Gönderen Konu: Nasıl Zayıflarsınız?  (Okunma sayısı 8837 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
İşte yağ yakan 12 doğal gıda
« Yanıtla #15 : 20 Mart 2012, 23:57:56 »

İşte yağ yakan 12 doğal gıda

Bugüne kadar kilo vermek için birçok diyet yöntemi denediniz ve başarısız mı oldunuz? Kilo vermek için mucizeye ihtiyacınız yok. Doğal yollardan ve yemek yiyerek de kilo verebilirsiniz.

C vitamini: kalsiyum ve süt ürünleri, protein ve bunun gibi bazı yiyeceklerin yağ yakma özelliği bulunuyor.
 
Süt ürünleri: Mükemmel bir kalsiyum kaynağı olan süt ürünleri, yağ yakmada daha etkili olduğu belirlendi.

Hindistan cevizi yağı: 2009 yılında Brezilya´da gerçekleştirilen çalışmada, bu tatlı, zengin yağın obez insanlar için bel çevresinin çapını azalttığı, faydalı HDL kolesterolü yükselttiği ve kötü kolesterolü de iyileştirdiği tespit edildi.

Tekli doymamış yağ asitleri: 2006 yılındaki araştırmaya göre, tekli doymamış yağ asitlerini daha az göbek yağı depoluyor. Zeytin, zeytinyağı, kabuklu yemişler, bitter çikolata ve avokado göbeğin yağsız olmasını sağlıyor ve enerjinizi uzun süre koruyor.

Çoklu doymamış yağ asitleri: Balıklarda ve birçok kabuklu yemiş ile çekirdeklerde bulunan yağ asitlerini fazla miktarda tüketmek, diyete bağlı yağ yakışını artırıyor, metabolizmanızı hızlandırıyor.

Protein: Bu sağlıklı proteinler sağlıklı cilt, saç, tırnaklar, kemikler ve kasları destekliyor. Protein bakımından zengin yiyecekler yemek kendinizi daha az aç hissetmenizi sağlıyor ve daha fazla yağ yakışı sağlıyor.

Kinoa: Besin değeri bakımından zengin olan bu yiyecek protein, amino asit, E vitamini ve filositerolle doludur.

 Bal: Bu doğal tatlandırıcı şeker yerine kullanıldığında kilo alımını ve vücut yağını azaltıyor.

Kakao: Kakao, birçok yiyecekten daha fazla fenolik antioksidan içeriyor. Ayrıca kakao, sinirleri yaralanmalara ve iltihaplanmaya karşı koruyor, cildi de UV ışınlarının oksidatif hasarına karşı da koruyor.

Lif: Yıllardır çeşitli araştırmacılar, yemeğe salatayla başlamanın açlığı bastırdığını ve aşırı yemek yemenizi engellediğini söylüyorlar. Bunun nedeni salataların (havuç, domates, marul yeşillikleri) bol lif kaynağı olmasıdır.

Salatalarınıza lezzet veren sirke kendinizi tok hissetmenizi de sağlıyor. 2009 yılında Japon araştırmacıların yaptığı çalışmaya göre, sirke vücut yağı birikimini de önlüyor.
 
iyilikgüzellik
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Kilo Vermek İçin Ne Yediğinize İyi Bakın
« Yanıtla #16 : 09 Eylül 2012, 23:13:12 »
ABD'nin önde gelen sağlık kuruluşlarından Mayo Clinic tarafından yayımlanan diyet kitabında, günlük hayata adapte edilemeyen diyet mitlerinin bir kenara bırakılarak birkaç sağlıklı alışkanlığın edinilip bazı kötü alışkanlıkların terk edilmesiyle kolay kilo vermenin ve bu kiloyu korumanın yolları anlatılıyor.

Mayo Clinic uzmanlarına göre, tüm yapılması gereken, doğru yiyecekleri bulmak, yemekten zevk alarak tüketmek, böylece strese girmeden zayıflama süreci geçirmek, doğru beslenmeyi öğrenmek ve eski kötü alışkanlıklara dönmemek.
 
Kilo vermek için öncelikle sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinme ve hareketsiz yaşamı bir kenara bırakma konusunda kararlı olmak gerektiği belirtilen kitapta, şu 5 sağlıklı alışkanlığın edinilmesini öneriliyor;
 
Güne iyi bir kahvaltıyla başlayın. Meyve ve sebzenin bulunmadığı öğününüz olmasın. Tahılları sofranızdan eksik etmeyin. Zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar tüketin, trans yağ ve doymuş yağlardan uzak durun. Her gün mutlaka egzersiz yapın, hiçbir şey yapamıyorsanız her gün 1 saat yürüyün.
 
Çoğu zaman önemsiz görülen ve terk edilmesi gereken 5 kötü alışkanlık ise şöyle sıralanıyor;
 
Televizyon seyrederken asla yemek yemeyin. Şekeri hayatınızdan çıkarın, 'yapamam' diyorsanız tatlandırıcı olarak meyvelerden faydalanın. Aperitif olarak sadece meyve ve sebze yiyin, bir dilim kekin 4 elmaya eş değer olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Yağlı etten uzak durun, eti az yağlı veya yağsız tüketin. Fast food restoranlar başta olmak üzere dışarıda yemek yemeyi kesin.
 
Mayo Clinic uzmanlarının önerileriyle ilgili olarak açıklamalarda bulunan A Plus Kliniği diyetisyenlerinden Sinem Paker, ''Listenin başında televizyon var, neden televizyon karşısında yemek yenmemeli?'' sorusuna şu karşılığı verdi;
 
''İnsanları adeta hipnotize ediyor. Bizi hareketsiz yapıyor. Eskiden çocuklar sokaklarda koşup oynarken şimdi televizyon, bilgisayar karşısında. Toplumumuzda şişmanlığın artmasının başlıca sebebi budur, hareketsizlik çok arttı.
 
Doyma hissi veya hızlı miktarlarda bir şekilde tükettiğinizde yediğinizi ayarlayamıyorsunuz. Yemeye başladıktan 20 dakika sonra beyinden doyma hissi emri gelir. Bu 20 dakika boyunca televizyon izlerseniz yediklerinizin miktarına adapte olamazsınız ve çok fazla yemiş olabilirsiniz.
 
Ne yediğinizi bilmeniz, görmeniz, yediğinizin tadına varmanız gerekiyor. Televizyon bunu engelliyor. Çocuklarda çok sık düşülen bir hata. Çocuklara asla televizyon karşısında yemek yedirilmemeli. Aksi halde ileride büyük sorunlara yol açar.

hastane.com.
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
1 Haftada 5 Kilo “Nasıl” Verilir?
« Yanıtla #17 : 25 Eylül 2012, 13:25:07 »
1 Haftada 5 Kilo “Nasıl” Verilir?

Çok basit: VERİLEMEZ! Öte yandan her gün kitle iletişim araçlarında onlarca mucize diyet ile karşılaşılmakta. “İsveç Diyeti, Hollywood Diyeti, Ayırma Diyeti, Renk Diyeti, Manken Diyeti, Lahana Çorbası Diyeti, Renk Diyeti, Burçlara Göre Diyet, Kan Grubu Diyeti, Amerikan Kalp Vakfı Diyeti, Atkins Diyeti, Son Şans Diyeti” ve daha yüzlerce değişik isimli veya isimsiz diyet.

Peki, Bu Kadar Çok Diyet Listesi Ortalarda Dolaşırken Neden Hala İnsanların Kilo Problemi Var?

    Çünkü bu tip diyetlerin çoğu başlangıçta hızlı kilo kaybı sağlasa da, kısa bir süre sonra bu kilolar fazlasıyla geri alınmaktadır. Bu tip diyetler sağlığa zarar vermenin ve metabolizmanın bozulmasını sağlayarak ömrü kısaltmanın yanı sıra, kişinin ben bu işi başaramıyorum diyerek umutsuzluğa kapılmasına neden olmaktadır. Zaten yaşam tarzı haline getirilemeyen hiçbir yönteme başlamamak gerekir.
 
    Gerçek ağırlık kaybı vücuttaki yağ kitlesinin azalması ile mümkündür. Kas ve su kitlesindeki kayıplar hem sağlık açısından risklidir, hem de kalıcı ağırlık kaybına neden olmamaktadır. Ağırlık kaybının hızlı olması öncelikle su, sonrasında kas kitlesindeki azalma ile ilişkilidir.
 
    Genel ilkeleri benzer olmakla birlikte diyet mutlaka kişiye özel olarak hazırlanmalıdır. Çünkü herkesin metabolizması birbirinden farklılık gösterir, tıpkı parmak izi gibi. Multifaktöriyel bir hastalık olan şişmanlığın tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım gerekir. Dahiliye uzmanı veya endokrinolog, diyetisyen, fizik tedavi uzmanı ve psikolog ile ekip halinde tedavi edilmesi durumunda daha sağlıklı sonuçlar alınabilir.

Günümüzde birçok kronik hastalığın temel nedenini oluşturan şişmanlığın tedavisinde diyetisyen en yetkili ve etkin meslek mensubudur. Sağlık ekibinin temel direği olan hekim, hastanın gerekli muayenesini yapar ve tahlillerini yaptırır. Diyetisyen ise, kişinin özelliklerine uygun beslenme modelleriyle normal ağırlığa iniş sürecini başlatır.

    Diyetisyenler aldıkları eğitimin gereği olarak beslenme programını kişiye göre ayarlayabilen, aynı zamanda zayıflama diyetlerini yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı sağlayabilecek şekilde düzenleyebilen kişilerdir.
 
    Zayıflama programlarının, kişinin (yaş, cinsiyet, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite düzeyi, beslenme alışkanlıkları vb.) özelliklerine göre enerji ve besin öğesi içermesi; yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırabilmesi ve yavaş (0,5 - 1 kg / hafta) ağırlık kaybı ile bireyin yeni beslenme programını yaşam tarzı haline getirmesini sağlayabilmesi gerekir.

    Unutulmamalıdır ki; ayda 6 kg üzerinde ağırlık kaybı metabolik olarak başka sağlık problemlerine zemin hazırlamaktadır.

    Sabırlı olmak şart. Kişi, seneler içerisinde aldığı kiloları birkaç haftada vermeye çalışmamalı. Bu uğurda aç karına greyfurt veya limon suyu içmenin, kabak çekirdeği yemenin, sürekli olarak maden suyu içmenin, yosun tabletlerinden, kekik sularından ve form çaylarından medet ummanın hiçbir bilimsel dayanağı olmadığı gibi faydadan çok zarar verdiği aşikardır.
 
    Ağırlık kaybının geçmişine bakıldığında; midede hacim oluşturan posa tabletlerinin sindirim sisteminde tıkanmalara, kafein ve amfetaminlerin bağımlılığa, çok düşük enerji içeren diyetlerin ve sindirim sistemine yapılan cerrahi müdahalelerin besin öğesi yetersizliklerine, protein diyetlerinin böbrek ve kalp problemlerine, kalp yetmezliği sonucu ölümlere neden olduğu görülmektedir.
 
    Dünya Sağlık Örgütü aylık ağırlık kaybını 2 – 4 kg arasında olması gerektiğini vurgulamaktadır. Kişi çok şişmansa ve ameliyata hazırlanacaksa, anestezi riskini azaltmak için doktor ve diyetisyen gözetiminde ayda 6 kg verdirilebilir.

Yoksa kimse 20 senede aldığı kiloları 20 günde vermeye kalkışmamalı, sabırla tedavinin üzerine gitmelidir. Zayıflamanın temelinde eğitim yer almaktadır. Dahiliye uzmanı veya endokrinolog kontrolünde yapılacak klinik muayenenin ardından elde edilen kan tahlil sonuçları yorumlanarak, kişi diyetisyen eşliğinde tıbbi beslenme tedavisine alınmalıdır.

Egzersiz ve davranış değişikliği tedavisinin yerleştirilmesi ile hedefe ulaşılmalı ve kişi koruma programına alınmalıdır. 3 ay süresinde diyet, egzersiz ve davranış değişikliği tedavisi uygulanmadan kimseye ilaç tedavisi ve/veya cerrahi tedavi uygulanmamalıdır.
 
    Sonuç olarak; zayıflama programı kişiye özel, bireyin benimseyip, yaşam tarzı haline getirerek uygulayabileceği, yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırabilecek özellikte olmalıdır. Obezitenin tedavisinde tek başına diyet tedavisi yeterli olmamakta, beraberinde egzersiz programı ve davranış değişikliği tedavisi de gerekmektedir.

Uzm.Dyt. Turgay Köse
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı wi11m001

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 38
Ynt: Nasıl Zayıflarsınız?
« Yanıtla #18 : 16 Aralık 2012, 14:42:08 »
S.A.

Bu konu üzerinde bir ara cok arastirma yapmistim ve su sonuca geldim:

Diet bir cözüm degildir, cünkü devamli olarak saglikli degildir, ayni zamanda diyeti bozuncu daha fazla kilo aliniyor.

Dietin yerine yedigimiz yemegi degistirmek daha iyidir,
yani mesela
Patetes, Ekmek, Pilav ve Makarna
yerine
Balik, Tavuk, yagsiz et, Patlican ve sayre

yemek ile kilo verilebiliyor

Bu yemekler low carb yemekleri diye geciyor.

Biz Türkler cerezi yemeyi kendimize adet etmisik, cerez yemeyi kilo vermek icin birakmak cok faydalidir, cünkü cerez genelde cok yagli ve Kalorilidir.
Hadisi Serif: "Kim Allah'tan baska ilah olmadigina Allah'in bir ve seriksiz olduguna ve Muhammed'in onun kulu ve Resulu (elcisi) olduguna, keza Hz. Isa'nin da Allah'in kulu ve elcisi olup, Hz. Meryem'e attigi bir kelimesi ve kendinden bir ruh olduguna, keza cennet ve cehennemin hak olduguna sehadet ederse, her ne amel uzere olursa olsun Allah onu cennetine koyacaktir." Buhari, Enbiya 47; Muslim, Iman 46, (28); Tirmizi, Iman 17, (2640)

Çevrimdışı şifalı eller

  • huzur
  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 24
Ynt: Nasıl Zayıflarsınız?
« Yanıtla #19 : 17 Aralık 2012, 00:42:09 »
benim diyetim çok kolay ; akşam ezanından sonra yemek yemeceksin,
                                   bol su içeceksin,
                                   sabah erken kalkıp güzel kahvaltı edeceksin,
                                   günde 2-3 öğün olacak aralarda atıştırma olmayacak. (ben kısaca islami diyet diyorum) Deneyin farkı görün :) ayrıca az ama sık sık yemek yeme fikrine katılmıyorum. Çünkü her yemek yediğimizde insülin salgılanır ve insülinin bir özelliği de yağ depolarını arttırmasıdır. Bilginize :)

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
Ynt: Nasıl Zayıflarsınız?
« Yanıtla #20 : 17 Aralık 2012, 03:54:09 »
Selamun Aleyküm

Bu konuya ufak bir kaç katkım olsun istedim, uzun yıllardır musabık sporculuk hayatımda ( devam ) anatomiye ve beslenme alışkanlıkları üzerine çok araştırmalar yaptım, yapıyorum. Yurt dışında'da bu konuda eğitimler aldım ( profesyonel hocalardan ve eğitim okullarından ) Beslenme alışkanlıkları ile ilgili olarak en önemli konu kan grubuna göre beslenme ve kişinin kendi kendinin diyetisyeni olabilmesi geliyor, şöyleki eğer öğünlerde yediğiniz besinlerin kendiniz üzerindeki etkilerini hissedebiliyor uzun süre sizde bazı alışık olmadığınız hallerin meydana geldiğini hissediyor ve sindirim sıkıntısı yaşıyorsanız bu besini listenizden çıkartmanızda büyük fayda vardır. ( örneğin o grubu için süt ve süt ürünleri sindirim açısından oldukça sıkıntılıdır çünkü o grubunun metabolizmaları ağır çalışır sütlü besinlerinde metabolizmayı yavaşlattığı biliniyor, aynı durum A grubu içinde geçerli bunlar ensülin reaksiyonunu artırdıkları için metabolizmada yavaşlama görülür. Dahası sütlü besinlerde doymuş yağ oranı çok yüksektir. Bu özellik de şişmanlığa ve diyabet hastalığına zemin hazırlar.) bununla birlikte günlük almış olduğunuz kalori miktarı harcadağınızdan fazla ise ne yaparsanız yapın kilonuzda değişiklik meydana gelmesi ( Rabbimizin dileği dışında ) olanaksızdır.
Kişinin bunları göz önünde bulundurarak günlük olarak yaşamına 45 - 50 dakika sportif faaliyetler ekleyerek ( Yaş, boy, kilo, cinsiyet ve sosyal yaşamına uygun olarak ) yapacağı sportif faaliyetler istediği kiloya inmesinde yada kilo almasında oldukça rahat etmesini sağlayacaktır. Diğer bir önemli konu ise bireylerin günlük hayatlarında stresle ortaya çıkan sıkıntılardır ki bu en büyük sıkıntıların başında gelir, yukarıda sıralamış olduğum Yaş,boy vs.. faktörlerin önemide burada ortaya çıkar.




Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.