Gönderen Konu: Malumat deryası  (Okunma sayısı 42592 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Yabancı gözüyle islamiyet ve hristiyanlık
« Yanıtla #60 : 16 Şubat 2010, 21:01:13 »

Bütün dinleri inceleyen İngiliz bilim adamı Lord Dovenport, (Hz. Muhammed ve Kur’an-ı Kerim) adlı kitabında şunları yazıyor:

“İslâmiyet’in ahlâk üzerinde son derece titiz olması, Müslümanlığın az zamanda süratle yayılmasına sebep olmuştur. Müslümanlar, muharebede kılınca boyun eğmiş  olan başka din adamlarını, dâima af ile karşılamıştır. Juryo diyor ki: Müslümanların Hıristiyanlara karşı davranışı ile, papalığın ve kralların kendi dindaşlarına reva gördüğü muamele, aslâ kıyas edilemez.

Meselâ: 1572 senesi Ağustosun yirmi dördüncü günü, yani Sen Bartelemi yortu günü, Dokuzuncu Şarl ve Kraliçe Katerina’nın emri ile Paris ve civarında altmış bin Protestan öldürüldü. Sent Bartelemi, on iki havâriden biri olup, milâdî (71) senesinde, Ağustos ayında Hıristiyanlığı neşrederken Erzurum’da şehit edilmişti. Böyle nice işkencelerde dökülen Hıristiyan kanları, Müslümanların harp meydanlarında döktükleri Hıristiyan kanlarından kat kat fazladır.

Bunun içindir ki, birçok aldanmış insanı, İslâmiyet’in zâlim bir din olduğu zannından kurtarmak lazımdır. Böyle yanlış sözlerin hiçbir vesikası yoktur. Papalığın, vahşet ve yamyamlık derecesine varan işkenceleri yanında, Müslümanların, gayri Müslimlere karşı davranışları, ağzı süt kokan bir sübyanınki kadar yumuşak olmuştur.”   

İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Türkler asla mağlup edilemezler!
« Yanıtla #61 : 16 Mart 2010, 00:24:29 »
Akka’yı kuşatan Napolyon, Mısır’daki muvaffakiyetlerinden ümitlenerek burayı da kolayca ele geçireceğini sanıyor, bu maksatla Cezzar Ahmet paşa’ya teslim olmasını söylüyordu. Paşa tekliflerin hepsini reddetti.

   Gece şehre meş’aleler ışığı altında saldıran düşman askerleri ihtiyar paşayı  yalın kılıç askerin başında buldular. Paşa, yaşından ümit edilmeyen bir çeviklikle dövüşüyordu.

   Akka’da, elli dört gün kan gövdeyi götürmüş, fakat Napolyon şehre girememişti. Napolyon son bir defa daha saldırdı. Bu saldıra da, korkunç bir şekilde püskürtüldü.
   Akka’da Müslümanlar tarafından unutamadığı bir hezimete uğratılan Napolyon, Türkler için diyor ki:

   - “İnsanları yükselten iki büyük meziyet vardır: Erkeğin cesur, kadının iffetli olması... Bu iki meziyetin yanında kadınla erkeği şereflendiren bir fazilet daha vardır: Îcabında her şeyini tereddüt etmeden feda edecek kadar vatana bağlı olmak...  
Bu meziyetler ve faziletler en büyük kahramanlığı, hayatın elemine, kederine karşı fütursuz kalmayı ve ağır hadiselere göğüs germeyi gerektirir. İşte Türkler bu çeşit kahramanlardır. Bundan dolayı Türkler, belki öldürülebilir; fakat asla mağlup edilemezler.”  



Akka  kalesini kuşatan Napolyon’un “Teslim ol!” mektubunu buruşturup yere atan kale komutanı Cezzar Ahmet Paşa:
“-Yaşım seksen,  lâkin Elhamdülillah elim hâlâ kılıç tutar” demiştir.
Akka kalesi önünde hayatının ilk mağlûbiyetini alan Napolyon şöyle demiştir:
“Akka’da yenilmeseydim belki şark imparatoru olurdum...”
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Dişleri görünecek kadar güldü
« Yanıtla #62 : 04 Nisan 2011, 01:19:17 »
Enes ibni Mâlik (radiyAllahu anh) den : 
 
Resûlüllah aleyhisselam oturmakta iken birden dişleri görünecek kadar güldüler.   
Hz. Ömer; 
 
-Anam babam sana fedâ olsun Ya Resûlellah dedi. Sebebi nedir?
 
-Ümmetimden  iki  kişi  izzet  sâhibi  Rabbi  Taâla’nın  huzurunda  diz  çökmüşler,  birisi 
şöyle diyor:
 
 -Yâ Rabbi kardeşimden benim hakkımı alıver. 
 
-Allah Taâlâ  (suçlanana)  :
 
-kardeşinin hakkını ver, buyurdu.
 
-Ya rabbi dedi hasenatımdan ona verecek hiçbir şey kalmadı.   Şikayet eden : 
 
-Yâ  Rabbi  öyleyse  günahlarımdan  bir  kısmını  yüklensin.  Bu  sıra  Resulüllah
(sallelahu aleyhi vesellem)’in in gözleri yaşla doldu.  Sonra şöyle buyurdu :
 
-Bu,  hakîkaten  azîm  bir  gündür.  Öyle  bir  gün  ki,  insanlar  günahlarından  bir
kısmını  başkası  tarafından  yüklenilmesine  ihtiyaç  duyacaklardır.  Sonra  şöyle
buyurdu :
 
Aziz ve celîl olan Allah şikâyet sahibine şöyle diyecek  :
 
-Başını kaldır ve cennet bahçelerine bak. O başını kaldırıp haykıracak. 
 
-Ya rabbi gümüşten şehirler ve incilerle süslenmiş altundan köşkler gördüm bu
hangi peygambere, hangi şehide âittir?  Allahu taâla :
 
-Bana bedelini verenindir.
 
-Peki buna kim sahip olabilir ya Rabbi?
 
-Ona sen sahip olabilirsin.
 
-Nasıl yâ Rabbi?
 
-Kardeşini affederek.
 
-Affettim ya Rabbi. Bununu üzerine Hz. Allah buyuracak ki :
 
-Kardeşinin  elinden  tut  ve  onu  cennete  koy.  Devamla  Resulüllah  (s.a)  şöyle
buyurdu :
-Allahtan  korkun,  aranızdaki  münâsebetleri  düzeltin.  Şüphesiz  Allah,  kıyâmet
gününde mü’minlerin arasını düzeltir”   (……)
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Eğer...
« Yanıtla #63 : 04 Nisan 2011, 01:20:34 »
 
Eğer, çevrendekiler itidâlini kaybedip de seni suçlandırdığı zaman sen
soğukkanlılığını muhâfaza edebilirsen,
 
Eğer,   herkes   senden   şüphelendiği   halde   onların   bu   şüphesini
müsâmaha ile karşılayabilir ve kendine olan güvenini kaybetmezsen,
 
Eğer,  bekleyebilir  ve  beklemekten  yorulmazsan,  yâhut  senden  nefret
edilir de sen, nefretle mukâbelede bulunmazsan  ve  : 
 
Eğer, ne çok iyi görünmeğe çalışır, ne de çok âkılâne lâflar etmezsen,
 
Eğer, hayâl kurabilir, fakat hayallerinin esiri olmazsan,
 
Eğer, düşünebilir, fakat düşüncelerinin kölesi olmazsan,
 
Eğer,  zafer  ve  felâketle  yüz  yüze  gelir  ve  bu  iki  (geçici)  sahtekârı  da
aynı şekilde karşılayabilirsen,
 
Eğer, doğru olan sözlerinin, hîlekârlar tarafından ahmakları oyalayacak
bir  tuzak  hâline  getirilmesine  tahammül  edebilirsen,  yahut    hayâtını
vakfettiğin şeylerin bir anda yıkılışını seyredebilir ve durup yıpranmış
âletlerle onu tekrar kurabilirsen,
 
Eğer,  bütün  kazançlarını  bir  hamlede  şansın  kucağına  atıp  kurban
edebilir  ve  sonra  yeni  baştan  başlayabilir  ve  kaybından  dolayı  hiç
sesini çıkarmazsan,
 
Eğer,  iş  işten  geçtikten  sonra  kalbini,  sinirlerini  ve  enerjini    tekrar
seferber    edebilir    ve    gâyene    ulaşmaya    çalışabilirsen    ve    sana
“mukavemet et” diyen irâdenden başka hiçbir şeyin kalmadığı zaman
dişini sıkmasını bilirsen,
 
Eğer,   câhil   insanlarla   konuştuğun   halde   fazîletlerini   muhâfaza
edebilirsen,   yahut   krallarla   dolaştığın   halde   gururlanıp   benliğini
kaybetmezsen,
Eğer, herkese kıymet verir, fakat kimseye fazla güvenmemeyi bilirsen,
 
Eğer, her dakikanın altmış sâniyesini faydalı olarak doldurabilirsen,
İŞTE  O  ZAMAN  DÜNYA  DA,    İÇİNDEKİ  HERŞEY  DE  SENİNDİR.  SEN  O  ZAMAN
BİR ADAMSIN OĞLUM..Rndyard Kipling (Adapte eden Prof. Dr. Lütfi Vural)
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Gazneli Mahmut ve Harakani
« Yanıtla #64 : 04 Nisan 2011, 19:39:07 »

Şeyh Harakanî'nin şöhretini duyan Gazneli Mahmut, adamlarıyla
birlikte, biraz da onu imtihan maksadıyla Harakan'a gelir. Sultan,
yanına geldiğinde Şeyh Harakanî, ona özel bir ilgi göstermediği gibi,
ayağa da kalkmaz.
Sultan pek çok sorular sorar ve şeyhi sınar. Aldığı tatminkâr cevaplar
ve şeyhin mehabeti karşısında irkilir, endişesi sevgi ve saygıya
dönüşür. Şeyhe bir kese altın ihsanda bulunmak isterse de Harakanî
bunu reddeder.
Bu sefer, ondan bir hatıra olsun diye herhangi bir eşyasını ister.
Harakanî de Sultan'a bir gömleğini verir.
Görüşme tamamlandıktan sonra Sultan, veda ederken Şeyh Harakanî onu
ayakta uğurlar. Sultan, şeyhin kendisini yolcu ederken ayağa
kalktığını görünce sorar:
        -Efendim, geldiğimizde ayağa kalkmadınız ama, yolcu ederken
ayaktasınız. Sebebini öğrenebilir miyim?
Şeyh Harakanî, şu karşılığı verir:
         -İlk gelişinizde padişahlık gururu ve bizi imtihan niyetiyle
geldiniz ama şimdi dervişlerin haliyle ayrılıyorsunuz. Dervişlik
devletine ve tevazu haline saygı gerekir.


Cenâb-ı Hak buyuruyor:
        "Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde
böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran
kimseleri asla sevmez." (Lokman, 18)

Rasûlullah (sav) buyuruyor:
         "Size cehennemliklerin kimler olduğunu söyleyeyim mi? Katı
kalbli, kaba, cimri ve kurularak yürüyen kibirli kimselerdir."
 (Buhârî, Eymân 9; Müslim, Cennet 47.)
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Bir sözü mü saklayamadın?
« Yanıtla #65 : 30 Haziran 2011, 14:58:46 »
BİR SÖZÜ MÜ SAKLAYAMADIN?

Tabiun'un büyüklerinden Hasan-ı Basrî k.s.'ye birisi gelerek şöyle dedi:

- Falan kişi senin hakkında kötü şeyler söylüyor. Bunun üzerine aralarında şu konuşma geçti:

- Sen onu nerede gördün?

- Evinde misafirdim.

- Misafirlikte ne yedin?

- Şunları şunları yedim.

- Ey nâmert adam! Bu kadar yemeği karnında sakladın da bir sözü mü saklayamadın? Eğer doğru söylüyorsan benim onunla dört işim vardır: Dilimle ondan şikâyet etmem, kalbimden ona kin tutmam, dünyada ve ahirette ona hasım olmam, hak talep etmem. Onunla cennete girmek isterim. Şimdi kalk, getirdiğini geri götür. Söz getiren, söz götürücü olur. Ben hakkımı helal ettim; sen de git ondan helalık al.” (Riyâdu'n-Nâsihîn)
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Ana rahminde yaratılmayan 4 mahluk
« Yanıtla #66 : 29 Ocak 2012, 14:02:33 »
Ana rahminde bulunmadan yaratılan 4 mahluk
1-   Adem A.S.
2-   Havva R.A,
3-   Salih A.S. ın devesi
4-   İsmail A.S. a inen koç
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Yoksulluk sebepleri
« Yanıtla #67 : 22 Nisan 2013, 06:18:26 »
Peygamberimiz aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm buyurmuş ki:
“İnsana yoksulluk yirmi dört şeyden hasıl olur:

1. Ayakta bevl etmek (idrar),
2. Cünüp iken yemek yemek
3. Ekmek ufağını hor tutup basmak,
4. Soğan ve sarımsak kabuğunu ateşe yakmak,
5. Alimlerin önünce yürümek,
6. Babasına ve anasına adıyla çağırmak,
7. Rast geldiği ağaç ve süpürge çöpüyle dişini kurcalamak,
8. Elini balçık yıkamak,
9. Eşik üzerine oturmak,
10. Bevl ettiği (idrar ettiği) yerde abdest almak,
11. Çanağı ve çömleği yıkamadan yemek koymak,
12. Elbisesini üstünde dikmek,
13. Yüzünü eteği ile silmek,
14. Aç iken soğan yemek,
15. Evinde örümcek komak,
16. Sabah namazını kılıp mescitten öncedelike çıkmak,
17. Erken pazara varıp ve pazardan geç çıkmak,
18. Yoksul kimseden ekmek satın almak,
19. Çıplak yatmak,
21. Kapkacağı örtüsüz bırakmak,
22. Çerağı üfürmek,  (sıcak yemeğe üfürmek de-soğutarak yemeli)
23. Her şeyi “bismillah” demeden işlemek,
24. Şalvarını ayakta giymek.” Bunlar cümle yoksulluk getirir, müminler sakınmak lazımdır.

Dahi bir not  :

Bir adam sabah namazına erken uyanayım derse, yatacak vakit:

“înna a’taynâke” sûresini okusa sonra:

-Ya Rabbi beni sabah namazına vaktiyle uyandır” dese,

Bi-iznillâhi Tâalâ ol adam sabah namazına vaktiyle uyanır   (Miftahul-cenneh sayfa 49)
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Müzik ruhun nesi?
« Yanıtla #68 : 22 Nisan 2013, 06:20:22 »
İslâm âlimlerinin, (Müzik ruha zehir ve nefse gıdadır) sözüne ve hadis-i şeriflerle de yasak edilmesine rağmen, Bir takım reformcuların çalgıları teşvik etmesi kıyâmet alâmetidir.

Müziğin, çalgının haram olduğu hakkında çok uzun bilgiler vardır.

Burada kısa bilgi verelim:

Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

(İlk teganni eden şeytândır.) [Taberani]

(Müzik, kalpde nifak hâsıl eder.) [Beyheki]

Kur’an-ı kerimi, musiki perdelerine uydurarak okumak haramdır. (Bezzâziye)

Çalgı çalarak veya oyun arasında Kur’an okuyan kâfir olur. (Tergib-üs-salât)
Müzik âletlerinin haram olduğu konusunda icmâ vardır. (İbni Salâh)

Fudayl bin İyâd hazretleri,

-Müzik ve şarkı, zinânın teşvikçisidir” buyurdu. (İbni Ebi-d-dünya)

Muhammed Rebhâni hazretleri buyuruyor ki:

Saz, tanbur, def, ney ve diğer çalgılar, Allah’a isyândır. (Riyâdün Nâsıhin)

Saz dinlemekten kulakları korumalıdır. (Risâle-i Birgivi)

(Resulullah çalgı âletleriyle para kazanmayı yasakladı.) [Begavi]

(Ben, mizmarları [yani çalgıları], putları yok etmek için de gönderildim.)
[İ. Ahmed, Ebu Nuaym, İbni Neccar]

(İblis dünyaya inince yemek istedi. Besmelesiz yenen yemekler senin denildi. Müezzin istedi. Mizmarlar [çalgılar] müezzinin denildi.) [Taberani, İbni Ebi-d-dünya, İbni Cerir]

(Nimete kavuşunca mizmar çalmak Allah’ın gazabına sebep olur.) [Deylemi, Bezzar]

(Çalgıcılar çoğalınca, belâ zuhur eder.) [Tirmizi, Ebu Davud, İbni Mace, İ. Ahmed]

(Bir zaman gelecek, zinâyı, içkiyi ve çalgıyı helâl sayanlar çıkacaktır.) [Buhari]





-Müslüman ülkelerde bile genelevlerin yaygın olması,
-Müslümanım” diyenler tarafından içki festivallerinin düzenlenmesi,
-çatlayana kadar içki içilmesi,
-haram olduğu inkâr edilerek ve ruhun gıdası denilerek her yerde çalgı çalınması, -Sahih-i Buhâri’de bildirilen son hadis-i şerifteki hususların meydana çıktığını göstermektedir.

Abdullah ibni Abbas hazretleri, (Çalgı haramdır) buyurdu. (Beyheki)

Âişe (r. anha) validemiz, bir evde şarkı söyleyen birini görünce ona,

-Yazıklar olsun sana! Bu şeytandır, bunu çıkarın dışarı” dedi ve onu çıkardılar. (Buhâri)


(Ümmetimden bazıları, içkilere başka isim vererek içerler. Şarkıcı kadın ve çalgı âletleriyle eğlenirler. Allahü teâlâ, onları yerin dibine batırır.) [İbni Mace]

İbni Teymiye bile, (Şarkı ve müzik, şeytâni duyguları harekete geçiren en etkili unsurlardan biridir) demiştir. (Mecmu-ul Fetâva)

Şarkı, Kitap ve Sünnet ile yasaklanmıştır. (İmam-ı Kurtubi)

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

İmam-ı Ziyâeddin-i Şâmi, Mültekıt kitabında, (Hiçbir âlim, teganniye mubah demedi) buyurdu. (m. 266)

Burhâneddin-i Mergınânî hazretleri buyurdu ki:

Kur’an-ı kerimi teganni ile okuyan hâfıza, ne güzel okudun diyenin imanı gider. Tecdîd-i iman gerekir. Kuhistânî de, böyle yazmaktadır. (Dürr-ül-müntekâ)


Müzik, nefsin gıdâsı, ruhun zehridir, kalbi karartır. (Dürr-ül meârif)

Her çeşit çalgı dinlemek haramdır. (Fetâva-i Bezzaziye, Hadika, Ahlak-ı alâiyye)

Müzik bütün (semâvi) dinlerde büyük günahtır. (Dürr-ül-münteka)

Çalgı çalmanın haram olduğu, icmâ ile bildirildi. (Makamat-ı Mazheriyye)

Bu kadar vesikayı inkâr eden câhil değilse, mutlaka mezhepsizdir. (Kuralay’dan)
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Karıncadan ibretlik ceza !
« Yanıtla #69 : 11 Eylül 2013, 17:30:04 »
Araştırıcı birisinden menkul:
Zamanında karıncanın birisi yuvasından dışarı çıkmıştı. Bir gün ilerlerken yolda bir ÇEKİRGE ölüsüne rastladı uğraştı onu yuvasına götüremedi. Hemen gidip arkadaşlarını haber verdi ve kalabalık bir şekilde aynı yere geldiler.
Tam o esnada ben çekirgeyi sakladım geldiler ve o karınca etrafı aradı bulamadı geri dönüp gittiler.
Sonra ilk gören karınca yalnız geldi ve (o esnada) aynı yere koyduğum çekirgeyi tekrar gördü.
Yine uğraştı ve götüremeyince tekrar diğer karıncalara haber verdi. Tekrar hepsi geldiler.  Fakat bu arada ben yine çekirgeyi sakladım.
Bu şekilde üç defa aynı olayı tekrarlayınca sonunda o karıncayı aralarına aldılar ve her biri bir UZVUNU KOPARARAK yalancı durumuna düşen karıncayı parça parça ederek cezalandırdılar.  (TAV 16.11.03)
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Örnekleme: Küfür tektir!
« Yanıtla #70 : 11 Eylül 2013, 17:37:36 »
Avrupanın bir kentindeki  bir otelde, Uluslar arası Din adamları toplantısı yapılıyormuş.

Toplantı vesilesiyle bir katolik papaz, bir Müslüman imam ve bir yahudi haham dost olmuşlar.

Öğle yemeği arasında  sandviçlerini alıp, otelin yakınındaki bir parkta bulunan göle giderek kiraladıkları bir kayıkla gölde dolaşmaya ve sandviçlerini yemeye başlamışlar.

Gölün ortalarında bir yerde haham özür dileyerek;

"Çok affedersiniz, Tel Aviv'e acele bir telefon etmem gerek, hemen dönerim" demiş.
Eteklerini toplamış ve gölün üzerinde zıplaya zıplaya yürüyerek, kıyıya çıkıp otele gitmiş.

Gerçekten de kısa bir süre sonra geri dönmüş ve gelip, gölün üstünde zıplaya zıplaya yürüyerek kayığa binmiş ve göl turlarına devam etmişler.

Bizim imam bu işe çok şaşırmış.

-Allah Allah, adamdaki iman gücüne bak yahu!.. diye derin derin düşünmüş.

Bir süre sonra papaz izin istemiş;

"Çok affedersiniz, ilacımı almam gerek, hemen dönerim" demiş,

Eteklerini toplamış ve gölün üzerinde zıplaya zıplaya yürüyerek, kıyıya çıkıp otele gitmiş.

Olan bitenlere bizim imam çok duygulanmış ve :

-Mutlaka benim de yapmam gerek, yoksa Müslümanlığa gölge düşürürüm, diye, papazın dönüşünü beklemiş.

Papaz kısa bir süre sonra dönmüş, yine gölün üstünde zıplaya zıplaya, yürüyerek kayığa binmiş ve göl turlarına devam etmişler.

Gölün ortasına gelince, bizim imam aşırı heyecanla hazırladığı bahaneyi unutup :

"Çok affedersiniz, gidip tespihimi alıp gelmem gerek" deyip uzun bir besmele çekmiş, atmış kendini göle..

Tabii,..  doğru suyun dibine gitmiş.

Papazla haham imamı sudan çıkarıp, kayığa bindirmişler…İmam bu işe, şaşırıp kalmış.

-Ey yüce Allahım, bu kefereleri suyun üstünde yürütüyosun, beni dibe batırıyosun, acaba ne hikmettir, yüzümü ak çıkar yarabbi!.. diyerek uzuun bir besmele çekip tekrar atmış kendini göle.

Ve yine gluk.. gluk.. deyip dibi boylamış.
Papazla haham bunu tekrar gölden çıkarırken haham, papaza demiş ki:

-Yahu Peder, gel şu imam efendiye taşların yerini gösterelim, yoksa

adam telef olup gidecek!!"…
…………………………………….
Evet, Müslümanlara karşı, daima birlikte hareket eden gayr’i müslimlerin, her hareketlerinde bir hile ile üstün görünme plânları ve gizli kapaklı hileleri mutlaka vardır.
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Hz Osmanın satmadığı ticaret malı
« Yanıtla #71 : 01 Aralık 2013, 22:30:29 »
HZ. OSMAN  ŞAMDAN  MAL GETİRMİŞTİ


Hz. Osman Şamdan ticaret malı getirmişti.

Medine’i Münevvere’de erzak bulmakta halk sıkıntı çektiği bir zamanda idi.

Bir anda halk Hz. Osman’ın etrafını sarmış ve mal bitmeden  herkes, bir şeyler almak istiyordu. Fakat Hz. Osman :

-Satmıyorum, dedi..

Halk hayret etti. Büyük kar teklif ederek ısrar ettiler. Ama Osman radiyAllahu anh yine :

-Satmıyorum.. diyordu. Malı bir depoya doğru götürdü ve satmadı.

Nihayet Hz. Osman’ı, Halife Hz. Ömer’e şikayet ettiler.  

Akşam vaktı idi Osman’ın kapısı çalındı. Osman kapıya çıktı ve karşısında Halife Ömer’i gördü.
-Buyur ya Emirel’mü’minin, buyur, dedi.. Ömer radiyAllahu anh :

-Getirdiğin ticaret mallarına halk üç misli kar vermiş ama sen satmamışsın sebebi ne olabilir ki, Halkın şiddetli ihtiyacı var, neden satmıyorsun ya Osman? Demiş.

–Daha fazla veren var da ondan. diye Osman cevap verince, Halife Ömer merakla sorar :

-Daha fazla kim verebilir Ya Osman!.

-Var var..   Allah,  bire 700 veriyor, der Hz. Osman ve .

Sonra da Halife Ömer’e seslenir :

-Ey Resulüllahın  Halifesi!   Peygamberin şehrinin halkı ihtiyaç içinde kıvranır ve aç yatarken, mal satılır mı?..  
-Al.. Bütün bu erzakı halka, parasız olarak dağıt, der.

İşte Hz. Peygamberin ashabı…

Onun içindir ki, Hz. Osman hakkında sevgili peygamberimiz Tebük seferindeki cömertliğinden dolayı :

(Ma darre şey’ün Osmane’e ba’du) =Bundan sonra, Osman’a hiçbir şey zarar vermez” buyurmuştur.

Biz de, zekat vermemenin yollarını ararken, bazen de.

-Zekatımı, babama versen olur mu? diye fetva arıyoruz..

Fesubhanellah, babana bakmaya zaten mecbur değil misin be müslüman?. Ne hale geldik ya Rabbi...
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Bir gün İblis, Yahyâ Aleyhisselâm'a geldi.

Yahya Aleyhisselâm onun üzerinde çeşitli çengeller gördü; "Bunlar nedir?" diye sordu.

"Bunlar insanoğlunun hoşlandığı şeylerdir. Nefsine aldanan insanları bunlarla avlarım." dedi.

"Benim için orada bir şey var mı?" diye sordu.

"Karnını iyice doyurduğunda, namazdan ve zikirden gevşeklik göstertiriz." dedi.

"Başka bir şey var mı?" diye sordu. "Hayır" dedi.

Yahya Aleyhisselâm;

"VAllahi ben bundan sonra karnımı asla doyurmam." dedi.

İblis de; "VAllahi ben de bundan sonra hiçbir Müslüman'a asla doğruyu söylemem." dedi.
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Cinlerin atık kemikler üzerinde rızıkları vardır!
« Yanıtla #73 : 24 Ağustos 2014, 17:16:31 »
-Bana Nasîbîn (Nusaybin) cinlerinin bir hey'eti geldi. Amma (bunlar) ne hoş cin!.. Benden azık istediler. Ben de onların istifâdeleri için Allâhu Teâlâ'ya:
-Cinler, uğradıkları her kemik ve tezek makûlesi üzerinde her halde (kendileri için) bir taam (hayvanları için de yem) bulsunlar! diye duâ ettim. (Buhari Tecridi sarih 10-52)
Onun için. Atılmış kemik parçalarını kirletmemek gerekir. Aksi halde rızıklarına dokunulduğu için cinlerin zarar vermesi muhtemeldir. (Buhari tecridi sarih 1546 no.lu Hadisi şerif)
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."