Sağlık Okur - Yazarlığı

Başlatan Tuğra, 08 Ağustos 2011, 14:17:52

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tuğra

Sağlık Okur - Yazarlığı  

Değerli okuyucularım,

Sizlere önemli iki sorun ve çözümüne yardımcı olacağına inandığım bir konuyu sunuyorum...

Sorun 1: Sağlık hizmetlerinin amacına ulaşması, yani, hastaların gerek sağlığına kavuşması, gerek aldıkları hizmetten memnun kalmalarının ön şartlarından biri yapılan işleri kavramaları ve sonuçlarını öngörebilmeleridir.

Hekimlerin zaman darlığı nedeniyle hastalarını bilgilendirememesi ayrı bir konudur ve mevcut sistemde çözümü mümkün görülememektedir. Bunun dışında ülkemizde hemen hemen her hasta önerilen tedaviyi anlamakta zorlanmakta, risklerini kavrayamamaktadır.

Hekim, gerek hastaya, gerek her defasında değişen hasta yakınlarına tekrar tekrar hastalığı ve yapılması gerekenleri anlattığı, riskleri ve alternatif yolları açıkladığı halde hasta karar vermekte zorlanmaktadır. Daha sonra ortaya çıkan bir sorunda ise "ben bunu bilmiyordum, bana anlatılmalı" diyebilmektedir.

Yazılı aydınlatılmış onam alınmasına rağmen "bir kağıt parçası imzalattılar, ne olduğunu bilmiyorum" diyen çok sayıda hasta ile karşılaşmaktayız.  

Sonuçta olay dava konusu olduğunda hekimler zor durumda kalmakta, bu ise tüm hekimleri defansif hekimliğe yönlendirmekte yani sonuçta yine hastalar zarar görmektedir.

Ancak bu arada sağlık çalışanlarına şiddet artmakta, hekimlere açılan soruşturma ve davalar hekimleri ne yapacaklarını bilemez hale getirirken sigorta şirketleri ve avukatlar kazanmakta,  sağlık harcamaları artmaktadır.

Sorun 2:

Günümüzde radyo, televizyon, gazete, internet vb yollar ile sayısız tıbbi bilgi, öneri bombardımanına uğramaktayız. Halkımız, bu bilgilerin doğruluğu ve güvenirliliğini değerlendirememektedir.

Zayıflama, kilo alma, kolesterol düşürme, yüksek tansiyon, diyabet, kanser, kellik vb yüzlerce konuda hekim veya hekim dışı kişilerden tıbbi olan veya olmayan görüş ve tavsiyeler pek çok kişi tarafından uygulanmaktadır ve zarar görenlerin sayısı tahminlerden fazladır.

Bu konuda milyonlar kazanan pek çok sektör oluşmuştur ve bunların esas amacı hasta yararı değil, kazançtır. Sağlığın bu derece ticarileşmesi tabi ki doğru değildir ama kişilerin de kendi sağlıkları için doğru kararı verememeleri sonucu zarar görmeleri ayrı bir üzüntü konusudur.

Bu sorunlara sağlık okur-yazarlığı ile çözüm bulabilir miyiz?

Kesin çözüm bulunmasa bile kişilerin kendi sağlıklarıyla ilgili bilgili ve karar verebilecek özellikte olmaları hem kendi hem de devletin sorumluluğudur diye düşünüyorum.

Sağlık okur-yazarlığı (health literacy) son yıllarda konuşulmaya başlanılan yeni bir kavramdır. 1980-90'larda konuşulmaya başlanmış ise de gelişmesi son 8-10 yılda olmuştur.  

Sağlık okur-yazarlığı, kişinin, temel sağlık bilgilerini elde etmesi, yorumlayabilmesi ve anlaması sonrası doğru kararı verebilmesi kapasitesinin olmasıdır.  Reçete edilen ilacın kutularındaki yazıları (prospektüs), tıbbi eğitim broşürleri, hekim talimatları ve aydınlatılmış hasta rızası (hasta onam) formunu anlayabilmeli, sağlık hizmeti sistemindeki kompleksliği aşabilmelidir. Sağlık okur-yazarlığı sadece okuma kabiliyeti olmayıp okuma, dinleme, analiz etme, karar verme ve sağlık durumuna uygun olan hizmeti alabilme becerisidir.

Hastalar sıklıkla karmaşık bilgiler ve tedavi önerileri ile karşılaşmaktadır. Hastalar bunların;

a) Güvenirliği ve kalitesi,
b) Risk ve yararları,
c) ilaç dozları
d) test sonuçlarının algılanması
e) verilen bilgiyi özümseme ve vücudunun neresiyle ilgili olduğu konusunu değerlendirebilmelidir.

Bunların sağlanabilmesi için yapılması gerekenler ayrı bir yazı konusudur. Kişiye, devlete, sağlık kuruluşlarına ve hekimlere düşen görevler vardır.  Sağlık okur-yazarlığı,  kişilerin sağlık durumlarını etkileyen yaş, gelir, iş durumu, eğitim seviyesi gibi faktörlerden daha önemlidir. Hasta güvenliği için kişilerin kendi sağlıklarına karşı sorumlu olmaları beklenmektedir.

Hastalığıyla ilgili sorumluluk alabilmeleri için, kişilerin sağlık okur-yazarlığı yeterli düzeyde olmalıdır. Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere bu konuda epey yol almıştır ve onların tecrübesinden yararlanılabilinir. Bu ülkeler vatandaşlarına hastalıklarla ilgili doğru bilgileri verebilmek için Sağlık Bakanlığı web sayfalarında bölümler oluşturmuştur.

İngilizce bilenler www.health.nih.gov ve www.nhs.uk/conditions/Pages/hub.aspx linkleri ile bu sayfalara ulaşabilir. Bu sayfaların telif haklarını alıp tercüme ederek Bakanlık web sayfasına koymanın çok da zor olacağını zannetmiyorum.

Böylece ülkemizde herkes hastalıklarıyla ilgili doğruluğu garanti olan bilgilere ulaşacak, diğer bilgi ve önerileri dikkate almayabilecektir.

Sağlık okur-yazarlığı hastanın sağlığına kavuşması için önemlidir. Düzgün bir hekim-hasta ilişkisi için önemlidir. Hastanın hekimine güvenmesi için önemlidir.

Tedavi sürecinde yaşanılacak olayları, riskleri bilip kendini hazırlaması için önemlidir. Hekim kusurlarını anlayabilmesi ve hakkını arayabilmesi için önemlidir. Hastalara,  "hekim, sağlığını düzeltmek için senin vekilindir, her şeyi sen anlayıncaya kadar anlatmalı"  "devlet olarak sağlık konusunda seni bilgilendiremiyorum, hekimlerin ise seni bilgilendirmesi etik ve yasal görevleridir.

Eğer bilgilendirme eksik ise dava açabilirsin"  diyerek hem hasta haklarının gereği yapılmamakta hem de hekimler tarifsiz düzeyde zorda bırakılmaktadır. Halkımız, en azından çocuklarının eğitiminde bu ihtiyacın karşılanmasını talep etmelidir. Yetişkinler ise doğru bilgilere ulaşabilecekleri yerleri talep ederek kendilerini yanlış bilgilerden korumalıdır.

Değerli Okuyucularım, yüksek sezaryen oranlarının çözümüyle ilgili Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) olarak Sağlık Bakanı ve ilgilileri ile görüşmeler yapıp uzlaşılan bir proje yürürlüğe konulmuştur. Konunun çözümüne yararlı olacağını ummakla beraber görüşlerimi bir sonraki yazımda yazacağım. Tekrar görüşünceye kadar sağlıklı günler dilerim.

Saygılarımla,

Doç. Dr. İsmail Dölen
TJOD Etik ve Hukuk Kurulu Başkanı
〰〰〰〰🐠

Mücteba