Gönderen Konu: Mezhepsizlik Fitnesi Nasıl Çıktı?  (Okunma sayısı 10512 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Mezhepsizlik Fitnesi Nasıl Çıktı?
« : 23 Şubat 2009, 12:30:02 »

Müslümanlar arasındaki dehşet verici kafa karışıklığının başlangıcı 1970'lere dayanır. O tarihlerde Diyanet'e hakim olan zihniyet, Osmanlı idaresindeki Suriye'den Mısır'a kaçmış olan reformcu ve yenilikçi Reşid Rıza'nın Telfik-i Mezahib (Mezheplerin fıkıh hükümlerini karışık olarak uygulamak) lehindeki kitabını Osmanlıca'dan bugünkü Türkçeye çevirtip yayınlamıştı.

Bendeniz o zaman Almanya'da sürgünde bulunuyordum. 1974'te Af Kanunu çıktıktan sonra vatanıma döndüğümde şöyle bir vak'a anlatmışlardı: Bir cami, kürsüde turfa bir vaiz haykırıyor "Ey Müslümanlar! Problemlerimize çare ve çözüm getirecek çok değerli bir kitap ayınlandı. Ankara'dan yeterli miktarda getirttik, camiden çıkarken birer nüsha alınız..." Bu kitap Telfik-i Mezahib kitabıymış...

Zehi gaflet!... Farmason, taqiyyeci, yalancı, Müslümanları aldatan, Halife-i Müslimîn Gazi Sultan Abdülhamid-i Sanî hazretlerini bir İngiliz ajanı ile birlikte tahttan indirme planları yapan Cemalüddin Efganî'nin talebesi Abduh'un şakirdi bir adamın yanlış bir tezi savunan kitabını okuyarak Müslümanlar kurtulacakmış...

Bu zihniyet, ictihad yapmaya ehliyeti olmayan kimselerin işkembeden ictihad yapmalarını tavsiye ediyordu. Eskiden ümmet dört büyük müctehide bağlıydı. Şimdi bozukların ve bid'atçilerin sayesinde yüzbinlerce naylon müctehidimiz oldu.

"Kur'ân Yahudileri ve Hıristiyanları İslâm'a çağırmıyor..." diyenler bile çıktı.

Vah vah, ne günlere kaldık!..

Kıyamet'e kadar kapanmayacak bir fitne fesat, nifak şikak, çekişme, verimsiz tartışma kapısını açtılar.

Birtakım mezhepsizlerin iddia ettiği gibi dört hak mezhep bir bölünme değildir. Asıl bölünme mezhepsizliktir. Ehl-i Sünnet içinde dört fıkıh sistemi vardır. Mezhepsizlikte ise on binlerce, yüz binlerce sistem değil, sistemsizlik, kafa karışıklığı bulunmaktadır.

Artık bu işler kolay kolay düzelmez.

Mezhepsiz bid'atçiler ictihad yaptıklarını, dini doğrudan doğruya Kur'ân'dan öğrendiklerini, Kutsal Kitabımızı doğru şekilde tefsir ettiklerini sanıyorlar. Bu zan onları gururlandırıyor, kendileriyle iftihar ediyorlar, kibre düşüyorlar.

Birtakım Rafizîler de bu toz duman, bu kargaşa içinde pür ümid bekliyor. Ehl-i Sünnet Müslümanları kendi fıkıhlarını bırakacak ve onların mezhebine girecek.

Zehi gaflet... Zehi gaflet...

Mezhep ve fıkıh lehindeki bir yazımı iktibas etmiş olan internet sitesine bir okuyucu şu mail'i göndermiş: "İbn Arabî'yi destekleyenin imanından şüphe ederim."

Ne kadar aşırı fikirlerdir bunlar.

Mezhepsizlik Arap ülkelerinde Müslümanları yüceltti ve kurtardı mı ki, Türkiye'de kurtarsın?

Mezhepler putmuş... Ne hezeyanlar ne hezeyanlar...

Bu konuları Şiî kardeşlerimle tartışmak istemem. Onları kendi hallerine bırakırım. Benim sözüm Ehl-i Sünnet Müslümanlarınadır. İslâm'ı doğru anlamak ve uygulamak istiyorsanız, dört mezhepten birinin fıkhını kabul edeceksiniz ve (istisnaî ve zarurî) haller dışında bütünüyle uygulayacaksınız.

İtikatta İbn Teymiyye ve onun gibi aşırılara tâbi olmayacak, Ehl-i Sünnet imamlarına ve gerçek ulemaya tâbi olacaksınız.

Kur'ân'ı kendi re'yinizle ve hevanızla yorumlamayacaksınız.

Dinde reformculuktan ve yenilikten ateşten kaçar gibi kaçacaksınız.

Resulullah Efendimiz'in (sallalahu aleyhi ve sellem) sünnetine sımsıkı sarılacaksınız.

Ashab-ı Kiram'ın tamamını sevip sayacaksınız.

Onların bazısının arasında bundan 1400 sene evvel cereyan etmiş bazı üzücü hadiseleri dinin esası olarak kabul etmeyecek ve bunlar hakkındaki hükmü Âdil-i Mutlak olan Yüce Rabbimiz'e bırakacaksınız.

Velhasıl din konusunda tartışmayacaksınız, çekişmeyeceksiniz.

Bilmeyenler bilenlere tabi olacak. Yüce Kur'ân'da "Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" buyurulmuştur.

İslâmî hiyerarşiye riayet edeceksiniz. Mezhebi, fıkhı inkar etmek bir ordudaki rütbeleri, hiyerarşiyi, disiplini inkar etmek gibidir.

Bizi Resulullah'a, O'ndan, Yüce Rabbimiz'e ulaştıran nuranî bir silsileye bağlanmak zorundayız.

Bu silsile gerçek fakihlerin ve mürşidlerin silsilesidir.

Mezhepsizlikte silsile milsile, icazet micazet yoktur. Mezhep devamlılıktır, mezhepsizlik kopukluktur.

Bazı mezhepsiz kardeşlerimi uyarıyorum. Bendenize sövüp sayarak, hakaret ederek, saçma sapan konuşarak bir yere varamazsınız.

Tefsir ve fıkıhta Resulullah Efendimiz'in iki büyük talebesi vardı. İbn Abbas ve İbn Mes'ud (radiyAllahu anhüma) hazretleri. Onlar Tabîi'nden talebe yetiştirdiler. Onlar da tebe-i Tabiî'nden... Böylece karnen ba'de karnin (bir nesilden öteki nesle) icazetli gerçek müfessirler ve fukaha yetişti. Bu devirde gerçek İslâm'ı onlar anlatıyor, öğretiyor. Bu muhterem zevata tabi olmakta büyük yararlar vardır.

Resulullah'a geçerli ve sahih bir silsile ile bağlı icazetli gerçek ulemaya, fukahaya, müfessirlere, muhaddislere ve diğer din bilginlerine bağlananlar Mevlalarını bulurlar. Bunları inkar edip, dini kendi nefs, heva ve cehaletleriyle yorumlamaya yeltenenler ise, yanlış yorumları yüzünden korkarım belalarını bulacaklardır.

Seçim bize aittir.



Mehmet Şevket EYGİ
« Son Düzenleme: 06 Mart 2010, 06:24:12 Gönderen: Fatihan »

Çevrimdışı kuruhüyük

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 44
Ynt: Mezhepsizlik Fitnesi Nasıl Çıktı?
« Yanıtla #1 : 23 Şubat 2009, 14:01:16 »
Esslamüaleyküm..muhterem,muhtereme,müslüman kardeşler,ümmeti Huhammedin evlatları,yukarıda sayın Şevket beyin yazısında tadat edildiği üzere zaruriyyatı mühimme olan uyarısını dikkatle okıyalım ona göre ayağımızı denk alalım zira itikat bozukluğu tamir edilmez bir arızadır,haramiler,bilerek,bilmiyerek ayrı bir yol ihdas ederek hem kendilerini hemde uyanları felakete sürüklüyorlar dikkat! kuruhüyük




Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Ynt: Mezhepsizlik Fitnesi Nasıl Çıktı?
« Yanıtla #2 : 05 Mart 2010, 22:50:18 »
Teşekkür ederiz.
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
Bir Mezhepsize!
« Yanıtla #3 : 26 Mart 2010, 14:51:19 »
Hezeyannameni okudum, kahkaha ile güldüm. Dört fıkıh mezhebi bölücülüktür. Mezhepler puttur... gibi lâflar ediyorsun. Aklınca bütün Müslümanları mezhepsizlikte birleştirmek istiyorsun.

Sana soruyorum:

1. Dört fıkıh mezhebi usûlde, temelde, esasta birdir. Bunlar kalkar, mezhepsizlik yayılırsa dört değil, dört bin, hattâ mezhepsiz Müslümanlar sayısınca bid'at mezhebi çıkacaktır. Senin birleşme, birleştirme dediğin bu mudur?

2. Telfik-i mezahibten bahs ediyorsun. Böyle bir şey dini oyuncak etmek olmaz mı? Bir hakim hem Türk, hem Rus, hem Portekiz, hem Paraguay, hem Fiji Adaları ceza kanunlarına göre hüküm verebilir mi?

3. İlâhî kelâm olan Arapça Kur'ân ile kul kelâmı olan tercüme ve meâlleri bir tutuyorsun. Sende kuş kadar akıl yok.

4. Kur'ân "Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" buyuruyor. Sen ise, Kur'ân'ı anlamakta, yorumlamakta, ondan hüküm çıkarmakta cahillerle âlimlerin bir olduğunu, herkesin eline rastgele bir meal alarak kutsal kitabı anlayabileceğini iddia ediyorsun. MaşaAllah bu yaşta bu zekâ akıllara seza.

Hezeyanların, mantıksızlıkların, tutarsızlıkların o kadar çok ki, bunların hepsini sıralayıp, herbiri hakkında birer sayfa reddiye yazılmak gerekse kocaman bir kitap olur.

Sana tavsiye ediyorum: Bu saçmalıkları bırak, dört mezhepten birini bütünüyle kabul et. Müslümanlığı hayatına onun hükümleriyle uygula ve fitne fesat çıkartmaktan, Müslümanları bölmekten vaz geç. Böyle yaparsan senin için hayırlı olur.

m.şevked eygi
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354
Ynt: Mezhepsizlik Fitnesi Nasıl Çıktı?
« Yanıtla #4 : 26 Mart 2010, 16:08:07 »
Resulullah'a geçerli ve sahih bir silsile ile bağlı icazetli gerçek ulemaya, fukahaya, müfessirlere, muhaddislere ve diğer din bilginlerine bağlananlar Mevlalarını bulurlar. Bunları inkar edip, dini kendi nefs, heva ve cehaletleriyle yorumlamaya yeltenenler ise, yanlış yorumları yüzünden korkarım belalarını bulacaklardır.

Seçim bize aittir.


Mehmet Şevket EYGİ

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
Ynt: Mezhepsizlik Fitnesi Nasıl Çıktı?
« Yanıtla #5 : 28 Mart 2010, 19:57:20 »
Mezhepsizlik fitnesi

Dört hak mezhebe ve fıkha aleyhtar olan mezhepsizler, bir kısım Selefîler, Sünnet inkarcıları, Kur'ân'dan başka dinî delil kabul etmeyenler, mezheplere put diyenler...

Bunlara bakılırsa dört mezhep olması bir bölünme ve parçalanma işi...

Bu iddia tamamen hezeyandır.

Çünkü dört hak mezhep esasta, usûlde, temelde birdir.

Dört hak mezhep şubelerdir. Aslında tek hak mezhep vardır, o da Ehl-i Sünnet ve Cemaat mezhebidir.

Zaruriyat-ı diniyede hepsi aynı çizgidedir.

İhtilaf (çeşitlilik) olan konular, teferruatla (esasa taalluk etmeyen ayrıntılar) ilgilidir.

Müslümanlar birlik olmak istiyorsa dört mezhepten birinin hükümlerini bütün olarak kabul etmelidir.

Mezhepler kabul edilmez, her Müslüman İslâm'ı kendi kafasına, re'yine, hevesine göre yorumlar ve uygularsa dört değil, binlerce, on binlerce, hatta Müslümanlar sayısınca bâtıl mezhep çıkar.

Dört mezhep Selef-i Sâlihîn İslâmlığıdır.

Dört mezhep Kur'ân'a, Sünnet'e, icmâ-i ümmete uygundur.

Mezhepsizlik en büyük ve en tehlikeli bid'attir.

Selefîlik bir mezhep ve fıkıh değildir, bid'attir.

Kur'ân'da, Sünnet'te birleşmenin ilk şartı, Kitabullah'ı câhillerin kendi kafalarına göre yorumlamamaları ve ondan hüküm çıkartmamalarıdır.

Yorum hizmet ve yetkisi Ümmetin bilenlerine aittir.

Bu bilenlere ulema ve fukaha denir.

Onlar, ucu Resullerin (Sallalahu aleyhi ve sellem) Seyyidine ulaşan icazetlere sahiptir.

Kur'ân elbette bütün insanlığa gönderilmiştir ama onun tefsirini (yorumunu), ondan şer'î hüküm çıkartmayı herkes yapamaz.

Kur'ân'da "Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" buyuruluyor.

"Ebu Hanife de benim gibi bir insandır. Ben de onun gibi ictihad yaparım" demek cahillik ve saygısızlıktır.

1400 yıllık İslâm tarihinde Ebu Hanife gibi çok az alim, fakih, imam (din önderi) çıkmıştır.

Ebu Hanife mutlak müctehittir.

Din konusunda engin ilmi vardı. Yüksek akıl ve firâset sahibi idi. Takvalı bir Müslümandı. Büyük ahlaka, mürüvvete, sezgiye sahipti. Biyolojik bakımdan insan olmak başka şeydir, Ebu Hanife ayarında bir âlim, örnek ve olgun Müslüman olmak başka şeydir.

Mezhepsizlik çok büyük bir fitnedir.

Bu devirde Sultan Abdülhamid yaşasa ve hâkim olsaydı mezhepsizliğe izin vermezdi.

Bütün Müslümanlar insan olarak eşittir ama alimlerle cahiller eşit değildir.

Müslümanların birlik olmasını istiyorsak, mutlaka bir fıkıh mezhebine bağlı olmamız gerekir.

Böyle bir birlik olmazsa Müslümanlar güçlü olamaz.

Ümmete en büyük zararı, din konusunda câhilane tartışanlar veriyor.

Mezhepleri kötüleyen ilahiyatçılara inanmayınız, kanmayınız.

Dinimizi icazetli ulemanın, fukahanın, müfessirlerin, muhaddislerin muteber ve güvenilir kitaplarından öğrenelim.

Mezhepsizlerin kitaplarını okumayalım.

Osmanlı devlet-i İslâmiyesi ve Hilâfeti altı yüz küsur sene şu prensiplerle ayakta kalmıştır.

1. Bid'atlerden ve sapıklıklardan uzak sahih ve temiz itikad.

2. Dört hak mezhep.

3. İslâm'ın zâhirine ve Şeriata mutabık olmak şartıyla tasavvuf ve tarikat.

Mezhepsizlik İslâm dünyasını böldükçe böler... Müslümanları birbirine düşürür, zararlı tartışmalara ve çekişmelere yol açar.

Birleşme ulema ve fukahaya bağlanmakla olur.

Onlar esasta, temelde, usûlde, zaruriyat-ı diniyede ihtilaf etmemişlerdir.Teferruatta, ayrıntılarda farklı görüşleri olmuştur, bu çeşitlilik de bir rahmet ve zenginliktir.

Şeytanın tuzaklarına düşmeyelim.

mehmet şevket eygi
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimdışı Lika

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 3884
    • Herkonudan.com
Ynt: Mezhepsizlik Fitnesi Nasıl Çıktı?
« Yanıtla #6 : 29 Mart 2010, 02:52:17 »
Teşekkürler.
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Çevrimdışı turk_ay

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 193
    • Yavuz Sultan Selim (Hadim-ül Haremeyn)
Ynt: Mezhepsizlik Fitnesi Nasıl Çıktı?
« Yanıtla #7 : 19 Nisan 2010, 15:00:56 »
Elinize yüreğinize sağlık aydınlattığınz için çok teşekkür ederim.
Her açan senin gülün, hergünse benim günüm
Gözyaşı insan külüyse, her yakan insan sözü
Kıvılcım sözün özüyse, ayrılık yakar gözü
Tek gören gönül gözüyse, kelamım gönül sözüm

Yavuz Sultan Selim (Hadim-ül Haremeyn)

Çevrimdışı ben biryolcuyum

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 170
    • harikalardiyari10
Ynt: Mezhepsizlik Fitnesi Nasıl Çıktı?
« Yanıtla #8 : 19 Nisan 2010, 16:54:55 »
ellerininize sağlık çok şumullu paylaşım olmuş Allah ehli sünnetten ayırmasın ayağımızı kaydırmasın.
Senden daha yüksek birisi konuşurken onun söylediğini daha iyi bilsen bile sakın itiraz etme.

Çevrimdışı osmanlı

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 379
  • Okula hayır, Açık lise kolejlerine evet.
Ynt: Mezhepsizlik Fitnesi Nasıl Çıktı?
« Yanıtla #9 : 19 Nisan 2010, 20:47:51 »
öLÜMÜNE EHLİ SÜNNET
Devrimci akıla sahip olanlar, luciferin yeni dünya düzenini yemezler...

Çevrimdışı duha

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 5143
  • ѕησωƒℓαкє
Ynt: Mezhepsizlik Fitnesi Nasıl Çıktı?
« Yanıtla #10 : 02 Aralık 2010, 01:48:22 »
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Çevrimdışı ferdi

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 48
Ynt: Mezhepsizlik Fitnesi Nasıl Çıktı?
« Yanıtla #11 : 02 Aralık 2010, 18:59:25 »
Dini tamir altında din tahripçileri mezhepsizler....Kendilerine: "Yeryüzünde (Allah'ın
emirleri dışına çıkarak) sakın fesat çıkarmayın (bozgunculuk yapmayın)!"   denildiği zaman: (Ne Fesadı)"Bizler sadece ıslah ediyoruz" derler.Dikkat edin Fesad çıkaranlar ta kendileridir,fakat farkında değillerdir(bakara11-12)

Suçları kabahatlarından büyük.Hayallerinde oturtmuşlar karşılarına mez-heb imamlarını, yine hayalen onları teker teker her mesele hakkında konuşturuyorlar. Mezheb imamları
sanki talebe, bunlar da imtihan heyeti. Veya mezheb imamları maznun,bunlar da hüküm heyeti, hâkimler....Hayallerinde mezheb imamlarını dinledikten sonra, “Bu meselede sen, sen, sen yanlış söyledin. Sadece seninki doğru; ikinci meselede de seninki doğru” diyerek, bir meselede birinin ictihadını diğer bir meselede başka birinin ictihadını
kabul ederek mezheb çorbası yapıyorlar. Onların bu halleri, gözü iyi görmeyen bir devenin bir oradan bir buradan otlamasına benzer ki, bunun ilmî adı “Mezheblerde telfik”, ulemânın bu tavır hakkındaki hükmü ise şudur: Zındıklık…(Ali Eren)

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
Ynt: Mezhepsizlik Fitnesi Nasıl Çıktı?
« Yanıtla #12 : 05 Aralık 2010, 19:56:56 »
Telfiki mezahib de önemli bir konu.
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimdışı evdadettin

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 1
Ynt: Mezhepsizlik Fitnesi Nasıl Çıktı?
« Yanıtla #13 : 22 Aralık 2010, 16:27:52 »
    
Müslüman kardeşim,sadece Kur'an-ı kerime ve hadislere göre ibadet yapmak doğrudur.Ancak o ibadeti yaparken en ince ayrıntısına kadar doğru yapmak gerekir.Onun içinde 4 hak meshep imamlarınna uymak zorunludur.Hepsini birlikte tatbik etmek,yaptığın ibadeti şüpheye düşürür.Örneğin;Hanefi mezhebinde abdestli iken vücudunun bir yerinden kanın akması abdesti bozar ancak şafi mesebinde belli ölçüye kadar kan akmaz ise bozmaz.

Sen bir mezhebe bağlı değilsen yaptığın ibadetler şüpheye düşer,belkide kabul olmaz.Kur'an-ı kerimde ve hadislerde ibadetlerin nasıl yapılacağı vardır ancak en ince ayrıntısı yoktur.Bu dört mezhebin imamları yazdıkları veya öğrettikleri ilimler kendi kafalarına göre yazmamıştır,peygamberimizin sünnetlerine ve Allah'ın kelamı olan Kur'an-ı kerime göre açıklamışlardır.
    
Bütün insanlara önce lazım olan şey,(Ehl-i sünnet)alimlerinin kitablarında bildirdikleri gibi,bir iman ve itikat edinmektir.Halbuki,Peygamberimiz"aleyhisselam"buyurduk ki,(Kur'an-ı kerimden kendi aklı ile,kendi düşüncesi ve bilgisi ile ma'na çıkaran kafirdir).(Berika) ve (Hadika) da dil afetlerinin ellincisi.
    
Dört mezhepte ictihad derecesine yükselmiş olan alimlere ve bunların yetiştirmiş oldukları büyük alimlere(Ehl-i sünnet) alimleri denir.Ehl-i sünnetin reisi ve kurucusu, (İmam-ı a'zam Ebu Hanife Nu'man bin Sabit)ve iki imam,Ebu Mensur Ma-türidi ve Ebul-Hasen-i Eş'aridir.

Ben bu yazıyı hiç bir mesebe uymayan arkadaşım için geniş kaynaklardan alarak yazdım,bir müslüman kardeşimize faydalı olabildiysem ne mutlu.
                                                                                                                                                                                                                                                                                       
« Son Düzenleme: 22 Aralık 2010, 19:26:33 Gönderen: Tuğra »

Çevrimdışı uykucu

  • okur
  • *
  • İleti: 66
Ynt: Mezhepsizlik Fitnesi Nasıl Çıktı?
« Yanıtla #14 : 22 Aralık 2010, 16:50:51 »
Güzel paylaşımlar için herkese teşekkürler.Emeğinize sağlık