Gönderen Konu: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın  (Okunma sayısı 43297 defa)

0 Üye ve 8 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ankebut-57

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 908
Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
« Yanıtla #15 : 20 Ekim 2007, 23:05:52 »

anladığım kadarıyla yazılanlar yıne iyi okunmuyor   e44))


Malesef...  e52))
Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.(عشقْ)
Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. (ايمان)

www.ayasofya.org

Çevrimdışı rését

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 302
Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
« Yanıtla #16 : 20 Ekim 2007, 23:12:40 »
madem ole nıye kımse gıdıp dıyanete sıkayette bulunmuyor bunca senedir ??? dıceksınız kı bız burda sızı uyarıyoruz hadı ben gordum ya mılyonlarca ınsan nolucak?

Çevrimdışı Biblioman

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 134
Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
« Yanıtla #17 : 20 Ekim 2007, 23:29:48 »
reşet kardeşim nerden biliyorsun diyanetin bu konuda uyarılmadığını? Onca insan diyorsun ama bu takvimlerden yüz binleri geçtik milyon tane basılıyor ve dağıtılıyor. Ayrıca sohbet ve vaazlarda da bu konu dile getiriliyor. Ha bunca uğraştan sonra hala duymayan varsa onlar için yapılacak birşey yok Rabbim kabul buyurur inşAllah. Duyup da aldırmayanların da elbette kendi takdiri Rabbisi ile kendisi arasında artık o.
Şehadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare?..

Çevrimdışı tibet

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 100
Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
« Yanıtla #18 : 20 Ekim 2007, 23:36:00 »
Bunun mücadelesi 27 senedir yapılıyor.

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
« Yanıtla #19 : 20 Ekim 2007, 23:37:33 »
Şu anda Türkiyede en çok satılan takvim fazilet takvimi. Ve bütün takvimlerinde bu hususa açıklık getiriyor. O yüzden çok mübhem bir husus olduğu  kanaatinde değilim.

Şimdi bütün insanların bilmemesi, bir hükmün değişmesini ya da çoğunluğa göre değişmesini icap ettirmez. O mantıkla bakacak olursak şu anda hristiyan olmamız icap etmez miydi?

Müslüman bir kişinin, farz olan bir ilmi öğrenmesi farzdır. Mesela namazın farzlarından birisi de vakittir. Bir müslüman vaktin hangi zamanda girdiğini bilmelidir. Dolayısı ile takip ettiği takvimi de buna göre seçmelidir.
Senelerdir ehli sünnetin kriterlerine uygun olan bir takvim çizgisini bozmuyor, sonra bazıları diyanet diye bir müesseyi kendilerine baz alıp ehli sünnet akidesini terk ediyorlar. Burada değişen kim?
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Vuslat Yolcusu

  • Ziyaretçi
Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
« Yanıtla #20 : 20 Ekim 2007, 23:57:36 »
ah bir anlaya bilsek.

Çevrimdışı rését

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 302
Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
« Yanıtla #21 : 21 Ekim 2007, 00:03:35 »
  ben daha burda öğrenıyorum...pekı sımdı ramazanda dıyanete gore tuttugumuz orucları kaza mı yapmamız lazım a1))  a21))

Çevrimdışı eginli

  • yazar
  • ****
  • İleti: 709
Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
« Yanıtla #22 : 21 Ekim 2007, 00:55:19 »
bizim bulundugum yerde, diyanetin takvimine göre ibadet edenlerden bir demiski,"bize senelerdir süleyman efendinin talebeleri diyanet takviminin yanlis oldugunu söylüyorlardi.. bilmiyorduk dersek Allah (c.c.) belki bizi affeder, amma onlar kesinlikle affetmezler"...gülermisin aglarmisin...
Allah(c.c)selami üzerimize olsun.

Bu dünyanin cefasindan sefasina sira gelmez,
gafil olma  ilme calis gecen günler geri gelmez.

Çevrimdışı racül

  • Moderatör
  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1265
Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
« Yanıtla #23 : 21 Ekim 2007, 01:18:07 »
Kardesim,

Isler artik iyi niyet aranmayacak kadar ayan beyan ortaya döküldü. Diyanet 1980'den beri yatsi namazini aksamdan bir bucuk saat sonra kildiriyordu. 2007 takvimlerinde bunun yanlis oldugunu yazdilar. Hic bir dini dayanagi olmadan 27 sene 15 ila 75 dakika arasinda yatsi namazlari erken kilinmistir. Bundan sonra vaktinde kilinacaktir yazdilar. Simdi duyuyoruz ki, bu sene cemaat baskisindan dolayi tekrar eski bir bucuk saat arali standart uygulamaya geri dönüyorlarmis..

Bunun neresi iyi niyetle bagdastirilabilir?
Neresi fikih ile bagdasir?
Neresi dine baglilik ve teslimiyetle kabili teliftir?

Diyanetin ciddiye alinabilirliginin derecesini ortaya koyuyor...

Es ist keine Schande hinzufallen, aber es ist eine Schande einfach liegen zu bleiben.
                                                Theodor Heuss
                             ehemaliger Bundespräsident

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
« Yanıtla #24 : 21 Ekim 2007, 14:22:38 »
Ya kardeşim zaten Diyanet'in  1982'den önceki takvimleri farklı değildi.1982'den sonra değiştirildi.Mutlaka uyaran çıkmıştır da ; birde sanki uyarsan bu uygulamadan vazgeçek mi bakalaım?

Şu açıklamayı mutlaka okumanızı tavsiye ederim:(Bu açıklama Fazilet Takviminden Alınmıştır.Neden Farklılık Var Çok Anlaşılır bir şekilde anlatmaktadır.Bir kısmını yukarıda arkadaşlar zikretmiş ama...)

Takvimimizdeki namaz vakitlerinin hesabı İmâm-ı Âzam, İmameyn (İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed) ve Eimme-i selâse (İmam Şâfiî, İmam Mâlik ve İmam Ahmed b. Hanbel rahmetullâhi aleyhim)’nin ictihatlarına ve Hey’et (Astronomî) ilmi esaslarına uyularak yapılmıştır. Yatsı vakti için güneşin 17 derece ufkun altına indiği, imsak vakti için de 19 derece ufka yaklaştığı anlar hesaba esas alınmıştır. Ayrıca, beldenin arz üzerindeki yayılma durumu ile irtifâ farklılıkları da nazar-ı dikkate alınarak lüzumlu temkinler vakitlere ilâve edilmiş veya çıkarılmıştır.

Tatbik edilmiş bulunan bu temkinlere göre;

Öğle, ikindi ve yatsı namazı vakitlerine 10’ar dakika, akşam namazı vaktine 7 dakika ilâve edilmiş; imsaktan 10 dakika, güneşin doğuşundan da 5 dakika çıkarılmıştır.

Namaz ve oruç vakitlerinin (bilhassa imsak ve yatsı vaktinin) giriş ve çıkış zamanlarını, bir beldenin arz üzerindeki yayılma durumu ve irtifa’ farklılıkları sebebiyle, çok kesin şekilde tesbit etmek mümkün olmamaktadır. Bu sebeple, İslâm âlimleri namaz vakitlerinin hakîki değerlerini koruyabilmek için bâzı tedbirler almışlardır. Bu tedbirler, “hata sınırı” denilen bir değer içinde mütâlaa edilmektedir. Namaz ve oruç vakitlerinin hakîki değerlerini koruyabilmek için, bu vakitlere, ayrı ayrı zamanlar ilâve edilmiş veya çıkarılmıştır. İşte bu ilâve edilen veya çıkarılan zaman miktarlarına temkin (ihtiyat, tedbir) denilmektedir.

Asırlardan beri İslâm âlemi takvimlerinde kullanılagelmekte olan ve zamanın âlim ve fakîhleri ile mü’minlerin emîrleri tarafından tasvîp edilmiş bulunan temkin vakitleri 1983 yılından îtibaren Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 21.01.1982 gün ve 6 sayılı kararı ile Diyânet İşleri Başkanlığı tarafından kaldırılmıştır. Diyânet İşleri Başkanlığı’nın bahis mevzuu tasarrufuna uymamız, her ne kadar kanûnî bir mecbûriyet değil idiyse de, her hangi bir ihtilâfa sebep olmamak için, 1983 ve 1984 yıllarında çıkarmış bulunduğumuz takvimlerimizde buna, istemeye istemeye biz de uymuştuk.

Ancak, bu tatbîkâtın büyük bir vebâli mûcip olacağını ilk anda görmüş ve bütün Müslümanlar’ın bilhassa Ramazan günlerinde çok dikkatli olmalarını ve takvimde gösterilen imsak vakitlerinden itibaren yeme-içme işlerinin derhal kesilmesi gerektiğini, vakitlerde artık en ufak dikkatsizliğin büyük vebâl olacağını; ayrıca günlük namazlarda, takvimlerde gösterilen vakitlerden hangisine kaç dakika ilâve edilip, hangisinden kaç dakika çıkarıldığı takdirde ihtiyatla amel edilmiş olacağını her ayın sonunda, büyük hassâsiyetle ve tekrar tekrar îzah ettik.

Yine bununla da iktifâ etmeyerek, her türlü mânevî vebâlden sakınmak ve ihtiyatla amel etmek istiyen Müslümanlar için, Diyânet İşleri Başkanlığı’nın kaldırdığı temkin vakitlerini, takvim yapraklarının ön yüzünün alt satırında gösterdik.

Fakat maalesef, bütün bu gayretlerimizin istediğimiz netîceyi hâsıl etmekten çok uzak olduğunu, okuyucularımızın gerek mektup ve gerekse şifâhî olarak bu iki (1983-1984) sene içinde bize yapmış oldukları mürâcaatlardan tesbît ettik.   

Zîra Müslümanlar’dan pek çoğu, asırlardan beri hâsıl olan bir alışkanlıkla, “nasıl olsa müsâadesi vardır!” diyerek imsaktan sonra beş-on dakika daha yemeye-içmeye devam ediyor. Oysa temkinsiz vakitlerin kullanıldığı takvimlerde gösterilen imsak vakitleri, böyle bir harekete aslâ müsâit değildir. Üstelik, beldenin arz üzerindeki yayılma durumu ve irtifa farklılıkları sebebiyle vakitleri çok kesin bir şekilde tesbit etmek de mümkün değildir. Bu bakımdan temkinsiz vakitlere tam riâyetin dahî, hatadan sâlim olduğunu söyleyemeyiz.

Bu durum karşısında, Diyânet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun mezkûr kararına uymaya devam etmeyi son derece tehlikeli ve o nisbette de mânevî bakımdan mes’ûliyetli bulduk. Bu mes’ûliyetten kurtulmak için, 1985’ten îtibâren 1982 ve daha evvelki yıllarda Türkiye’de yayınlanan -Diyânet takvimi de dâhil- bütün takvimlerde gösterilen ve asırlardan beri kullanılagelmekte olan temkinli vakitler kullanılmıştır.

Böylece, takvimimizde yer alan namaz vakitleri ve orucun başlangıcı olan imsak vakitleri ile aynen amel etmekle temkinsiz vakitlerin sebep olduğu dînî bütün mahzûrlar ortadan kaldırılmış olmaktadır.

Büyük Haydar Efendi’nin Usûl-i Fıkıh Dersleri kitabında, “vaktinden evvel kılınan namaz sahih olmayıp, musallî vaktin hulûlünden evvel namaz kılarsa, o namaz edâ edilmiş olmaz” buyrulmuştur. Kezâ Ahmed Bîcan Hazretleri’nin Envâru’l-Âşıkîn isimli eserinde de, “Vaktinden evvel kılınan namaz, gönül nûrunu söndürür; yerine zulmet girer” buyrulmaktadır. 

Vakti girmeden bir namazı kılmak Allâh’ın emrine aykırı olduğundan, insanın rûhunu ifsad eder. Ve bu bâtıl görüşte ısrar edenlerin helâk olmalarına sebep olur.

Nisâ Sûresi’nin 103. âyet-i kerimesinde şöyle buyuruluyor:

“Şüphesiz namaz, mü’minlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır.”

Bu vakitler Câbir bin Abdullah, İbn-i Abbâs ve Ebû Hüreyre (r.anhüm)’den rivâyete göre Nebiyy-i Ekrem (s.a.v.) Efedimiz tarafından şu şekilde ve açıkça beyan buyrulmuştur:

“Cibrîl (a.s.) iki defa (yani iki gün) Beyt-i Muazzam’ın yanında bana imam oldu.

İlk def’asında vakt-i zevâlde güneşin verdiği gölge bir na’leyn tasması kadar uzadığında bana öğle, her şeyin gölgesi birer misli uzadığında ikindi, oruçlu orucunu açtığı vakitte akşam, şafak kaybolduğunda yatsı, oruçluya yemek-içmek haram olduğu vakitte sabah namazını kıldırdı. Ertesi gün öğle namazını her şeyin gölgesi bir misli, ikindi namazını iki misli olduğu, akşam namazını oruçlu iftar ettiği zamanda, yatsı namazını gecenin sülüsüne doğru, sabah namazını da ortalık iyice aydınlandığı vakitte kıldırdı. Sonra da bana döndü ve:

‘Yâ Muhammed, bu, senden evvelki enbiyânın vaktidir. Vakt-i salât işte bu ikişer vakitler arasındadır’ dedi.” 

Ehl-i Sünnet âlimlerinin ve râsıdlarının (Allah onlardan râzı olsun) asırlar boyu bitmek tükenmek bilmeyen gayretleri, çalışmaları, araştırmaları neticesinde astronomi esaslarına uygun olarak tesbit ettikleri namaz vakitlerine ait güneş’in vaziyet dereceleri ise, aşağıda namaz vakitleri bahsinde beyan edilecektir.

Bu vakitlerin dışında indî olarak vakit îcad etmek, uydurmak, çok büyük mes’ûliyeti mûciptir. Allah Teâlâ cümle mü’minleri bu gibi yanlış hesaplanmış vakitlerle amel ederek, ibâdetlerini heba etmekten korusun. Cenâb-ı Allâh’ın tâyin buyurduğu, Sevgili Peygamberimiz’in bizzat fi’len bizlere bildirdiği zamanlarda namazlarını kılan mü’min kardeşlerimizden Allah râzı olsun.

 



Çevrimdışı kutlu

  • okur
  • *
  • İleti: 69
Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
« Yanıtla #25 : 21 Ekim 2007, 16:07:03 »
Hem ilmi olarak hem de bilimsel olarak ne güzel ifade buyurmuş arkadaşlar...

Neyi kabullenemiyoruz ki?

Ya Rabbi İsraili Kahhar ismi şerifinle kahr eyle.Filistindeki masum kardeşlerimize yardım eyle...

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
« Yanıtla #26 : 22 Ekim 2007, 09:08:01 »
Yani....

Çevrimdışı N.S

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 1
Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
« Yanıtla #27 : 17 Şubat 2009, 19:02:48 »
Dünyalık işlere dalacağım diye akşam namazımın bitimine 12 dakika kala namaza durdum ki ezan okundu.Fakat benim takip ettiğim takvim faziletin olduğu için devam ettim.

Allah razı olsun açıklama beni feraha kavuşturdu.

Çevrimiçi ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354
Ynt: Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
« Yanıtla #28 : 18 Şubat 2009, 11:40:22 »
vakit her zaman önemlidir elbette.hele oruçta çok çok önemli.sahurlarda bir çok oruç heder oloyor

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Vakit hususunda Fazilet Takviminden şaşmayın
« Yanıtla #29 : 17 Ağustos 2009, 23:38:18 »
Vakit güncelleme vaktidir...  s4))
*~*~* TUĞRA *~*~*