti verilmiştir: Endikasyon Başarı oranı Pseudoarthrosis veya kaynamayan kırıklar %80 üstü Shoulder calcification veya omuz kireçlenmesi %80 üstü Epicondylitis veya Tenisçi dirseği %70 üstü Heel Spurs veya Topuk dikeni %85 üstü Achillodyna %70 üstü Not. Bu oranlar, cihazdan cihaza değişmekte olup zamanla bilgi birikimi arttıkça hem hasta seçiminin daha doğru yapılacağı hem de tedavi mekanizmaları daha iyi anlaşılacağı için, daha da artacaktır.

Uzm. Dr. Gülçin EKEKE
〰〰〰〰🐠

Tuğra

Özel bir yağ dokusu ile çevrili olan "topuk" bazen inatçı bir ağrı ile sizi taşımak istemeyebilir.

Topuğu çevreleyen yağ dokusu ; gelen direkt yükün %20-25 'ini azaltabiliyor. Topuktaki bu yağ dokusu, yerleşimi ve bölmeli yapısı ile hidrolik bir amortisman görevi görür. Ayak tabanı kaslarının, topuk kemiğine yapışma yerinde meydana getirdiği ağrılı bir hastalıktır.

Zorlanmalar sonucunda, ayak tabanı kaslarının, topuk kemiğine yapıştığı yerde minik yırtıklar ve zedelenmeler oluşur. Zaman içinde bu bölge kireçlenir ve dikenimsi bir görünüm alır. Ağrıya neden olan bu dikenimsi çıkıntı değildir, bu sadece bir sonuçtur.

Dokularda meydana gelen zedelenmeler, dokuların sertleşip kısalmalarına neden olurlar. Tekrarlayan zorlanmalar yeniden yırtılmalara, ödem ve ağrıya neden olur.

Bu hastalar özellikle sabahları yere bastıklarında topuklarında ağrı hissederler, bir süre yürüyünce ağrı azalır, ancak uzun süre ayakta kalınca ve çok yürüyünce ağrı tekrar şiddetlenir. Ağrı oldukça inatçıdır ve yıllar boyunca devam edebilir.

Kilolu, ayak tabanındaki kaviste düşüklük veya aşırı kavislenme olan kişilerde, uzun süre ayakta kalmayı ve yürümeyi gerektiren işlerde çalışanlarda, zorlayıcı sportif aktivite yapanlarda daha sık görülür.

Tedavide değişik yöntemler var. Tedaviye dirençli bir hastalıktır.

-Öncelikle hastaya ayak kavisini destekleyen uygun tabanlık veriyoruz. Topuk bölgesine verilen ortası delik yumuşak yastıklardan daha etkili.

-Kortizon iğnesi oldukça sık başvurulan bir yoldur. Ancak steroidli ilaçların yan etkileri, enjeksiyonun ağrılı olması, tedavide yeterli olmaması nedeniyle farklı yöntemler de uyguluyoruz.

-Şu anda en etkin tedavi lazer terapisidir. Lazer terapisi hem kullanımı kolay hem de komplikasyonu ve yan etkisi olmayan bir yöntemdir. Tedavi etkisini kısa süre içinde gösteriyor. Beraberinde özel egzersizler veriyoruz, düzenli yapılması oldukça önemli. Tedavi 10-15 seans sürüyor. Ağrılı noktalara cilt üzerinden lazer uyguluyoruz. Tedavi esnasında hasta herhangi bir ağrı ya da acı hissetmiyor.

-Belirli ayak ve bacak kaslarını germe ve güçlendirme egzersizleri de oldukça fayda sağlıyor.

topuk ve taban ağrısı tedavisinde kullandığımız düşük enerjili lazer ışınları cilt ve altındaki dokuya penetre olarak hücreler tarafından alınır ve enerjiye dönüştürülür.

Böylece hücrenin iyileştirici aktivitesi artar.

Lazer ışığının etkileri muhteliftir.

-Hücre metabolizmasını artırır.
-O bölgedeki kan dolaşımını iyileştirir.
-Kollajen ve kas dokusunda gelişme sağlar.
-Akut ve kronik ağrıyı iyileştirir.
-O bölgedeki ödem ve iltihaplanmayı azaltır .
-Doku tamiri ve yara iyileşmesinin uyarılmasını sağlar.
-Bağışıklık sistemi uyarılır.
-Sinir fonksiyonlarını uyarır.

Sonuç olarak daha hızlı iyileşme, ağrı, şişme ve iltihaplanma sürecinde azalmaya neden olur.

Bu yöntem, alternatif terapileri, ağrılı ve zor cerrahi işlemleri, kuvvetli yan etkili ilaç tedavilerini gereksiz kılar.

Bir kez tedavi olduktan sonra, düzenli egzersiz yapılması uygun ayakkabı giyilmesi ve aşırı zorlamaktan kaçınılması halinde tekrarlama olasılığı düşüktür.
ayak ve ayak tabanlarının bakımınada dikkat etmeniz gerekir..

mesela ; Her gün ayaklarınızı orta sertlikteki bir sabunla ve ılık suyla yıkayın. İlk önce suyun sıcaklığını elinizle kontrol edin. Ayaklarınızı ıslak tutmayın. Her iki ayağınızı yumuşak bir havluyla, hafifçe vurarak kurulayın ve parmak aralarınıza dikkat edin.

Ayak derinizi yumuşak ve nemli tutmak için kaliteli bir losyon kullanın -fakat parmaklarınızın arasına sürmeyin.

Ayak parmağı tırnaklarınızı bir yandan öbür yana doğru kesin. Köşeleri kesmekten kaçının. Tırnaklarınızı törpülemek için tırnak törpüsü veya zımpara tahtası kullanın. Eğer bir tırnak batması bulursanız, doktorunuzu görün.

Antiseptik solüsyonlardan ve eczane ilaçlarından, ısıtan petlerden veya ayağınızın üzerine konulan aletlerden kaçının. Ayaklarınızı radyatörlerin üzerine veya ateşin karşısına koymayın.

Ayaklarınızı daima ılık tutun. Yatakta gevşek çoraplar giyin. Ayaklarınızı yağmurda veya karda tutmayın. Kışın ılık tutan çoraplar ve ayakkabılar giyin.
Sigara içmeyin veya bacak bacak üzerine atarak oturmayın. Her ikisi de ayaklarınıza giden kanı azaltırlar.

Ayakkabılar ve çoraplar hakkında bazı temel tavsiyelerde de bulunayım.:

Asla yalınayak yürümeyin veya sandalet ve bantlı ayakkabılar giymeyin.

Ayakkabılarınızı dikkatli bir şekilde seçin ve giyin. Ayakkabılarınızı ayaklarınızın en büyük olduğu zaman, günün geç bir vaktinde satın alın. Etkinliklerinize ara vermediğiniz bir zamanda rahat ayakkabılar satın alın.

Ayakkabılarınızın genişliğini, uzunluğunu, arkasını, topuğunun ucunu (sonunu) ve tabanını kontrol edin. Sivri burunlu ve yüksek topuklu biçimli ayakkabılardan kaçının. Ayak parmakları ile ayakkabı arasındaki mesafesi derin olan ve üstü deriden yapılmış ayakkabıları satın almaya gayret edin.

Yeni satın aldığınız ayakkabıları sadece iki saat veya daha kısa bir süre giyin. Her gün aynı ayakkabıları giymeyin. Giymeden evvel, her bir ayakkabının içini gözden geçirin. Ayakkabılarınızı çok sıkı ya da çok gevşek bağlamayın.

Kısa ve uzun çoraplarınızı dikkatli bir şekilde seçin. Her gün temiz ve kuru çoraplar giyin. Delik ve kırışık kısa çorap giymeyin. Yazın, ter emebildikleri için ince, pamuklu çoraplar tercih edilmelidir. Kare burunlu çoraplar ayak parmaklarınızı sıkmayacaktır.

Dr. Ümit Hazar
〰〰〰〰🐠