Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Mehmed-i Bican Efendi

Başlatan Nakkaı, 03 Nisan 2008, 21:29:35

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nakkaı

Mehmed-i Bican Efendi



HİÇ BALIK YEMEDİM

Hacı Bayram-ı Veli Hz lerinin müritlerinden olan ve Anadolu' dan Balkanlara tehcir edilen aşiretlere Gelibolu' da manevi eğitim vererek onların Balkan'larda varlıklarını korumalarına yardımcı olan Yazıcızade Kardeşler' den büyüğü olan Mehmet Efendi'nin (Mehmed-i Bican) Peygamberimizin, rüyasında ona fıkıhi bir eser yazmasını emretmiş ve bunun üzerine onunda MUHAMMEDİYE isimli bir eser yazmıştır.O eserle ilgili yaşanmış bir olay.

O günün Şartlarında bu eserin elle çoğaltılıp dağıtılabilmesi için devrin Şeyhül-ıslamı'nın onaylaması gerekmektedir. Başkent o zaman Edirne'dir ve Şeyhül-İslam da Edirne'dedir. Yazdığı eseri paket yapıp bir ulak (postacı) vasıtasıyla Edirne'ye gönderir.Ulağın eline birde mühürlü zarf verir. Ulağa; "Şeyhül-İslam Efendi eğer kitabımı beğenmez veya alaka göstermeyip bir kenara bırakırsa, bu zarfı açmadan kendisine veriniz "der.

Atlı ulak Edirne'ye varır ve kitabı Şeyhül-islam'a teslim eder.
Şeyhül-islam gerçekten gelen kitaba alaka göstermez ve biraz da alay kokan bir ifade ile, "Gelibolu deniz kıyısındadır. Ahalisi balığı çok sever. Balığı çok yiyen insanın ise aklı karışık olur!" deyip kitabı bir kenara koyar.

Ulak hemen kendisine verilen emiri hatırlar ve mühürlü zarfı Şeyhül-islam'a uzatarak," Efendim, size bir de bu mektubu gönderdiler" der. Zarfı açan Şeyhül-islam bir cümlelik mektubu okur.

Mektupta "VAllahi ekl-i semet etmedim (bu eseri yazarken vAllahi hiç balık yemedim) " diyen bir cümle vardır. Şeyhül islam, "Acabaaa!" diye mırıldanır. Bu arada mektubun arkasını çevirir ve orada da "Ebeda!" denmektedir.

Şeyhül-islam, elektriğe kapılmış gibi titrer ve ayağa fırlar! Iyice şok olan Şeyhül-islan: ' Bu eseri tetkik etmek bizim ne haddimize, makbuldür derhal çoğaltılsın.' der ve 'hiç okumadan imzalar, mühürler. Ulağa geri teslim ederken

"Yazıcızade Mehmed Efendiye bizim selam ve hürmetlerimizi arzediniz. Münasip bir zamanda Gelibolu ya gelip kendilerini ziyaret edeceğiz" der.

Eymen

Zaman bir kılıçtır; sen onu kesmezsen, o seni keser.