Cilde zarar veren 10 etken

Başlatan Mahi, 09 Temmuz 2008, 18:53:01

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mahi

1-Güneşlenme, solaryum: Güneş ışınında ve solaryumda var olan ultraviyole ışınları cilt hücrelerimizde genetik yapının temel taşları olan DNA moleküllerini olumsuz etkiler. DNA moleküllerinde kalıcı hasarlar oluşturarak ciltteki kırışıklıklara, ciltte iyi huylu bazen de kötü huylu (kanser) oluşumlara sebep olabilir.

Ultraviyole ışınlarına maruz kalma süresi ne kadar uzarsa gelişmiş olan hasarlar daha da yoğun olabilir. Çiftçilerde ya da açık havada çalışan kişilerde cilt yaşlanması çok daha belirgindir.

2-Parfüm ve parfümlü kozmetiklerin güneşle teması: Bazı parfüm ve parfümlü kozmetiklerin içlerinde bulunan kimyasal maddeler cilt üzerinde alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Kimi zaman reaksiyonun başlaması için güneş ışınına maruz kalmış olmak da gerekir. Dolayısıyla bu kozmetik ürünler açık alanlarda uygulandığı zaman (yüz ve boyun V bölgesi) güneş temasıyla birlikte alerjik reaksiyona sebep olabilir. Alerjik durum mevcut ise güneşten korunmak veya kullanılan kozmetik ve kozmetik benzeri içerikleri olan diğer ürünlerin kullanılmamasını öneriyoruz.

3-Kuru ve rüzgârlı klimalı hava: Bazı kişilerin doğal olarak ciltleri kurudur. Dolayısıyla kuru iklimde bulundukları zaman cilt kuruluğu daha belirgin hale gelir. Kuru ve rüzgârlı hava, ciltlerdeki bazı egzama türlerinin oluşmasına kolaylık sağlar. Kuru ciltli kişilere özellikle soğuk ve rüzgârlı havalarda mutlaka koruyucu olarak nemlendirici krem kullanmalarını tavsiye ediyoruz.

4-Pudra, fondöten ve allık kullanımı: Pudra, fondöten ve allık kullanımının ciltte sivilce oluşumunda doğrudan etkisi vardır. Özellikle terleme ile birlikte sivilce oluşumuna meyilli ciltlerde kapatıcı özelliği olan ürünlerin minimum miktarda kullanılması gerekir.

5- Yoğun dokulu kozmetikler: Yağlı yapısı olan kozmetikler yine aynı mekanizmayla sivilce oluşumuna sebebiyet verebilir.

6-Kireçli, aşırı sıcak veya soğuk su: Cildimizin üst tabakasının işlevi vücudumuzdan su kaybını önlemektir. Aşırı sıcak ya da soğuk suda bu tabaka hasar görebilir. Bu hasar sonucunda da egzama gibi bazı cilt hastalıkları oluşabilir veya artabilir. Bunu önlemek için aşırı sıcak ya da aşırı soğuk sudan kaçınmak gerekir.

7-Sigara ve alkol: Sigarada bulunan nikotin yüzünden deride bulunan kılcal damarların çapı azalır ve cildin beslenmesi olumsuz etkilenir. Ayrıca kan dolaşımındaki oksijen oranı azalır ve cilt hücreleri yeterli beslenemeyerek metabolizması uygun bir şekilde gelişemez. Sigara kullananlarda cilt yaşlanması ve ciltteki kırışıklıklar daha erken yaşlarda başlar. Alkol tüketiminde ise, özellikle yüz bölgesinde kılcal damarlardaki genişleme sonucunda ciltte kızarıklık oluşur ve bazı cilt hastalıklarının (gül hastalığı vb.) artışına sebep olur.

8-Dengesiz, sağlıksız beslenme: Sağlıksız beslenme sonucunda cilt yaşlanması, tırnaklarda kırılmalar ve saç dökülmesi oluşur. Yoğun diyette saç dökülmesine ve tırnaklarda kırılmalara sebebiyet verebilir.

9-Uyku bozukluğu: Sağlıklı ve düzenli uyku cildin daha pürüzsüz, parlak olmasına etki eder. Uyku sırasında çevre faktörlerinden (güneş, rüzgâr vb.) uzak olan cilt, kendini yenilemek için daha iyi bir ortama kavuşur. Cildin yıpranmaması için günlük en az 6 saat uyku tavsiye edilir.

10-Stres: Bazı cilt hastalıkları (yağlı egzama) ciddi bir şekilde kişinin ruhsal ve psikolojik durumundan etkilenerek hastalığın artışına sebep olabilir. Bazı cilt hastalıkları da (uçuk ve zona gibi) stresli ortamda alevlenerek başlayabilir. Ayrıca stres cildin oksijen almasını azaltarak cilt metabolizmasını olumsuz etkiler.

Dr. Arda Eminzade - Deri Hastalıkları Uzmanı, Acıbadem Kocaeli Hastanesi

Tuğra


Son yıllarda giderek hayatımıza daha çok giren koku ve parfümler sağlığımızı olumsuz şekilde etkiliyor. Ev temizlik ürünlerinde, parfümlerde, çamaşır temizlik ürünlerinde, kırtasiye ürünlerinde, plastiklerde, ilaçlarda ve hatta yiyecek ve içeceklerimizde bile bulunan 5 binden fazla koku verici madde var. Ticari sır kapsamına girdiği için de kokuların kimyasal formülleri çoğu zaman ürün üzerinde bulunmuyor.

Kokular bizi nasıl etkiliyor?

Kokular vücudumuza solunum yoluyla, ağız yoluyla ya da deri yoluyla girerek başta akciğerlerimiz olmak üzere deri, burun, göz ve beynimizi etkilerler.

Kokuların çoğu solunum sistemi için tahriş edici özelliği olan uçucu organik bileşiklerdir ve astımlı hastalarda öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığına neden olduğu eskiden beri bilinmektedir. Bazı kokular burun tıkanıklığı, sinüzit, öksürük, boğaz ağrısı ve göğüste sıkışma hissi de yaratabilir.

Araştırmalar kokuların, kalp, dolaşım ve beynin elektrik aktivitesi üzerine de etkileri olduğunu ortaya koymuştur. Bunlar baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk, uyuşukluk gibi şikayetlerdir.

Kokuların en çok etkilediği organ derimizdir. Kaşıntı, kabartı, egzama bunların başlıcalarıdır.

Kokular gözlerde sulanma, kaşıntı ve kızarmalara yol açabilir. Araştırmalar deriden emilen kokuların daha sonra parçalanarak ve başka bileşiklere dönüşerek de etkili olabileceklerini göstermektedir.

Kokularda bulunan maddeler

Kokularda kullanılan kimyasal maddelerin %90'ı petrolden üretilen sentetik maddelerdir.

Bunların başlıcaları ve sebep oldukları sorunlar şunlardır:

Aseton: Kolonya, deterjan ve ağız yıkama suları, oje çıkartıcısı olarak kullanılır. Solunum yoluyla alındığında, hafif baş dönmesi, bulantı, koordinasyon bozukluğu, uyuşukluk gibi belirtilere yol açar. Göz, burun, boğaz ve deriyi tahriş edebilir.

Alfa-Pinen: Sıvı sabunlarda, kolonyalarda, parfümlerde, deodorantlarda, oda spreylerinde, ağız yıkama sularında bulunur. Deri göz ve mukozaları tahriş eder.

Alfa-Terpinol: Parfüm, kolonya, çamaşır temizlik ürünleri, ağartıcılar, yumuşatıcılar, vazelin losyonlar, saç spreyleri, sabun, tıraş losyonları ve  deodorantlarda bulunur.

Burun, göz ve boğaz için tahriş edici etkisi yanında baş ağrısı, solunum ve merkezi sinir sistemi depresyonu, kas kasılma bozuklukları ve aşırı irritabilite yapıcı etkileri de vardır.

Benzil asetat: Parfüm, kolonya, şampuan, yumuşatıcı, oda spreyleri, diş yıkama sıvıları, sabun, saç spreyi, tıraş losyonları ve deodorantlarda bulunur. Deriyi, gözleri ve solunum yollarını tahriş eder.

Benzil alkol: Parfüm, kolonya, sabun şampuan, oje çıkarıcı, oda spreyleri, deterjan, ve deodorantlarda bulunur. Üst solunum yollarını tahriş eder. Ayrıca, baş ağrısı, bulantı, kusma, baş dönmesi ve tansiyon düşüklüğü yapabilir.

Benzaldehit: Parfüm, kolonya, saç spreyi, ağartıcılar, deodorant ve deterjanlar, tıraş sabunu, şampuan, gibi ürünlerde bulunur. Ağız, boğaz, göz, deri, akciğerler ile mide ve bağırsaklar için tahriş edicidir. Bulantı, karın ağrısı, depresyon, ve temas dermatiti yapabilir.

Kamfor: Parfüm, tıraş sabunu, tırnak cilaları, yumuşatıcılar, oda spreyleri de vardır. Göz, burun ve boğazı tahriş eder. Buharının solunması baş dönmesi, bulantı, kas seğirmesi ve konvülziyon yapabilir.

Ethanol: Parfüm, saç spreyi, şampuan, diş yıkama sıvıları, çamaşır deterjanları, tıraş sabunu, sabun, ojelerde bulunur. Yorgunluk ve üst solunum yolları tahrişi yapabilir.

Etil asetat: Tıraş losyonları, kolonya, parfüm, şampuan, tırnak boyaları,diş yıkama sıvılarında bulunur. Göz, damak ve solunum sistemi için tahriş edicidir. Uzun süre kullanıldığında deride kuruma ve çatlamalara yol açabilir.

http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2010/12/04/genel/parfumler-sagligimizi-etkiliyor/
〰〰〰〰🐠