Gönderen Konu: Safer ayı bela ayı mıdır?  (Okunma sayısı 10330 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı neojurnal

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 16
Safer ayı bela ayı mıdır?
« : 07 Ocak 2011, 08:24:06 »

Bir topluluğa bağlı bir arkadaşım safer ayının bela ayı olduğunu ve bu aya özel sadaka verilmesi gerektiğini söyledi. Ben ise bunca yıl müesseselerimizde kaldım. Böyle bir şey duymadım. Mantık olarakta bir ayın bela ayı olarak uğursuz gibi sayılmasını anlayamıyorum.

Ayrıca şu malumatlarıda söylediler: "
(Efendimiz SAV bu ayda ölüm hastalığına tutulmuştur)

Safer ayında Levhi Mahfuz'dan birinci kat semaya 320.000 bela inmektedir. Bu belalar ve kazalar sene içine yayılmaktadır. Bir dahaki safer ayına kadar bu 320.000 beladan birinin size isabet etmesinden korunmak isterseniz, aşağıda tarif edilen namazları kılınız, tesbihatları yapınız. Aile efradınıza ve çevrenize de tavsiye ediniz. Bu namazları kılanların, bir dahaki sene aynı güne kadar (üzerine kat'i yazılmış yani Allah'ın Teâlâ'nın C.C., senin üzerinde gerçekleşmesine kesin hüküm verdiği kazalar müstesna) kazalardan korunacağı rivayeti vardır."


Ama kaynak konusunda bilgi veremedi.


Bu konu ile muhterem hocalarımın bilgilerine ihtiyacım var. Yukarıdaki bilgi sahih midir? Bu ayın "bela ayı" olarak nitelentirilmesi doğrumudur? Eğer doğru değilse bu inanışı çürütecek sahih hadisleri kaynağı ile birlikte ekleyebilir misiniz?

Allah razi olsun
« Son Düzenleme: 01 Şubat 2011, 22:16:59 Gönderen: mystic »

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Ynt: Safer ayının bela ayı olması ile alakalı sual
« Yanıtla #1 : 07 Ocak 2011, 10:26:56 »
Cahiliyye devrinde, birbiri ile çarpışmaya ve talana alışmış olan Araplara fasılasız üç ay güvenlik ve sulh içinde yaşamak çok ağır geliyordu. Onun için Hz. İbrahim (A.S.) ve Hz. İsmail (A.S.)dan beri devam ede gelen bu tertibi canlarının istediği gibi bozmaya, mesela Muharrem ayındaki haramlığı Safer ayına çevirmeye, diğer haram ayları da ileri geri götürmeye başladılar ve hadis-i şeriflerde de belirtildiği üzere:

“Muharrem ayını Safer diye isimlendirerek”, (Bak. Buhari, Hacc: 34, Menakıbu’l-ensar: 26, Müslim, Hacc: 198, Ebu Davud, hacc: 80) Muharrem’i haram ayı olmaktan çıkarıyorlar, haram ayındaki yasakları işliyorlardı. Böylece, Muharrem’in haramlığını Safer ayına tehir ediyorlardı. Maksatları ardarda gelen üç haram ayı ikiye indirmek, üçüncüyü bir ay geriye bırakmaktı. Çünkü üç ay üst üste, savaşmak, yağmalamak ve öldürmek gibi alışkanlıklardan uzak kalmak onlara zor geliyordu. Cenâb-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de:

“Haram ayları ertelemek, sadece kâfirlikte ileri gitmektir. Çünkü onunla, kâfir olanlar saptırılır. Allah’ın haram kıldığının sayısını bozmak ve O’nun haram kıldığını helal kılmak için haram ayını bir yıl helal sayarlar, bir yıl da haram sayarlar. Böylece onların kötü işleri kendilerine güzel gösterilmiştir. Allah kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.” (Tevbe Sûresi: 37) buyurarak, onların bu nesi’ tatbikatlarını “küfürde artış” olarak değerlendirmiştir.


Safer; ayrıca cahiliyye devri arablarının inandığı bir uğursuzluk çeşididir. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz bunu reddetmiştir. Ebû Hureyre (R.A.)den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:

“Hastalığın, sahibinden bir başkasına kendi kendine sirâyeti yoktur, eşyâda uğursuzluk yoktur. Ükey ve baykuş ötmesinin te’sîri ve kötülüğü de yoktur. Safer ayında uğursuzluk yoktur. Bunlar Cahiliyet hurâfeleridir. Fakat ey mü’min! Sen cüzzâmlıdan, arslandan kaçar gibi kaç!” buyurdu. (Buhari, Tıp: 19)

Mehmet Talu
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
Ynt: Safer ayının bela ayı olması ile alakalı sual
« Yanıtla #2 : 07 Ocak 2011, 22:17:55 »
aylarin adedi on ikidir dört tanesi haram aylardir iclerinde rasülüllah efendimizin dünyayi sereflendirdigi rabiulevvel ayi vardir kitabimiz kur´ani kerimin nazil oldugu ramazan ayi vardir bunlarin biribirlerine üstünlükleri icersinde olan zuhurat sebebi iledir bazi zamanlarda elbette darlik olur amma cahiliye dönemindeki gibi safer ayinda  ugursuzluk diye bir sey olmadigi gibi son devrin din alimlerinden ve büyük Allah dostlarindan Ebu'l Faruk hazretleri (SAFERUL-HAYR) buyurmak sureti ile en güzel cevabi vermis olmazmi???????
« Son Düzenleme: 26 Aralık 2011, 00:45:28 Gönderen: müteallim »
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Çevrimdışı zümrütü anka

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 6
Ynt: Safer ayının bela ayı olması ile alakalı sual
« Yanıtla #3 : 01 Şubat 2011, 22:21:37 »
bu hayırlı ayın son çarşamba gecesi veya günü semavi ve arazi afetlerden muhafaza olunmak için,iki rekat namaz kılınır.her rekatte 1 fatiha,11 ihlası şerif okunur.namazdan sonra da en az 11 istiğfar ve 11salatı münciye okunup dua edilir(dua ve ibadetler,fazilet neşriyat)bu kıymetli bilgiyi hatırlatma babında siz kardeşlerimle paylaşmak istedim.RABBİM cümle ümmeti muhammedi her daim semavi ve arazi afetlerden korusun.....ibadet ve dualarımızı kabul eylesin inşaAllah....

Çevrimdışı Parol

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 42
Ynt: Safer ayı bela ayı mıdır?
« Yanıtla #4 : 03 Şubat 2011, 14:01:38 »
Allah (cc) bu güzel bilgiden dolayı razı olsun...

Çevrimdışı zümrütü anka

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 6
Ynt: Safer ayı bela ayı mıdır?
« Yanıtla #5 : 03 Şubat 2011, 14:23:06 »
RABBİM cümlemizden razı olsun inşAllah.

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Safer ayı bela ayı mıdır?
« Yanıtla #6 : 24 Aralık 2011, 23:47:48 »
(SAFERUL-HAYR) Allah razı olsun...Hakkımızda hayırlısı olsun...

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9222
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ynt: Safer ayı bela ayı mıdır?
« Yanıtla #7 : 25 Aralık 2011, 02:08:41 »
Saferü'l-Hayr

Bu hayırlı ayın son çarşamba gecesi veya günü, âfât-ı semâviye ve âfât-ı arâziyeden muhâfaza olmak için 2 rek'at namaz kılınır.

Her rek'atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 11 İhlâs-ı şerîf okunur.

Namazdan sonra en az 11 İstiğfâr-ı şerîf ve 11 Salât-ı Münciye okunur.


Sadakat.net
Mübârek Gün ve Gecelerde Yapılması Tavsiye Edilen Dua ve İbadetler
Saferü'l-Hayr


mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Safer ayı bela ayı mıdır?
« Yanıtla #8 : 13 Aralık 2012, 22:31:07 »
Soru:
Safer ayı niçin bela ayıdır, böyle bir ay var mıdır_? Peygamberimizin bu ayda belaya uğrayıp hasta oldugu doğru mudur ve bu ay için yapılması gereken özel bir ibadet veya korunma duası varmıdır_?
http://www.sadakat.net/forum/mubarek_gun_ve_geceler/safer_ayi_hakkinda-t30697.0.html



mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Safer ayı bela ayı mıdır?
« Yanıtla #9 : 16 Aralık 2012, 09:21:00 »
Safer ayı

14 Aralık Cuma günü Safer ayının birinci gününü idrak ettik. Safer, kameri ayların ikincisinin adıdır. Resmi vesikalarla hususî mektuplarda ve takvimlerde "Saferu'l-hayr" şeklinde yazılır ve (s) rumuzuyla gösterilirdi. Bilindiği gibi kamer (ay)ın doğuş ve batışına tabi olan ay hesabına "kamerî aylar" denilmektedir ki şunlardır: Muharrem, Safer, Rebîu'l-evvel, Rebîu'l-ahir, Cemaziye'l-evvel, Cemaziye'l-ahir, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce. Bu hususta Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:

"Hakikatte ayların sayısı Allah katında, Allah Teâlâ'nın kitabında -ta gökler ve yeri yarattığı günden beri- on iki aydır. Onlardan dördü haram olanlardır. İşte bu, en doğru hesaptır. O halde bilhassa bunlarda, o haram aylarda nefislerinize zulmetmeyin. Bununla beraber müşrikler sizinle nasıl topyekûn harb ederlerse, siz de onlarla topyekûn harb ediniz. Bilin ki Allah, haramlardan, fenalıklardan sakınanlarla beraberdir."

Ebû Bekre (R.A.)den rivayete göre, Veda haccında okuduğu hutbesinde:

Takvim düzeni açısından zaman, Allah Teâlâ'nın gökleri ve yeri yarattığı gündeki ilk durumuna dönmüştür. Artık sene on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Ve üçü peşi peşinedir ki, Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir. Bir de Cemaziye'l-âhir ile Şaban arasında yer alan Müdar'in Receb'idir." buyuran Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz haram ayların: "Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb" ayları olduğunu belirtmiştir. Araplar daha İslâmiyet gelmeden önce Haram ay denilen bu ayları kutsal tanır ve bu aylarda savaştan, yağmacılıktan kaçınırlardı.

Çünkü müşrik de olsalar, inanç ve yaşantılarında "Hak Din"den kalıntılar vardı. Haram aylara hürmet, Kâbe'yi tavaf etmek ve hac yapmak gibi. Tabii bütün bunlar da tahrif edilerek, aslından uzaklaştırarak yapıyorlardı. Aslında bütün batıl dinler, hep "Hak Din"den uzaklaşma neticesinde oluşmuşlardır. Hiçbir batıl din, birileri tarafından kurulmamıştır. Bu bakımdan dinimizi, olduğu gibi dosdoğru öğrenmek ve yaşamak mecburiyetindeyiz.

Araplar her yıl kendi adetlerine göre gelip hacceder, Allah Teâlâ'ya iman ile putlara tapmayı birbirine karıştırıp içinden çıkılmaz garip bir inanç sistemi meydana getirirlerdi. Ama her şeye rağmen mal ve can güvenliği yoktu. Mekke'ye hac mevsiminde gelebilmek bile başlı başına bir problem idi. O yüzden kabile reisleri hac aylarından olan Zilkade ile Zilhicce'de bir de onu izleyen Muharrem'de savaşmayı kaldırırlar ve bu ayları hürmetli sayıp kesinlikle uyulmasında ısrarla dururlardı. Böylece uzak yerlerden hac için gelenler bu üç ayda hem ibadetlerini yerine getirirler, hem de güven içinde evlerine dönme imkanı bulurlardı.
Mehmet Talu.

Çevrimdışı nimesay

  • panydora
  • okur
  • *
  • İleti: 54
Ynt: Safer ayı bela ayı mıdır?
« Yanıtla #10 : 18 Aralık 2012, 12:57:12 »
SELAMÜN ALEYKÜM...

Safer ayı bela ayı değilse semaya 320.000 bela inmiyor. Yapılan ibadetlerin çekilen tesbihlerin herhangi bir doğruluk payı yok mu? Yanlış mı anlıyorum ?


Safer ayı bela ayı değildir
Safer ayında belaların indiği yönündeki bilgi-inanç doğru değildir. Bu konuda muteber bir kaynak istiyorsanız size bir kitap ismi vereyim: Letaifü'l-Meârif.
Bu kitap büyük muhaddis ve fakih İbn-i Receb el-Hanbelî'ye ait. Belli zaman ve mevsimlere dair fazilet bildiren ya da özel ibadet programları tavsiye eden rivayetleri kudretli bir muhaddis ve fakih gözüyle inceliyor, son derece mutedil ve mukni tahliller, değerlendirmeler ortaya koyuyor...
İlgili kitabın Safer ayıyla ilgili bölümünde müslümanın Safer ayına bakışını sünnet-fıkıh perspektifinden ele alan değerli mütalaalar var.
Özetle Safer ayının bela ayı olduğu ya da belaların indiği bir ay olduğu yönündeki anlayışın rivayetler temelinde mesnetsizliğini ortaya koyuyor... Buhari ve Müslim rivayeti olarak Hz. Peygamber Efendimiz'in uğursuzluk vb. batıl inançları reddettiği bir hadis-i şerifte geçen "velâ safera" ifadesine yer veriyor. Bu ifadenin seleften gelen en doğru tefsire göre safer inancını red anlamı taşıdığına dikkat çekiyor...
Safer inancı, Safer ayında belaların indiği yönündeki inançtır ve bundan dolayı ilgili ayı cahiliyye arapları uğursuz sayarlardı.
Ayrıca Hindistanlı hanefi muhaddis-fakih Abdulhayy el-Leknevi, el-Âsâru'l-merfua fil ehadisi'l-mevdua isimli kitabında hadis temeli olmayan namazlar arasında Safer ayının son Çarşambasında kılınan namazı da zikrediyor.
Keza Safer ayında 320 bin belanın indiği yönündeki rivayetin hadis kaynaklarında aslı yoktur.
Yukarıda isimlerine yer verdiğim iki alimin özellikle muhaddis ve fakih olmalarının altını çizmek istiyorum. Belli bir zamana ait bir fazilet ya da ibadet söz konusu olduğunda bunun Hz. Peygamber Efendimiz'den gelen rivayetlerle temellendirilmesi gerekir.
Konu rivayet olunca da devreye sahanın alimleri girer. Li külli fennin rical/Her sahanın adamı vardır.
Hal böyle olunca gerek sübut/sıhhat gerekse delalet/yorum açısından hadis rivayetlerini inceleyecek, rivayetlerin sıhhatine dair kanaat belirtecek, keza rivayetlerin delalet ve yorumunu ortaya koyacak olan otorite isimler muhaddis ve fakih kimlikli alimlerdir. Ben bu alimler arasından farklı zamanlarda yaşamış iki mutedil ve kudretli ismin konuya dair mülahazalarına yer verdim.
Bu konuda aksi anlayışı destekleyen rivayetlere ve yer aldığı kitaplara gelince bu kitaplar muhaddis-fakih kimlikli müelliflerin, ilgili ilim dallarının dili, usulü ve rezervleri doğrultusunda yazmış oldukları kitaplar değil...
Müellifleri çok muhterem insanlardır. Allah kendilerine rahmet etsin, makamlarını ali eylesin. Ancak üzerinde konuşulan konu rivayet konusudur ve her konunun ait olduğu bir disiplin, ilgili disiplinin de bir usulü ve literatürü vardır.
Rivayet konusunun da hadis ve usul-i fıkıh ilimleriyle alakası göz önüne getirilirse bu konuda nihai kanaat muhaddis-fakih kimlikli alimlerin tespitleri esasında şekillenmelidir...
İlgili rivayetlerin bir kitapta geçmesi konunun açıklığa kavuştuğu anlamına gelmiyor; bilakis anılan rivayetlerin hadis kaynaklarında geçmesi ve oralarda yetkin alimler tarafından işlenip hükme bağlanmış olması gerekiyor.
Kaynakla kitap arasındaki farka değinmeme gerek olmadığını düşünüyorum...


Talha Hakan Alp
Yumuşak başlıysam sanmaki uysal koyunum,kesmeye gelir ama çekmeye gelmez boynum.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9222
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Safer Ayı uğursuzluk değil hayır ayıdır...
« Yanıtla #11 : 18 Kasım 2015, 12:34:38 »

Çevrimdışı Eymen

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 311
Zaman bir kılıçtır; sen onu kesmezsen, o seni keser.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9222
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."