Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Evlenilecek Kadın

Başlatan antepli, 09 Mayıs 2006, 15:41:05

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

antepli

EVLENİLECEK KADIN

Meşhur Kadı Şüreyh'e bir gün delikanlının biri gelerek, kendisiyle özel olarak görüşmek istediğini söyledi. Kadı Şüreyh bu delikanlının isteğini kırmadı ve onunla görüşmeyi kabul etti. O genç, evlenmek istediğini; fakat evleneceği kadının tahsil görmüş ve şehirli olmasını arzu ettiğini söyledi. Fakat, yine de bu konuda tavsiyelerde bulunmasını istedi.

Bunun üzerine Kadı Şüreyh, eş seçiminin önemli olduğunu, eş tercihinde bulunurken Resûlullah'ın bu konudaki tavsiyesinin "dindar olanının tercih edilmesi" biçiminde olduğunu söyledi. Ayrıca seçilen eşin, aile yapısının ve aileden gördüğü İslâm terbiyesinin de önemini belirterek, kendi başından geçen evliliği şöyle anlattı:

"Henüz gençtim ve evlenme vaktim de gelmişti. Bir gün Benî Mahzun kabilesinin çadırlarının önünden geçerken orada bir kız gördüm. Onu beğendim ve ona tâlip oldum. Kızın babası hakkımda kısa bir araştırma yaparak, benimle alâkalı malûmatı edindikten sonra, hemen razı oldu ve: "Bu hayırlı işi uzatmaya hiç gerek yok; bir an önce gerekli muameleyi bitirelim." dedi.

Çok kısa bir zaman içinde nikâh, düğün derken evlilik hayatına böylece girmiş olduk. Fakat çok geçmeden beni bir pişmanlık aldı. Çünkü "Aldığım bir köylü kızı; üstelik tahsil de görmemiş. Acaba ben bununla huzurlu bir şekilde geçinebilir miyim?" diye düşünüyor ve verdiğim böyle bir karardan dolayı da bazı tereddütler taşıyordum.

Bende böyle düşünceler hâsıl olduktan kısa bir süre sonra bir gün eşim bana şu sözleri söyledi:

"Efendi! Sen âlim ve şöhret sahibi bir kimse imişsin. Ben ise yaylalarda gezen, şehir hayatından pek anlamayan bir köylü kızıyım. Aslında sen kendi hayatına daha uygun bir evlilik yapabilir, ben de kendime göre bir hayat kurabilirdim. Lâkin takdir-i ilâhî böyle imiş. Kader bizim yolumuzu birleştirdi. Mevlâ Teâlâ Hazretleri, benim gibi tahsili olmayan bir köylü kızını, senin gibi şöhretli bir âlime nasip etti. Durum böyle olunca, şimdi sen bana benden istediklerini ve benim bilmediğim tarafları anlat ki, ben onlara dikkat edeyim de seni üzmeyeyim. Meselâ; senin evine benim sülâlemden kimler gelebilir? Senin akrabalarından kimleri misafirliğe alayım, kimleri kabul etmeyip onlara karşı soğuk davranarak eve gelmelerine mani olayım?" dedi.

Tabiî ben eşimden kendisinden hiç beklemediğim bir olgunlukla söylediği bu sözleri duyunca çok şaşırdım ve bu anlayışı karşısında onun hakkında düşündüklerimden dolayı pişman oldum. Onun bu sözleri üzerine ona dedim ki:

"Ey Hatun! Sen bana öyle şeyler söylüyorsun ki, şayet bu dediklerini hakkıyla yapabilirsen beni bahtiyar edersin." Dedikten sonra, evime kimlerin gelmesini arzu ettiğimi ve hangi şahısların gelmemesi gerektiğini, ondan beklentilerimin neler olduğunu uygun bir lisanla kendisine söyledim.

Eşim söylediklerimi harfiyen yerine getirdi; böylece son derece mutlu ve huzur içinde yaşadım. Bir zaman sonra fetva dairesinden eve döndüğümde evimizde bir misafir hanım vardı. Son derece mütesettire olan bu hanım misafirin kim olduğunu sorduğumda eşim, annesi olduğunu söyledi. Kayın validem olduğunu öğrenince ona karşı elimden gelen saygı ve hürmeti esirgemedim. En iyi şekilde ağırlamaya gayret gösterdim. Sohbet esnasında bir ara kayın validem bana:

- Oğlum! Hanımından bir şikâyetin var mı, ondan memnun musun? diye sordu. Ben:

- Allah sizden razı olsun, kızınızdan çok memnunum. Bu zamana kadar kendisinden hiç bir şikâyetim olmadı, diyerek memnuniyetimi izhar ettim. Bunun üzerine kayın validem şunları söyledi:

- Oğlum! Kızımdan tabiî ki memnun olacaksın. Çünkü biz onu cennette büyüttük. Resûlullah (sav) müslümanın evinin cennet olduğunu haber vermedi mi? İşte bizim evimiz de Resûlullah'ın bildirdiği gibi bir cennetti. Kızımıza Kur'an ahlâkından başka bir şey öğretmedik :x . Fakat sana tavsiyem şudur ki, yine de sen hanımının üzerindeki otoriteni eksik etme! Çünkü kadınlar iki sebepten hemen şımarıverirler . Birincisi, ona olan sevgini yüzüne söylediğinde, ikincisi ise, bir hayırlı evlat dünyaya getirdiklerinde...
Bu dünyanın cefasından sefasına sıra gelmez.gafil olmayın ilme çalışın geçen günler geri gelmez...

armonya

Çünkü kadınlar iki sebepten hemen şımarıverirler  . Birincisi, ona olan sevgini yüzüne söylediğinde.....

ne kadar yanlış  sevgi söylendikçe büyür..[/url][/list][/quote][/i]
Ne azap ne sitem yalnızlıktan...Kime ne; aşılmaz duvar bendedir...Süslenmiş gemiler geçer açıktan, Sanırım, gittiği diyar bendedir. Yaram var...Havanlar dövemez merhem, Yüküm var... Bulamaz pazarlar dirhem, Ne çıkar; Yollar ki, Allaha çıkar, bendedir...

muhacir

#2

sana katılıyorum armonya kardeş.
amâ ve hırsa uyup nefs ile mahkûr olma,
Rahatın zâil olur,nâmı meşhur olma,
Sohbet-i Arif-i Billah'a eriş, dûr olma,
Saltanat-ı Mesned-i Dünya ile mağrur olma.

armonya

Kadın ruhunu anlamak çok önemli şımartmak kelimeside çok abes geliyor yetişkin bir insan şımarmaz ama gururu okşanır ve sevildiğini bildikçe sevgisi çoğalır.
Ne azap ne sitem yalnızlıktan...Kime ne; aşılmaz duvar bendedir...Süslenmiş gemiler geçer açıktan, Sanırım, gittiği diyar bendedir. Yaram var...Havanlar dövemez merhem, Yüküm var... Bulamaz pazarlar dirhem, Ne çıkar; Yollar ki, Allaha çıkar, bendedir...

müteallim

Alıntı yapılan: "antepli"EVLENİLECEK KADIN

Iki soru cevabini Bekliyorum.

1-Bu hatundan dünyaya gelen Ömer ibni Abdulaziz.miydi. :?:

Gazi sureyhe gelen o delikanli gazi süreyhin kölesi hizmetlisimiydi. :?:
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

antepli

armonya ve muhacir kardeşlerim bunu söyleyen alim ve bilgili bir zat.Öyle demeyin.Sevgi elbette belli edilmelidir.Yoksa ben falanı seviyorum demekle sevgi olmaz.Belli edilmesi lazım,icraat lazım.Davranışlarımızla pekela belli edebiliriz sevgimizi.Elbette bazı bayanlar şımarabilir ama bu bütününü kapsamazki dimi ama?Kuru kuruya seviyorum demek olmaz elbet.Allah(a.c.)ımıza sevgimizi ONA karşı sorumluluklarımızı yerine getirerek,ONUN emir ve yasaklarına uyarak,Peygamberimize karşı sevgimizi onun sünnetine uyarak,yolundan giderek,eşimize karşı ona AllahIN emaneti gibi davranarak,onun değerini bilerek,davranışlarımızla,YERİ GELDİĞİNDEDE YÜZÜNE KARŞI SÖYLEYEREK belli ederiz diye düşünüyorum.Saygı ve selamlarımla
Bu dünyanın cefasından sefasına sıra gelmez.gafil olmayın ilme çalışın geçen günler geri gelmez...

muhacir

antepli demiş ki:
Alıntı Yap
Kuru kuruya seviyorum demek olmaz elbet.Allah(a.c.)ımıza sevgimizi ONA karşı sorumluluklarımızı yerine getirerek,ONUN emir ve yasaklarına uyarak,Peygamberimize karşı sevgimizi onun sünnetine uyarak,yolundan giderek,eşimize karşı ona AllahIN emaneti gibi davranarak,onun değerini bilerek,davranışlarımızla,YERİ GELDİĞİNDEDE YÜZÜNE KARŞI SÖYLEYEREK belli ederiz diye düşünüyorum.Saygı ve selamlar
:x

Efendimiz (s.a.s.) de"sevginizi sevdiğinize söyleyin. " diye buyurdu.
selam ve saygılar.
amâ ve hırsa uyup nefs ile mahkûr olma,
Rahatın zâil olur,nâmı meşhur olma,
Sohbet-i Arif-i Billah'a eriş, dûr olma,
Saltanat-ı Mesned-i Dünya ile mağrur olma.

müteallim

mü´min kardesi olan mü´mine sevgisini aciklamasi kadar normal bir sey olamaz bunu rasülüllah efendimiz tavsiye etmistir.amma bunu baska yollarda kullanmamak da islamin emridir.

yukarida iki soruma cevap alamadim bekliyorum.
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

muhacir

müderris_3 demiş ki:
Alıntı Yap
bunu baska yollarda kullanmamak da islamin emridir.
:roll:  :roll:


Efendimiz (s.a.s.) hadis-i şerifleriyle hareket eden biri, bunu İslamın dışında kullanmaz zannındayım.
amâ ve hırsa uyup nefs ile mahkûr olma,
Rahatın zâil olur,nâmı meşhur olma,
Sohbet-i Arif-i Billah'a eriş, dûr olma,
Saltanat-ı Mesned-i Dünya ile mağrur olma.

Meleke

armonya kardeş kadınların şımarma konusu bence genel olmamalı.İstisnalar olabilir.Ayrıca hissettirilmeyen sevgi sevgi değildir!

muallim

Alıntı YapFakat sana tavsiyem şudur ki, yine de sen hanımının üzerindeki otoriteni eksik etme! Çünkü kadınlar iki sebepten hemen şımarıverirler  . Birincisi, ona olan sevgini yüzüne söylediğinde, ikincisi ise, bir hayırlı evlat dünyaya getirdiklerinde...

buradaki maksat sürekli olarak ona sevdiğini belli ederek onu sımartmaktır. hani bazı ailelerde olur aman gelinim bir seye dokunmasın o benim bir tane kızm filan diye surekli poh pohlanır ilk gunlerde..sonra ne olur...kaynana ile gelinin arası fena halde acılır. cunku gelin rahata alışır. artık hiç bir iş filan yapmaz. ona her durum agır gelir ve surekli bir tatsızlık havası gelir.


işte bunu onlemek için insanlar yuzune karsı ovulmez arkasından soylenir. arada soylenerek o kişinin sevgisinin devamlı olması saglanır..


eğitimde bile bir pekiştirec surekli verilirse bıkkınlık olusturur ve sonra istenilen davranış meydana gelmez. ama bir pekiştirec (soz konusu olan seni seviyorum lafzı) değişken aralıklarla farklı zamanalrda soylenirse cok farklı bir etki yapar.

dusunun bir kere kız hiç beklemdiği bir anda bu lafı duyuyor sevincinini dusunun...ama alışkanlık haline gelirse ornegin her aksam ezanıyal bu lafı soyluyorsunuz bir sure sonra oyun haline gelir hiç bir anlam ifade etmez..


ama bir baktınız cok sinirlendiniz o anada hanımınız sizden sinirli bir laf duyacagım diye canı gidiyor eli ayagı titriyor o anda seni seviyorum diyorsunuz boyle bir kocaya nasıl dayanılır :)

anlasılmıştır umarım selametle...
"Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki rahmete eresiniz."
[Hucurat Suresi 10]

antepli

#11
DOĞRU TEŞHİSLER MUALLİM KARDEŞİM.DEDİĞİN GİBİ ÖYLE BİR KOCAYA nasıl dayanılır :D  :)
Bu dünyanın cefasından sefasına sıra gelmez.gafil olmayın ilme çalışın geçen günler geri gelmez...