Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Bir Bebeğin Duası

Başlatan chechen, 01 Temmuz 2005, 20:16:01

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

chechen

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM.

Esselatü vesselamü aleyke ya RASULAllah
Esselatü vesselamü aleyke ya HABİBAllah
Esselatü vesselamü aleyke ya Seyyidel evveline vel'ahirin,Veselamün alel mürselin.

Rahman'ın günahkar,aciz,gafil,gözü yaşlı kulundan mektup.
Sana mektup yazmak ha!..Sana seslenebilmek, Sana hasret çekemeden, Sana layıkıyla ümmet olamadan Günahlarımla seni üzerek,Yaratılan her zerrenin senin aşkınla yandığını idrak edemeden,utanmadan sıkılmadan sana mektup yazmak ha!...

Affet YA RASULLAllah(sav). Affet sultanım. Cüretimi bağışla.


Bir gün seni özlemiş,sana olan hasretiyle yanmış tutuşmuş bir güzel kul tanıdım,yemek ikram etmişlerdi ona.Rabbim'in nimetlerine hamdederek başladı.Yüzündeki o parlaklık ne güzeldi.

Ama gözlerinin altındaki kızarıklık,alnındaki kıvrımlar, sakalındaki bembeyaz kıllar,şakaklarına yağan karlar bir şeyler haykırıyordu YA RASULLAllah.

Ümmetinden bir kul,Rahmanın güzel bir kulu.Gülüyordu çehresi, Nur saçıyordu. Yemek yiyorduk hep beraber,çok lezzetliydi.Dudaklarında daima bir kıpırdanma vardı, yemek yerken zorlanıyor zor yutkunuyordu,dertli kul.Yüzüne her bakışımda gözlerinin daima artan ışıltısı dikkatimi çekti.Ve birden ak düşmüş sakallarına doğru iki damla göz yaşını yolculuğa çıkardı.Ağlıyordu ihtiyar amca, gözyaşlarını saklama ihtiyacı hissediyordu.Ama gözleri coşmuştu bir kere, yemeği bırakıp yanına oturdum. Amca dedim:

-Rahatsız mısınız? Bir şeyiniz mi var?
-Hayır evladım iyiyim sağ ol!dedi.
-Peki amca, niye ağlıyorsun?dedim.
-Peygamberimiz (sav)aklıma geldi birden. Onu düşündüm ve ağlayıverdim kusura bakma.

Gözünün yaşını sildi,Elhamdülillah dedikten sonra çekildi sofradan. Kenarda bucakta bir yere oturdu, elinin tersiyle gözlerini siliyor ve cebindeki mendilini arıyordu. Ben de kalktım sofradan yeni demlenmiş çaydan getirdim ihtiyar amcama.Çayı karıştırırken elleri titriyor ve dudakları büzülüyordu.Mendiliyle tekrar sildi gözlerini.Çayını içti ve Rabbim'in selamı ile müsaade isteyerek ayrıldı yanımızdan.

Düşünce idrakini yitirmiş bir hal içinde düşünüyordum. Adamcağız yemek yerken seni anıyor ve ağlıyordu YA RASULLAllah(sav). Sana yakın olmanın verdiği coşkuydu gözyaşları.

Senin ümmetinden bir kul.Nasıl oluyor da seni görmeden, kokunu almadan,mübarek ellerini öpmeden sanki yanı başındaymışın gibi seninle yaşıyor. Ben de anlamalıydım,çözmeliydim bu sırrı....
Seni YA RASULLAllah(sav) evet seni tanımam,bilmem gerekiyordu. Ashab-ı Kiram efendilerimizin hayatından başladım işe. Onların hayatlarını okuyarak sana ulaşmalıydım YA RASULLAllah (sav), okudum. Ebu Bekir Sıddık ,Ali bin Ebu Talip,Hz. Ömer Hz. Osman,Hz. Talha,Hz. Bilal,Sad bin Ebi Vakkas,Hz. Hamza,Abdullah bin Revaha,Ebu Hureyre,Muaz bin Cebel...

Hepsini okudum YA RASULLAllah(sav).
Şimdi seni okuyorum. Halık'ı zül celal Rabbim'in sevgilisi,biricik kulu.Senin nurunun hürmetine varolan ben seni arıyorum Ya RASULLAllah(sav). Ömrümün sonuna kadar her nerede ve ne zaman olursa olsun seni hakkıyla tanıyamayacağımı biliyorum.Ben senin deven Kusva'ya aşık oldum efendim.Dayandığın hurma kütüğünün yerinde olabilmek için bin canım olsun feda ederdim.Yeter ki inleyeyim,sen beni okşarsın susarım. Yanımdan ayrılırsan tekrar inlerim YA RASULLAllah(sav).

Ebu Hureyre(ra) sıcak bir günün öyle vaktinde evinden çıkıp mescide gelmişti. Sen de oradaydın YA RASULLAllah(sav) Açlıktan evinde duramayıp mescidine sana koşmuşlardı. Sen de aç idin. Günlerdir bir şey yememiş açlıktan zayıf düşmüştünüz. Hendek günü karnına iki taş bağlayan da sendin YA RASULLAllah(sav). Bir deri parçasını temizleyip kızarttıktan sonra açlığını dindiren Sad bin Ebi Vakkas (ra) değil miydi EFENDİM.Bir hurma tanesini annesine saklayan Ebu Hureyre değil miydi?Bir avuç arpa ekmeğiyle yetinen HABİBULLAH sendin efendim. Ya ben midemin doluluğunun sarhoşluğuyla seni unutan ben değil miyim. Abdullah bin Revaha (ra) gibi elimdeki kemik parçasını fırlatıp ''ben hala bu dünyada yaşıyor muyum?'' diyebilir miyim?Senin ölümünle Hz.Bilal(ra) susmuştu.Bir daha ezan okumayacaktı.Kızgın çölde kayaların altında inlerken EHAD,EHAD diyerek senin nurunu görmüyor muydu YA RASULLAllah(sav).

Sana nasıl kavuşacağız bilemiyorum.Günahlarımın derdiyle,hasretinin yangınıyla,Aşkının ateşiyle,sana ümmet olmanın sevinciyle arz ediyorum halimi. Sana gelmek var ölmeden önce, Şehrinde narına yanıp kül olmak var.Sana geldikten sonra bir daha dönmemek olsa (inşAllah) yanında kalsam,ayak bastığın yerlere gömülsem. Kıyamete kadar yanında olsam.Toprağın altında dahi alırım kokunu YA RASULLAllah(sav).

VE ÖLÜM...

Nikah saati :RABBİME ve SANA yolculuk.Tahta arabanın içinde keyifli seyahat....

Ölmeyi bilene kutlu olsun. EY DÜNYA!...

Anlat şimdi ayrılık acısını,Peygamber sana veda ederken çektiğin acıyı anlat.Bağır, durma, Haykır: VAĞLEMU ENNE FİKUM RASULLAllah de...

O'nun vefat ettiği gün.Söyle ey dünya ne haldeydin.Her zerre O'nun ölümüyle yok olmak isterken sen nasıl raksettin.Yine sabahları güneşi davettin.Karanlığı nasıl kovdun.Söyleeeee...

Her gün raksedip dönmektesin değil mi ey dünya. Kainatta yalnız sen ONA kucak açtın,bu mutluluk senin değil mi. Güneş bile kıskanır seni, Allah'ın Habibi yaşadı üzerinde. Ne kadar bahtiyardın o devirde varlığının şükrünü eda ediyordun. Denizlerin bir ayrı güzeldi O varken. Suların daha bir tatlıydı. Ağaçlar,dağlar ,ovalar,bitkiler, kuşlar ve sen ey dünya ne kadar mutluydunuz.

Ama o gün:RABBİM (c.c.) çağırıyordu Habib'ini.
Rabbim'in emriyle Cebrail yanına geldi YA RASULLAllah(sav),Azrail (a.s.) kapıda senden izin bekliyordu. Kisra nın sarayını aydınlatan nurunla gelecektin.
Sessizlik acımasız ve dert yüklüydü,
Aniden peygamberin dudakları kıpırdadı,

YÜCE DOSTA ,REFİK'İ ALA'YA
PEYGAMBER vefat etti.

Usame seferden döndü,zafer müjdesiyle kavuşacaktı sana. Abi bin Ebu Talib'in dizine başını dayamıştın. Ölüm bile sana o kadar yakışmıştı ki, VUSLAT seninle güzel oldu. Kusva gözyaşlarıyla inlemekteydi. Hz. Ebu Bekir(ra.)geldi seni öptü öptü öptü....

Yokluğun acısıyla yanan gönüller, kardeşlerin, Seni çok özlediler Ya RasullAllah(sav)

Ben de özledim seni. Rüyalarda teselli bulan ümmetine şefaat eyle EY SEVGİLİ..
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

ebrarrana

İFTİTAH DUÂSI
(Ramazan Ayının Gecelerinde Okunan Dua)

Allah’ım! Hamt ederek, seni sena etmeye başlıyorum. Kendi lütfünle doğru olanı yapmaya muvaffak kılan sensin: Af ve rahmette rahmet edenlerin en merhametlisi, ceza ve intikamda cezalandıranların en şiddetlisi, ululukta güçlülerin en büyüğü olduğuna yakin ettim.

Allah’ım! Sana dua etme ve senden bir şey dileme hususunda bana izin verdin; öyleyse ey her sesi işiten, övgülerimi işit; ey Rahim, çağrıma icabet et; ey affeden, sürçmemi affet.

Ey Rabbim! Nice gamları benden giderdin, nice zorlukları yok ettin, nice günahları affettin, nice rahmetlerini hakkımda  yaydın ve nice bela halkasını kırdın.

Hamd, eş ve oğul edinmeyen, saltanatta ortağı olmayan ve kimseyi acizliğinden dost edinmemiş olan yüce Allah içindir. Bütün nimetleri için tüm övgülerle Allah’a hamt olsun; Hamt saltanatında zıddı, işlerinde kendisine karşı koyan Allah'a olsun.

Hamt yaratıklarında ortağı, azametinde bir benzeri olmayan Allah’a olsun. Hamt, emri mahlukat arasında apaçık, övgüsü aşikar, keremiyle izzeti belli, eli bağışa açık, rahmet hazineleri eksilmez, çok bağışı (ondan bir şey eksiltmeyip) sadece cömertlik ve keremini artıran Allah’a olsun. O çok yüce ve çok bağışlayandır.

Allah’ım! İhtiyacım fazla olmasına rağmen çok kerem ve merhametinden azını istiyorum; oysa ki, benim bu az merhamete ihtiyacım çoktur ve sen ezelden beri ondan müstağnisin. Merhametinle ihtiyacım karşılaman benim yanımda büyüktür; oysa o sana çok kolaydır.

Allah’ım! Günahımı affetmen, hatamdan geçmen, yaptığım zulmü bağışlaman, kötü amelimi örtmen, bilerek veya bilmeyerek işlediğim çok suçlara karşı sabırlı davranman, senden layık olmadığım şeyleri istemeğe beni özendirmektedir. Sen rahmetinden dolayı beni rızıklandırdın, kudretini bana gösterdin, çağrıma icabet ettiğini bana bildirdin; bundan dolayı güvenle seni çağırıyorum, korkmadan ve çekinmeden samimiyet ve ünsiyetle senden istekte bulunuyorum, her zaman dileğimi sana açıyorum.

İstediğim şeyleri geciktirdiğin takdirde, cahillikle darılıyorum. Oysa işlerin sonunu bildiğinden dolayı onları geciktirmen, benim için şayet daha hayırlıdır. Bu hakir kul için, senden daha sabırlı ve kerim bir mevla olmaz.

Ey Rabbim! Sen beni çağırıyorsun ama ben senden yüz çeviriyorum, sen bana muhabbet ediyorsun ama ben sana buğz ve inat ediyorum, sen kendini bana sevdirmek istiyorsun ben ise kabul etmiyorum; sanki benim sana bir üstünlüğüm vardır; bu nankörlüğüm, lütuf ve kereminden kaynaklanan rahmet ve ihsanını benden alıkoymuyor (öyleyse) cahil kuluna merhamet et, lütuf ve ihsanınla bana bağışta bulun; şüphesiz sen çok bağışlayan ve kerimsin.

Övgü, evrenin sahibi, gemiyi yürüten, rüzgarları estiren, sabah aydınlığını karanlıktan yarıp çıkaran, kıyamet gününün hakimi ve alemlerin Rabbi Allah içindir.

Bilmesine rağmen yumuşaklığı; kudretiyle birlikte affı; gazabıyla birlikte büyük sabrı olan Allah’a hamt olsun, oysa O, istediği her şeye kadirdir.

Hamt (Övgü), yaratan, rızkı veren, sabahı karanlıktan yarıp çıkaran, celal ve ikram, fazl ve nimet sahibi olan Allah’adır; O, öylesine uzaktır ki, kimse onu görmez öylesine de yakındır ki, fısıltılara şahit olur; O, pek yüce ve uludur.

Hamt  Allah içindir; O’na denk olan, karşı koyan, O’na benzeyen ve O’na yardım eden birisi yoktur, izzetiyle izzetlileri mağlup etmiştir, azametliler onun azameti karşısında boyun eğmiştir. O kudretiyle istediğini elde eder.

Hamt  çağırdığımda icabet eden; isyan ettiğimde ayıplarımı örten, (verdiği nimetlere karşılık) şükredemediğim halde bana büyük nimetler bağışlayan Allah içindir. Bana nice değerli nimetler bağışlamıştır, nice korkunç belalardan beni korumuştur, nice sevindirici olaylarla beni karşılaştırmıştır. Ona hamt ediyor ve tesbih ederek Onu anıyorum.

Övgü Allah içindir; Onun örttüğü perde yırtılmaz, (lütuf) kapısı kapanmaz, Ondan bir şey dileyen reddedilmez, Onu ümit eden ümitsiz bırakılmaz.

Övgü, korkanlara güven bağışlayan, salihleri kurtaran, mustazafları yücelten, müstekbirleri zelil kılan, padişahları helak eden ve diğerlerini onların yerine geçiren Allah içindir.

Övgü, zorbaların (belini) kıran, zalimleri yok eden, kaçanları yakalayan, zalimleri cezalandıran, imdat dileyenlerin imdadına yetişen, muhtaçların sığınağı ve müminlerin güvencesi Allah içindir.

Övgü Allah içindir; Onun korkusundan gök ve sakinleri titrer, yer ve ehli korkar, deniz ve derinliklerinde yüzmekte olanlar çalkalanır.

Övgü Allah içindir; O yaratır yaratılmamıştır; rızık verir rızıklanmamıştır; yedirir yedirilmemiştir; dirileri öldürür, ölüleri diriltir; kendisi her zaman diridir; iyilik Onun elindedir; O her şeye kadirdir.

Allah’ım!; kulun, resulün, eminin, yaratıklar arasından seçtiğin, dost ve habibin olan, sırrını koruyan ve risaletini ulaştıran Muhammed’e salat ve selam ilet (öyle bir salat ve selam ki kullarına, Peygamberlerine elçilerine, dergahına yakın olanlara, yaratıklarından sana keramet ehli olanlara gönderdiğin salat ve selamlardan daha üstün, daha güzel, daha iyi, daha kamil, daha temiz, daha artan, daha parlak ve daha çok olsun).

Allah’ım!, müminlerin emiri, alemlerin Rabbinin elçisinin varisi, kulun, velin ve Resulünün kardeşi; yaratıklarına hüccetin, büyük nişanen ve (yaratılış aleminin) büyük haberi olan Ali’ye salat (özel rahmet) ilet. Dünya kadınlarının efendisi, sıddıka ve tahire olan Fatıma’ya salat ilet. Rahmet Peygamberi’nin iki torunu, iki hidayet İmamı ve cennet gençlerinin efendileri olan Hasan ve Hüseyn’e salat ilet.

Müslümanların İmamları; senin kullarına olan hüccetlerin, beldelerindeki eminlerin. Ali b. Hüseyn, Muahmmed b. Ali, Cafer b. Muhammed, Musa b. Cafer, Ali b. Musa, Muhammed b. Ali, Ali b. Muhammed, Hasan b. Ali ve onun halefi olan hidayet bulmuş hidayetçi İmama (Mehdi’ye) çok ve sürekli salat eyle.

Allah’ım!, Arzu edilen Kaim ve beklenilen adalet veliyy-i emrine salat gönder; onu dergahına yakın olan meleklerle kuşat, Ruh-ul Kudüsle te’yit et; ey alemlerin Rabbi olan Allah!

Allah’ım!, Onu yeryüzünde kitabına davetçi ve dinini ayakta tutan halifen kıl; ondan öncekiler halife kıldığın gibi.Onun için razı olduğun dinini (korumayı) ona mümkün kıl, korkusunu güvene dönüştür; tâ ki sana ibadet etsin, bir şeyi sana şirk koşmasın.

Allah’ım!, Onu aziz kıl; onunla bizi izzetlendir; ona yardım et ve onun vesilesiyle bize yardımda bulun; ona izzetli bir zafer bağışla ve kolay bir genişlik ona aç; kendi katından ona güç ve kudret ver.

Allah’ım!, Onun vesilesiyle dinini ve Peygamberinin sünnetini aşikar et; öyle ki hak ve hakikatten hiçbir şey, yaratıkların korkusundan insanlara gizli kalmasın.

Allah’ım!, Biz senden İslam ve ehline izzet bağışlayacağın; nifak ve ehlini zelil edeceğin onurlu bir devletin tahakkuk bulmasını istiyoruz bir devlet ki, bizi o devlette, itaatine davet edenlerden ve hidayet yolunun öncülerinden kılasın, onun vesilesiyle dünya ve ahiret kerametini bize ihsan edesin. Allah’ım!, haktan bize tanıttığın şeyi taşımaya muvaffak et; eksiğimiz olan (tanımadığımız) şeye de bize ulaştır (bizi ondan haberdar kıl).

Allah’ım!, onun vesilesiyle dağınıklığımızı topla, ayrılığımızı birleştir, açığımızı kapat, azlığımızı çoğalt, zilletimizi izzete dönüştür, ailemizi müstağni kıl, borcumuzu eda et, fakirlik ve ihtiyacımızı gider, zorluğumuzu kolaylaştır, yüzlerimizi ak et, esirlerimizi esaret zincirinden kurtar, isteklerimizi karşıla, (zuhuru için) bize verdiğin sözü yerine getir, dualarımızı kabul eyle, istediğimiz şeyleri ver, bizi dünya ve ahiret arzularımıza ulaştır ve isteğimizden daha fazla bize bağışta bulun.

Ey kapısına gelinen ve bağışta bulunanların en hayırlısı! Onun vesilesiyle göğüslerimize şifa ver, kalplerimizin öfkesini gider, bütün ihtilaflara rağmen, bizi hakka hidayet et; şüphesiz sen istediğini doğru yola hidayet edersin, yine onun vesilesiyle düşmanına ve düşmanımıza karşı bize yardımda bulun; ey hak olan Allah! İlahi amin.

Allah’ım!, Peygamberimizin -Senin salat’ın ona ve Ehl-i Beytine olsun- yanımızda olmamasından, İmamımızın gaybetinden, düşmanımızın çok ve sayımızın azlığından, şiddetli fitnelerden ve zamanın şartlarının bizi güçsüz düşürmesinden sana şikayet ediyoruz. Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine salat gönder; katından olan acil bir zafer, zorlukları gidermen, güçlü bir yardım, aşikar kıldığın hak bir saltanat, bizleri kapsayan geniş bir rahmet ve bizleri örten bir afiyetle bize yardımda bulun; kendi rahmetin hürmetine ey rahmet edenlerin en merhametlisi!”
KULA BELA GELMEZ HAK YAZMADIKÇA....

HAK BELA YAZMAZ KUL  AZMADIKÇA.....

yusufum

Allah razı olsun ebrarrana kardeşim
ANA HAKİKAT'İ ANLAT

chechen

Allâh'ım, Sana sonsuz hamd ü senâlar; Habîbin Efendimiz Muhammed Mustafa -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e O'nun âl ve ashâbına gönülden salât ve selâmlar...


Allâhümme innî eûzu bike minelaczi velkeseli velcübni velherami ve
eûzu bike min azâbilkabri ve eûzu bike min fitnetilmahyâ velmemâti.

Allahım! Âcizlikten, tembellikten, korkaklıktan ve künah işlemekten Sana
sığınırım. Kabir azabından Sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnesinden de Sana sığınırım Yâ Rabbi!

***

Allâhümme inneke afuvvun tuhibbul afve fafu annî.

Allahım! Muhakkak ki Sen çok affedicisin. Affetmeyi seversin. Beni de
affet Ya Rabbi!

***

Allâhümme yâ mukallibel kulûbi sebbit kalbî alâ dînike.

Ey kalbleri istediği şekilde evirip çeviren yüce Allahım! Kalbimi dinine
yönelt, onu, dinin üzere sabit kadem kıl Ya Rabbi!

***

Allâhümme ağninî bil ilmi ve zeyyinnî bil hilmi ve ekrimnî bit takvâ ve
hammilnî bil âfiyeti.

Allahım! Beni ilimle zenginleştir, yumuşak huylulukla (hilmle) benim
ahlakımı güzelleştir, bana Senin lütfundan takvayı ihsan et, Senden
hakkıyla korkmamı nasib et ve bana sıhhat ve afiyet ver Ya Rabbi!

***

Allâhümme innî es elükel hüdâ vet tükâ vel afâfe vel gınâ.

Allahım! Senden senin yol göstericiliğini ve hidayetini, Senden hakkıyla
korkmayı ve takvayı, namuslu bir şekilde yaşayıp iffet sahibi olmayı ve
gönül zenginliğini istiyorum.



amin
amin
amin
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

ebrarrana

amin amin amin.............
KULA BELA GELMEZ HAK YAZMADIKÇA....

HAK BELA YAZMAZ KUL  AZMADIKÇA.....

GEZGİN

Allah, bizim Efendimiz (SAV)'in 'KARDEŞLERİM...'diye hitap ettiği kimselerden olmamızı nasip etsin inşAllah
An oluyor bir garip hisse kapılıyorum...
Ben bu sefil dünyada acep ne arıyorum?'..........

chechen

AMİN AMİN AMİN  İNŞAAllah
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

ebrarrana

Kadir Gecesi

Rûhlarla buluşur kullar bu gece
Allah'la konuşur kullar bu gece
Bize Kur'an geldi Mevlâ katından
Mevlâ'ya kavuşur kullar bu gece

Saf saf iner gökten melek bu gece
Kanatları okşar bizi gizlice
Rûh denen o Rabbe yakın bilmece
Onu Allah bize yollar bu gece

Peygamber aşkına Hak sevgisine
Tutulup da yanan erircesine
Bağlanan Kur'an'ın her hecesine
Mutlu olur işte onlar bu gece

Bizi rahmetine daldır ilâhî
Kur'an'ından nasip aldır ilâhî
Aradan perdeyi kaldır ilâhî
Nasipsiz inmesin kollar bu gece

İstanbul
(1965 Kadir gecesi için yazıldı ve Sultanahmet Camii'nde okundu)




--------------------------------------------------------------------------------
KULA BELA GELMEZ HAK YAZMADIKÇA....

HAK BELA YAZMAZ KUL  AZMADIKÇA.....

ebrarrana

cahit abi bu şiiri bu gün göndermek zorunda kaldım
çünki yarın eskişehire gidecegim inşAllah....SENİN ve TÜM SEDAKAT FORM
DAKİ KARDEŞLERİMİN ÖNCELİKLE KADİR GECESİ YAPACAGINIZ TÜM DUAKLARIN KABUL OLMASINI YÜCE MEVLAMDAN NİYAZ EDERİM

VE HEPİNİZİN RAMAZAN BAYRAMINI  KUTLARIM
AllahA EMANET OLUN.........

ŞİMDİLİK HOŞÇAKALIN............
KULA BELA GELMEZ HAK YAZMADIKÇA....

HAK BELA YAZMAZ KUL  AZMADIKÇA.....

GEZGİN

Allah razı olsun...
ecmain kardeşim...
Sizin de ramazan bayramınız mübarek olsun...
selametle...
An oluyor bir garip hisse kapılıyorum...
Ben bu sefil dünyada acep ne arıyorum?'..........

chechen

DEĞERLİ KARDEŞİM Allah RAZI OLSUN

TÜM KARDEŞLERİMİZİN MUBAREK RAMAZAN BAYRAMI MÜBAREK OLSUN
CENABI MEVLAM HAYIRLARA VESİLE KILSIN.
AMİN
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

chechen

YÜCELER YÜCESİ MEVLAMIZ

Allâh'ım, Sana sonsuz hamd ü senâlar; Habîbin Efendimiz Muhammed Mustafa -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e O'nun âl ve ashâbına gönülden salât ve selâmlar...
Allah'ım, kalplerimizi imân ve Kur'ân nuruyla nurlandır. Allah'ım, bizi Sana muhtaç olduğumuzun şuuruyla zenginleştir; Senden müstağnî durma fakirliğine düşürme. Kendi güç ve kuvvetimizden teberrî ediyor, Senin havl ve kuvvetine sığınıyoruz. Bizi Sana tevekkül edenlerden kıl. Bizi nefsimizin eline bırakma. Bizi, koruyuculuğunla muhâfaza eyle. Bize ve erkek, kadın bütün müminlere merhamet et. Kulun, peygamberin, seçtiğin, dostun, mülkünün güzelliği, masnuâtının melîki ve sultanı, inâyetinin gözbebeği, hidâyetinin güneşi, hüccetinin lisânı, rahmetinin timsâli, mahlûkatının nuru, mevcudâtının şerefi, mahlûkatının çokluğu içinde birliğinin kandili, kâinat tılsımının keşşâfı, rubûbiyet saltanatının dellâlı, hoşnut olduğun şeylerin tebliğ edicisi, gizli isimlerinin tanıtıcısı, kullarının muallimi, âyetlerinin tercümânı, rubûbiyet güzelliğinin aynası, şuhud ve işhâdının medârı, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin habîbin ve resûlün olan Efendimiz Muhammed'e, onun bütün âl ve ashâbına, kardeşleri olan diğer peygamber ve resûllere, melâike-i mukarrebîne ve sâlih kullarına salât ve selâm eyle. Âmin.....


Bediüzzaman'dan!
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

yusufum

Alıntı Yap
Efendimiz Muhammed'e, onun bütün âl ve ashâbına, kardeşleri olan diğer peygamber ve resûllere, melâike-i mukarrebîne ve sâlih kullarına salât ve selâm eyle. Âmin.....

amin amin amin
ANA HAKİKAT'İ ANLAT

chechen

canan yurdu
   


Eyvah! sevgilinin  yurdu ıssız kalmış
Ayak bastığı heryer kırgın bir mezar olmuş
İçindeki ahenk uçmuş da
Ses seda kalmamış yuvada
Yer yer gömülü durur emeller
Sanki kıyamet gününü beklerler...
Ya rab! niye böyle bir yığın toprak
Olmuş yatıyor o temiz saha?
Ya rab! niçin o parıltı ortada yok?
Ya rab! niçin uzayıp gitmekte bu gölge?
Ya rab! sevgilinin yuvası üzerine
Gerilmiş bu kat kat aydınlık perdesinin anlamı ne?
 


Mehmet Akif Ersoy
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

ridâ

Alıntı yapılan: cahitdurgunDEĞERLİ KARDEŞİM Allah RAZI OLSUN

TÜM KARDEŞLERİMİZİN MUBAREK RAMAZAN BAYRAMI MÜBAREK OLSUN
CENABI MEVLAM HAYIRLARA VESİLE KILSIN.
AMİN

Amin Allah razı olsun kardeşim.Sizlerin ve herkesin ramazan bayramı mübarek olsun...


Alıntı YapAllah'ım, kalplerimizi imân ve Kur'ân nuruyla nurlandır. Allah'ım, bizi Sana muhtaç olduğumuzun şuuruyla zenginleştir; Senden müstağnî durma fakirliğine düşürme. Kendi güç ve kuvvetimizden teberrî ediyor, Senin havl ve kuvvetine sığınıyoruz. Bizi Sana tevekkül edenlerden kıl. Bizi nefsimizin eline bırakma. Bizi, koruyuculuğunla muhâfaza eyle. Bize ve erkek, kadın bütün müminlere merhamet et.
Efendimiz Muhammed'e, onun bütün âl ve ashâbına, kardeşleri olan diğer peygamber ve resûllere, melâike-i mukarrebîne ve sâlih kullarına salât ve selâm eyle. Âmin.....

amin..amin..Allah razı olsun..
I dream of rain.I dream of gardens in the desert sand.I wake in pain.Those dreams are tied to a horse that will never tire.This desert rose.Each of her veils, a secret promise,This desert flower.She moves in the logic of all my dreams.I realize that nothings as