Düğünde kadınların oynamasi?

Başlatan muhabbeteri, 10 Ocak 2012, 17:39:07

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

muhabbeteri

benim bildigim, bayanlarin kina, dügün vs merasimlerde oynamalari caiz degildir..
ancak emin olmak icin arastirirken bu linki buldum:

http://www.sadakat.net/hka/Bolum3_Evlilik_Aile_Hayati/hkaile_kadinlara_ait_ozel_dini_bilgiler.htm

burda:
SORU: Düğünde, kadınların def çalmaları, çalgı çalarak eğlenmeleri günah mıdır?

CEVAP: Düğünde kadınların kendi aralarında def çalıp oynaması caizdir. Düğünü duyurmak için davul çalmak da caizdir. Diğer müzik aletlerini çalmak, dinlemek caiz değildir. Haram işlemeden eğlenmek günah değildir.


yani simdi oynamak, def ve davul bayanlar arasi caizmi??  :dgnk
"KULUNA HIŞM EYLEMEZ HÜDASI
KULUN ÇEKTİĞİ HEP KENDİ CEZASI"

Mücteba

#1
Bazıları bazı Hadis-i Şerifleri kaynak gösterek cevaz veriyor.
Bu bazılarına sormak lazım İmam-ı Rabbani (k.s.) hazretleri o hadisleri bilmiyor muydu?
Mektubat-ı Şerife'nin 1.Cildinin 266. Mektûbu Şerifinin son bölümünü okumanızı tavsiye ediyorum.

Ayrıca Tefcirut-tesnim Fi Kalbin Selim Tercümesinin  "23.Kalb-i Selim Ayeti Hakkında Son Sohbet" bölümünde sayılan "En Çirkin On Bidat" arasında 6.bidat olarak "Şarkı söylemek ve şarkı dinlemek Kuran okurken yahut zikir esnasındaki teganni de bundandır. Raks ve def çalmakta bunlara dahildir." şeklinde geçiyor.

İlaveten internetteki bilgilere şüphe ile yaklaşmanızı tavsiye ediyorum. Sadakat bile olsa; gözden kaçanlar olabiliyor.

İsra

Hazreti Aişe (ra) şöyle anlatıyor:
"Benim yanımda iki cariye şarkı söylerken Ebû Bekir (ra) eve girdi. "Resûlüllah'ın evinde şeytan çalgısı olur mu?" diyerek kızdı. Bunun üzerine Allah'ın Resulü buyurdu ki: "Onları bırak, bu günler bayramdır."

Peygamber (sav) bir hadiste de şöyle buyurur:

"Nikâhı ilân edip onun için def çalınız."

"Şiir normal söz gibidir İyisi iyi, çirkini çirkindir"  (el-Mühezzeb, c 2, s 326-328)

Bir bayram günü Ensar kadınlarının def eşliğinde kahramanlık şiirleri söyleyip eğlenmelerini duyan Hz. Ebû Bekir, onlara engel olmak istemişti. Fakat Peygamberimiz (a.s.m.), “Yâ Ebâ Bekir, her milletin bir bayramı vardır; bu da bizim bayramımızdır” buyurarak onları kendi hallerinde bırakmalarını tavsiye etti. 

(Müslim, İydeyn: 16-22, Buhârî, İydeyn: 25.)

İsra

Soru: Davul zurna ve saz ile düğün yapmayı yasaklayan bir ayet veya bir hadis var mı?

Cevap: "Yapılan nikahı ve düğünü ilan maksadı ile def veya davul çalmak, Peygamber Efendimiz tarafından emredilmiştir. Evvela bu bahisteki Hadis-i Şeriflerden bir kaçını nakledip sonra bu husustaki meselenin bugünkü şeklini tahlil etmek isteriz.

1- "Nikahı ilan ediniz. Nikah akdini mescidde yapınız ve onun (duyurulması) için defleri çalınız" (et-Tac c. 2, s. 275)

2- "Nikahta helal ile haram arasını ayırmak def ile sestir" (îbni Mace c. l, s.300)


3- Hz. Aişe, Es'ad bin Zürare'nin yetim kalmış kızı Fariğa'yı himayesine alıp büyütmüştü. Yetiştiğinde onu ensardan Nebit bin Cabir ile evlendirmişti. Resul-i Ekrem: "Ya Aişe, sizin çalgınız yok mu? Ensar çalgıdan cidden hoşlanırlar" buyurdu. Diğer bir rivayette de: "Def çalacak, şarkı söyleyecek bir cariye gönderdiniz mi?" buyurdu. Hz Aişe: "Ey Allah'ın Resulü, o ne söyleyecek" dedi. Efendimiz: "Size geldik size geldik. Bizi selamlayın size selam verelim" desin, buyurdu, (et-tac c. 2, s. 275)

4- Halid bin Zekvaan, Rubeyyi binti Muavviz'den şöyle rivayet etmiştir:

  "Düğünümüz olduğu zaman Resulullah (sav) Efendimiz evimize geldi ve senin oturduğun minder üzerine oturdu. Küçük yaştaki kız çocukları deflerini çalıyorlar ve Bedir harbinde şehid düşen atalarımızı dile getiriyorlardı. Onlardan biri, "Aramızda yarın bilen Peygamber var" deyince, Resulullah (sav) ona buyurdular ki: "Bu gibi sözler söyleme, sus! Daha önce dediklerini söyle" (meye bak)!" (Tuhfet-ül-Ahvezi, c. 4, s. 211-212)

  Resulullah (sav) Efendimizin asrında yapılan düğünlerde çalınan def ve davul ile bugünkü düğünlerde çalınan telli, zilli ve nefesli çalgılar arasında birçok farklar bulunmaktadır. Şöyle ki:

  a) O gün çalınan defin kenarlarında "zil" yoktu. Zira zilli olana def adı verilmeyip "Mizher" denilmektedir. (Tecrid-i Sarih Tercemesi, s. 3, s. 205)

  b) O sırada çalınan davulun beraberinde zurna ve gırnata gibi nefesli çalgılar bulunmazdı.

  c) O devirde def ve davul, sadece ilan maksadı ile çalınmakta idi. "Nikahı ilan ediniz" hadis-i şerifi bunu açıkça ortaya koymaktadır. İlana yardımcı olması için nikah akdinin, mescidde yapılması da bunu göstermektedir.

  Nikahı zinadan ayıran hususun def ve ses olduğunun açıklanması, def çalmaktan güdülen gayeyi gün ışığına çıkarmaktadır.

  d) Düğün, sevinmeyi gerektiren bir cemiyet olduğu için, şehveti tahrik edecek bir mana taşımayan şiirlerin, sesli olarak söylenmeye müsaade olunmuştur. Söylenecek şarkı ve türkülere bir ölçü olmak üzere, Hz. Aişe validemizin büyüttüğü kızın düğününde söylenmesi tavsiye edilen beyiti misal olarak zikredebiliriz.

  Rubeyyi binti Muavviz'in düğününde, şarkı olarak Bedir harbinde şehid düşen ashabın kahramanlıklarını dile getiren şiirlerin söylenildiği görülmektedir.

  Zamanımızın şehveti tahrik eden, edebe aykırı ifadeler taşıyan şarkıları, asr-ı saadette söylenenlere hiç benzememektedir. (Tuhfet'ül-Ahvezi c. 4, s. 212)

  Bugün çalınan deflerin kenarlarında zil, davulun refakatinde zurna veya buna benzer nefesli çalgılar bulunmaktadır. Birçok düğünlerde müskirat içilmekte ve naralar atılmaktadır.

  Kadınların, erkeklerin oyunlarını seyretmelerinde beis görmeyen bazı ilim erbabı, Mescid-i Nebevi'de harbe ile oynayan Habeşistanlıları, Hz. Aişe validemizin seyretmesini delil olarak göstermekteydiler. Ancak, durum sandıklarından farklı bulunmaktadır. İmam Şa'rani bu vakanın hicap ayeti gelmezden önce cereyan ettiğini açıklamaktadır. (Keşf'ul-ğumme c. 2, s. 304)

  Bu hususta varid olan hadis-i şerifleri ve saadet asrı ile zamanımızdaki farkları inceledikten sonra bu bahiste verilecek hükmü fıkıh kitaplarına bırakalım.

  Nikahın ilanı zina töhmetini tamamen ortadan kaldırmak için yapıldığından dolayı, defin zilsiz olması vacibtir. (Fetava-i Gıyasiye, s. 109)

  Çalgının haram olduğunda bir hilaf yoktur. Lakin haram olan şeylerden uzak kalırsa, düğünlerde ve bayramlarda birazcık (def ve ses) caiz görülmüştür. (Feteva-ı Hamidiye c. 2/304)

  Sadece ilan için düğün gecesi def çalmakta beis yoktur. (Fetava-i Kadihan c.3,s. 117)

  Sadece ilan için düğün gecesi def çalmakta beis yoktur. (Fetava-i Kadihan c.3,s. 405)

  Meseleyi hülasa etmek gerekirse, bu husustaki hükümler üç kısımdır:

  Cevaz:

  İçki ve kadın alemleri kurulmaz, şarkılarda nefsani hisleri tahrik edici ifadeler bulunmaz ise, düğünlerde ilan maksadı ile def çalmak caiz görülmektedir.

  Kerahet:

Düğünlerde çalınmakla beraber, defte zil, davulun refakatinde zurna bulunursa mekruhtur.

Haram:

Düğün ve bayramların dışında, herhangi bir zaruret bulunmadığı için haramdır. (İbni Abidin c. 5, s. 304)

Bu sebeple, İbni Ömer (ra) bir davul sesi duydu da kulaklarını tıkadı ve bunu üç defa tekrarladıktan sonra: "Resulullah da böyle yapardı" dedi. (İbni Mace c. l, s. 300)

Mehmet Emre

muhabbeteri

aciklamalar icin tesekkür ederim..
Allah razi olsun...
"KULUNA HIŞM EYLEMEZ HÜDASI
KULUN ÇEKTİĞİ HEP KENDİ CEZASI"