Gönderen Konu: Okuma Zevkine Erenler  (Okunma sayısı 2319 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Okuma Zevkine Erenler
« : 12 Ocak 2014, 00:01:15 »

Okuma Zevkine Erenler


Bir kitap kurdu çıkıp “güncel kitaplar” için “Benim gündemim güncel değil!” diyebilir. Yahut “dünya klasikleri” söz konusu olduğunda “dünya” yerine “ahiret”i koymayı teklif edebilir.

Okuma işinin kurdudur “kitap kurdu.”

Okusun da adam olsun, derler ya. Seçerek okuyan seçkin insandır. Gerçek kitap kurdu, vaktini değerlendiren kıymetli kişidir.-

Kitap kurdu olmayan insanlar içinse kitabın kapağı, tanıtım yazısı, yazarı; kitapla ilgili reklam, haber ve yorumlar; arkadaş tavsiyeleri; okurun mesleği, yaşı, cinsiyeti, ilgi alanları, genel kültür seviyesi ve okuma amacı kitap seçiminde rol oynar.

Sekizinci sınıf öğrencilerinin okuma alışkınlıkları üzerine yapılan bir araştırmaya göre, bunların % 39’u bilgi edinmek, % 20’si boş zamanlarını değerlendirmek, % 18’i kendini yetiştirmek, % 13’ü ise eğlenmek için kitap okuyormuş.1

Kötü kitap; sinsi hırsız

Bütün kitapları okumaya ömrümüz yetmeyeceği için. Zihnimizi en doğru kaynaklarla beslemek için. Bazı kitaplar yalnızca zaman öldürdüğü, üstelik dimağımızı zehirlediği için. Her konuda bir şeyler bilmek, bir konuda her şeyi bilmek için. Okuyarak yalnızca bilgi sahibi değil, fikir sahibi de olunacağı için. Kitap okurken seçici olmak durumundayız.

Beğenilen kitap, okurun akıcı bulduğu kitaptır. Evet, kitap beynimize, kalbimize akar. “Kimse benim içime karışamaz!” diyemez. Okuduklarımız mutlaka içimize akar, içimizi yıkar. Bu yık(a)ma hususiyetinden dolayı, kitabın sadece kurgusuna ve üslûbuna değil, gayesine de bakılır. İtalyanlar “Kötü bir kitap gibi hırsız yoktur.” derler.

Satırların altını üstüne getirebilen okur

Yazarı en yakından, bazen yazarın kendini tanıdığından da fazla tanıyanlar kitap kurtlarıdır. Onlar, umumiyetle, yazma kabiliyetine de sahiptirler. Okumak zevkine erdikleri için pek
yazmıyorlardır. Yazarken gözlerini kapatsalar da okurken kalemlerini ellerinden asla bırakmıyorlar. Satırların altını üstünü çiziyor, boşlukları işaretlerle, yıldızlarla dolduruyorlar. Bazen kitabın kapağının içine bir zarf yapıştırıyor, okurken aldıkları notları orada muhafaza ediyorlar. Bunlar kendilerine yazdıkları mektuplardır. Okuma sırrına erenlerin yazarla aralarındaki sırlar.

Bazı sırlar saklanır, bazı sırlar ise hem saklanır hem korunur. Az kişinin bildiği, fakat mutlaka birilerine emanet edilen sırlar vardır. Âdemoğlu çok az okuyor, bu yüzden sırlar kitaplarda saklanıp korunuyor.

Yazmadan önce okumak lazım

Yazanların da problemi az okumak yahut yeteri kadar okumamak. Cenap Şahabeddin “Zamanımızda hakikaten ehl-i kalem olmak isteyen, her yazacağı satıra mukabil bir kitap okumalıdır.” diyor. Yusuf Has Hacib ise bin sene evvel Kutadgu Bilig’de şöyle söylüyor: “Çok konuşma! Sözü az ve birer birer söyle. Yüz binin düğümünü bu bir sözde çöz.” (Öküş sözleme, söz birer sözle az / Tümen söz tügünin bu bir sözde yaz)

Çok şükür, düğümleri çözenler var. Kuşkulardan silkinip hakikati görmemizi, keşkelerden sıyrılıp doğruyu bulmamızı sağlayanlar. Başta ayaklı kütüphaneler… Sonra gönüllerdeki tozları silkeleyen “selefin mum ışığında yazdığı, kütüphane raflarında tozlanmış” eski(mez) kitaplar. Önemli hususların üstünü çizen kadim eserler.

Yunus Emre “Dört kitabın mânâsı bellidir bir elifte / Sen elifi bilmezsin bu nice okumaktır” diyor. Mesnevi’ye “Dinle ney’den” diye başlanılıyor. “Dinle” denince “Oku” emrinin ilk muhatabı akla geliyor. “O, kendi hevâsından konuşmuyor. Onun bildirdikleri kendisine vahyedilenden başkası değil.” (Kur’ân-ı Kerîm, Necm Sûresi, 3 – 4. âyet-i kerîmeler.) O okuyor, biz dinliyoruz; ondan dinleyenler yazıyor, biz okuyoruz.

1- (Balcı, Ahmet, yayınlanmamış doktora tezi, Gazi Üniversitesi, Ankara, 2009, sayfa 241)


İdris Eren | 03 Ocak 2014 | http://insanvehayat.com/okuma-zevkine-erenler/


Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Yüzyıl Önceki Kütüphane Listesi
« Yanıtla #1 : 12 Ocak 2014, 00:13:01 »
Yüzyıl Önceki Kütüphane Listesi


Kitaplar o kadar çoktur ki en zengin adamlar bütün mallarını o uğurda feda etseler yine her birinden birer tane edinemez, ne kadar okumaya idmanı olsa yine bütün kitapları bir kere gözden geçiremez.

Alemde kitap yazma âdeti pek eskidir. Yazarlar insanlardan olur, bunlar içinde âlimi, fazılı olduğu gibi iyi ve fena huylusu da vardır. Yazarlar kitaplarını kendi kâbiliyet ve zevklerine göre yazarlar.

Okurlar ise kendi zevk ve istifadelerine uygun kitapları alır. Fakat kitaplar içinde o kadar lüzumsuz ve zararlıları bulunur ki tecrübe ve malumatı az olanları aldatır, fena yollara götürür. Böyle kitapları ele almaktan kaçınmalıdır. Bir de kitaplar o kadar çoktur ki en zengin adamlar bütün mallarını o uğurda feda etseler yine her birinden birer tane edinemez, ne kadar okumaya idmanı olsa yine bütün kitapları bir kere gözden geçiremez.

Öyle ise ne yapalım? Kitap almayalım mı, okumaktan vaz mı geçelim? Hâşâ! Hem kitap almalı hem de okumalı. Her insan bir meslek sahibidir pek tabi. Her mesleğe mahsus kitaplar var. O kitaplar genel manada edinilse faydası vardır. Faraza askerlerimiz askerlik ilimlerine dair eski yeni ne kadar Türkçe kitap varsa, ne kadar yenisi çıkarsa birer tane almalı. Başka dil bilirse o dilde kendi mesleğine dair olan eserlerden de en faydalılarını almalı.

İnsanların bir de özel zevki vardır. Yani mesleği haricinde bir fenne, sanata merak eder. İşte o merak ettiği ilme ve hünere dair olan kitapların da kendi lisanında bulunanlarından hepsini almalı. Diğer bildiği dillerde de o alanda yazılmış eserlerin makbullerini almalı.

Daha ne almalı? Evet daha insanın kütüphanesinde bulunacak kitaplar vardır. Öyle kitaplar ki her meslek her zevk erbabı için ortaktır. Fakat teessüf ederim ki bu tür kitaplarımız pek azdır. Hatta Avrupa kitapları içinde de az bulunur. Geçenlerde Avrupa gazetelerinde herkese lazım kitaplar hangileridir meselesi ortaya çıkmıştı. Verilen cevaplar içinde 200 kadar kitap ismi görüldü. Ben de genel olarak bulunması lazım olan kitapları kısa aklımca aradım, pek az şey bulabildim. Ki onlar da şunlardır:

Bu yolda, yani faydası umumi kitaplarımızı çoğaltmaya himmet etmelidir. Önce de söylediğim gibi şu saydığım kitaplar kendimce faydasını tasdik etiğim vesair irfan erbabı tarafından da tavsiye edilenlerdir. Henüz görmediğim faydalı kitaplar varsa isimlerinin bildirilmesini, iktidar sahiplerinden temenni ederim.

1- Tefsîr-i Tıbyan
2- Mevlid-i Şerif
3- Hilye-i Hakanı
4- Telemak Tercümesi
5- Hüsrevnâme Tercümesi
6- İbn-i Haldun Mukaddimesi
7- Hümayunnâme
8- Gülistan Tercümesi
9- NahifTnin Mesnevi Tercümesi
10- Durûb-ı Emsâl-i Osmaniye (Osmanlı Atasözleri)
11- Fezleke-i Tarih-i Osmani
12- Ahlak-ı Alâl
13- Koçibey Risalesi
14- Katip Celebi’nin Mizanü’l-Hakk’ı
15- Cidâl-i Sadî Bâ-Müdde


Kaynak:
Necib Asım, Kitab, Haz. Ali YILDIZ, Büyüyenay Yayınları, İstanbul 2012, s. 201-203
Yüz Yıl Önceki Kitap Listesi


Haber Merkezi | 03 Ocak 2014 | http://insanvehayat.com/yuzyil-onceki-kutuphane-listesi/

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ynt: Okuma Zevkine Erenler
« Yanıtla #2 : 12 Ocak 2014, 00:38:27 »

Bir kitap kurdu çıkıp “güncel kitaplar” için “Benim gündemim güncel değil!” diyebilir. Yahut “dünya klasikleri” söz konusu olduğunda “dünya” yerine “ahiret”i koymayı teklif edebilir.
...
Çok şükür, düğümleri çözenler var. Kuşkulardan silkinip hakikati görmemizi, keşkelerden sıyrılıp doğruyu bulmamızı sağlayanlar. Başta ayaklı kütüphaneler… Sonra gönüllerdeki tozları silkeleyen “selefin mum ışığında yazdığı, kütüphane raflarında tozlanmış” eski(mez) kitaplar. Önemli hususların üstünü çizen kadim eserler.

"Ahiret Klasikleri" adıyla “selefin mum ışığında yazdığı, kütüphane raflarında tozlanmış” eski(mez) kitaplardan oluşan bir liste oluşturulup hizmete sunulsa çok hoş ve güzel bir hizmet olur... Hakikat ehli tarafından inşeAllah yakın zamanda yapılır.