Gönderen Konu: Karatay Diyeti Nedir?  (Okunma sayısı 23583 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Öneri 1 - Leptin Hormonunun Salgılanmasına Olanak Tanıyın!
« Yanıtla #15 : 21 Ocak 2016, 14:41:31 »

Öneri 1

Leptin Hormonunun Salgılanmasına Olanak Tanıyın!


- Fazla yemekten (tabii ki Karatay'a uygun) korkmayın, aç kalmaktan korkun. Öyle bir yiyin ki bir sonraki öğününüze kadar asla açlık hissetmeyin. Çok sevdiğiniz bir şey yerken karnınız değil gözünüz doyana kadar yiyin.

- Kahvaltınızı eksiksiz yiyin ve malzemeden çalan müteahhitler gibi davranmayın.

- Öğün sayınızı kendinize göre ayarlayın. Karatay Diyetinde en ideal öğün sayısının iki olduğunu unutmayın. Sabah erken kahvaltı yapıyorsanız 2,5 öğün de yiyebilirsiniz. Yeter ki öğünleriniz arasında bir şey yemeyip az da olsa leptin hormonunuzun salgılanmasına olanak tanıyın.


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%201

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Öneri 2

“Yağ yemezseniz, yağlarınızı yakamazsınız!” Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay


Soğuk sıkım zeytinyağı ve doğal tereyağı yemekten korkmayın. Çakma diyetlerde sizlere öğretilen ölçülere lütfen beyninizde “reset” atın. Eskiden salatanıza bir ölçü zeytinyağı koyuyorsanız şimdi 5 ölçü hatta 10 ölçü koyun. Salatanıza, yemeklere zeytinyağı koyarken korkak ve ürkek davranmayın.

A, D, E, K vitaminleri yağda çözülüyor. Bu vitaminleri vücudunuzun emebilmesi için yağa ihtiyacı olduğunu hiç unutmayın.

Ayıca kabızlık sıkıntısı yaşıyorsanız bilin ki yeterince yağ yemediniz demektir. Bizi yağdan birileri (siz kimler olduğunu çok iyi biliyorsunuz) öylesine uzaklaştırmışlar ki yemeklerimize yağ koymaya korkar hale gelmişiz.

Biz ne zaman kabızlık yaşıyor olsak ertesi günü zeytinyağını daha da arttırıyoruz. Bir de günkurusu kayısı yiyip üzerine su içiyor biraz da fazla yürüdüğümüz zaman bu sorun kendiliğinden ortadan kaldırmış oluyoruz.


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%202

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ekmek İnsanı Tok Tutmaz Acıktırır
« Yanıtla #17 : 24 Ocak 2016, 14:20:19 »
Öneri 3

Ekmek İnsanı Tok Tutmaz Acıktırır!


Bir dilim ekmek yiyen bir kişinin (Hem de isterseniz en iyisi diye önerilen tam buğday ekmeği olsun.) bir çorba kaşığı şeker yemiş gibi şekeri yükseliyor. Şekeri yükselen bir kişi de 3 saat sonra acıkıyor. Yani ekmek insanı doyurmadığı gibi tam tersine acıktırıyor.

Karatay Diyetini uygulayanlar bu gerçeği çok iyi biliyor. Biz ekmek yerine karbonhidrat olarak ceviz / kavrulmamış fındık fıstık badem yiyoruz.

Karatay Kahvaltısı insanı 6-7 saat tok tutarken aynı kahvaltının yanında ilave olarak bir - iki dilim ekmek yediğinizde 3-4 saat sonra acıkırsınız. Bunun nedeni şekerinizin hızlı yükselip hızlı düşmesi, şekeriniz düşerken de bir şeyler yeme ihtiyacı duymanızdır.  Dolayısıyla sizi hızlı acıktıran ekmektir.

Ekmekten, her türlü unlu mamulden uzak durmak gerekiyor. Şeker insan için ne kadar zararlıysa  ekmek de aynen öyle.

Ekmek = Şeker = Dejeneratif hastalıklar (Kanser, damar tıkanıklığı, alzheimer, vb)

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%203

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Kim Kanser Olmak İster?
« Yanıtla #18 : 24 Ocak 2016, 14:26:05 »
Öneri 4

Kim Kanser Olmak İster?


Kanser hücrelerinin şekerle beslendiğini öğrendiğim andan beri şekerden uzak duruyorum. Canan Hanım TV konuşmalarında hep anlatıyor “bir hastada kanser olup olmadığını anlamak için damardan şekerli su veririz. Nerede emilim fazla ise metastaz var demektir”

Ben beynimi şu şekilde koşullandırdım. Şu anda vücudumda bilmediğim bir yerde kanser oluşumu var ise ben bu kanser hücrelerini şeker vererek beslemek istemiyorum.  İşte şekerden bu şekilde uzaklaştım.

Lütfen bir düşünün, bir anlık zevk için kim kanser olmak ve dünyadan uzaklaşmak ister?

Şeker denen meret öyle bir illet ki aynen uyuşturucu gibi. Şeker bağımlısı olduğunuz anda kurtulmanız gerçekten çok zor. Ben Canan Karatay’ın sayesinde bu uyuşturucudan çok kolay kurtuldum. Bu uyuşturucudan kurtulunca da yaşamım değişti. 100  metre yürüyemez morbid obez iken şimdi kilometrelerce yürüyebiliyor, saatlerce dans edebiliyorum. Babam şeker hastası olduğu için şeker hastalığı benim kaderimdi. Meğerse kaderim falan değilmiş çünkü ben artık şeker hastası değilim. 12 yıl boyunca içtiğim 48180 adet hap ile düzelmeyen kan değerlerim şeker ve şekerimi yükselten gıdaları kesince kendiliğinden 4 ayda düzeldi. (Bu konuyu sağlıklı Yaşıyoruz sayfasında bir çok kez paylaştım)

Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay hep şunu söylüyor. “Bir dilim ekmek (hem de en iyisi diye önerilen tam buğday ekmeği) yediğiniz zaman 1 çorba kaşığı şeker yemiş gibi şekeriniz yükselir.”  Biz taş değirmende elde edilen tam buğday ununun çok zararlı olmayacağını düşünüyorduk. (sayfada paylaşmıştık) Bu konuyu hocaya sorduğumuzda bize aynen şöyle dedi. “un ufak hale gelmiş unla ne yapılırsa yapılsın sindirimi ağızda başlıyor ve glisemik indeksi çok yükseliyor. Oysa aynı buğdaydan yapılan bulgur için aynı şey geçerli değil. Bulgurda ve buğdayda sindirim ağızda başlamıyor.”

Kim olursa olsun ve hangi yaşta bulunursa bulunsun herkesi özellikle de çocuklarımızı şekeri yükseltecek gıdalardan uzak tutmamız gerekiyor.

Kim bir yakınının veya çocuğunun kanser olmasını ister?

Kim çocuğuna şeker veya şekerini yükseltecek kanser hücrelerini besleyen gıdadan yedirebilir?

Lütfen bu konuyu çok düşünün.


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%204

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Kim Damarları Tıkansın İster?
« Yanıtla #19 : 07 Mart 2016, 11:00:47 »
Öneri 5

Kim Damarları Tıkansın İster?


Bundan yaklaşık beş ay önceydi. Datça Kargı koyundaki Yeşim Barın sahibi Deniz Hanım aradı ve çok sevdiği bir tanıdığı ile beni tanıştırmak istediğini söyledi. Bir Pazar günü kahvaltıda buluştuk ve tanıştık.
Tanıştığımız Yusuf Bey 82 yaşındaymış. 4 damarı tıkalıymış. Gittiği 3 kalp damar cerrahı derhal ameliyat demişler. Yusuf Bey en son Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay’a gitmiş. Canan Hanım gerekli incelemeleri yaptıktan sonra aynen şöyle demiş. “Bence ameliyata gerek yok şu ilacı alır ve şu şekilde beslenirseniz ameliyata gerek kalmaz.” Çok mutlu olmuşlar ve beslenme listelerini almışlar. O sırada Canan Hanım “nerede oturuyorsunuz?” diye sormuş Yusuf Bey de “Datça’” demiş. Onun üzerine Canan Hanım aynen şu ifadeyi kullanmış. “Datça’da Okan Bey diye biri var (biz o sırada daha tanışmamıştık, sadece mail ile gönderdiğim fotoğraflarımdan beni tanıyordu) benim beslenme modelimi uygulayarak kilo veriyor. Okan Beyi bulursanız o nasıl besleniyorsa siz de o şekilde beslenebilirsiniz”

Buradan şuna gelmek istiyorum. Damarı tıkalı bir insanın bizim beslenme modelimizle damarları açılabiliyorsa damarı tıkalı olmayan bir insanın damarı tıkanır mı?
Damarlarınızın tıkanmasını istemiyorsanız şekerden, şekerinizi yükselten gıdalardan ve trans yağlardan uzak durun.


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%205

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Öneri 6 - Meyve Yiyen Kilo verebilir mi?
« Yanıtla #20 : 08 Mart 2016, 10:37:16 »
Öneri 6

Meyve Yiyen Kilo verebilir mi?


Ağustos 2011 - Ağustos 2012 arasında 40 kilo verdim.

Ağustos 2012 – Ağustos 2013 arasında ise 10 kilo verdim.


Neden 2. Yıl , 1. Yıl kadar kilo veremedim?

Bunun bence 2 nedeni var.

Birincisi verilecek kilolar azalınca kilo verme yavaşlıyor.
İkincisi ve daha önemlisi ise ben ikinci yıl glisemik indeksi orta olan meyvelerden yemeye başladım.

Kış aylarında kahvenin yanında 1 adet hurma veya bir başka gün kahvenin yanında bir adet kuru incir yedim.. Ama hiçbir zaman bu meyvelerden günde bir adetten fazla yemedim.
Yaz mevsiminde ise karpuz kavun, incir, dut gibi Gİ yüksek meyvelerden hiç yememiş olmama rağmen üzüm gibi Gİ orta olan meyvelerden yedim.
Yani ikinci yıl yavaş kilo vermemin ana nedeni ikinci yıl Gİ orta olan meyvelerden yemeğe başlamış olmam.

Hızlı kilo vermek isteyen arkadaşlar benim ilk yıl yaptığım gibi günde 3-4 gün kurusu kayısı veya Nurçin’in yaptığı gibi Gİ düşük meyvelerden en fazla bir adet ile yetinsinler ve meyveden uzak dursunlar. Yiyecekleri meyveyi de Canan Hanımın dediği gibi sabah kahvaltısından sonra yesinler.


http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%206

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Öneri 7 - Siz Hangi Zayıflama Modelini Tercih Edersiniz?
« Yanıtla #21 : 09 Mart 2016, 11:07:41 »
Öneri 7

Siz Hangi Zayıflama Modelini Tercih Edersiniz?


Bugüne kadar bizim bildiğimiz ve uyguladığımız 2 çeşit zayıflama modeli var.

1- KALORİ HESABI: 1500 kalori alıp 2000 kalori harcayıp az ve sık yiyerek kilo verebilirsiniz. Akupunkturu da bu model içinde kabul ediyoruz.  Ben bu tür yoyo diyetler nedeniyle verdiğim kiloları hep fazlasıyla geri aldım ve sonunda 140 kiloyu aşan, çorabını bile kendi giyemeyen morbid obez oldum. Ayrıca tip 2 diyabet, kolesterol ve ürtiker hastası da oldum. Son 12 yılda 48.180 adet hap kullandım ve bu hapları kullanmak benim kaderimdi ölene kadar da kullanacaktım. Dizlerim ve ayak bileklerimde problemler başlamış, eşim Nurçin de reflü hastası olmuştu. Her ikimiz de yüksek tansiyon hastasıydık.

2- LEPTİN HORMONUNUN SALGILANMASINA İZİN VEREREK: Kalori hesabı yapmayıp, doyana kadar günde 2 veya en fazla 2,5 kez yiyip, en geç saat 20:00 de yemek yemeyi bitirip, bütün gün tok gezip, leptin hormonunun salgılanmasına olanak sağlayarak yani Karatay Diyeti’ni uygulayarak kilo verebilirsiniz. Ben bu zayıflama modeli sayesinde sağlıklı beslenmeyi öğrenmekle kalmayıp 50 kilodan kurtuldum. Kaderim diye bana söylenen, 48180 adet hapla düzelmeyen hastalıklarım bir bir iyileşti. Ben artık tip 2 diyabet hastası, kolesterol ve ürtiker hastası değilim, 48180 adet haptan hiçbirini kullanmıyorum artık. Eşim Nurçin de reflü hastası değil ve o da reflü ilaçlarını bıraktı. Eşim artık yüksek tansiyon haplarını da bıraktı, ben de yarıya düşürdüm.

Siz bu iki modelden hangisini tercih dersiniz? Sağlıklı beslenip, sağlıklı yaşamak istiyorsanız lütfen leptin hormonunuzun salgılanmasına imkan verin.

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%207

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Öneri 8

Leptin Hormonunun Salgılanabilmesi İçin Ne Yapmak Lazım?


Çok basit bir anlatımla, bir şeyler yediğimiz zaman pankreasımız önce 2 saat insülin hormonunu salgılıyor. Ardından 2 saat da glukagon denen hormon salgılanıyor. Yemek yememizden 4 – 5 saat geçip insülin ve glukagon salgıları tamamlandıktan sonra işte bizi zayıflatan LEPTİN hormonu salgılanmaya başlıyor. Leptin hormonu bizim depolarımızdaki yağları kullanarak vücudumuzun enerjisini sağlıyor. İşte biz öyle fazla kilolarımızdan kurtuluyoruz.

Leptin hormonunun gece salgılanabilmesi için yemeğimizi en geç 19:00 – 20:00 de yiyip bitirmiş olmamız lazım. Buna göre 20:00 – 22:00 arası insülin salgılanacak, 22:00 – 00:00 arası glukagon salgılanıyor olacak ve saat 00:00 veya 01:00 den sonra da Leptin salgılanmaya başlayacak. Leptin hormonu en fazla bizim derin uykuda olduğumuz 02:00 – 05:00 saatlerde arası salgılanıyormuş.

Leptin hormonunun gündüz de salgılanmasını istiyorsak günde 2 veya 2,5 öğün yiyor olmamız öğünler arasındaki zamanı açmamız gerekiyor.

Bu konuyu bir örnekle açıklamaya çalışalım.
Saat 09:00 da kahvaltı yapan bir kişinin saat 11:00 ‘e kadar insülin hormonu salgılanacak. 11:00 – 13:00 arası 2 saat de glukagon hormonu çalışıyor olacak. 13:00 – 14:00 den sonra yağlarımızı yakacak leptin hormonu devreye girebilecek. Tabii ki ağzımıza 9 dan sonra hiçbir şey atmadıysak. 13:00 – 14:00 ‘den sonra yemek yemeyi açlık hissetmeden uzatabildiğimiz her sürede leptin depodaki yağlarımızı kullanarak enerjimizi sağlıyor olacak. Saat 16:00 da yemeğimizi yiyor olursak 2-3 saat leptin sayesinde yağlarımızı yakmış olacağız. Yemeği saat 17:00 gibi yiyecek olursak bu sefer de 3-4 saat depodan yemiş olacağız. İşte onun için 2 öğün sağlık demişler. Yeter ki bir önceki öğünümüzde yeterince ve doğru şeyler yemiş olun ve leptinin salgılandığı süre içinde beyniniz “bu kişi acıktı, yemek gelmiyor tasarruf moduna geç” sinyalini göndermemiş olması lazım. Acıktığınız anda hemen yemeğinizi yiyin.


Lütfen leptin hormonunuzun salgılanmasına olanak sağlayın ve günde iki öğün yemeye çalışın. İlk başlangıçta 3 öğün hatta 2,5 öğün yiyebilirsiniz ama gündüz de fazla yağlarınızı yakmak sizin elinizde. Biz ilk başladığımızda bir yıl civarında 2,5 öğün, daha sonra da 2 öğün yedik ve halen 2 öğün olarak devam ediyoruz. . Şunu hiç unutmayın aralarda bir şey yemeyip ağzınıza şekersiz denen tatlandırıcılı sakızlardan bile atmış olsanız beyin “bu şeker yedi” sinyalini göndererek insülin salgısını başlatacak ve o anda leptin hormonunuz faaliyette ise faaliyetine son verip yerini insüline bırakmış olacaktır. İki öğün arasında size ikram edilen en ufak bir nesneyi leptin hormonunuzun salgılanmasının devam etmesini istiyorsanız lütfen yemeyin.

NOT: Bu bilgiler Karatay Diyeti kitabından öğrendiklerimizden yorumlanmıştır. Facebook “Sağlıklı Yaşıyoruz” sayfasında bir çok kez dile getirilmiştir. Daha ayrıntılı öğrenmek için Karatay Diyeti kitabını okumalısınız, hatta bunların anlatıldığı bölümleri birkaç kez okumalısınız.


Leptin ile ilgili bu linki incelemelisiniz : http://wellnessmama.com/5356/fix-your-leptin/
Bu videoyu da izlemelisiniz : https://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=rhObSu7y2_A



***


How to Fix Your Leptin Issues



Ever had trouble sticking to a diet?

Crave (junk) foods?

Overweight?

Want to snack, especially at night?


These are all indications that you could have some Leptin issues. Leptin is a master hormone in the body that controls hunger and feelings of satiety. Leptin is secreted by adipose (fat) tissue, so the more overweight a person is, typically, the higher his leptin levels.

According to Mark’s Daily Apple:

Leptin is the lookout hormone – the gatekeeper of fat metabolism, monitoring how much energy an organism takes in. It surveys and maintains the energy balance in the body, and it regulates hunger via three pathways:

- By counteracting the effects of neuropeptide Y, a potent feeding stimulant secreted by the hypothalamus and certain gut cells
- By counteracting the effects of anandamide, another feeding stimulant
- By promoting the production of a-MSH, an appetite suppressant.


It is also directly tied to insulin levels. Many people these days are Leptin resistant and there are many health problems tied to this problem. High leptin levels have been tied to high blood pressure, obesity, heart disease and stroke, as well as blood sugar related problems.

High levels of Leptin and the accompanying leptin resistance can also decrease fertility, age you more quickly and contribute to obesity. If you’re trying to lose weight or improve a health problem, chances are you have Leptin resistance. If you can’t seem to stick to health changes, chances are you have Leptin resistance.

In other words, if you want to make lasting health changes or lose weight and keep it off, you have to fix your leptin. The good news is: if you’ve failed at diets or health changes in the past, it was likely because you failed to regulate your Leptin levels and doing so can help you finally make lasting changes. Leptin resistance and its related problems are a complex problem involving the endocrine system and reversing them requires more than simple calorie restriction or will power.


The Downward Spiral

Leptin is the satiety hormone produced by fat cells, so it would seem logical that those with more fat cells would produce more Leptin, which would signal the body to eat less food and weight would normalize. This over-simplified idea is great in theory, but doesn’t always occur, especially in those with damaged metabolisms or endocrine problems (which includes most overweight people).

According to this article: “The problem is not in the production of leptin, but rather, studies show that the majority of overweight individuals who are having difficulty losing weight have a leptin resistance, where the leptin is unable to produce its normal effects to stimulate weight loss. This leptin resistance is sensed as starvation, so multiple mechanisms are activated to increase fat stores, rather than burn excess fat stores. Leptin resistance also stimulates the formation of reverse T3, which blocks the effects of thyroid hormone on metabolism (discussed below).”

So, the person is eating excess food but the body thinks it is starving and tells the person to eat more. It’s easy to see how this cycle could contribute to weight gain!


Factors that Contribute to Leptin Resistance

As with all hormone issues, Leptin resistance is a complex issue with no singular cause, but there are many factors that can negatively impact Leptin levels including:

- Fructose consumption (especially in forms like High Fructose Corn Syrup)
- High stress levels
- Consumption of a lot of simple carbs
- Lack of sleep
- High insulin levels (vicious cycle here)
- Overeating
- Exercising too much, especially if your hormones are already damaged
- Grain and lectin consumption


How to Fix Leptin Resistance

As I said, this is a complex problem, but not an irreversible one. Dr. Jack Kruse (a neurosurgeon) and Stephan Guyenet (an obesity researcher) have both written in depth about the causes of Leptin imbalance and ways to reverse it. I highly recommend these articles for more information about their approaches: Changing the Body’s Setpoint, Factors that affect Leptin, and Dr. Kruse’s Leptin Prescription. The book Mastering Leptin also has a much more in depth explanation and suggestions.

In short, the (non-negotiable) factors that will help improve leptin response are:

- Eating little to no simple starches, refined foods, sugars and fructose

- Consuming a large amount of protein and healthy fats first thing in the morning, as soon after waking as possible. This promotes satiety and gives the body the building blocks to make hormones. My go-to is a large scramble with 2-3 eggs, vegetables and left over meat from the night before cooked in coconut oil.
- Be in bed by ten (no excuses) and optimize your sleep!

- Get outside during the day, preferably barefoot on the ground, in mid-day sun with some skin exposed. There are many reasons this is helpful and I’ll be explaining them soon)

- DON’T SNACK!!! When you are constantly eating, even small amounts, during the day it keeps your liver working and doesn’t give hormones a break. Try to space meals at least 4 hours apart and don’t eat for at least 4 hours before bed. This includes drinks with calories but herbal teas, water, coffee or tea without cream or sugar are fine.

- Don’t workout at first. If you are really Leptin resistant, this will just be an additional stress on the body. Let your body heal a little first, then add in the exercise.

- When you do exercise, do only sprints and weight lifting. Walk or swim if you want to but don’t do cardio just for the sake of cardio. It’s just a stress on the body. High intensity and weight lifting, on the other hand, give the hormone benefits of working out without the stress from excess cardio and are great after the first few weeks. Also, workout in the evening, not the morning, to support hormone levels.

- Remove toxins from your life as these are a stress on your body. There will be more specifics on how to accomplish this in the next few weeks, but getting rid of processed foods, commercial deodorants (make your own) and commercial soap (use microfiber) will go a long way!

- Eat (or take) more Omega-3s (fish, grass fed meats, chia seeds) and minimize your Omega-6 consumption (vegetable oils, conventional meats, grains, etc) to get lower inflammation and help support healthy leptin levels.

Here’s a great video that explains more about the Leptin hormone cascade and how it impacts your health: https://www.youtube.com/watch?v=rhObSu7y2_A


http://wellnessmama.com/5356/fix-your-leptin/

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Öneri 9 - Ne Kadar ve Ne Zaman Yemek Yemeliyiz?
« Yanıtla #23 : 13 Mart 2016, 12:51:33 »
Öneri 9

Ne Kadar ve Ne Zaman Yemek Yemeliyiz?


Yemek paylaşımlarından “bu çok fazla” veya “bu çok az” gibi yorumlar geldiğini izliyoruz. Karatay Diyeti’ne başlayan herkes aynı koşullarda değil. Ben başladığım zaman 140 kiloydum. Benim yediğim yemek miktarı ile 70 - 80 kiloluk bir kişinin yiyeceği miktar aynı olabilir mi? Önemli olan herkesin bir sonraki öğüne kadar açlık çekmeyecek şekilde yemek yemiş olması. Yani diyetisyen diyetlerindeki gibi sofradan yarı aç yarı tok kalkmamalısınız ve karnınız aç aklınız yiyeceğiniz yemekte olmamalı.

Peki bir sonraki öğün ne zaman olmalı?
İşte bu da yine kişiden kişiye değişebiliyor. Dün Öneri 8 de Leptinin salgılanabilmesi için neler yapmamız gerektiğini paylaşmıştık. Leptin salgılanmasını göz önüne alarak dileyen 3 öğün, dileyen 2,5 öğün dileyen de 2 öğün yiyebilir.

Alışkanlıkların değişmesi kolay olmuyor.

Yıllarca doktorlar ve diyetisyenlerin “az ye sık ye” tavsiyeleriyle yaşadık. O nedenle bazı kişiler için birden iki öğün yemek zor olabilir. Onlar 3 öğünle başlayabilir. Bir süre sonra 2,5 öğüne geçebilirler. 2,5 öğün dediğimiz Sabah kahvaltı, akşam ana yemek arada da bir atıştırma veya sabah kahvaltı akşam üstü ana yemek akşam da atıştırma şeklinde olabilir. En son ulaşılacak nokta ise 2 öğün yani sabah kahvaltı ve bir de ana öğün yemek. İbni Sina’nın “iki öğün sağlık, üç öğün hastalık” sözünü ve büyük dedelerimiz ile Hz Muhammed’in iki öğün yediğini hiç unutmamalıyız.

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%209

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Öneri 10 - Nerede Yemek Yemeliyiz?
« Yanıtla #24 : 17 Mart 2016, 12:06:36 »
Öneri 10

Nerede Yemek Yemeliyiz?


Dün paylaştığımız Öneri 9 ‘da “Ne kadar ve ne zaman yemek yemeliyiz?” konusunda Karatay Diyeti kitaplarından öğrendiklerimizi sizlerle paylaşmıştık. Bu gün de eksik kalan “nerede” konusunu işleyeceğiz.

Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay’ın kendi çalıştığı hastanelerde bile yemek yemediğini biliyor muydunuz?
Canan Hanım hastanenin bile yemeğini yemiyorsa iş yerinde çalışan arkadaşlar çok çok dikkatli olmalı. Ama aynı Canan Hanım hastane çevresindeki çorbacılara fırsat bulursa gidip paça çorbası içiyor. Demek ki dışarıda da yemek yenebiliyor. Önemli olan yemeğin içeriği.

Toplu olarak yemek yapılan yerlerde kullanılan yağlar maalesef sağlıksız yağlar. Ayrıca menülerde bol miktarda glisemik indeksi yüksek yiyecekler, pilavlar, patates, makarna, börek vb oluyor. O nedenle, iş yerinizde bu tarz toplu hazırlanmış yemek varsa tavsiyemiz yememeniz. Zaten sabah Karatay kahvaltısı yapmış birinin öğle yemeği paydosunda acıkması mümkün değil. Öğle paydosunu yürüyüş için kullanabilirsiniz. Daha sonra akşam yemeğine kadar acıkmamak için, yanınızda götürdüğünüz kuruyemişler, yoğurt, ayran gibi sağlıklı yiyeceklerden atıştırıp ana yemeğinizi akşam eve döndüğünüzde kendiniz sağlıklı bir şekilde hazırlayıp yiyebilirsiniz.

Dışarıya yemeğe çıktığınızda, ızgara et veya balık, yanında salata yiyebilirsiniz veya Canan Hanımın yaptığı gibi işkembe paça çorbası içebilirsiniz. Siparişinizi verirken etinizin yanına garnitür olarak patates veya pirinç pilavı konulmamasını, varsa bulgur pilavı konulabileceğini mutlaka hatırlatın. Salatanıza yağ koymamalarını, yağı masaya getirmelerini, kendiniz koyacağınızı belirtin. Gelen yağın zeytinyağı olduğundan emin olursanız, ki kokusundan belli olur, bolca ekleyebilirsiniz. Yanınızda küçük bir şişe zeytinyağı alabilirsiniz gideceğiniz yere göre. Peynir tabağı da ısmarlayabileceğiniz bir yiyecek.

Uzman Karataycıların çantasında mutlaka ceviz veya kuruyemiş bulunur. Ceviz ve peynir de doyurucu olacaktır.  İçecek olarak açık ayran, su, maden suyu, Türk kahvesi veya  filtre kahve tercihiniz olmalı.

Kahvaltı için dışarıya giderseniz yanınıza mutlaka kuru yemişinizi alın. Gittiğiniz yerde peynir, zeytin, yumurta bulursunuz, yanına kuru yemişinizi de ekleyip kahvaltınızı yapabilirsiniz. Reçel, bal ve ekmeği gelirse bile mutlaka geri gönderin.

Bir pastahanenin kapısından bile içeri girmeyin. Çünkü içerdeki her türlü ürün trans yağlı ve Gİ en yüksek olan ürünler.

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2010

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Öneri 11_1 - Karatay Menüsü
« Yanıtla #25 : 18 Mart 2016, 17:18:17 »

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Öneri 11_2 - Ne Yemeliyiz?
« Yanıtla #26 : 18 Mart 2016, 17:22:35 »
Öneri 11_2 - Ne Yemeliyiz?

Öneri 9 ’da “ne kadar ve ne zaman yemeliyiz?”, Öneri 10’ da ise “nerede yemeliyiz?” soruları ile ilgili düşüncelerimizi paylaşmıştık. Bugün ise son kalan"ne yemeliyiz?" sorusuna yanıt arayacağız.

Bu konu Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay’ın kitaplarında ayrıntılarıyla işlenmiştir. Herkese öncelikle Karatay Diyeti kitaplarını okumalarını tavsiye ediyoruz. Biz burada kendimiz için hazırladığımız bir tabloyu paylaşacağız.

Bu tabloda bizim oldukça sık kullandığımız veya mutfağa dahi sokmadığımız gıda maddeleri var. Bu tablo çok daha geliştirilebilir. Karatay Diyeti kitaplarında çok daha ayrıntılı olarak bu bilgileri bulabilirsiniz. Kitaplarda yer almayan gıda maddelerinin de biz hemen glisemik indeksine bakıyoruz. Şayet

Gİ 0 – 30 arası ise doyana kadar yiyoruz,

Gİ 31 – 55 arası ölçülü yiyoruz (Örneğin Nohut, bulgur),

Gİ 56 – 70 arası yemiyoruz veya eser miktarda yiyoruz (Örnek haşlanmış havuç),

Gİ 71 – 100 Mutfağa bile sokmuyoruz.

Yarın: “Ne – Ne kadar – Ne zaman – Nerede Yemeliyiz?"Sorularının yanıtlarını toplu halde paylaşacağız.

YASAKLAR

(Glisemik indeksi yüksek gıdalar)

Un ve unlu her türlü gıda (Ekmeğin her çeşidi) -  Kavrulmuş kuru yemişler

Her türlü şeker, şekerli her türlü gıda, her türlü tatlandırıcı ve diyabetik ürünler

Pirinç, patates, pişmiş havuç

Karpuz, kavun, üzüm, incir, muz

Markette satılan tavuk, yumurta ve markette satılan fabrikasyon her türlü ürün ile sucuk, salam, sosis

Her türlü meşrubat (diyet – light ürünler dâhil), meyvalı yoğurt, Nescafe, her türlü alkollü içkiler,

Ayçiçek yağı, mısırözü yağı, margarin

Tahıllar

Ara öğünler, doymadan sofradan kalkmak, saat 20:00 den sonra bir şeyler yemek veya atıştırmak. Şayet ara öğün yeme ihtiyacı hissederseniz bilin ki bir önceki yemeği doyana kadar yememişsiniz.


SERBESTLER

(Glisemik indeksi düşük gıdalar)

Ceviz, kavrulmamış fındık – fıstık -  badem

Günkurusu kayısı (3-5 ad)

Bulgur, pişmemiş havuç

Şeftali, elma, erik, kiraz vb (Günde 1 porsiyon)

Serbest dolaşan tavuk, doğal her türlü ürün ve yumurta ile pastırma

Bol su (günde en az 2 litre), maden suyu, ev yapımı yoğurt ve bu yoğurttan yapılan ayran, bitki çayı, Türk Kahvesi, filtre kahve

Tereyağı, zeytinyağı, fındık yağı,

Et, balık, sebze, salata, bakliyat, yer fıstığı

Kalori hesabı olmadığı için serbest gıdaları saat 20:00 yi geçmemek koşuluyla doyana kadar yemek, tercihan günde 2 öğün yemek, (saat 20:00 den sonra su, kahve, çay, ayran, maden suyu içilebilir.)



http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2011

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Öneri 12 - Kimler Kilo Veremiyor?
« Yanıtla #27 : 22 Mart 2016, 00:42:42 »


Öneri 12 - Kimler Kilo Veremiyor?

Bu bilgiler Karatay Diyeti uygulayarak sağlığına kavuşmuş olan bizim deneyimlerimizden ve Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay'ın “Karatay Diyetiyle Yaşam Boyu Sağlık" kitabından (II. Kitap) yararlanılarak derlenmiştir.

Karatay Diyetine başlayan birçok kişi, çok rahat bir biçimde kilo verdiklerini SAĞLIKLI YAŞIYORUZ sayfasında paylaşırken bazı kişiler de Karatay Diyeti'ni uyguladıkları halde kilo veremediklerini dile getiriyorlar. Kilo veremeyen kişilerin durumlarını analiz ettiğimizde çok büyük bir bölümünün Karatay Diyeti uygulamadıkları veya yanlış uyguladıkları gözlenmiştir. Bu gözlemlerimizi şu şekilde sıralayabiliriz.

1. KARATAY DİYETİ KİTABINI OKUMAYANLAR KİLO VEREMİYOR:
Bazı takipçilerimizin Karatay Diyeti kitaplarını hiç okumadan ve bu işin mantığını özümsemeden bu işe soyunduklarını görüyoruz. Bu kişiler, kilo veremez yağlarını yakamaz. İlk günlerde ekmeği şekeri kesince verilen kilolar sizi aldatmasın. O giden kilolar yağ değil sudur. Kendinizi tartıda hafiflemiş görürsünüz ama ilk fırsatta vücudunuz kaybettiği suyu geri toplayabilir.  Bir süre sonra direnç başlayacaktır.

2. BEYNİNE RESET ATMAYANLAR KİLO VEREMİYOR:
Daha önceki yaptıkları diyetlerin etkisinden kurtulamayan başka bir deyişle beslenme ile ilgili geçmişte öğrendiklerine reset atamayanlar, bazı kişilerin etkisinde kalanlar kilo veremiyor, verdikleri ise geçici oluyor. Karatay Sağlıklı Beslenmesini uygulayacak olan kişinin geçmişte beslenmeyle ilgili  öğrendiği her şeyi unutması ve beyninden silmesi gerekiyor.

3. YETERİNCE YAĞ YEMEYENLER KİLO VEREMİYOR:
Prof Dr. Canan Efendigil Karatay “yağ yemezseniz yağları yakamazsınız” diyor. Diyetisyenlerin etkisinden çıkamamış ve yemeklerine zeytinyağı koymaya korkanlar, tereyağı ve yağlı et yemeyenler kilo veremiyor.

4. AZ VE SIK YİYENLER KİLO VEREMİYOR:
Bir çok kişinin ara öğünler yiyerek beslendikleri görülmüştür. Oysa "sık sık ve az yemek sizi değil hastalıkları besler" diyor Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay (Sayfa 33) Günde 3 öğünden fazla yemek yenmemeli ve ara öğünler kalkmalıdır. Öğünler arasında en az 4-5 saat geçmeli ve akşam 20.00 den sonra hiçbir şey yenmemelidir.

5. HER GÜN EN AZ 20 -30 DAKİKA YÜRÜMEYENLER KİLO VEREMİYOR:
Kilo veremediğini ifade eden birçok kişinin yeterli miktarda yürüyüş yapmadıkları gözlenmiştir. Bazı kişiler AVM 'de vitrinlere bakarak 2 saat dolaşmayı yeterli yürüyüş olarak nitelendirmektedir. Oysa aynı tempoda hiç durmadan en az 20 - 30 dakika yürüyüş yapılması gerekmektedir. Yani alın teri dökmeden kilo verilemiyor.

6. SU İÇMEYENLER KİLO VEREMİYOR:
Günde en az 2-3 litre sıvı alınmalıdır. (Sayfa 71)

7. GLİSEMİK İNDEKSİ YÜKSEK GIDALAR İLE SAĞLIKSIZ GIDALARLA BESLENENLER KİLO VEREMİYOR:
Bir çok kişinin Canan Hanımın mutfağımıza girmemesi gereken diye belirtiği gıdaları yedikleri gözlenmiştir.  Mutfaklara girmesi kesinlikle yasak olan gıdalar: her türlü ekmek (beyaz, kepek, çavdar vb), simit kuru ve yaş pastalar, her türlü tost, ambalajında diyet/light yazan veya yazmayan grisini galeta ve her cins bisküvi, pirinç pilavı, patates, mısır, makarna, börek, poğaça, açma, şeker çikolata ve her türlü tatlı, şekerli ve şekersiz reçeller, şuruplar bal ve pekmezler, bütün yapay tatlandırıcılar, ambalajında diyet/light yazan bütün yiyecek ve içecekler, hazır veya taze sıkılmış her türlü meyve suyu, bütün gazlı içecekler, her türlü kızartma, bütün hazır çorbalar, sucuk salam sosis gibi işlem görmüş et ürünleri, islenmiş tütsülenmiş balık ve etler, süt tozu krema vb ürünler, mayonez ketçap ve her türlü hazır soslar, marketlerde satılan kapalı çiftlik tavukları, karpuz ve kavun gibi doğal da olsa fazla miktarda şeker içeren glisemik indeksi yüksek meyveler. Yemekler düşük ısıda uzun süre pişirilmelidir. Buğulama en sağlıklı pişirme yöntemlerinden birisidir. Sıcak yemeklerde ve kızartmalarda kesinlikle Ayçiçek ve mısırözü yağı ve her türlü margarin kesinlikle kullanılmamalı, soğuk sıkım sızma zeytinyağı, fındık yağı ve saf tereyağı kullanılmalıdır. (Sayfa 72)

8. KAHVALTISINI YAPAMAYAN VEYA EKSİK YAPANLAR KİLO VEREMİYOR:
Kilo veremeyenlerin büyük bir bölümünün sabah kahvaltılarını yapmadıkları veya eksik yaptıkları gözlenmektedir. Oysa ki sabahları Karatay Diyeti'ne uygun olarak yapılmış bir kahvaltı, metabolizmayı 4-5 km koşulmuş gibi hızlandırır. (Sayfa 67) Yani sabah kahvaltıda tereyağı, 2 adet yumurta, 10 adet zeytin, avuç içi büyüklüğünde peynir, bir çay bardağı dolusu ceviz veya kavrulmamış badem veya kavrulmamış fındık, istediğiniz kadar domates ve yeşillik, 2-3 adet doğal kurutulmuş kayısı yediğiniz zaman 4-5 km koşmuşcasına metabolizmanız hızlanıyor. Başka bir deyişle kahvaltı etmiyorsanız metabolizmanızı hızlandırmak için 4-5 km koşmanız lazım.

9. BAZI KARBONHİDRATLARI FAZLA YİYENLER KİLO VEREMEZ:
Canan Hanım kitabında bazı karbonhidratlar için sınırlama getirmiştir. Örneğin bulgur pilavı için "2-3 kaşık yiyebilirsiniz" derken bazı arkadaşlar öğlen akşam tabaklar dolusu bulgur pilavı yerlerse kilo veremezler. Ayrıca düşük glisemik indeksli besinlerden fazla miktarda yendiğinde yüksek glisemik yük oluştuğunu da unutmamak lazım.

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2012

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Öneri 13 - Kilo Verilemiyorsa Nedeni Ne Olabilir?
« Yanıtla #28 : 23 Mart 2016, 12:01:23 »
Öneri 13

KARATAY DİYETİ’NE HARFİYEN UYULDUĞU HALDE KİLO VERİLEMİYORSA NEDENİ NE OLABİLİR?


Bir kişi “ne, nerede, ne kadar ve ne zaman yenir" kurallarına uyup bedensel egzersizini yaptığı yani Karatay Diyeti'ni harfiyen uyguladığı halde kilo veremiyorsa bunun 4 nedeni olabilir. Bu bilgiler Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay'ın “Karatay Diyetiyle Yaşam Boyu Sağlık" kitabından (II. Kitap) yararlanılarak derlenmiştir.

1- OMEGA 3 NOKSANLIĞI:
Kilo verebilmek ve kanser, depresyon, kalp hastalıkları, damar sertliği gibi pek çok hastalığı önleyebilmek için mutlaka Omega-3 yağları alınması gerekiyor. Omega-3 yağları, başlıca; tereyağı, balık, doğal yumurta, fındık fıstık badem gibi kuruyemişlerden alınabilir. (Sayfa 108-110)  Yani Omega-3 yağları almadan kilo veremez ve pek çok hastalıktan korunamazsınız.

2- D VİTAMİNİ NOKSANLIĞI:
D Vitamini eksikliği olan kilo veremez. D vitamini 2 kaynaktan elde ediliyor. 1- Güneşin UVB ışınları etkisiyle derimizde üretilmekte, 2- Gıdalarla alınabilmektedir. Balık, yürek ve karaciğerde de D Vitamini alınabiliyor. Ancak hiçbir gıda güneşin yerini tutamıyor. (Sayfa 44-47)

3- DEMİR EKSİKLİĞİ:
Vücutta demir eksikliği varsa kilo verilemez. (Sayfa 48-50) Karaciğer, yürek gibi sakatat, kırmızı et, baklagiller, yumurta sarısı, ceviz, fındık, fıstık, badem gibi kuruyemişler demir bakımından zengin gıdalardır.

4- GIDA ALERJİSİ VARSA:
Gizli gıda alerjisi varsa kilo verilemez. Bunu öğrenmek için “gıda entolerans testi” (York testi) yapılması gerekiyor.  (Sayfa 43)

http://woto.com/oneriler#%C3%96neri%2013

Çevrimiçi Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
« Son Düzenleme: 25 Mart 2016, 00:54:20 Gönderen: Togika »
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.